| |
|
| Yazar |
Mesaj |
|
Üye
| Kayıt: 16 Tem 2008 |
| Mesajlar: 153 |
| Konum: zifirin son halkası... |
|
|
AA PERİ KIZI BURNUNU SİLİYOR 03.09.2008, 17:59 |
|
|
Bir zamanlar güneş gökyüzünde hafifçe kaymaya başladığı vakitlerde, sona doğru ulaşırken tahriş ettiği gökyüzünün kızarmasıyla birlikte doğa ana meyveli sodasından bir yudum daha almış. Pipeti şişmiş şişmiş sonunda yeni bir bahara gebe kalmış... Doğa ananın bebeleri doğaya salınırken bizim peri kızı ormanda dolaşmaya çıkmış. Havanın kararmaya başladığını fark edemeyen güzeller güzeli mavi saçlı peri kızı, bir taşa oturmuş. Kanatlarını parlatmaya başlamış... Guguman kuşlarının ötmesiyle irkilen peri kızı gecenin geldiğini fark edip korkuyla titremiş. Sabaha kadar o taşın üstünden kalkamamış, orada uykuya dalmış.
O taşın esrarını bilmiyormuş, o taş lanetliymiş; o taşa oturan kimseler kalktıkları vakit ilk gördüklerine aşık olacaklarmış. Güneş idman yapmış badeniyle, yeni bir eğlenceye hazırlanıyormuş, sabahın olduğunu fark eden peri kızı hemen kalkmış yürümeye koyulmuş, yanlışlıkla ana yola çıkan şaşkın peri kızı bir kamyonun yanına yanaştığını fark etmiş. İçinden iri yarı göbeği yere, kaşları bulutlara değen, sakallarını örümcek ağı kaplamış bir kamyoncu inmiş. Peri kızı sihre dalmış, gözleri kalp kalp olmuş. İçinden sürekli hiç bişey olmazsa bir seferlik bir hovardalık olur, macera yaşar, unuturum zannediyormuş...
Güneş gökyüzünde kayarken tekrar kızarmaya başlamış gökyüzü ve peri kızı o faniye dudaklarından hayat suyunu vermiş. Böyle ilişkilerde faniler mutasyona uğrar ne olacağını Allah bilirmiş. Bu öpücüğün ardında kamyoncu fani bir sineğe dönüşmüş ve anında bir kurbağa tarafından yenmiş...
Hiç üzülmeyeceğim sanan peri karısı göğsünde bir ağrıyla irkilmiş. Ağrı karnına doğru inmiş ve ayın nöbeti devralmasına değin sürmüş. Bir gecede tohum atılmış, insanımsı perimsi yaratık ekilmiş, gelişmiş, çıkmaya hazır hale gelmiş. Güneşin şaşkın bakışlarıyla dünyaya gelen yaratık kanatsız bir periymiş.
Bu kanatsız peri bir anda öyle güzelleşmiş, öyle serpilmiş ki; eşek kadar kız olmuş. Annesinin yarım metrelik boyuna karşın kendisi baya bir uzunmuş. Evrendeki tüm canlılar bu kıza aşık olmuş. Peri oğlanları, insanlar, kamyoncular, pireler, develer, cüceler, öcüler, böcüler, tüm evren... Ama perimsi bu kızımız kimseye bakmaz kimseye ümit vermezmiş yine de herkesin yardımına koşar, kalplerini tekrar mızraklarmış...
Bir gün perimtırak bu yaratık ormanda dolaşmaya çıkmış, yorulmuş bir taşa oturmuş. Etrafı izlerken de saati unutmuş hava kararmış. Çok korkmuş ağlamış azıcık sızlanmış, bilemezmiş ki bu taş o lanetli taşmış. Sabah olduğunda güçlü mü güçlü, yakışıklı mı yakışıklı bir avcı görmüş, ona aşık olmuş nikah hazırlıklarına başlamışlar evlenmişler iki çocukları olmuş... SON.
Şakaydı tabiki perimsi yaratık aşık olmuş ama belli etmemiş, avcı diğer canlılar gibi hayranmış zaten periye. Ama peri başınagelecekleri biliyormuş, onsuz yaşamaya dayanamazmış. Olacakları avcıya anlatmış ama avcı caymamış onu sevdiğinden her şeye katlanacağını açıklamış... Peri kabul etmiş hayat suyunu ona vermiş. Düğün gecelerine güneş üstüne örtü örtüp gelmiş, gece olmasına karşın gök kuşağı renkleriyle onları selmalamış, kuşlar bir melodi tutturmuş avcıyla peri aşklarının tüm renklerini birleştirmiş.
Olan olmuş bu kez perimsi yaratık melez olduğundan fani değil o etkilenmiş. Korkunç bir ev hanımına döneceği bildirilmiş. Güzelliği kalsa bile huyları değişecek klasik bir ev perisi pardon ev hanımı olacakmış, avcı yine de caymamış evlerinde kalmasına izin vermiş...
Dakikalar dakikaları kovalıyor, güneş eğlencelerini tamamlıyor günler geçiyor peri kızı değişmeye başlıyormuş. Poposu yağ bağlamaya başlamış. Bir gün işten yorgun argın gelen avcı karısını Tv'nin başında uyuklarken yakalamış. Önce ne kadar sevimli olduğunu düşünürken, sonra horladığını farketmiş, bu kadarla da kalmamış ağzından salyalar akmaya başlamış. Yine de kıyamamış varsın uyusun Tv kapatayım da demiş. Kumandanın karısının altında olduğunu görünce elini uzatmış , perimsi kadın kocaman, yumuşak, yağlı poposunu kıpırdatmış ve ortaya küçük bir kabahat çıkmış. ZAAAAART ZURT tarzında bir kabahatmiş. Bir insan için küçük sayılan bu kabahat perimsiden çıkınca yer yerinden oynamış.
Bir peri kızının bu hale nasıl geldiğine aklı yatmayan avcı, günden güne korkunç bir ev hanımına dönüşen peri kızının eski zerafetini özlüyormuş.
O gece yavaşça yanına sokulmuş, yıllar önceki o tatlı dansı tekrar yaşamak adına peri karısına hayat suyunu vermek isterken, küçük renklerin birleştiği tatlı seansları, ayı dansına dönüşmüş. Güneşin bile gece vakti örtülere saklanıp gökyüzüne geldiği, ayla dans ettiği, doğanın dengesini bozmasına sebebiyet verdiği o an korku filmlerine dönmüş, ay bile korkup uzayda kaybolmuş.
Artık dayanacak tahammülü kalmamış avcının, nasıl olurda bir peri kızı bu hallere gelirmiş. Tuvalete gidip kötü kokular bırakır, Tv izler, salya akıtır, osurur en kötüsü de ayı gibi böğürürmüş.
Güneşin kayışı bitmiş aya dolamış çekmiş ve yerini ona devretmiş. Kaybolan ay yeni gelmenin sevincini yaşayamamış bile çünkü avcı kızı o taşın oraya bırakmış. Perimsi kızımız hapşırıyor, üşüyor, burnu akıyormuş. Üzüntüsünden nezle olmuş. Her yerinden sümüklü kağıt mendiller fışkırıyormuş. Onu görenler şaşkın bakıyor: aaaa peri kızı burnunu siliyor diyorlarmış, bu hikayede burada bitiyormuş.
NOT: bu hikayeyi herkes üstüne alınabilir, bir ima ve kast bulunmaktadır...! |
_________________ ikiye karşılık binlerce kötü yaratık yeter mi onun ilahi bakışları...
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 16 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 410 |
|
|
|
aslında hoş:D 03.09.2008, 21:40 |
|
|
Ama aceleyle sıkıntıdan yazmışsın acaba öyle midir?Pek kesin konuşmuşum ama  Okuyucuyla oynayan üslupları severim.Pek kimse sevmez ama ben severim.O yüzden hoş olmuş ama olay örgüsü falan.Hiç bir şey olmamış gibi hissettim ben. |
_________________ Aşk istiyorduk ağızdan damardan
Gözler parlasın soluk açılsın.
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 16 Tem 2008 |
| Mesajlar: 153 |
| Konum: zifirin son halkası... |
|
|
hehe... 04.09.2008, 11:16 |
|
|
Olay yok ki; aceleyle yazılması konusunda aslında bu hikayeyi site üzerinde yazmıştım ve kopyası yoktu, sonra tam gönder tuşuna bastığımda bilgisayarda sorun çıktı tüm hikaye silindi ben de sinirlendim ama tekrar yazmak istedim tabi orjinaline sadece içeriği uydu, tüm cümlelerim değişti... Ben zaten müthiş krgularla muhteşem hikayeler yazma peşinde değilim -olsa iyi olur ama- sadece biraz eğlenceli olsun istedim, böyle bişey çıktı ortaya... Okuyucuyla oynamak güzel, şimdilik amacım bu yani aceleyle yazılmış olduğu da doğru tabi ikinci kez aynı şeyi yazamamanın sıkıntısı olduğu da doğru ne güzel bak her şeyi hissettirebilmişim, süperim; harikayım...  Kendimi alkışlıyor kalemimi öpüyorum...
Teşekkürler, raskalnikow... |
_________________ ikiye karşılık binlerce kötü yaratık yeter mi onun ilahi bakışları...
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 25 Hzr 2008 |
| Mesajlar: 627 |
| Konum: Boşluk |
|
|
hikayeyi hemencik okudum. 04.09.2008, 12:08 |
|
|
 bana doslar arasında anlatılan bir hikayeyi anımsattı. Dur anlatmazsam çatlarım.
Üniversitede okuyan bir arkadaşımız, öğrenci evlerinden birine bir arkadaşını ziyarete gittiğinde evler bir kızla tanışır. O hayatının aşkıdır. İlk göürüşte aşk derlerya işte tamda bizim bu ikili için yazılmıştır. Tanışırlar, konuşurlar, bir müddet sonbra sevgili modunda ortalıkda boy göstermeye başlarlar. Bizim arkadaş için hayatının dönüm noltasıdır. Çünki sevdiği kız onun gözünde bir insandan ötedir.Sanki dünya üzerinde değil başka bir evrende yaşamaktadır. Mutlu mesut hayatları, kuşlar, böcekler martılar (ben çanakkalede okuduğum için öykğde oralarda yaşanmıştır. ), kondon boyu geziler, aşk maniler şarkılar türküler ile bir süre devam etti.
Bir gün bizim esas oğlan, kanapede oturmuş kucağında sevgilisinin saten gibi saçlarını okşarken, kızımız hır hır horlar hgibi ses çıkarmış. Bizim esasoğlanı almış mı bir telaş buda ne böle diye, onun sevdiği taptığı kızdan bu sesin gelmesi imkansızdan da öte düşüncesi bile suç saymış kendine. Bir an kendinden utanmış.Bunları nasıl düşünebilirmiş. Tabi, bu düşünceler saniseler eşliğinde kayıp gitmiş aklından. Yüzüne bakmış o masumane yüze, saten saçlarına ve birden bir ses çınlatmış odayı ZARTTTTT.... o anda dünya durmuş. Bizim esasoğlan yerinden kıpırdayamaz durumda nefes almak şöle dursun gözünü kırpmaya bile korkmuş. Bir ses daha ZARTTTT... evet yanılmış olamaz. Bu bir osuruk sesiymiş ve bizim esas oğlan kucağında yatan şekle bir daha bakmış. Bir anda bütün dünyası yıkılmış.
Sonunda ne mi olmuş. Bizim müthiş ikili o akşam ayrılmışlar. Sanırım kız hala neden terk edildiğini düşünüyordur.
Ama biz nedenini biliyoruz değil mi ? |
_________________ BAKİ
Kendi bahçesinde dal olamayanın biri
Girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.
ÖZDEMİR ASAF
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 25 Hzr 2008 |
| Mesajlar: 627 |
| Konum: Boşluk |
|
|
bu hikayeden çıkarılacak dersler 04.09.2008, 12:20 |
|
|
01- ders;
Erkekler hayatlarında ilahlaştıracak bir kadın-kızi bulmadan rahat edemezler.
02-ders;
İlahlaştırdıkları bu dişinin gerçekte bir insan olduğunu anladığında sen değişmiştir bahanesini kullanarak tert etmeye meyillidirler.
(Not genellikle terk ettiklerinde terk edilenden daha fazla acı çekerler)
03-ders;
Yaşamış oldukları bu hayal kırıklığını diğer kadın-kızlara yükleyerek, güvensizlik ve ben yaralıyım, yarama merhem gerek modunda acı çekmek ve çektirmekte ustadırlar.
Ve son ders;
ikinci dersten alınan notlar nazarında kızkısmına zayıf ve aciz gözüken erkekler genellikle o an için acizdirler. Biz kız milleti olarak daima bu acizliği kullanırız. Tıpkı bizim yarı perinin avcıyı aşk tuzagında yakaladığı gibi  |
_________________ BAKİ
Kendi bahçesinde dal olamayanın biri
Girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.
ÖZDEMİR ASAF
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 04 Eyl 2008 |
| Mesajlar: 3 |
| Konum: masumiyet zincirinin karanlık noktası |
|
|
merhaba... 04.09.2008, 13:39 |
|
|
... Hikayeniz, yoksa masalınız mı demeliydim, ciddi bir üslupla yazılmadığı anlaşılıyor. Zaten amacınızı da kendiniz açıklamışsınız: ALAY ETMEK... Şunu söyleyebilirim ki; bu masal sahiden güzel bir mizahi duyguyla bezeli, biraz dikkatli olsanız bence orijinal esprileriniz, cümlelerle fark ettirmeden ustaca oynamanız; edebi bir metne dönüştürebilir yazınızı. Okurken çok güldüm, çok eğlendim; bu fikir hoşuma gitti: Toplumsal gerçekleri ne güzel bir dille anlatmışsınız. Her kız bir peridir ulaşılana kadar tabi, uzaklardaki yıldızlar hep parlak görünürken onlara dokunma fırsatı bulduğumuzda; simsiyah pürüzlü taşlara dönerler...
Malzemelerinizi boşa harcamayınız, sabırla, cümlelerinizi tüketmeden yazarsanız, zekanızın edebiyata uygun olduğunu söyleyebilirim... |
_________________ untulmuşluk rehberiydi, akıl onu terk etti
utancı, onuru, onu kurtarmaya yetmedi...
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 16 Tem 2008 |
| Mesajlar: 153 |
| Konum: zifirin son halkası... |
|
|
hoş geldiniz... 04.09.2008, 14:26 |
|
|
... |
_________________ ikiye karşılık binlerce kötü yaratık yeter mi onun ilahi bakışları...
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 16 Tem 2008 |
| Mesajlar: 153 |
| Konum: zifirin son halkası... |
|
|
mine mine mine 04.09.2008, 14:29 |
|
|
Mineciğim hikayenin, ben,mkiyle benzer yanları harbi çokmuş, iğrenç!!! Buradan da çıkarılan sonuç sevgilinin kucağındauyumayacaksın... Ama çok salakça ya insan terkedermi kız arkadaşını böyle insani bir sebepten, hani benim hikayemde oluo ama zaman alıyor bu...
Hikayedeki dersleri doğru algılamışsın tebrik ve teşekkürler efendim...  |
_________________ ikiye karşılık binlerce kötü yaratık yeter mi onun ilahi bakışları...
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 11 Tem 2008 |
| Mesajlar: 196 |
|
|
|
Ben... 04.09.2008, 16:19 |
|
|
Ben yanlış mı anımsıyorum yoksa "Papirus" yazdığı ve bence son derece yerinde olan eleştirilerini silmiş mi?...
(Sıcaktan, sıkıntıdan ve telaştan sanal sanrılar mı görmeye başladım yoksa?)
Hikâye hem eğlenceli hem de iğneleyici olmuş Helioss, fakat şu metni boydan boya kat eden imla hataları -hele sizde- hiç olmamış. Bence bırakın tekrar dönemem falan demeyi, oturun hem biz hem de kendiniz için bir ayıklayıverin o lüzumsuz pıtırak otlarını.
(Papirus da yeniden yüklesin bence yazdıklarını- Papirus, hoş geldiniz bu arada...)
Hayranlıktan bahsetmişsiniz; demek ki avcıya kızmamak gerek.
Aşk olsa, böyle olmazdı diyeceğim- tecrübeye tâbidir.
Tedirginlik taşımayan uykular dilerim- aşk dilerim, aşk dilerim, aşk dilerim...
Teşekkürler. |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 04 Eyl 2008 |
| Mesajlar: 3 |
| Konum: masumiyet zincirinin karanlık noktası |
|
|
hoşbulduk şümul ve... 04.09.2008, 18:09 |
|
|
Sanrılar görmüyorsunuz, şümul. Bir yorum yapmıştım evet ve anında klasik ama hoş bir "hoşgeldin" mesajıyla karşılandım helioss tarafından, lakin konu şudur ki; bir kaç dakika sonra nedenini anlamadığım bir durum gerçekleşti ve helioss yazdığı cevabı silerek üç nokta koyma ihtiyacı duydu. Ben de gayri ihtiyari bu davranışın yersiz ve şahsımca saygısız olduğu kanaatine vardım ve yorumumu silerek aynen cevap verdim üç noktayla... Eğer helioss tavrının sebebini açıklayıp ufak bir af dilerse yorumumu tekrar düzeltebilir, ona karşı oluşmak üzere olan ön yagımı ertelerim! |
_________________ untulmuşluk rehberiydi, akıl onu terk etti
utancı, onuru, onu kurtarmaya yetmedi...
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 16 Tem 2008 |
| Mesajlar: 153 |
| Konum: zifirin son halkası... |
|
|
papirus ah sen de mi, ilk günden... 04.09.2008, 18:27 |
|
|
Sanırım artık siteye çok gelmeye başladım yeni gelen üyeleri bile neredeyse kaçırıyorum... Beni yanlış anlamışsın Papirus, ön yargını ertelemekten bahsediyorsun ama ön yargıyı çoktan oluşturmuşsun ya da eninde sonunda oluşturacağım diyorsun anladığım kadarıyla. Sana yazdığım cevabı silmemin sebebi saygısızlık ya da bilmişlikten gelmiyor. Senin de yazdığın gibi klasik bir "hoşgeldin" mesajı olduğunu hissetmemden kaynaklanıyor ve tatlı bir üç nokta işi görür çok şey anlatır, amacı vardı ama yanlış anlaşıldım... Bu bir af değildir af dilememe gerek yok sanırım, durumumu açıklamam yetecek umuyorum, tamamen masum amaçlarla yapılan bir davranıştı... Gerisi size kalmış! |
_________________ ikiye karşılık binlerce kötü yaratık yeter mi onun ilahi bakışları...
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 16 Tem 2008 |
| Mesajlar: 153 |
| Konum: zifirin son halkası... |
|
|
Re: Ben... 04.09.2008, 18:34 |
|
|
Hikâye hem eğlenceli hem de iğneleyici olmuş Helioss, fakat şu metni boydan boya kat eden imla hataları -hele sizde- hiç olmamış. Bence bırakın tekrar dönemem falan demeyi, oturun hem biz hem de kendiniz için bir ayıklayıverin o lüzumsuz pıtırak otlarını.
Açık konuş arkadaşım Şümul, pıtırak ot? Merak ettim sahiden imla da tamam elbet vardır hatalarımda, lüzumsuz noktalamlardan mı yoksa cümlelerden mi bahsediyorsun bu otları pek anlamadım
Hayranlıktan bahsetmişsiniz; demek ki avcıya kızmamak gerek.
Evet avcı burada gözünde çok büyütmeseydi perimtırağı, onun da yarı insan olduğunu anlasaydı evlilik yürür, aşk daim olurdu...
Aşk olsa, böyle olmazdı diyeceğim- tecrübeye tâbidir.
tecrübe derken, evli misin?  Soruyu cevaplamak zorunda değilsin, yapışkanlar olabilir sitede...
Tedirginlik taşımayan uykular dilerim- aşk dilerim, aşk dilerim, aşk dilerim...
Teşekkürler.
Aşk aşk aşk bir gün ben de anlayabilecek miyim bu olguyu...
Yorumlarınız için teşekkür ve sevgilerimi sunarım efendim... |
_________________ ikiye karşılık binlerce kötü yaratık yeter mi onun ilahi bakışları...
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 11 Tem 2008 |
| Mesajlar: 196 |
|
|
|
İlk iki... 04.09.2008, 19:00 |
|
|
İlk iki paragraftan bir seçme:
...fark(boşluk olacak)edip ko(r)kuyla titremiş.
O taşın esrarını bilmiyormuş (,) o taş lanetliymiş,(noktalı virgül-yapınca 'smile' çıkıyor...) o taşa oturan kimseler kalktıkları vakit ilk gördüklerine aşık olacaklarmış. (Ayrıca "olurlarmış" zamansal tutarlılık sağlayabilir.
...yürümeyekoyulmuş.
Peri kızı sihre dalmış(,) gözleri kalp kalp olmuş.
"hiç bişey" = hiçbir şey.
Ama dikkatli okusanız siz zaten bulurdunuz bunları, o yüzden kesiyorum.
Ki, ben sevmem başkalarının 'bu çeşit' hatalarını düzeltmeyi; Türkçe öğretmenliği mesaisine hevesli olmadığımdan şimdiye dek yapmadığım ve bundan sonra da yapmayacağım 'şey'dir, fark etmiş olsanız gerek...
Evli değilim ama sevgilimle aynı evde yaşayabilecek yaştayım- muhafazakar mısınız?
Yapışkanlar?
Sevgiler bizden 'efenim'!
Papirus: Helioss 'böyledir' Papirus, başta yadırgar fakat zamanla ısınırsınız; sonrası biraz tedirginlik (Yine ne yapacak Allahım?!) fakat daha çok sempati... Ve sitede beni en çok güldüren üyedir kendileri- konuyla bir ilgisi yok, farkındayım- üye diğer üyeyi canı sıkılmasın diye poh pohluyor 'şeysi'. |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 16 Tem 2008 |
| Mesajlar: 153 |
| Konum: zifirin son halkası... |
|
|
bak şimdi... 04.09.2008, 19:16 |
|
|
Sen daha bu mesajı atmadan bir bakayım sahiden dedim ve senin yazdıklarını yazmadan düzelttim... Kusura bakma yordum seni de bilirsin ben imlaya ve yazım kurallarına çok önem veririm; ancak açıkladım ya iki kez aynı metni yazınca biraz stres olmuşum fark etmeden... Teşekkürler, tekrar bulup yazmışsınız...
Muhafazakar olduğumu fark etmemiştim; ama başka türlü düşünmediğime göre -biraz önce- bir evi paylaşmayı sanırım evet öyleyim...
Yapışkanlar! bilmem belki iyi bir yazar, hem de bekar, konuşma imkanımızda var diye düşünenler olabilir diye düşündüm, saçmalamış olabilirim...
Neyse üşenmeyip cevap yazdığınız için, müteşşekirim efendim...  |
_________________ ikiye karşılık binlerce kötü yaratık yeter mi onun ilahi bakışları...
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 04 Eyl 2008 |
| Mesajlar: 3 |
| Konum: masumiyet zincirinin karanlık noktası |
|
|
Re: papirus ah sen de mi, ilk günden... 05.09.2008, 11:30 |
|
|
| helioss yazmış: | | Sanırım artık siteye çok gelmeye başladım yeni gelen üyeleri bile neredeyse kaçırıyorum... Beni yanlış anlamışsın Papirus, ön yargını ertelemekten bahsediyorsun ama ön yargıyı çoktan oluşturmuşsun ya da eninde sonunda oluşturacağım diyorsun anladığım kadarıyla. Sana yazdığım cevabı silmemin sebebi saygısızlık ya da bilmişlikten gelmiyor. Senin de yazdığın gibi klasik bir "hoşgeldin" mesajı olduğunu hissetmemden kaynaklanıyor ve tatlı bir üç nokta işi görür çok şey anlatır, amacı vardı ama yanlış anlaşıldım... Bu bir af değildir af dilememe gerek yok sanırım, durumumu açıklamam yetecek umuyorum, tamamen masum amaçlarla yapılan bir davranıştı... Gerisi size kalmış! |
Ama ben nereden anlayabirim ki... Keşke bir özel mesajla önceden bildirseydiniz. Neyse sorun yok o zaman, haklısınız ben de biraz size karşı önyargılı davrandım istemeden, üzgünüm! Şimdi mesajımı değiştiriyorum!!! |
_________________ untulmuşluk rehberiydi, akıl onu terk etti
utancı, onuru, onu kurtarmaya yetmedi...
|
|
|
|
 |
|
|
|
Powered by phpBB © phpBB Group
|
|
|
| |
|
|