Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
» ÖYKÜLERİNİZ
Yazar Mesaj
Üye
Üye

Kayıt: 07 Nis 2007
Mesajlar: 16

BAY SAHRA

.
      Bay Sahra -ki ilk kez ona ortaokulda Türkçe hocası böyle hitap etmişti- soğuk, karlı geceleri takiben gelen bahar sabahlarından birinde mecmuada sıradan bir haber okuduktan sonra tuhaf şeyler söylemeye başlamıştı.
.
      Bay sahra çevresinde entelektüel gözle bakılan, zeyrek, tetik ve mücadeleci bir kişiydi. Ama söyledikleri onu insanların gözünde bir deliye çevirmişti.
.
       Neydi acaba söyledikleri?
.
       İlk başta pek önemsiz duran ama daha sonra başka bir haberle ilişkilendireceği ilk haber; Hindistanlı bir çocukla ilgiliydi. Aylardan beri bir ağacın önünde, ona inanan ve yardım eden öğrencileriyle yoga yapan ve hiç yemeden-içmeden duran on beş yaşındaki genç aniden ortadan yardımcılarıyla beraber kaybolmuştu. . .
.
      Bay sahra lise yıllarında fizik hocasıyla zaman makinesi ile ilgili düşüncelerini paylaşmıştı. Einsten’in izafiyet teorisini hayata geçirmek, ışık hızını yakalayıp dördüncü boyutu açmak için yanıp tutuşuyordu. Onun insanlar tarafından deli saçması olarak görülen düşünceleri işte tam bununla ilgiliydi.
.
      İlk haberle alaka kurduğu ikinci haber ise gene mecmuada okuduğu sıradan bir makaleydi. Makalede maya takvimi hakkında İsveç ve İngiltere’de araştırmalar yapan Mr. Colleman; maya takviminin yirmi sekiz ekim iki bin on birde bittiğini ve o tarihten sonra insanlığın değişeceğini söylüyordu.
.
      Bu iki sıradan konu Bay Sahra’nın şöyle düşünmesine neden oldu; Hindistanlı o genç ve öğrencileri bir şekilde zamanda yolculuk edip insanların evrimini tamamlayıp, diyalektik tarihlerini oluşturmaya başlamadan hemen önceye- köleci toplum var olmadan önceye-gittiler. Oraya giden bu Hindistanlı insanlar, konuşma ve algılama seviyeleri belirli bir düzeye erişmiş olan insanlara, yalnızca insan olduklarını, ırk diye bir kavramın hiçbir zaman olmaması gerektiğini, kadın-erkek eşitliğini, sevginin insan doğasının en yüce manası olduğunu, din olgusunun hiçliğini benimseteceklerdi.
.
      Verdikleri bu mücadele tam altı yıl kıtadan kıtaya sürecek ve insanlar, Alman, Fransız, İngiliz, Arap, Türk, Hıristiyan, Müslüman, Musevi, Yahudi olduklarını diretip savaşlar vermeyecek, ülkeler kurup sınırlar çekmeyecek, birbirlerini öldürmeyecek, acı çekmeyecek ve sevgilerini, insan olduklarını iliklerine kadar hissedecekti. Tarih aniden köklü bir değişime uğrayacaktı. İşte o tarihte yirmi sekiz ekim iki bin on birdi. Mayalar böyle söylemişti. Zaten o da tüm hayatı boyunca insanların yanlış şeyleri öğrenip benimsediğini eğer insani duygularla yaşamlarını sürdürselerdi içinde bulunduğu zamanın bu denli kanlı-vahşi-acımasız-insafsız olmayacağına inandı.
.
      Bay Sahra ilk kez bu düşüncelerini başkalarıyla paylaşıp, nevropat muamelesi gördükten hemen sonra vaktini sadece bu konuyu düşünerek geçirdi. Ona göre insanlık değişmeliydi, bunu da o Hindistanlı genç başaracaktı. Aradan iki hafta geçmiş, Bay Sahra sadece bu konuyu düşünmüş ve olup biten her şeyi bu tezini kanıtlamak için kullanmıştı.
.
       Aradan uzunca bir süre geçmiş ve Sahra çevresine ikinci kez kötü eleştiriye neden olan şu sözleri söylemişti;
.
       —Hindistanlı o genci iki günden beri rüyamda görüyorum. Beni yanına çağırıyor. Bu kutsal işte kendisine yardımcı olursam çok sevineceğini ve bu gün uyuyup, uyandığımda onun yanında olacağımı söyledi. Ben buna inanıyor ve size veda ediyorum.
.
      Uzunca bir süre geçmiş ama Bay Sahra’yı kimsecikler görmemişti. Yaşamını bekâr olarak sürdürdüğü evin komşuları ilk kez Sahrayı bu kadar süre görmüyorlardı. Polise haber verdiler. . .
..
       Evinde yoktu. Tüm ülkeyi karış-karış aradılar. Sonuç;
.
       Bulunamadı.  
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 07 Nis 2007
Mesajlar: 16
kusura bakmayın ama tum calısmalara ragmen duzeltemedım. Site yonetıcelerı yardımcı olurlarsa sevınırım ıyı calsımalar
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Yönetici

Kayıt: 02 Ekm 2006
Mesajlar: 852
       Düzelteceğiz sevgili MLTHR. Fakat bundan sonraki düzeltmeleri sen de yapabilirsin. Yazını yayımladıktan sonra sol üst köşede yer alan DÜZENLE butonuna basarak, karşına çıkan ekranda puntolarla, renklerle dilediğin gibi oynayabilir, yazını cillop kıvamına getirebilirsin. Bilgilerine...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 12 Hzr 2008
Mesajlar: 39
Konum: İstanbul/Avcılar
güzelmiş eline sağlık beğendim

_________________
KoKoWiÇ
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder AIM Adresi Yahoo Messenger MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 07 Nis 2007
Mesajlar: 16
Sayın yönetisi Kilgarvan ;

Bana sureklı sıtemlı bır sekılde yardımcı oldugun ıcın tessekur ederım Very Happy  senı hıc unutmayacagım fantastık edebıyata ne zaman girsem gozlerım hep senı arıyor .

Very Happy

yardımın ıcın sagol
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Yönetici

Kayıt: 02 Ekm 2006
Mesajlar: 852
Orrayt Sir! Morituri te salutant!
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 07 Nis 2007
Mesajlar: 16
eski romada gladyatörlerin arenaya girerken krala söyledikleri söz.

selam sana sezar, ölecek olanlar seni selamlar*


bende senı selamlarım Very Happy
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Yönetici

Kayıt: 02 Ekm 2006
Mesajlar: 852
     Haaaa! Çakozladın mı davayı? Metin düzenlemekten yakında nalları arş-ı âlâya dikeceğim. Başka ne türlü bir selam vermemi bekliyordun? Ölürsem kabrime gelme, istemem.
.
     Şaka bir tarafa, elbette sitem mitem yok sözlerimde sevgili MLTHR. Olur böyle şeyler. Mesajlarınızın sağ üst kısmında yer alan DÜZENLE butonuna basarsanız, değil yazınızı düzeltmek, üzerine mucize de yaratırsınız.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 07 Nis 2007
Mesajlar: 16
ya ben baya bi denedim. benım de forum sitem var anlıyorum bu işlerden ama farklı bır sorun var gibiydi benım de ısım var dı gerısı malum Very Happy
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 11 Tem 2008
Mesajlar: 196
Tatlı bir öykü olmuş MLTHR; dilinizi ve dilinizdeki şu hafiften gazeteci nesnelliğine benzeyen, fakat dozu iyi ayarlanmış tonu sevdim- biraz Anglo-sakson bir mesafe de var sanırım öyküde, ama rahatsız etmiyor.  

Bay Sahra hoş ve hayallerine sempati duyduğum bir karakter oldu... Üstelik bunu bir sayfalık bir hacim içinde söylettiniz bana...

Güzeldi.

Teşekkürler.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 07 Nis 2007
Mesajlar: 16
teş ederim
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Resim Yükleme Paneli


Lütfen Yüklemek İsteğiniz Resmi Seçin

Yeniden Boyutlandır?
Resim yüklendikten sonra karşınıza çıkacak ekrandaki Hotlink for forums (1) linkini foruma kopyalarsanız resim forumda gözükecektir.
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Fantastik Edebiyat Forum Forum Ana Sayfa -> YAZI ATÖLYESİ -> ÖYKÜLERİNİZ

 
  
   
   
Copyright © 2006 FANTASTİK EDEBİYAT. Telif Hakları FANTASTİKEDEBİYAT.COM ' a Aittir.
Tasarım & Kodlama : Arttech İnternet Hizmetleri