Size babamla ilgili ilginç bir anıdan bahsedeceğim. Ben küçükken annem, babam, ben, kardeşim falan oturup konuşurken laf lafı açardı ve babam kendisini Amerika'ya çağıran bir adamdan bahsederdi. Babamın işi film çekimidir. 25 yıldır bu işin içinde. İlk başlarda ağbisinin kanatları altında TRT'ye girmiş (Amcam orada prodüksiyon amiri falan filan bişeydi) ve sonra sete geçmiş. Film setlerinde bildiğimiz amelelik yapmış. Sonraları ustası diyebileceğimiz bir adamdan gizli gizli seyrederek bomba ve fünye nasıl yapılır onu öğrenmiş. Yaklaşık 15 yıl önce falan. Ustası da İbrahim Uğurlu'dur. Sizin tanıyacağınız şekliyle Deniz Feneri programından Ramazan Abi.
Sonraları kendini geliştirmiş ve işinde çok iyi olmuş. Fünyeler patlatmaya başlamış. Araba ve ev patlamaları. Mayın döşemeleri falan.
Sonra bir gün ülkeye yabancı filmciler gelmiş ve film için babamı almışlar yanlarına. Babam çok çalışkandır ayıptır söylemesi. 96 saat uyumadan çalışma kapasitesine sahip. İnanmayabilirsiniz ama ben şahidim. Neyse orada bir yönetmen asistanı varmış. Babamın çalışkanlığına hayran kalmış. Kendisine Amerika'ya Hollywood'a gelmesi gerektiğini ve orada çok para kazanabileceğini söylemiş. Adı da Peter'mış. Siyah saçlı zayıf bir adam. Babam gitmek istemiş ama annem bırakmamış. Ben o sıralar 3 yaşındaymışım. Gerçi babam istese giderdi ya. Yabancı ülke fikri zor gelmiş olacak.
Sonra yıllar geçti ve babam bu işte bir numara oldu. Türkiye'nin en iyisi. Deliyürek ve Kurtlar Vadisi'nin özel efektçisi oldu. Sonra Köprü dizisi. Şu anda ben bunları yazarken o, Toros Dağları'nda 2000 metre yükseklikte -40 derecede "Nefes Nefese" adlı bir filmin efektlerini yapıyor.
Neyse. Yıllar geçti, ben büyüdüm ve Yüzüklerin Efendisi'ni izledim. Peter Jackson'ı tanıdım. Sonra bizim asistan Peter aklıma geldi. Dedim ki "Ulan bu Peter, Peter Jackson olmasın?" Düşük ihtimal ama denedim. "Baba," dedim. "Şu Peter'ın soyadı Jackson olmasın?" Babam hatırlamadığını söyledi. Babama resmini gösterdim ve babam şaşırarak, "Evet evet bu. Valla bu adam. Vay anasını nasıl da yaşlanmış. Kilo da almış. Ulan adam usta yönetmen olmuş be!" dedi. Babamın saçları beyazlamıştı o aralar. Ben de " Yahu baba, o zaman adamla gitseydin Gandalf'ı sen oynardın." dedim.
Bu sitede anlatılmaya değer bir olay oarak gördüm. Siz ne dersiniz?