İlk kural: Kimseyle Fight Club hakkında konuşma!"
Chuck Palanhiuk adlı genç bir yazarın ilk romanı olan "Fight Club" sonunda David Fincher tarafından sinemaya uyarlandı.
Filmde ailesi ve yakın arkadaşları olmayan yalnız ve genç bir yuppie (Edward Norton) günün birinde çok çok özel bir başka yuppie olan Tyler Durden (Brad Pitt) ile tanışıyor. Durden kendi gibilerden oluşturduğu bir grup genç yuppie ile "Fight Club" adlı bir klüp kurmuştur. Bu kulübe üye olanlar haftasonları sokaklarda kavga etmedirler. Giderek moda olan bu tür klüpler Tyler Durden'ın da ünlenmesine sebep oluyor. Ya da yeni jenerasyonun bir mesihi. Ancak ortaya çıkan Marla (Helena Bonham Carter) adındaki genç bir kız ortalığı bayağı karıştırıyor.
Seni duyanda filmi eften püften bir dövüş filmi zannedecek. Chuck Palahniuk'un güzide eserinden uyarlama, modern hayata, popüler kültüre, sisteme ve bize aklımızın alamayacağı ayarlar veren bir film halbuki. Hastasıyız
_________________ "But I believe in music... The way that some people believe in fairy tales. "
Süper bir filmdi.İzleyeli baya oldu.Bir kere daha izlemek lazım unuttum sahneleri.
"Sen tanıdığım en iyi tek kullanımlık arkadaşsın." Bu laf çok hoşuma gitmişti.Otobüste tanıştığım bir kıza söylemiştim kızda yanlış anlayıp küsmüştü bana. Ne anladıysa gayet düzgün bir laf...
_________________ yalan söyleme bak gözlerime bitmiş olamaz..
yokla ceplerini aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz
Süper bir filmdi, evet.Gerçekten de Kızıl Gölge'nin yazdıklarını okuyanlar alalade bir dövüş filmi zanneder yaa..İzlediğimden sonra derelerin altından çok sular aktı ama yine de güzel bir şaheser olduğunu hatırlamaktayım..Mutlaka izlenmeli ve kaliteli oyuncu kadrosunun performansı da ayrı bir alkışı hak ediyor kanımca..
Fena bir film değil ama şahsen sinema tarihinin en çok abartılmış filmlerinden biri olduğunu düşünüyorum.
_________________ He who fights monsters should look to it that he himself doesnt become a monster... when you gaze long into the abyss, the abyss also gazes into you...
Brad Pitt ' in sinemada makinist olarak çalışırken oynayan filme başka filmden ekstra kare koyma muhabbetini hatırlarsınız ( hatırlamayanlar için; Film ikinci bölüme geçerken başka film den bir kare ekliyor, normal filme porno filmden penis görünen bir kare gibi)
Fight Club biterken aynı muhabbet gerçekleşiyor. Dikkatle izlerseniz "cast" başlamadan hemen önce çok kısa süre birinin penisi görünüyor.
P.S: Gereksiz ayrıntı vermede sınırı zorladım galiba.
Konusu,kurgusu ve oyunculuklarıyla başarılı bir film.Bu bakımdan takdir ediyorum.Ama nedense bir türlü sevemedim ben bu filmi.Brad Pitt antipatimden belki bilemiyorum.
Hobbit, tavsiye ne demek mutlaka izlemelisin. türünün diycem ama- böyle bir tür hatırlamıyorum en azından verdiği mesaj konusunda- en iyi filmlerindendir. Dövüş sahneleri var tabi ama öle karateli kungfulu kahraman olma şampiyon olma öc alma filmlerinden değil. Bi anlamı var yani film olduğu gibi felsefe üzerine kurulu. Modern çağın albenili oyuncakları, paranın hayatımızdaki yeri, hırs gerekli midir, yaşamın anlamı, kullanılan ve tüketilen insanlar, kendini tüketenler ve hiççiliğin işlenmesi..
- Lanetlenmeyi ve affedilmeyi boşverin, bizler Tanrının sevmediği çocuklarıyız.
- Bu senin yaşamın ve bir dakikada sona eriyor.
- Bana vurabildiğin kadar sert vurmanı istiyorum.
- Dövüş kulübü başlangıçtı,şimdi temellerinin dışına taştı, adı Mayhem Projesi.
- Hepimiz heba oluyoruz. Lanet olsun, bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor, ya da beyaz yakalı köle olmuş. Reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşinde. Nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz. Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız. Bir acımız yok, ne büyük savaşı ne de büyük buhranı yaşadık. Bizim savaşımız ruhani bir savaş. Ve bunalımımız kendi hayatlarmız.
- Sadece felaket sonrası diriltmiş olacak bizi.
- Omlet yapmak için yumurtaları kırman gerekir.
- Hayır, değil. Eğer hiç kavga etmemişsen kendini tanıman ne kadar mümkün? Hiç bir yara izim olmadan ölmek istemiyorum.
- Sahip oldukların, sana sahip olur.
- Tüm umudunuzu kaybetmek özgürlüktür...
- Bırakın evrilelim; herşey düşeceği yere düşsün.
- Biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük, ama olmayacağız. Şimdi bunu anlamaya başlıyoruz...
- Sizler özel değilsiniz,
Sizler güzel yada eşi benzeri olmayan
Kar tanesi de değilsiniz,
Sizler işiniz değilsiniz,
Sizler paranız kadar değilsiniz,
Bindiğiniz araba değilsiniz,
Kredi kartlarınızın limiti değilsiniz,
Sizler iç çamaşırı değilsiniz,
Sizler her şey gibi çürüyen birer organik maddesiniz...
Bizler bu dünyanın şarkı söyleyip dans eden yeri geldiğinde dalga geçenyeri geldiğinde gülüp geçen pislikleriyiz.