Reklam Arama Galeri Fantastik Edebiyat Ana Sayfa Üyelik Fantastik Edebiyat Forumu FRP - RPG Forumları Fantasiana Ansiklopedik Sözlük Kitapçı Site Arşivi Künye İletişim Ana Sayfa
HABERLER - FANTASTK EDEBYAT

FANTASTİK ÇOCUK ESERLERİNİN DEĞERLENDİRMESİ
  

FANTASTİK ÇOCUK ESERLERİNİN
ÇOĞULDİZGE KURAMI IŞIĞI ALTINDA BİR DEĞERLENDİRMESİ

Mehmet Cem Odacıoğlu

ÖZET

 

Fantastik edebiyat geçmişe oranla özellikle son 10 yılda büyük bir gelişme kaydetmiştir. Yüzüklerin Efendisi’nin sinemaya uyarlanışıyla yükselişe geçen fantastik edebiyat,  Harry Potter’ın  sinemaya uyarlanmasıyla da bu yükselişini sürdürmüş ve fantastik edebiyata duyulan ilgi buna paralel olarak daha da artmıştır. Son on yıl içerisinde dünya pek çok değişim yaşamıştır. Bu değişimler insanlarn sürekli okudukları edebi türlerden ayrı olarak başka edebi türler okumasına yol açmıştır. İşte Fantastik edebiyat da yaşanan bu olaylar doğrultusunda daha popüler bir hale gelmiştir. Bu makalenin amacı  Itamar Even Zohar’ın Çoğuldizge kuramı ışığı altında, son on yıl içerisinde Dünyadaki belli başlı fantastik çocuk edebiyatı eserleriyle bu eserlerin ülkemizdeki Türkçe çevirilerinin merkez konuma geçmesinin nedenlerini Kutlukhan Kutlu, Kadir Yiğit Us ve Barış Emre Alkım’ın görüşlerine yer vererek araştırmaktır. İlk üç bölümde sırasıyla Itamar Even Zohar, Çoğuldizge Kuramı, Fantastik Edebiyat ve 2000-2010 yılları arasında yaşanan önemli olaylar hakkında bilgiler verilmiş olup, dördüncü bölümde yani çalışmanın çekirdeğini oluşturan bölümde, Dünyadaki belli başlı fantastik çocuk eserlerinin ve Türkçe çevirilerinin merkeze geçme nedenleri araştırılmış, sonuç bölümünde ise genel bir değerlendirme yapılmış ve araştırma tamamlanmıştır

 

Anahtar Sözcükler: Çoğuldizge, Itamar Even Zohar, Harry Potter, Yüzüklerin Efendisi, fantastik edebiyat, fantastik çocuk edebiyatı, merkez, çevre.

 

 

 

ABSTRACT

 

The fantasy Literature has shown a remarkable development especially in the last 10 years. Starting to gain much more importance with the film adaptation of  the LORD OF THE RINGS, the fantasy literature has maintained its increasing importance with the film adaptation of Harry Potter and so the interest of the public has increased more in this genre as well. The world has changed a lot in the last ten years. Such changes cause people to read other literary genres as well as the ones they read. The fantasy literature has therefore become more popular in line with such events as well. The purpose of this article is to conduct a research on reasons why some children’s fantasy books in the world and their Turkish translations in our country have moved to the center position in the last ten years in the light of Polysystem Theory by Itamar Even Zohar by referring to Kutlukhan Kutlu, Kadir Yiğit Us and Barış Emre Alkım’s views. In the first three chapters, some information on Itamar Even Zohar, Polysystem Theory and vital events occuring between 2000-2010 are given and in the fourth chapter i.e the core chapter of the research, reasons why some children’s fantasy books in the world and their Turkish translations in our country have moved to the center position and lastly in the conclusion, a general evaluation has been made and the research has been completed.

 

Keywords: Polysystem, Itamar Even Zohar, Harry Potter, Lord of the Rings, fantasy literature, children’s fantasy literature, center, periphery.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

         1.     GİRİŞ

 

A.     ITAMAR EVEN ZOHAR

 

Itamar Even Zohar 1939’da Tel Aviv’de dünyaya gelmiştir. Lisansını ve doktorasını Tel Aviv’de; Yüksek Lisansını da Kudüs’te yapmıştır. (Doktorası yazın çevirisi kuramı üzerinedir.) Tel Aviv Üniversitesinde çeviri kuramı, göstergebilim ve kültür üzerine çalışmalarda bulunmuş ve profesör unvanıyla emekli olmuştur. Önemli eserleri arasında Papers in Historical Poetics (1978), Polysystem Studies (1990),  Papers in Culture Research (e-kitap) (2005), “Polysystem Theory." Poetics Today (1979),An Outline of a Theory of the Literary Text” (1972), "Factors and Dependencies in Culture: A Revised Draft for Polysystem Culture Research." (1997), “The Relations between Primary and Secondary Systems Within the Literary Polysystem” (1979), Translation Theory and Intercultural Relations (1981) bulunmaktadır. Itamar Even Zohar ayrıca Avrupa ve Amerikan Üniversitelerinde ve araştırma merkezlerinde konuk akademisyen olarak da çalışmıştır. (Amsterdam, Paris, Philadelphia, Reykjavík, Quebec City, Louvain, Santiago de Compostela, Santander, St. John's (Newfoundland), Barcelona ve Santa Cruz (California) ) Bildiği diller arasında ana dili İbranice başta olmak üzere, Arapça, İngilizce, Fransızca, İsveçce, İspanyolca, Norveçce, Danca, İtalyanca, Rusça, Almanca, İzlandaca ve vb. diller bulunmaktadır. Itamar Even Zohar, çoğuldizge kuramıyla (1970) ünlüdür.  

 

B.     ÇOĞULDİZGE KURAMI

 

“Çoğuldizge kuramı” 1970 yılında Itamar Evan Zohar tarafından Tel Aviv Üniversitesi’nde geliştirilen bir edebiyat kuramıdır. Itamar Evan Zohar’ın çoğuldizge kuramı önceki diğer kuramlardan farklıdır çünkü önceki kuramların çoğu kaynak metin odaklı bir yaklaşımı benimsemiş ve metin düzeyinden ileri gidememiştir. Çoğuldizge kuramı ise çeviri sürecine yeni bir bakış açısı kazandırarak, bu sürecin toplumsal ve kültürel yönünü ortaya çıkarmış ve dilbilimsel kuramların açıklamakta yetersiz kaldığı çeviriye bakışın zaman içerisinde değişimi konularına ışık tutmuştur. Yücel’e göre Çoğuldizge kuramı çeviriyi erek kültür açısından irdeleyerek, çevirinin söz konusu kültürdeki işleviyle birlikte onu yaratan koşulları ve nedenleri ortaya koymaya çalışır (2007:123). Itamar Evan Zohar, çoğuldizge kuramıyla İbrani Edebiyatının tarihsel yapısı ve çeviri kuramıyla ilgili problemleri çözmeyi amaçlamıştır. Even-Zohar kültür ve edebiyatın incelenmesi için bir araç olarak geliştirdiği çoğuldizge yaklaşımını 1920’lerde Rus biçimbilimcilerinin (Juri Tynjanov, Roman Jakobson ve Boris Eikhenbaum) ve Çek yapısalcılarının yürüttüğü çalışmalardan esinlenerek oluşturdu (Rifat, 2008: 193). Zohar’ın Rus Şekilbilimcilerden aldığı kavram “dizge” kavramıdır. Ancak dizge kavramı yerine çoğuldizge kavramını tercih etmiştir çünkü bu, kuramın devingen, esnek ve heterojen yapısına daha uygundur. Zohar’a göre çoğuldizge birbirleriyle kesişen ve kısmen örtüşen, farklı seçenekleri kullanan, ancak üyeleri birbirine bağımlı, yapılandırılmış bir bütün teşkil eden çoklu bir dizgedir (Rifat, 2008: 194). Munday’in Introducing Translation Studies Theories and Applications adlı kitabında Shuttleworth ve Cowie, çoğuldizgeyi heterojen ve hiyararşik dizgeler topluluğu olarak tanımlamış ve bu dizgelerin çoğuldizge içindeki devingen sürecin devam etmesi için birbirleriyle bağlantı içerisinde olduğunu belirtmişlerdir (2001:109). Çoğuldizge içinde birden fazla çoğuldizge olabilir. Bunlardan biri de edebiyattır. Edebiyatın da birden fazla dizgeden oluşan bir çoğuldizgesi olduğu kabul edilir. Edebi eserler, edebi türler, edebiyat çoğuldizgenin öğeleridir.

 

Even Zohar’ın çoğuldizge kuramı ulusal edebiyatın zenginleşmesini sağladığı gibi aynı zaman da  toplumsal evrim içinde edebiyatın rolünü vurgulamakta ve edebiyatı toplum içinde meydana gelen değişmelerde önemli bir işlev üstlenen bir alan olarak sunmaktadır. Zohar, bu yüzden ulusal edebiyatın önemini asla yadsımaz. Çoğuldizge sayesinde, bir edebiyat çoğuldizgesinde bulunmayan yeni türler (roman, şiir vb. ) edebiyata kazandırılır. Bu eserler okunup beğenildikçe, yeni eserler üretilir ve çeviri edebiyat sayesinde özgün eserler yazılmaya başlanır.

 

Çoğuldizge heterojen, devingen ve esnek bir yapıda olduğundan metinler veya eserler arasında süregelen bir çekişme ya da mücadele vardır. Zohar’a göre bu gerilimler doğaldır. Burada bazı kavramları açıklamamızda fayda var. Merkez ve çevre kavramları çoğuldizgede farklı katman ve tabakalar olduğunu göstermektedir. Eserler arasında yaşanan rekabet sonucu bazı eserler merkezde kalırken, bazı eserler de çevre de kalmaktadır. Ancak çoğuldizgedeki devingen katmanlaşmadan dolayı bu durum tersine dönebilir. Çevredeki eserler merkeze, merkezdeki eserler de çevreye kayabilir. Saygın görülen ve saygın görülmeyen metinler arasında da aynı durum söz konusudur. Saygın görülen metinler merkez konumdayken, saygın görülmeyen metinler ise çevrededir/kıyıdadır. Ancak zamanla halkın beklentileri değişebilir ve saygın görülmeyen edebiyat saygın görülen edebiyatla, Itamar Even Zohar’ın değişiyle dizgelerarası transfer, yer değiştirebilir. Bu, saygın görülen edebiyatın belirli biri işlevi yerine getirememesinden kaynaklanmaktadır. Zaten çoğuldizgenin mantığı da budur. Metinler birbirleriyle yer değiştirmelidir ki çoğuldizge devingen bir yapıda olmaya devam etsin. Faruk Yücel’in de Tarihsel ve Kuramsal Açıdan Çeviri Edimi adlı kitabında belirttiği gibi, Even Zohar’ın çevirinin işlevselliğini, parçası olduğu erek yazın dizgesinin içindeki “merkezi” ve “çevresel”  konumlarıyla ilişkilendirmesi, bu işlevin devingen bir süreç olduğunun altını çizer (2007:161). Eğer metinler arasında mücadele olmaz ve yer değiştirme gerçekleşmezse edebiyat bir durağanlık dönemine girer. Saygın görülen metinler ya da yüksek edebiyat genelde klasikler ve estetiğin ön plana çıktığı yapıtlardır (Osmanlı’da Divan Edebiyatı). Saygın görülmeyen metinler ise halkı eğlendirme amacı taşıyan, geçici edebiyat şeklinde tabir edilen edebiyattır. (Popüler edebiyat saygın görülmeyen edebiyat içerisindedir. Osmanlı’da Halk Edebiyatı) Ancak az öncede belirtildiği gibi bu durum tersine de dönebilir. (Eserler, merkezden çevreye, çevreden merkeze geçebilir.) Itamar Even Zohar’ın ortaya attığı diğer bir kavram da “birincil edebiyat” ve “ikincil edebiyat” kavramıdır. “Birincil edebiyat” merkezi tehdit edici güce sahip çevresel konumdaki edebiyattır. Öte yandan, siyasal bakımdan egemen olan gücün, merkeze koyup yasallık kazandırmak istediği “saygın edebiyat” tutuculuktan yana bir tutum sergilediği için Zohar’ın tanımına göre “ikincil edebiyat” konumuna düşmüştür (Yazıcı, 2005: 127). O halde “ikincil edebiyat” tutucu ve merkezdeki eserlerdir demek yanlış olmaz. Çoğuldizge içindeki katmanlaşmada artsüremli ve eşsüremli kavramları da önemlidir. Artsüremli demek farklı katmanların diğerleri üzerinde üstünlük sağlayarak tarihsel bir değişime yol açması demektir. Eşsüremliden kasıt ise farklı katmanlar arasında süregelen mücadeledir (merkez-çevre ilişkisi). Çoğuldizge kuramı hedef odaklı bir yaklaşımı benimser. Çeviriyi kültürel ve edebi dizgeleri göz önünde bulundurarak inceler. Eşdeğerlilik kavramını bir tarafa bırakır. Çoğuldizgeyle, çeviribilim araştırmaları devingen bir sistem içerisinde ele alınarak, bu disiplin durağanlıktan kurtulup dinginlik kazanmıştır ve sistemi tanımak açısından betimleyici incelemelere ilgi artmıştır (Yazıcı, 2005:129). Çoğuldizge kuramı bazı eleştiriler de almıştır. Edwin Gentzler’a göre çoğuldizge kuramının ne kadar nesnel olduğu tartışılır niteliktedir. Soyut bir modele dayanmaktadır. 1920’lerde etkin olan Rus Şekilbilimcilerinin anlayışları 1970’lerin çeviri metinlerine uymayabilir. Berman, Even Zohar’ın hedef kültürde çeviri edebiyatın genelde ikincil konumda olması savına karşı çıkar çünkü Berman’a göre bu durum çeviri edebiyatın yaratıcı yönünü göz ardı eder. Andre Lefevere ve Susan Bassnett, çoğuldizgenin yazın içinde dizgelerin gerçekten de varmış gibi davrandığını; terimce ve çizim kullanımlarıyla karmaşık olduğunu, “birincil” ve “ikincil” arasındaki çekişmenin yüzeysel olduğunu ve soyut sınıflandırmaların somut araştırmada veri elde edebilmek için yetersiz kaldığını savunur (Aksoy, 2002: 50). Philippe Codde, başka alternatif dizgesel kuramlar oluşturulduğu için çoğuldizgenin güncelliğini yitirdiğini söyler. Theo Hermans ise Even Zohar’ın ortaya koyduğu ilkeleri eleştirerek, erek kültürün KM’yi seçmesi gibi bir zorunluluğun olmadığını söyler. 

 

Son olarak, olarak çeviri edebiyatın çoğuldizgede “merkez”e yükselmesi için üç koşulun gerçekleşmesi gerekir. Bunlar:

 

a.                    Çoğuldizge henüz oluşmamışsa veya edebiyat henüz ‘genç’ ve yerleşme sürecindeyse;

 

b.                    Edebiyat ya ‘çevresel’, ya ‘güçsüz’, ya da her iki durumdaysa;

 

c.                    Edebiyatta dönüm noktaları, bunalımlar ve yazınsal boşluklar yaşanıyorsa.

 

İlk durumda genç (yeni) bir edebiyat kısa zaman içinde bütün yazın tür ve tiplerinde önemli metinler üretemediğinden, başka edebiyatların deneyimlerinden faydalanmak durumunda kalabilir. Bu sebeple de, çeviri edebiyat bu tür edebiyatın en önemli dizgelerinden biri durumuna gelebilir. İkinci durumda, bir derece yerleştiği kabul edilen ancak kaynakları sınırlı olan ve geniş bir yazınlar topluluğundaki “aşama sırası” içinde genellikle “çevresel” konumda bulunan edebiyatlar, içinde bulundukları koşullardan ötürü, çoğuldizgesel yapının “gerektirdiği” bütün dizgeleri üretemeyebilir ve bu yüzden olmayan dizgelerden bazılarının yerini çeviri edebiyat ile doldurur. Üçüncü durumdaysa,  çoğuldizge içindeki devingenlik, dönüm noktaları, ya da diğer bir tabirle yerleşmiş örneklerin yeni bir kuşak için artık geçerli olmadığı tarihsel anlar yaratır. Böyle anlarda çeviri edebiyat, merkez konumlu edebiyatlarda dahi merkeze geçebilir. Bu durum özellikle bir dönüm noktasında, yerli yazınsal malzeme içinden kabul edilebilir örnek çıkmadığı zaman geçerli olur ve sonuç olarak yazınsal bir “boşluk” meydana gelir.  Böyle bir boşlukta, yabancı örneklerin yerli edebiyata sızması kolaydır. Bu yüzden çeviri edebiyat merkez konumuna yükselebilir. 

2.     FANTASTİK EDEBİYAT VE ÖZELLİKLERİ

 

Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanan Türkçe Sözlükte “fantezi” kelimesinin karşılığı olarak “sonsuz, sınırsız hayal”, “Fantastik” kelimesinin karşılığı olarak da “gerçekte var olmayan, gerçek olmayan, hayali” belirtiliyor (1988:488). Demek oluyor ki fantezi kelimesiyle kast edilen hayal gücüyle meydana getirilen, olağanüstü, akıl almaz olaylar.  Grand Usuel Larousse sözlüğünde ise fantastik sözcüğünün Latince gerçekdışı, düşsel anlamlarına gelen “fantasticus” sıfatından ve imgelem anlamına gelen “phantastikos” sözcüğünden; yine aynı sözcüğün kökünden, gerçeklikten uzak düşünce anlamına gelen “fantasme”; yanılsama, görünüm anlamlarına gelen “fantasmagorie”; düşlem anlamına gelen “fantasie” ve hayalet anlamına gelen “fantome” sözcüklerinden türediği yazar (Grand Usuel Larousse, 1997: 2888-2889).

 

Fantastik edebiyatın kökeni oldukça eskidir. Sihirli bir dünyanın anlatıldığı hikayeler, yaratık hikayeleri yazı bulunmadan öncede vardı. Sihirlerin, tanrıların, kahramanların, macereların ve yaratıkların geçtiği Homer’in Odise Destanı fantastik türün iyi bir örneğidir. Fantastik edebiyat, Viktorya döneminde William Morris, Lord Dunsany ve George MacDonald gibi yazarların eserleriyle ayrı bir tür olarak, ortaya çıkmıştır. Fantastik edebiyatın popülerleşmesi ise J.R.R Tolkien’nin Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi eserleri sayesinde olmuştur.  Ayrıca, Tolkien’nin yakın arkadaşı C.S Lewis de Narnia Günlüklerini yazarak türün gelişmesine katkıda bulunmuştur. Ancak şu da unutulmamalıdır ki fantastik edebiyat yukarıda belirtildiği gibi Tolkien’den öncede vardı. Bu yüzden Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası, Beowulf, İlyada ve Odise, vb. fantastik eserler kategorisine almak yanlış olmaz. Bu türün popüler olmasını sağlayan diğer modern yazarlar içinde Terry Pratchett, dünyada büyük bir ilgi gören yedi Harry Potter kitabının yazarı J.K. Rowling, Steven Erikson, Robert Jordan, Brandon Sanderson, Scott Lynch ve Raymond E.Feist bulunmaktadır. Fantastik Edebiyat okuyucularına değişik bir dünyanın kapılarını açar. Fantastik edebiyattaki karakterler de tıpkı gerçek dünyadaki gibi birtakım seçim, çelişki ve sorunlarla karşılaşır. Bu yüzden fantastik kurguları yaşadığımız dünyadan ayıramayız. İyi-kötü çatışması, dostluk, fedakarlık ve kahramanlık gibi temalar fantastik edebiyatın olmazsa olmaz temalarıdır. Fantastik edebiyatın kendine özgü bir dili, terminolojisi vardır. Fantastik edebiyat aklın sınırlarını zorlayan bir edebiyat türüdür. Okuyucu anlatılanların gerçek mi hayal ürünü mü olduğunu ayırt edemeyebilir. Fantastik edebiyatı diğer türlerden farklı kılan önemli özelliklerinden biri de kurgulanırken hayal gücüne sınır koyulmamasıdır yani sınırın sadece yazarın hayal gücü olmasıdır. Fantastik edebiyatta şeytan, vampir, cadı vb. figürler içerik olarak kendileriyle özdeşleştirilebilir. Fantastik edebiyatta zaman bugündür yani şimdidir. Fantastik anlatıların sonu genelde ürkütücüdür. Steinmetz fantastik yazını korkuyla beslenen bir oyuna benzetir (1990: 13). Fantastik edebiyat aydınlanma çağı ile rasyonalizm akımına bir tepki şeklinde ortaya çıkmıştır. Fantastik kurgular insanın kendi kendisiyle karşı karşıya gelmesine neden olur ve okuyucuya kendisini tanıyıp tanımadığı sorusunu sordurur. Bu yüzden okurun kendisini anlatı kişisiyle özdeşleştirmesi açısından “ben” öyküsel anlatı yolu tercih edilir. Bu, fantastik edebiyatın ben ile dış dünya arasındaki uyumsuzluktan kaynağını alarak beslenmesine yardımcı olur. Fantastik eserlerde yazar dünyayı değiştirme amacındadır ve gerçeği farklı kılmak ister. Doğası gereği fantastik yapıt çok anlamlılığı özendirerek okuyanların kuşku duymasına yol açar, olay üzerinde ikili bakış özelliği vardır. Bu yüzden, ayna etkisine sahiptir. Fantastik edebiyatta kişi kavramı karmaşık bir yapıdadır. Kişiler doğaüstü, fantastik veya bilindik gerçek görünümde olabilecekleri gibi canlı-cansız, insan-insan dışı çoklu varlıksal görünümde de olabilir. Fantastik edebiyatta insanlar dışında hayvanlar da konu edilebilir. Bunlar içerisinde örümcek, kurt, kedi, at  vb. hayvanlar önceliklidir.

 

Son olarak, fantastik edebiyat kimilerince çok sevilerek okunurken, bazıları tarafından önemsiz olarak nitelendirilir. Üvey evlat muamelesi görür. Ancak yukarıda belirtilen Yüzüklerin Efendisi ve Harry Potter gibi eserler sayesinde tür gelişmeye başlamış ve okuyucu kitlesi artmıştır.

3.    2000-2010 YILLARI ARASINDA DÜNYA NASIL DEĞİŞTİ?

 

Fantastik çocuk kitaplarıyla ilgili yaptığımız araştırma 2000-2010 yılları arasını kapsadığından, bu bölümde bu yıllar arasında gelişen belli başlı olaylar sıralanmıştır.

·                   11 Eylül 2001 Terörist Saldırıları: 11 Eylül 2001 Salı günü ABD’de dört yolcu uçağının ikisi New York’taki Dünya Ticaret Merkezi Gökdelenlerine, bir diğeri Washington D.C’de Pentagon’a çaptı. Saldırılar sonucunda 2,974 insan hayatını kaybetti. ABD Hükümeti, saldırıdan El Kaide’yi sorumlu tuttu. Bu saldırılar üzerine, Amerika, Afganistan ve Irak’ı işgal etti. Irak’taki Saddam Hüseyin Hükümeti devrildi. Usame Bin Ladin’in izine rastlanamadı.

 

·                   ABD Ekonomik Krizi: ABD mortgage sisteminin çökmesi sonucu ekonomik kriz baş gösterdi. 2008 eylül ayına kadar kriz tüm dünyaya yayıldı. Pek çok firma iflas etti. İşsizlik oranı arttı. Bu yüzden, intihar vakalarında yükselme oldu.

 

·                   Salgınlar: 2002-2003 yıllarında, SARS (ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu ) virüsü yüzünden 8,437 insan enfekte oldu ve 813’ü hayatını kaybetti. 2003-2008 yıllarında kuş gribi ortaya çıktı. 361 kişi enfekte oldu. 227’si hayatını kaybetti. 2009’un Nisan ayından bu yana, domuz gribi salgını başladı. 250,000 kişi enfekte oldu ve 11.500’ü hayatını kaybetti. Bu işte en karlı çıkan ilaç firmaları oldu. Tüm dünyada, yedi milyar Euro değerinde ilaç satın alındı.

 

·                   Barack Obama: 4 Kasım 2008’de, ABD tarihinde ilk kez, siyahi bir senatör olan Barack Obama ABD başkanı olarak seçildi. Barack Obama ile sağlık hizmetleri reformu gerçekleştirildi. Obama, ayrıca Irak’taki birliklerin 2010’da çekilerek, Afganistan’a daha fazla birlik gönderileceği vaadinde bulundu. Barack Obama, Rusya ve İslam dünyasıyla yeniden ilişki kurmaya çalıştı ve 2009’da Dünyanın en prestijli ve yüksek ödülü olarak kabul edilen Nobel ödüllerinden barış ödülünü kazandı.

 

·                   Harry Potter Çılgınlığı: J.K Rowling tarafından yazılan Harry Potter adlı fantastik çocuk kitabı tüm dünyanın ilgisini çekti. Eser, genç bir sihirbaz olan Harry Potter adlı bir çocuğun yaşantısını anlatıyordu. Bu genç sihirbazın macereları yedi kitaptan oluşmaktadır. Ancak Harry Potter filme de çekilmiştir. Harry Potter kitapları ve filmleri hala pek çok çocuk ve yetişkin tarafından rağbet görmektedir. Harry Potter sayesinde, J.K.Rowling 2004’ten itibaren, İngiltere’nin en zengin kadını olmuştur. 400 milyon kitap satılmıştır. Harry Potter gişede 4 trilyon dolar elde etmiştir. Harry Potter marka değerini de 14,6 trilyona çıkarmıştır.

 

·                   Gen Haritası: 2003’te bir grup bilim adamı Nobel ödüllü bilim adamı James Watson liderliğinde insan gen haritasının tamamen çıkarıldığını bildirdi. Bu sayede, genetik hastalıkların saptanması artık mümkün hale geldi. Bu durum ayrıca, AİDS ve kanserle mücadele de önemli gelişmeler sağladı.

 

·                   Gazprom Gaz Devi: Rusya ve Ukrayna arasında gaz krizi baş gösterdi. Rusya, Ukrayna’ya verdiği gazı kesti. Kriz, Rusya’nın Ukrayna’yı Avrupa ülkelerine verdiği gazı çalmakla suçlaması ve ardından gazı kesmesiyle patlak verdi. Ancak, sorun 20 gün sonra Moskova’da yapılan zirvenin ardından çözüldü.

 

·                   iPhone: 2000’de, cep telefonlarına kamera ve MP3 çalma özellikleri eklendi. 2002’de, uygulamalar bölümü getirildi. 2003’ten itibaren, cep telefonlarıyla yüksek hızlı internet erişimi ve video görüşmeleri mümkün hale geldi. 2007’de internet bağlantısı özelliğine sahip, çok işlevli  bir cep telefonu olarak tasarlanan iPhone satışa çıktı.

 

·                   Google: İnternet teknolojisinin sembolü olan arama motoru. 2000’lerin sonuna kadar, kullanıcıların yaklaşık 2/3’ü aramalarında Google’u kullanmıştır. En iyi arama motorunu tasarlayan şirket bununla da yetinmememiştir. Bedava web uygulamalarıyla kullanıcılar internetteki bilgileri bilgisayarlarına indirip saklayabilir. Google, Google Adsense adlı sponsor programını başlatarak hem kendisinin hem de web sitesi sahiplerinin para kazanmasını sağladığı gibi Google Chrome adlı  bir web tarayıcısı, Google Talk adlı bir sohbet programı ve Google Earth adlı bir harita programı da çıkarmıştır.

 

·                   En Pahalı Petrol: 2000’lerin başından itibaren, petrol fiyatları her yıl artmaktadır. 3 temmuz 2008’de, bir varil petrol 140 dolardan fazlaydı.

 

·                   Gürcistan’a Savaş: 8 Agustos ile 16 Ağustos 2008 arasında, Rusya, Afganistan’dan sonra ilk kez, Güney Osetya ve Abhazya’yı korumak üzere yabancı bir toprakta savaş başlattı. Bir yol sonra, AB, Saakaşvili hükümetini savaşın sorumlusu ilan etti. Rusya ile Gürcistan ilişkileri bozuldu.

 

·                   Beslan Trajedisi: 1 Eylül 2004’te, bir grup militan içlerinde çocuklar, aileleri ve okul çalışanlarının bulunduğı 1,128 kişiyi rehin aldı. Plansız bir operasyon sonucunda,  334 kişi hayatını kaybetti. Ölenleri çoğu çocuktu.

 

·                   26 Aralık 2004 Depremleri: Endonezya açıklarında 9 şiddetinde deprem. 250,000 insan hayatını yitirdi. Tsunami adı verilen dev dalgalar bölgedeki tüm sahil şeridini etkiledi.

 

Dünyayı değiştiren bu olaylara bakıldığında denilebilir ki dünya 10 yıl içinde pek çok savaş, trajedi ve sorunlarla boğuşmuştur.  Bu yaşanan mutsuzluklar insanların gerçeklerden kaçmasına ve fantastik eserleri daha çok okumasına yol açmıştır. Kimileri işte bu yüzden dolayı fantastik edebiyatı bir kaçış edebiyatı olarak görür. Bu tabir ne kadar doğru tartışılır niteliktedir. Ancak şu bir gerçektir ki son yıllarda yaşanan tüm felaketler insanların bir parça olsun başka dünyaları keşfetmeye olan isteklerini artırmıştır. Bu yüzden de fantastik edebiyata duyulan ilgi bu 10 yıl içinde artış göstermiştir. Bunda sadece yaşanan olumsuzluklar değil, yukarı da belirtildiği gibi teknolojinin gelişmesi de bulunmaktadır. Bu bilgiler ışığında bir sonraki bölümde, 2000-2010 yılları arasında dünyadaki belli başlı fantastik çocuk eserlerinin ve Türkiye’deki çevirilerinin çoğuldizge kuramı açısından bir değerlendirmesi yapılacaktır. (merkeze geçme nedenleri) 

 

4.  DÜNYADAKİ BELLİ BAŞLI FANTASTİK ÇOCUK ESERLERİNİN VE BU ESERLERİN TÜRKÇE ÇEVİRİLERİNİN ÇOĞULDİZGE KURAMI IŞIĞI ALTINDA MERKEZ KONUMA GEÇMESİNİN İNCELENMESİ (2000-2010)

 

A.     BARIŞ EMRE ALKIM, KADİR YİĞİT US VE KUTLUKHAN KUTLU’NUN GÖRÜŞLERİYLE, DÜNYADAKİ BELLİ BAŞLI FANTASTİK ÇOCUK ESERLERİ VE BU ESERLERİN TÜRKÇE ÇEVİRİLERİNİN ÇOĞULDİZGE KURAMI IŞIĞI ALTINDA MERKEZ KONUMA GEÇMESİNİN İNCELENMESİ (2000-2010)

 

Yukarıda da belirttiğimiz gibi 2000-2010 yılları arasında yaşanan ekonomik kriz, terör saldırıları, trajediler ve mutsuzluklar insanları gerçek dünyadan uzaklaştırarak, yeni dünyalar keşfetmeye itti. Mutsuz olan insan mutluluğu başka alemlerde aradı. İşte bu yüzden fantastik edebiyata duyulan ilgi de arttı. Bunların dışında, yine bu on yıl içinde yaşanan teknolojik gelişmeler de fantastik edebiyatın daha çok okunmasını sağladı. Teknoloji gelişti ve sinemada kullanılan efektler de buna paralel olarak gelişti. Artık yaratıklar, şeytanlar, vampirler ve cadılar 3 boyutluydu. Bilgisayar teknolojisiyle kitaplardaki hayal alemi sinemaya taşındı. Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi üçlemesiyle (Yüzük Kardeşliği, İki Kule, Kralın Dönüşü) fantastik edebiyat modern bir noktaya ulaştı. Bu üçleme Hobbit adlı eserin devamı niteliğindedir. Bu üçleme sinemaya uyarlanınca bu tür kitaplara duyulan ilgi daha da arttı ve bir anda saygın görülmeyen, önemsiz veya aşağı edebiyat olarak kabul edilen fantastik eserler, Itamar Even Zohar’ın dizgelerarası transfer olarak nitelendirdiği şekilde, merkeze geçmeye başladı. Ülkemizde de durum aynıdır. Çünkü 2000-2010 yılları arasında yaşanan olaylar ülkemizi de etkilemiştir. Halkımız arasında da fantastik eserler bu yıllar arasında daha çok okunmaya başlanmıştır. Bu çalışmada Yüzüklerin Efendisi ile yükselmeye başlayan fantastik çocuk edebiyatı üstünde durulacaktır. Aslında mantık aynıdır. Bir şeyler fantastik edebiyatın gelişmesini tetiklemiştir. Yaşanan mutsuzluklar ve teknolojinin gelişmesi insanları fantastik edebiyata yöneltmiştir. Bundan fantastik çocuk eserleri de nasibini almıştır. Fantastik çocuk edebiyatı deyince akla ilk şüphesiz ki J.K.Rowling’in Harry Potter serileri gelir.

 

Çalışmamızda; Kutlukhan Kutlu, Kadir Yiğit Us ve Barış Emre Alkım’a ortak bir soru yönelttik. Harry Potter ile yükselmeye başlayan fantastik çocuk eserlerinin çoğuldizge kuramı çerçevesinde merkeze geçmesinin nedenini sorduk. Burada üç ayrı çevirmenin görüşleri ve bu görüşlerle ilgili yorumlarımızı bulabilirsiniz.

 

Kutlukhan Kutlu: Harry Potter'ın ve beraberinde fantastik eserlerin Türkiye'de popülerleşmesini aynı türün yurtdışında yaşadığı hareketlenmeden bağımsız düşünmek pek doğru olmaz. Fantastik edebiyat 2000'lerden önce Batı'da da bir anlamda gettoydu, durumun Türkiye'den farkı ise, orada (mesela Amerika'da) bu gettoyu besleyebilecek okur kitlesinin yine de bulunmasıydı. Sonuçta David Eddings'in, Robert Jordan'ın, Terry Pratchett'ın yazdıkları yine de belli bir kitle tarafından merakla bekleniyor ve ilgi görüyordu ama elbette Harry Potter serisinde ya da bugün Alacakaranlık serisinde gördüğümüz muazzam düzeyde değil. 2000'lerde yurtdışında da fantastik edebiyat "ana akım"a yerleşmeye yönelik ciddi bir hamle yaptı (üstelik bu hamle Yüzüklerin Efendisi’nin sinema uyarlaması gibi büyük ölçekli filmlerle de desteklendi). Şunu unutmayalım ki fantastik edebiyat birçok açıdan hayli gelenekçi bir edebiyat: Öyküler çok sayıda ortak kalıba ve motife sahip, hatta olay örgüleri bile zaman zaman birbirini epey andırıyor. Türün hayranları dışındakiler bu gelenekçi yapıyı bazen epey yadırgıyorlar ve bu türe "sadece meraklılarının meramından anladığı içine kapalı bir janr" muamelesi edebiliyorlar. Bu da zaten türle ilgilenenler dışındaki okuyucu kitleleriyle fantastik kitaplar arasına aşılması zor bir tür duvar örebiliyor. J.K. Rowling'in Harry Potter kitaplarının başardığı şeylerden biri işte bu duvarı yıkmasıydı. Bunu da bence kendini "gettonun bir parçası" gibi göstermemeyi başararak yaptı. Harry Potter kitaplarını dikkatle incelerseniz aslında klasik fantastik edebiyatın çok popüler birtakım kalıplarını, arketiplerini ve motiflerini kullandığını hemen görebilirsiniz ama nihayetinde tamamen "bugün"e aitler. Fantastik edebiyatın "modern fantastik"  denebilecek, günümüzde geçen türündenler. En azından çıkış itibariyle çocuklara yönelik olan bu romanları okuyan çocukların onca sihirli, sıradışı, doğaüstü olayın içinde karakterlerin deneyimlerini bazı açılardan kendi hayat deneyimine benzetebilmesi de onlarla arasında bağ kurmayı, özdeşleşmeyi kolaylaştırıyor. Sonuçta bu serinin muazzam sayıda  küçük ve genç yaşta okura ulaşmasının genel olarak fantastik edebiyatın popülerleşmesine önemli bir katkıda bulunduğuna inanıyorum, çünkü Harry Potter'ın evreniyle tanışıklıkları sayesinde bu okurlar fantastik edebiyatı bir getto olarak görmemeye başladı. Tabii serinin bir başka becerisi de fantezi gettosunun duvarına ek olarak, çocuk edebiyatını çevreleyen duvarı da  yıkmasıydı. Özünde çocuklara yönelik kitaplar olmakla birlikte yazarın gerek Dickensvari kıvrak mizahı, gerek karakterlerini ele almadaki samimiyeti, gerekse onlara yaşattığı zorlu deneyimlerin evrensel nitelikleri sayesinde dünyanın her yanında büyük yaştaki okurlara da ulaştı. Ve Harry Potter kitapları bir bakıma kategoriler ötesinde işleyen, merkeze ait bir seri haline geldi. Bu gelişme Türkiye'de de aşağı yukarı aynı şekilde yaşandı, hatta belki daha da sert bir geçişle... Çünkü burada getto daha da dardı. Türkiye'de düzenli kitap okuyanların sayısı çok az olduğundan zaten tür edebiyatı genellikle "niş" olmaktan kurtulamıyor. 2000'lerin başında fantastik kitaplar da - belki Yerdeniz kitapları ve Yüzüklerin Efendisi serisi dışında - okurların büyük bölümünün uğramadığı kendi özel rafında durmaya mahkum görünüyordu. Harry Potter, Türkiye için ender görülmüş bir satış düzeyine ulaşınca çok sayıda Türk okuru da fantastik türe bir aşinalık kazandı, bir anlamda türe yönelik algı normalleşti. Bence her kitapta çevirinin önemi genellikle sanıldığından büyüktür: Sonuçta bir çevirmen olarak, okurların okuduğu cümleleri siz kuruyorsunuz, dolayısıyla da okur aslında sizin elinizden çıkmış cümlelere tepki veriyor - şaşırıyor, gülüyor, sinirleniyor. Bence nihayetinde çevirmen olarak bizim amacımız, yazarın kendi dilinde yakaladığı dokuyu, verdiği hissi kendi dilimizde yakalayabilmek. Bunu da kâh orijinal metne olabildiğince sadık kalarak, kâh kendi farklı çözümlerimizi getirip kendi dilimizin kalıplarından ve seslerinden faydalanarak yapıyoruz. Tabii fantastik edebiyatta, hele ki Harry Potter gibi üretilmiş ve türetilmiş terminolojinin yoğun olduğu eserlerde bu konularda daha da dikkatli olmak gerekiyor. Yoksa kitapları orijinal dillerinde popüler hale getirmiş nitelikleri aşındırmak, hatta yok etmek bile mümkün.

 

Kutlukan Kutlu’nun sözlerinde de anlaşılabileceği üzere, Harry Potter diğer fantastik eserlerden farklıydı. Fantastik edebiyatın önüne kurulmuş duvarı yıktığı için, bugüne ait olduğu için ve çocuk edebiyatını çevreleyen duvarı yıktığı için pek çok insan tarafından okundu ve pek çok dile çevrildi. Türkiye’de eserin ilk kitabı olan Hary Potter ve Felsefe Taşı Ülkü Tamer; diğer 6 kitap ise Kutlukhan Kutlu ve annesi Sevin Okyay tarafından çevrildi. Gerek Ülkü tamer gerekse Kutlukhan Kutlu ve Sevin Okyay orijinal metne sadık kalarak, ancak dilimizin de zenginlerinden faydalanarak özel bir terminolojisi bulunan Harry Potter’ı dilimize başarılı bir şekilde çevirdiğinden, çevirisi de ülkemizde merkez konumuna geçmiştir. Aslında Harry Potter; Ülkü Tamer, Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu’nun çevirilerinden daha öncedede dilimize çevrilmişti. Ancak çevirisi bu dönemdeki kadar başarılı değildi. Hem bu yüzden hem de tüm dünyada teknolojinin gelişmesiyle sinema ve reklam faktörleriyle desteklenen Harry Potter kitapları ülkemizde bir anda patlama yaptı. Harry Potter’dan sonra başka fantastik çocuk eserleri de sinemaya uyarlandı ve kitapları pek çok dile çevrildi. Bunlardan biri de anadilimiz olan Türkçe. Dost kitabevi, D&R ve Yapı kredi’de yaptığımız araştırmalarda aşağıdaki eserlerin satıldığını gördük. Şu ilgi çekicidir ki kitap raflarında satan fantastik çocuk eserleri aynı zaman sinemaya da uyarlanan eserlerdi. Bunlar: Spiderwick Günceleri (Holly Black and Tony DiTerlizzi), Talihsiz Serüvenler Dizisi (Lemony Snicket), Narnia Günlükleri (C.S. Lewis) Şimsek Hırsızı (Rick Riordan) vb.  Bu eserlerin ve çevirilerinin gerek ülkemizde gerekse de dışarda çok satmasında sinema ve reklam desteğinin dışında, kitap kapaklarında etkili ve canlı resimlerin kullanılması da yatıyor.

 

Şimşek Hırsızı’nın Çevirmeni ve aynı zamanda Atılım Üniversitesinde Öğretim görevlisi olarak çalışmış Kadir Yiğit US’un ve aynı üniversitede hala öğretim görevlisi olarak hizmet veren ve fantastik çevirileri bulunan Barış Emre Alkım’ın konuya ilişkin görüşleri ve yorumlarımız

 

Kadir Yiğit Us: Fantastik edebiyat, çevredeyken merkeze geldi ve merkeze yeni bir tür olarak katkı da bulundu. Bundan önce büyülü gerçekçilik akımı vardı.  Çocuk edebiyatına değinecek olursak fantastik çocuk edebiyatının bu kadar başarılı olup merkeze geçmesinde Yüzüklerin Efendisi’nin başarısı yadsınamaz. Romanların etkisi film veya başka bir medyadaki başarı ile desteklendi. Yüzüklerin Efendisi’nin çevrilmesine yakın bir dönemde Harry Potter çıkınca, fantastik edebiyat iyice güçlendi. Yüzüklerin Efendisi içerikte cinsellik ve erotizm barındırmadığından çocuklar okumakta güçlük çekmedi ve Harry Potter çıkınca hemen satın aldı.  Harry Potter sinemayla da desteklendi ve Harry Potter Türkçe’ye çevrildikten soınra Yapı Kredi tarafından bankamatiklere kadar reklam yapıldı. Ayrıca yeni tanıtım çabası da diğer kitaplar için olmadığı kadar çoktu. Bu yüzden, sırf bu alana odaklanan, yani fantastik edebiyat türüne, yayınevleri bile kuruldu. Daha önce verimli olmayan bu alanda çeviri faliyetleri ile beraber özgün eserler de çıkmaya başladı. Bu özgün eserler de Yüzüklerin Efendisi’nin çevirisinden etkilenen unsurlar taşıyordu. Bu eserlerin merkeze geçmesinde pazar koşullarını da unutmamak lazım. Yayınevleri için zaten çocuklara yönelik eser basmak avantajlı. Çünkü ebevenyler kendileri için kitap almasalar da çocukları için alıyor. Dahası, Yüzüklerin Efendisi ve Harry Potter gibi eserler; üçleme, beşleme, yedileme şeklinde gittiği için ilk kitabı alan devamını da alıyor. Bu nedenle yayınevleri de bu tür eserler çıkarmayı tercih ediyor. Ama çoğuldizge açısından bakacak olursak özetle: Yeni bir tür. Merkezde örneği yok. Diğer dizgelerdeki etkiler yüzünden ve bu alandaki açık yüzünden merkeze taşınıyor.

 

Kadir Yiğit Us’un başka medyalardan kastı gelişen teknolojiyle birlikte fantastik çocuk eserlerinin oyunlarının da çıkması ve ülkemize baktığımızda televizyonlarda fantastik çocuk dizilerin yayınlanması. Şöyle ki bu tür fantastik oyunlar, insanların bu oyunların kitaplarına ve filmlerine de ilgi göstermesini sağladı. Bu tür oyunlar (FRP: Fantasy Role Playing: Rol Yapma Oyunu) internete bağlanarak oynanabileceği gibi, dışarıdan satın alınarak da oynanabilecek şekilde tasarlandı. Oyunlar tek bir medyada da çıkarılmadı. Bilgisayar için ayrı ve diğer oyun konsolları için ayrı olarak üretildi. Ayrıca ülkemizde bu eserlerin çevirilerine duyulan ilgi yukarıda da belirttiğimiz gibi fantastik çocuk dizileriyle de desteklendi. (Selena, Bez Bebek..vb).    

 

Barış Emre Alkım: Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit aslında daha önceden çevrilmişti dilimize. Çeviriler kötü de değildi ama reklamı iyi yapılmıyordu.  O zamanın koşulları da elverişsizdi. Sinema kültürü gelişmemişti ve sinemaya çok para harcanmıyordu. Ancak 2000’lere gelindiğinde, teknoloji gelişti. Sinemada efektlerde kullanılan kalite arttı. Yüzüklerin Efendisi ve Harry Potter film haline getirildi. Bu filmler büyük ilgi gördü ve gişe rekorları kırdı. Filmleri izleyenler, sonraki serileri merak edip kitaplara yöneldi.  Sonradan da bu eserler oyun haline getirildi. Bu yüzden bu tür merkeze yerleşti. 

 

Görüldüğü gibi, Barış Emre Alkım’ın dedikleri de bu alana gönül vermiş diğer iki çevirmeninkiyle örtüşür nitelikte.

 

Dost Kitabevi, D&R ve Yapı Krediden Toplanan Bilgiler

 

Fantastik Çocuk Edebiyatı bölümünde satılan eserler

·                    Percy Jackson ve Olimposlular: Şimsek Hırsızı (Rick Riordan, 2005), Çeviren: Kadir Yiğit Us, Doğan Egmont Yayıncılık, 4.baskı

·                    Percy Jackson ve Olimposlular: Titan’ın Laneti (Rick Riordan),Çeviren: Kadir Yiğit Us, Doğan Egmont Yayıncılık, 3. Baskı, 2010

·                    Percy Jackson ve Olimposlular: Canavarlar Denizi (Rick Riordan), Çeviren: Kadir Yiğit Us, Doğan Egmont Yayıncılık, 3.Baskı, 2010

·                    Percy Jackson ve Olimposlular: Labirent Savaşı (Rick Riordan), Çeviren: Kadir Yiğit Us, Doğan Egmont Yayıncılık, 2009

·                    Percy Jackson ve Olimposlular (Rick Riordan), Çeviren: Belgin Selen Hektanır Us,  Doğan Egmont Yayıncılık

·                    Çikolata Savaşı Ardından (Robert Camier), Çeviren: Perran Fügül Özülkü, Doğan Egmont Yayıncılık, 2010

·                    Ulysses Moore 4: Maskeler Adası (Pierdomenico Baccalario), Çeviren: Delal Aydın, Doğan Egmont Yayıncılık, 3. Baskı, 2006,

·                    Ulysses Moore: İlk Anahtar (Pierdomenico Baccalario), Çeviren: Delal Aydın, Doğan Egmont Yayıncılık, 3.Baskı, 2009

·                    Ulysses Moore: Yıldırımların Efendisi (Pierdomenico Baccalario), Çeviren: Delal Aydın, Doğan Egmont Yayıncılık I. Baskı, 2010

·                    Ulysses Moore 5: Taşların Muhafızları (Pierdomenico Baccalario), Çeviren: Delal Aydın, Doğan Egmont Yayıncılık, 3. Baskı, 2010

·                    Ulysses Moore: Saklı Şehir (Pierdomenico Baccalario), Çeviren: Delal Aydın, Doğan Egmont Yayıncılık, I.Baskı, 2009

·                    Ulysses Moore 2: Unutulmuş Eski Haritalar Dükkanı (Pierdomenico Baccalario), Çeviren: Delal Aydın, Doğan Egmont Yayıncılık, 5. Baskı, 2010

·                    Ulysses Moore 1: Zaman Kapısı (Pierdomenico Baccalario), Çeviren: Delal Aydın, Doğan Egmont Yayıncılık, 5. Baskı, 2009

·                    Ulysses Moore 3: Aynalar Evi (Pierdomenico Baccalario), Çeviren: Delal Aydın, Doğan Egmont Yayıncılık, 4. Baskı, 2009

·                    Harry Potter ve  Felsefe Taşı (J.K.Rowling), Çeviren: Ülkü Tamer, Yapı Kredi Yayınları, I.Baskı 2001, 30. Baskı, 2010

·                    Harry Potter ve  Sırlar Odası, (J.K.Rowling),  Çeviren: Sevin Okyay&Ülkü Tamer, Yapı Kredi Yayınları, 1.Baskı 2001, 22. Baskı, 2009

·                    Harry Potter ve  Ateş Kadehi (J.K.Rowling),Çeviren: Sevin Okyay&Kutlukhan Kutlu, Yapı Kredi Yayınları, 1.Baskı, 2001, 18. Baskı, 2009

·                    Harry Potter ve Azkaban Tutsağı (J.K.Rowling), Çeviren: Sevin Okyay&Kutlukhan Kutlu, Yapı Kredi yayınları, 1.Baskı, 2001, 23.Baskı, 2009

·                    Harry Potter ve Melez Prens (J.K.Rowling) Çeviren: Sevin Okyay&Kutlukhan Kutlu, Yapı Kredi yayınları, 1.Baskı, 2005, 3.Baskı, 2005

·                    Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı (J.K.Rowling), Çeviren: Sevin Okyay&Kutlukhan Kutlu, Yapı Kredi yayınları, 1. Baskı, 2003, 7.Baskı, 2009

·                    Harry Potter ve Ölüm Yadigarları (J.K.Rowling), Çeviren: Sevin Okyay&Kutlukhan Kutlu, Yapı Kredi yayınları, 1. Baskı, 2007

·                    Spiderwick Günceleri 1: Esrarengiz Köşk (Holly Black and Tony DiTerlizzi),  Çeviren: Nurettin Elhüseyni, Doğan Egmont Yayıncılık, 10.Baskı, 2009

·                    Spiderwick Günceleri 2: Büyülü Taş (Holly Black and Tony DiTerlizzi), Çeviren: Nurettin Elhüseyni, Doğan Egmont Yayıncılık, 9. Baskı, 2010

·                    Spiderwick Günceleri 3: Lucinda’nın Sırrı (Holly Black and Tony DiTerlizzi)Çeviren: Nurettin Elhüseyni, Doğan Egmont Yayıncılık, 7.Baskı, 2009

·                    Spiderwick Günceleri 5: Yutan Hoyrat’ın Gazabı (Tony DiTerlizzi), Çeviren: Nurettin ElHüseyni, Doğan Egmont Yayıncılık, 6. Baskı, 2010

·                    Spiderwick Günceleri Sonrası-2: Devleşen Sorunlar (Holly Black and Tony DiTerlizzi), Çeviren: Delal Aydın, Doğan Egmont Yayıncılık, 1. Baskı, 2009

·                    Spiderwick Günceleri Sonrası 1: Nixie’nin Şarkısı (Holly Black and Tony DiTerlizzi) ,  Çeviren: Delal Aydın, Doğan Egmont Yayıncılık, 3.Baskı, 2009

·                    Talihsiz Serüvenler Dizisi 5: Katı Kurallar Okulu (Lemony Snicket), Çeviren: Nurettin El Hüseyni, Doğan Egmont Yayıncılık, 8. Baskı, 2008

·                    Talihsiz Serüvenler Dizisi 1: Kötü Günler Başlarken (Lemony Snicket), Çeviren: Nurettin El Hüseyni, Doğan Egmont Yayıncılık, 12. Baskı, 2008

·                    Talihsiz Serüvenler Dizisi 2: Sürüngen Odası (Lemony Snicket), Çeviren: Nurettin El Hüseyni, Doğan Egmont Yayıncılık, 10. Baskı, 2008

·                    Talihsiz Serüvenler Dizisi 3: Uçuruma Bakan Pencere (Lemony Snicket), Çeviren: Nurettin Elhüseyni, Doğan Egmont Yayıncılık, 8. Baskı, 2008

·                    Talihsiz Serüvenler Dizisi 4: Bitik Orman (Lemony Snicket), Çeviren: Nurettin Elhüseyni, Doğan Egmont Yayıncılık, 7. Baskı, 2008

·                    Talihsiz Serüvenler Dizisi 6: Alacakaranlık Bulvarı (Lemony Snicket,, Çeviren: Nurettin Elhüseyni, Doğan Egmont Yayıncılık, 5. Baskı, 2008

·                    Talihsiz Serüvenler Dizisi 11:Mantar Mahşeri (Lemony Snicket), Çeviren: Nurettin Elhüseyni Doğan Egmont Yayıncılık, 3. Baskı, 2008

·                    Narnia Günlükleri 1: Büyücünün Yeğeni (C.S.Lewis), Çeviren: Müfit Balabanlılar, Doğan Egmont Yayıncılık, 9.Baskı, 2009

·                    Narnia Günlükleri 2: Aslan, Cadı, Dolap (C.S.Lewis), Çeviren: Müfit Balabanlılar, Doğan Egmont Yayıncılık, 8.baskı, 2009

·                    Narnia Günlükleri 3: At ve Çocuk (C.S.Lewis), ÇevirenMüfit Balabanlılar, Doğan Egmont Yayıncılık, 6.Baskı, 2009

·                    Narnia Günlükleri 4: Prens Kaspiyan (C.S.Lewis), Çeviren: Müfit Balabanlılar, Doğan Egmont Yayıncılık, 5.Baskı,2009

·                    Narnia Günlükleri 5: Şafak Yıldızının Yolculuğu (C.S.Lewis), Çeviren: Müfit Balabanlılar, Doğan Egmont Yayıncılık, 3.Baskı, 2009

·                    Narnia Günlükleri 6: Gümüş Sandalye (C.S.Lewis), Çeviren: Müfit Balabanlılar, Doğan Egmont Yayıncılık, 3. Baskı,2008

·                    Narnia Günlükleri 7: Son Savaş (C.S.Lewis), Çeviren: Müfit Balabanlılar, Doğan Egmont Yayıncılık, 5. Baskı, 2009

·                    AlisHarikalar Diyarında ve Aynadan İçeri (Lewis Carroll), Çeviren: Kıymet Erzincan Kına, İthaki Yayınları, Mart 2010

·                    Alis Harikalar Diyarında Ayna İçinde Peruklu Ayı (Lewis Carroll), Çeviren: Gül Ulu, Arkabahçe Yayıncılık,1.Basım, Mart 2010

·                    Uçabilen Kız (Victoria Forester), Çeviren:Sueda Çavuşoğlu, PegasusYayınları, Nisan 2010

·                    Harry Potter Satış Rakamları (Dost Kitabevi): Felsefe Taşı: 2360, Sırlar Odası: 2500, Azkaban Tutsağı: 2000, Ateş Kadehi: 1900, Zümrüdüanka Yoldaşlığı: 2000, Melez Prens: 2000, Ölüm Yadigarları: 1900

·                   Yapı Kredi deposunda bulunan Harry Potter kitap adedi: Felsefe Taşı: 3174, Sırlar Odası: 3186, Azkaban Tutsağı: 3685, Ateş Kadehi: 2060, Zümrüdüanka Yoldaşlığı: 2120, Melez Prens: 1477, Ölüm Yadigarları: 14656

 

Dost kitabevi, D&R ve Yapı Kredi’den toplanan bilgilerden de anlaşılabileceği gibi Türkiye’de fantastik çocuk edebiyatı ile ilgilenen çevirmenlerin ve yayınevlerinin sayısı hala az. Ancak çevirilerin artması bu eserlerin çok okunduğunu gösteriyor. Yüzüklerin Efendisi, Harry Potter ve hatta Narnia Günlükleri (çok sattıklarını yukarıdaki baskı rakamları da doğrular niteliktedir.) ile yükselişe geçen yani çoğuldizge açısından baktığımızda merkeze yol alan bu tür eserler diğer fantastik çocuk edebiyatı eserlerinin çevrilmesini ve özgün eserler ortaya koyulmasını sağlıyor. Ayrıca şunu da belirtmemiz gerekiyor ki çoğuldizge tek bir merkez veya tek bir çevreden oluşmamaktadır (Zohar, 1978). Yani bu şu demek: Harry Potter, Yüzüklerin Efendisi kendi örnekleri içinde merkeze yerleştiği gibi kendi örnekleri dışında da merkeze yerleşmiştir. Bu gelişme, diğer fantastik eserlere duyulan ilgiyi de artırmıştır. Belki bu birkaç eser dışında fantastik edebiyat eserlerinin tamamı henüz merkeze geçmemiştir ama bu türde önemli gelişmelerin yaşandığını ve bundan sonra da daha çok ilgi göreceklerini söylemek yanlış olmaz. 

 

B.     TÜRKİYE’DE FANTASTİK EDEBİYAT YAZARLARI

 

Yukarıda sayılan tüm bu gelişmelerden dolayı gerek fantastik edebiyat gerekse de  fantastik çocuk kitapları ülkemizde pek çok insan tarafından rağbet görmeye başladı. Çoğuldizgedeki devingen yapı ve metinler arasındaki süregelen mücadele sayesinde edebiyata yeni türler kazandırılmaktadır. İşte ülkemizde de bir zamanlar okunmayan ve aşağı olarak görülen fantastik edebiyat yaşanan gelişmelerden dolayı ve yayınevleri ile çevirmenlerin gayretli çalışmaları sonunda önem kazanmaya başladı. Okunan bir tür haline geldi. Belki şu anda bütün fantastik eserlerin tam anlamıyla saygın olduğunu söyleyemeyiz çünkü bunun için oldukça uzun bir zamanın geçmesi gerekiyor ama Harry Potter, Narnia Günlükleri gibi fantastik çocuk edebiyatı eserlerinin ve Yüzüklerin Efendisi gibi fantastik eserlerin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kıyı konumdan kurtularak merkez konuma geçtiğini söylemek yanlış olmaz. İlk bölümde çeviri eserlerin merkez konuma geçmesinin nedenlerini belirtmiştik. Fantastik edebiyat çevirileri genelde belirtilen üç durumdan ikinci duruma uygun düşer:

 

b.      Edebiyat ya ‘çevresel’, ya ‘güçsüz’, ya da her iki durumdaysa;

 

İkinci durumda, bir ölçüde yerleşmiş sayılan ancak kaynakları sınırlı olan ve geniş bir yazınlar topluluğundaki “aşama sırası” içinde genellikle “çevresel” konumda kalan edebiyatlar, içinde bulundukları koşullardan ötürü, çoğuldizgesel yapının “gerektirdiği” bütün dizgeleri üretemeyebilir ve bu yüzden olmayan dizgelerden bazılarının yerini çeviri edebiyat ile doldurur.

 

Gerçekten de ülkemize baktığımızda fantastik edebiyat çevresel veya güçsüz konumdaydı ancak Yüzüklerin Efendisi ve Harry Potter ile durum tersine dönmüştür. Ayrıca bu tür fantastik eserlerin ülkemizde popülerleşmesi sayesinde kendi özgün eserlerimizi de ortaya koymaya başlamamız bu açıdan olumlu bir ilerlemedir. Genelde bilimkurguyla ilgilenen Orkun Emin Uçar fantastik edebiyat için önemli bir adım atmıştır. Arkadaşı Burak Turna ile beraber Metal Fırtına serisiyle büyük ilgi görmüştür. Xasiork.org (Ölümsüz Öyküler Kulübü) isimli bir site kurarak,  çoğu gencin hayallerini okurlarıyla bir araya getirmiş, pek çoğunun tanınıp, eserlerinin okunmasını sağlamıştır. Orkun Uçar Türkiye’de fantastik edebiyat yazarlarına önem verilmesi gerektiğini belirtiyor ve ekliyor:        

 

“Kültürel sömürgeciliğe karşıyız. Türk yazarlarının okunmaması demek insanın kendi geleceğini yok etmesi demektir. Böylece batının hayal ettiği ve dayattığı geleceğe mahkumuz. Korku en temel içgüdülerimiz arasında. Hayal gücünün sınırları ülke sınırları kadar önemlidir. Batılı gibi düşünüp batılı gibi korkarsan gelecekte var olamazsın. Biz bunun davasındayız." (<http://www.fantastikedebiyat.com/olumsuz_oykuler_kulubu_buyuyor-198-haberler-yazi.html>)

 

Aynı şekilde, Barış Müstecaplıoğlu Korkak ve Canavar adlı fantastik bir kitap çıkarttı. Yazar Türk olunca, okuyucular da şaşırdı çünkü bu, Türkiye’de bir ilkti. Korkak ve Canavar Perg Efsanelerinin ilk kitabı ve Perg Efsaneleri dört kitaptan oluşuyor ancak sadece ikisi yayınlandı. Ama yine de bu türde önemli bir adım daha atıldı. Nazlı Eray da fantastik eserler yazan yazarlarımızdan. Ayrıca Çocuk eserleri açısından baktığımızda, Gülten Dayıoğlu ilk akla gelen isimlerden. Gülten Dayıoğlu’nun Kıyamet Çicekleri, Mo’nun Gizemi, Mo’nun Gizemi 2-Ortan adlı fantastik romanları var. Gülten Dayıoğlu artık fantastiğe yoğunlaştığını şu sözleriyle dile getiriyor:

 

“Fantastiğe yoğunlaştığım doğru. İnsanların değiştiğini gözlüyor, duyuyor, biliyor ve sezinliyorum. Bu nedenle bugünün insanı için yazarken, otuz yıl öncekinden çok farklı yaklaşıyorum konulara. İletişim araçları ve teknolojinin baş döndürücü ilerlemesi değer yargılarını, duyguları, düşünceleri, görüşleri içten içe yaman biçimde etkilemekte. Korkarım ki insanın özüne de ulaşmakta bu etki. İşte bu görüş doğrultusunda yazıyorum bugünkü okuyucularıma. Bu olguyu yaklaşık son on yıllık dönemde algıladım. Ve hemen kendimi yenileme gereksinimi duydum.” (<http://kitapfilmmuzik.blogspot.com/2009/10/gulten-dayoglundan-fantastik-edebiyat.html>)

 

5.     SONUÇ

 

2000’li yıllardan başlamak üzere tüm dünyayı saran Yüzüklerin Efendisi ve Harry Potter çılgınlığı fantastik edebiyatın ve dolayısıyla fantastik çocuk edebiyatının okur kitlesini bir anda artırmıştır ve Yüzüklerin Efendisi ile Harry Potter gibi fantastik eserler gerek kendi içlerinde gerekse de kendi örnekleri dışında merkez konumuna geçmişlerdir. Buradan da anlaşılabileceği üzere, çoğuldizgede dinamik bir katmanlaşma söz konusu olduğundan  merkez ve çevre sürekli olarak birbirleriyle yer değiştirmektedir ve çoğuldizge tek bir merkez veya tek bir çevreden oluşmamaktadır (Zohar, 1978). Şu an elbette ki tüm fantastik eserlerin merkezde olduğunu söyleyemeyiz ancak yukarıda sözü edilen eserler türün tanınmasını ve daha çok okunmasını sağlamıştır. Ayrıca bu tür eserler sinemayla da desteklenmiş ve sonraki yazılan fantastik eserlerin ve özellikle de fantastik çocuk eserlerinin sinemaya uyarlanmasıyla türe olan ilgi daha da artmıştır. Bu durum ülkemizde fantastik edebiyat çevirilerinin artmasını sağlamış ve hatta fantastik edebiyatla ilgilenen pek çok yazar ortaya çıkmıştır. Ayrıca çocuk edebiyatı açısından baktığımızda, Harry Potter, Talihsiz Serüvenler Dizisi, Spiderwick Günceleri ve Narnia Günlükleri gibi pek çok eser dünyada ve ülkemizde büyük ilgi görüp, sinemaya uyarlandığından çoğuldizgenin devingen yapısı gereği klasik çocuk eserleriyle bir rekabet başlamıştır. Roald Dahl tarafından yazılan Charlie’nin Çikolata Fabrikası (1964) 1971’de Willy Wonka ve Çikolata Fabrikası adı altında sinemaya uyarlanmıştı. Aynı eser 2005’te bugünün teknolojisi kullanılarak orijinal adıyla sinemaya yeniden uyarlandı. Roald Dahl’ın bir başka eseri Yaman Tilki (1970) 2009’da, Lewis Carrol tarafından yazılan Alis Harikalar Diyarında (1865) adlı çocuk romanı da 2010’da teknolojinin nimetlerinden faydalanılarak yeniden filme çekildi. Bu eserlerin yeniden sinemalarda gösterilmesinin nedeni az önceden belirttiğimiz gibi Harry Potter, Şimsek Hırsızı gibi eserlerle rekabet etmek içindir. İşte bu yüzden şu açıktır ki çoğuldizgede bir alanda veya türde meydana gelen değişmeler diğer alanı/türü etkilemektedir ve eserlerin zamanla birbiriyle yer değiştirmesine neden olmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BİBLİYOGRAFYA

Aksoy, Berrin. Geçmişten Günümüze Yazın Çevirisi. Ankara: İmge Kitabevi, 2002.

 

Bassnett, Susan. Translation Studies. London and New York: Routletge, 2002.

 

Eren, Hasan, ve diğer. Türkçe Sözlük. Ankara: Türk Tarih Kurumu Basım Evi, 1988.

 

Even-Zohar, Itamar. “The Position of Translated Literature within the Literary Polysystem”. Literature and Translation. (yay. haz.) James Holmes ve ark., Leuven, Acco, 1978.

 

Gentzler, Edwin. Contemporary Translation Theories. Londra: Routledge, 1993.

 

Gürçalar, Şehnaz Tahir. “Çoğuldizge Kuramı. Uygulamalar. Eleştiriler.”, Çeviri Seçkisi (yay. haz.) Rifat, Mehmet. İstanbul: Sel Yayıncılık İstanbul, 2008.

 

Munday, Jeremy. Introducing Translating Studies Theories And Application. USA: Routledge, 2001.

 

Paker, Saliha. Tanzimat Döneminde Avrupa Edebiyatından Çeviriler: Çoğul-Dizge Açısından Bir Değerlendirme. İstanbul: Metis Çeviri Dergisi, 1987.

 

Rıfat, Mehmet. Çeviri Seçkisi I, Çeviriyi Düşünenler. İstanbul: Sel Yayıncılık, 2008.

 

Rıfat, Mehmet.  Çeviri Seçkisi II, Çeviri(bilim) Nedir?. İstanbul: Sel Yayıncılık, 2008.

 

Yazıcı, Mine.  Çeviribilimin Temel Kavram ve Kuramları. İstanbul: Multilingual, 2005.

 

Yener,  Şirin Okyayuz ve Dalkiliç Volkan.  “Fantastik Eserlerin Çevirisi”.

Çeviribilim Ve Uygulamaları. Aralık 2002. 77-91.

 

Yücel Faruk.  Tarihsel ve Kuramsal Açıdan Çeviri Edimi. Ankara: Dost, 2007.

Venuti, Lawrence. Translation Studies Reader. Routledge: London and New York, 2000.

 

İnternet Kaynakları

 

Bernal Merino, Miguel Á. “Video games and children’s books in translation”. Erişim:14 Mayıs. 2010.< http://www.jostrans.org/issue11/art_bernal.php >

 

Ertekin, Aydın. “Fantastik Yazın Nedir?”.Erişim:14 Mayıs. 2010.<http://e-dergi.atauni.edu.tr/index.php/SBED/article/viewFile/391/384>

 

Hodges,  Peter.  “Literary Approach to Translation Theory”.Erişim:14 Mayıs 2010.<http://www.translationdirectory.com/articles/article2085.php>

 

http://www.tau.ac.il/~itamarez/

 

http://english.pravda.ru/world/europe/31-12-2009/111519-ten_years-0

 

http://www.mumsema.com/makale/60249-fantastik-edebiyat-uzerine.html

 

http://www.helium.com/items/883004-characteristics-of-fantasy-literature

 

http://en.wikipedia.org/wiki/Itamar_Even-Zohar

 

http://en.wikipedia.org/wiki/Fantasy_literature

 

http://www.kayiprihtim.org/portal/fantastik-kurgu-mu-kacis-edebiyati-mi/

 

http://www.derfelinblogu.net/?tag=kacis-edebiyati

 

http://tr.wikipedia.org/wiki/Yüzüklerin_Efendisi

http://www.fantastikedebiyat.com/olumsuz_oykuler_kulubu_buyuyor-198-haberler-yazi.html

 

http://fantastikkitap.blogcu.com/turk-edebiyati-nda-fantastik-kurgu-ve-bilim-kurgunun-yeri/1861562

 

http://tr.wikipedia.org/wiki/John_Ronald_Reuel_Tolkien

 

http://yazi.frpnet.net/Roportajlar/63-Baris-Mustecaplioglu-ile-Soylesi-Berkay-ELvenBow-Demirkan.html

 

http://kitapfilmmuzik.blogspot.com/2009/10/gulten-dayoglundan-fantastik-edebiyat.html

 

http://www.pergefsaneleri.com/

 

http://www.msxlabs.org/forum/edebiyat/313341-fantastik-edebiyat-fantezi-edebiyati.html

 

http://www.cnnturk.com/2009/dunya/10/09/obama.nobel.baris.odulunu.kapti/546923.0/index.html

 

http://tr.wikipedia.org/wiki/James_Dewey_Watson

 

http://www.taraf.com.tr/hakan-aksay/makale-rusya-ukrayna-dogalgaz-krizi.htm

 

http://tr.wikipedia.org/wiki/İPhone

 

http://tr.wikipedia.org/wiki/Deprem_kronolojisi

 

 

 




5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır.
Yayımlayan : cemodacioglu

Diğer Yazıları
Mesaj Gönder


1. Haftalık Caps Yarışması Sonuçlandı!
1. Haftalık Caps Yarışması Sonuçlandı!
1. Haftalık Caps Yarışması Sonuçlandı!
4 gün sonra kıyamet kopacak
Bana Kanlı Bir Öpücük Ver
Üzücü Haber
Yeni Film Açıklaması Bütün Hayranları Heyecanlandırd...
Robot Polis Yeniden Görev Başında
Thor: Karanlık Dünya filminin 4 yeni afişi yayınlandı!
Mahsendeki Hazine
1,5 milyar kilometre uzaklıktan Dünya böyle görünüyor.
Su Altı Resim Sergisi
Yeni bir dinozor türü bulundu
Superman bu kez Batman'la geliyor
Uğur Yücel'in 'Soğuk'u Sırbistan'ın en iyisi
Leyla the Band Yine Sahnelerde..
Gandalf Son Çekimiyle Sete Veda Etti
Üç yeni Süper Dünya bulundu
Bobby Bland Yaşamını Yitirdi
Homeros Festivali

Dier Yazlar Kendi Yazlarm Haber Gnder
ANA SAYFA | ÜYELİK | FORUM | FRP | SÖZLÜK | KİTAPÇI | GALERİ | KÜNYE | ARŞİV | REKLAM | ARAMA | BİZE ULAŞIN | okuyucu, kitap oku