FRP FORUM  |  Kayıt  |  Üyeler  |  Giriş       

Sayfaya git 1, 2, 3  Sonraki  
DENETMEN

   Kayıt: 25 Hzr 2008
   Mesajlar: 3495
Arkadaşlar,

Bendeniz bir matematik aşığı olarak edebiyatı sevsemde  temeldeki eksikliklerimi gidermekte epey zorlanıyorum. Bunun eksikliği ya bilmemem, ya da geçmişteki bilgilerimi unutmamdır.


Hem kendime bir iyilik olsun hem de benim gibi hafızasını yenilemek isteyenlere bir kaynak olsun.


Dilbilgisi ve edebiyat ile ilgili bulduğum tüm notları burada paylaşacağım.


bendeniz sonunda, binlerce kitabı araştırıp kafayı yemektense burada özel bilgilerden ve siz tecrübeli arkadaşların önerileriyle bir şeyler öğrenebileceğim ve sonunda kitap yazacağım. Fantastik Edebiyat Resim


  paylaşmak istediğniz bilgiler, okulda öğrendiğiniz ve anlatmak istediğiniz özel notlatrınız, elinizde ne varsa buyurun.


Hadi Paylaşalım.

Fantastik Edebiyat Resim

_________________
Yokluğun içindeyim...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
DENETMEN

   Kayıt: 25 Hzr 2008
   Mesajlar: 3495
Hece, ses organlarının aynı doğrultudaki hareketiyle ve bir çırpıda çıkarılan ses veya sesler topluluğudur.
Türkçede hecenin temelini oluşturan sesler ünlülerdir. Heceler de keli*melerin ses yapısını oluştururlar. Ünlüler tek başlarına hece özelliği gösterdikleri hâlde ünsüzler yanlarına ünlü almadan bir ses bütünlüğü, bir hece oluşturamazlar. Dolayısıyla Türkçe bir kelimede kaç tane ünlü varsa, o kadar da hece var demektir. Çünkü, Türkçe bir hecede, birden fazla ünlünün bulunması mümkün değildir. Türkçecilik kelimesindeki ünlü sayısıyla (ü, e, i, i) hece sayısının (Türk-çe-ci-lik ) birbirine eşit olması gibi.
Ünsüzler, kendilerini takip eden ünlülerle birleşerek hece oluştururlar. Bu sebeple bir kelime hecelerine ayrılırken -yan yana iki ünsüz gelmemişse- ünlü+ünsüz şeklinde değil, ünsüz+ünlü şeklinde hecelenir: ev - in - iz - de değil, e - vi - niz - de; güz - el - ler - in değil, gü - zel - le - rin vb. Benzer bir durum peş peşe gelen kelimeler arasında da vardır: Ünsüzle biten bir kelimeden sonra ünlüyle başlayan bir kelime gelirse okurken birinci kelimenin son ünsüzü ikinci kelimenin ilk hecesine bağlanır. Buna da ulama denir: Dün akşam üç ekmek aldım. / Dü - nak- şa - mü -çek - me - kal - dım gibi.
Kelime içinde iki ünsüzün yan yana gelmesi durumunda ünsüzlerden bi*rincisi önceki heceye, ikincisi sonraki heceye ait olacak şekilde heceleme yapılır: bil - gin, öğ - ret - men - lik.
Yazıda, kelimenin hecelerine doğru yerden ayrılıp ayrılmadığı çok basit bir uygulamayla kontrol edilebilir: Kelime, hecelerine ayrıldığı şekliyle çok kolay ve akıcı bir şekilde söylenebiliyorsa heceleme doğru yapılmıştır. Tutukluk veya zorlanma oluyorsa kelime, yanlış yerden bölünmüş demektir.
Satır sonuna sığmayan kelimeler, hecelerine ayrılırken satır sonunda veya satır başında tek hece olacak şekilde ayrılmaz. Özel adlar, satır sonunda hecelerine ayrılmaz.

_________________
Yokluğun içindeyim...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 07 Ekm 2007
   Mesajlar: 1474
Sabır isteyen bir iş bu. Sakın benden bişey bekleme. Şu hayatta en sevmediğim şeylerden birisi de sanat içermeyen yalnız bilgisel içerikli siyasi, dilbilgisel, tarihi hukuki vs. kitapları okumaktır. Yazmak mı?  Razz

_________________
The Wheel of Time

Zaman Çarkı
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
DENETMEN

   Kayıt: 25 Hzr 2008
   Mesajlar: 3495
Redif

                  Redifin tanımını yapmadan önce şunları bilmek gerekir:
       * Redifler daima mısranın en sonunda bulunur, yani kafiyeden sonra gelir.
       * Redifin olduğu her yerde mutlaka kafiye de vardır. Bu sebeple redifin
          bulunduğunu gördüğünüz her yerde kafiyeyi de bulmaya çalışınız.
          
          Redif: Mısra sonlarında, görevleri aynı olan eklerin, ya da anlamları aynı
          olan kelimelerin tekrarlanmasına redif denir. Tanımdan da anlaşılacağı
          üzere iki tür redif vardır:

          a) Ek Halindeki Redifler       
          b) Kelime Halindeki Redifler  

          a) Ek Halindeki Redifler: Eş görevli eklerin tekrarlanmasıyla oluşan
          rediflerdir. Türkçe'deki yapım ve çekim eklerini kavramadan, ek
          halindeki redifleri kavramanız mümkün olamayacaktır. Eğer bu
          konularda bir eksiğiniz varsa, önce bunları tamamlamanız ve ondan
          sonra ek halindeki redifleri kavramak için çaba sarf etmeniz gerekir.
                    
  Fakat, ek halindeki rediflerin çoğu, kelimeye bağlanan
          ekler olduğundan bu konudaki genel kaide: "Kelimenin köklerinde
          kafiye, eklerinde ise redif vardır." şeklindedir. Bu kural bilinerek
          mısraya bakılırsa ek halindeki rediflerin yüzde doksanı mısrada
          tahmin edilebilir. Ancak bu kaide her zaman geçerli olmadığından
          yine de "ekler" konusunda bilgi sahibi olunması konunun kavranması
          açısından gereklidir.


          Susuz değirmenlerin ne ile döner çarkı
          Kerem etmeyen beyin fakirden nedir farkı

          Yukarıdaki beyitte, "ı" sesleri, ismin -i hali olduğundan yani, her ikisinin de
          görevi aynı olduğundan rediftir. Kelimenin köklerinde ise "ark" sesleri
          benzeştiğinden bunlar da zengin kafiyeyi oluşturur.
                      Bu beyite pratik yoldan yaklaşırsak: Beyitin birinci mısrasında,
          kafiyeye söz konusu olan kelimenin kökü "çark", ikinci mısrada ise kelimenin
          kökü "fark"tır. Dolayısıyla, "ı" seslerinin ek olduğu için redif olduğunu pratik
          yönden söyleyebiliriz.
                       Kelimenin köklerinde kafiye bulunduğundan "ark" seslerinde de
          zengin kafiye vardır.
                       Fakat, bu pratik yol her zaman işlemeyebilir:
          
          Kokuyor burnuma Sivr'alan köyü
          Serindir dağları soğuktur suyu
          Yâr mektup göndermiş yadigâr deyi
          Gözünün yaşını sil deyi yazmış
          
          Yukarıdaki dörtlükte, kelimelerin kökleri:
          "köy", "su", "de" dir. Görüldüğü gibi kelimelerin köklerindeki sesler aynı
          değildir. Acaba burada "y" sesi kafiye olarak mı yoksa redif olarak mı
          alınacaktır?
                       Oysa, çözüm çok basittir."y" sesi birinci mısrada kelimenin köküne
          dahil olurken, ikinci ve üçüncü mısralarda yardımcı ses (kaynaştırma ünsüzü)'tir.
          Yani "y" seslerinin görevi farklıdır. Bu durum da kafiye tanımına uygun olduğundan
          kafiye olarak kabul edilecektir.
                       Aynı durum İstiklal Marşı'nın üçüncü kıtasında görülmektedir:

          Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,
          Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
          Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım.
          Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

          Yukarıdaki dörtlükte ise, kelimelerin kökleri:
          "yaş", "şaş", "" ve "taş" kelimeleridir. Burada da kelime köklerinden sonra
          gelen "a" sesleri kafiye olarak mı yoksa, redif olarak mı alınmalı sorusu akla
          takılmaktadır. O halde, bu köklere eklenen "a" sesinin görevinin ne olduğunu
          incelemek gerekir:

          İlk mısrada:     yaş    -      a        -        r        -            ı            -        m         
                               kök      yapım eki   geniş zaman    yardımcı ses          
I. tekil
                                                                                                                 şahıs eki


          İkinci mısrada:   şaş    -      a         -         r        -            ı            -      m                        
                                 kök     yardımcı ses   geniş zaman    yardımcı ses       
I. tekil
                                                                                                                  şahıs eki


          Üçüncü mısrada:     -      a         -         r        -            ı            -        m                       
                                    kök     yardımcı ses   geniş zaman    yardımcı ses     
I. tekil
                                                                                                                   şahıs eki


          Dördüncü mısrada: taş    -      a         -          r        -           ı            -      m                        
                                        kök    yardımcı ses    geniş zaman    yardımcı ses     
I. tekil
                                                                                                                       şahıs eki



          Yukarıda da görüldüğü gibi ilk mısradaki "a" sesi ile diğer "a" seslerinin görevleri
          farklıdır. Bu özellik sebebiyle, "a" seslerinin kafiye olarak alınması gerekir.



          b) Kelime Halindeki Redifler: Aynı anlamdaki kelimelerin tekrarlanmasıyla
          meydana gelen rediflerdir. Bu tür redifleri mısralarda görebilmek oldukça
          kolaydır:

          Doğru söylerim halk razı değil
          Eğri söylerim Hak razı değil.

          Yukarıdaki beyitte "razı değil" kelimeleri redif, ondan önceki "k" sesleri ise
          yarım kafiyedir.


          Bir başka örnek:
          Zannetme ki şöyle böyle bir söz
         Gel sen dahi söyle böyle bir söz

         Yukarıdaki beyitte "böyle bir söz" kelimeleri redif, ondan önceki "öyle" sesleri ise
          zengin kafiyedir..

          
          Bir başka örnek:
          Kimsesiz hiç kimse yok, var herkesin bir kimsesi
          Kimsesiz kaldım meded, ey kimsesizler kimsesi

         Yukarıdaki beyitte "kimsesi" kelimeleri redif, ondan önceki "r" sesleri ise
          zengin kafiyedir..


          Son olarak şuna da dikkati çekmek gerekiyor:
          Kelime halinde bulunan redfilerden hemen önce, ek halinde redif de
          bulunabilir. Böylece, ek halindeki redifle kelime halindeki redif arka arkaya
          gelebilir:  

          Elimi beş yerinden, dağladı beş parmağın,
          Bağrımda yanmadık bir yer bırak
madan git
          Bir yarın göçtüğünü, çöktüğünü bir dağın
          Görmemek istiyorsan, ardına bakmadan git!

          İkinci ve dördüncü mısralarda hem ek halinde redif, hem de kelime halinde
          redif bulunmaktadır. Yukarıdaki mısralarda "madan" ekleri "zarf-fiil"dir.


_________________
Yokluğun içindeyim...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 11 Hzr 2007
   Mesajlar: 53
Hhm.Yazıda da değinilmiş ucundan kelimenin kökü olması durumuna ama benim bildiğim kadarı ile şöyle bir durumda var;

Aslanlar gibi savaştılar Mehmetler...

Dün bize geleceklerdi kuzenim Mehmetler...

Burada ki ler eklerinin görevleri farklı olduğu için kafiyeye dahil oluyordu.

Bir olay daha vardı ama onunla ilgili aklımda örnek yok o yüzden yazmıyorum.

_________________
Azb-ı almadır azabın bana, iblise cennettir cemalin bana.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 09 May 2008
   Mesajlar: 163
Sevgili Mine'nin girişiminden dolayı kendisini kutluyorum. Uzun, sabır gerektiren ve oldukça zorlu bir  uğraş seçmiş.

En içten tebriklerimle...

_________________
Non semper ea sunt quae videntur!
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 03 Oca 2008
   Mesajlar: 495
güzel bir düşünce ama bildiğim kadarıyla redif, hece sayısı, kafiye falan, bunlar hep şiirle alakalı şeyler. bir roman yazmak istiyorsan bunların sana çok az faydası olur.

_________________
aklinseyirdefteri.blogspot.com
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 11 Hzr 2007
   Mesajlar: 53
Kitap dil bilgisi kitabı olacak eğer ben yanlış anlamadıysam Aylak.

_________________
Azb-ı almadır azabın bana, iblise cennettir cemalin bana.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
DENETMEN

   Kayıt: 25 Hzr 2008
   Mesajlar: 3495
Arkadaşlar bu bilgi kumbarasına bilgi eklemek istiyorum.Ki eklediğim bu bilgileri kullanarak yazacağım. Ve yazan diğer arkadaşlarıma da kaynak olsun istiyorum.
Ve sevgili aylak ben masalllarımı şiirlerle süslerim. Neden olmasınki Smile benim hoşuma gidiyor.
Burada bilgi biriktirmek istiyorum.

_________________
Yokluğun içindeyim...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
DENETMEN

   Kayıt: 25 Hzr 2008
   Mesajlar: 3495
Noktalama İşaretleri

NOKTA ( . )

Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur.
Kaçmayı namusuna yediremiyordu.
Kısaltmalardan Sonra konur.
Prof. Dr. bkz. vb. Bn. P.T.T, T.B.M.M. ... (Not: Son yıllarda kısaltma harflerinin aralarına nokta koymama yaygınlaşmıştır. TBMM, PTT, TCDD ...)
Sıra gösteren sayılardan sonra konur.
II. Mehmet, 19. Yüzyıl, 150. sayfa...
Tarihlerde ay, gün, yıl arasınave saatlerde zaman birikleri arasına konur.
23.04. 2001, 23.15...
Sayı bölükleri arasına konur.
Bu yıl nüfusumuz 60.000.000'u aşacak gibi...


VİRGÜL ( , )

Eş görevli kelimeleri (isim, sıfat, zamir), kelme gruplarını ve sıralı cümleleri ayırmada:
Türk övün, çalış, güven.
Bir varmış, bir yokmuş...
Uzun cümlelerde özneden sonra konur:
Okullar, her yıl Eylül ayının ikinci hafrasında açılır.
Cümlede, vurgulu şekilde belirtilmesi gereken kelimelerden sonra:
Babam, zavallı babam, beni çok severdi.
Seslenmelerden sonra:
Sevgili Ahmet,
Sana çoktandır yazamadım ...
Aktarma cümlelerinin sonunda, tırnak işareti yerine:
- Ah şu aptalı bir yakalasam, diyordu.
Ara söz ve ara cümlelerin başında ve sonunda:
Okan, kim ne derse desin, iyi bir çocuktur.
Yazışmalarda yer adlarını tarihlerden ayırmak için:
Cağaloğlu, 23 Nisan 1945
Ondalık kesirlerde tam ve ondalık kısmı ayırmada:
0,45 .......... 23,0056 ...


NOKTALI VİRGÜL ( ; )

Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız cümleleri ayırmada:
At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.
İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çünkü, ancak, ne varki, bu nedenle gibi bağlaçlarla bağlanıyorsa birinci cümleden sonra:
Herkes oyuncu olamaz; çünkü oyuncu olmanın kuralları vardır.
Bir cümlede, virgülle ayrılmış örnek kümeleri ayırmada ya da değişik örnekler arasında:
En sevdiğim kız arkadaşları Ayşe, Selen, Fatma; erkek arkadaşları ise ...


İKİ NOKTA ( : )

Başkasından aktarılan yazı ya da sözlerde, tırnak ya da konuşma çizgisinden önce:
Cemo sopasını yere indirdi ve:
- Git sopanı al öyleyse! Dayağı yiyeceksin. ...diye bağırdı.
Bir cümleden ya da sözcükten sonra örnekler, açıklamalar sıralanacaksa:
Yeni harfler alındıktan sonra eski harflerle hiç yazmayan iki kişi vardı: Atatürk ve İsmet İnönü!
Sıralama ve kataloglarda yazar adı ile eser başlığı arasına:
Falih Rıfkı Atay: Çankaya; Tarık Buğra: Küçük Ağa ...

ÜÇ NOKTA ( ... )

Birtakım bölümler, örnekler sayıldıktan sonra vb. anlamında kullanılır:
Başlıca yeryüzü şekilleri: Dağ, ova, yayla...
Bir metinden yapılan alıntılarda, atlanan yerlerde:
Benim altını çizdiğim şu: "... neden şu sanayileşmenin adını bir türlü koymamışız..."
Söz arasında söylenmeyen, söylenmek istenilmeyen kelimelerin yerine:
Ulan sen kim oluyorsun Sait'e karşı konuşmak için! SEnin adın ne? Sen ne b... yazdın bu zamana kadar?

SIRA NOKTALAR ( ...... )

Söylenmeden geçilen satırları belirtmek için kullanılır.
Beynimde karanlık, meçhul bir kubbenin derin akislerini işitiyorum. Öyle anlatılmaz bir heyecan duyuyorum ki...
........
Kendimi tutamadım. Öyle bir kahkaha attım ki...

SORU İŞARETİ ( ? )

Soru bildiren cümle ya da kelimelerden sonra:
Ben? Olacak iş mi kız kaçırmak? efendim? Efendim?
Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı?
Verilen bilgini kesin olmadığını, kuşku duyulduğunu belirtir:
Aşık Ömer: XIX. yüzyıl halk şairlerinden (1800? - 1859?)
Parantez içindeki soru işareti, söze kuşku ve alay anlamı katar ya da ne demek istenildiğinin anlaşılmadığını gösterir:
Bu kitabı bitirdiğini? söylüyor.

ÜNLEM İŞARETİ ( ! )

Ünleme bildiren sözcüklerden, cümlelerden sonra konur:
- Hey gidi günler hey! dedi.
Öteki:
- Keşke görmeseydik! ...
Söylev ve hitablelerde:
Ordular! İlk hedefiniz Akdenizdir. İleri!
Ey Türk gençliği! ...
Söz arasında parantez içinde bir kelimeye dikkat çekmeke için, ayrıca; alay bildirmek için ilgili kelimeden sonra parantez içinde kullanılır:
Aramızdaki kırgınlık (!) çoktan silinip gitti.
Bu çalışmayla (!) sınavı rahat kazanırsın.


KISA ÇİZGİ ( - )

Satır sonuna sığmayan kelimeleri ayırmak için:
Üçüncü derecede veremden yatağa düşmüş za- vallıya ...
Ara sözleri, ana cümleleri, ayrıntı sayılabilecek açıkları blirtmede:
Örnek olsun diye - örnek istemez ya - söylüyorum.
Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeli ...
Ekleri belirtmede:
Mastar ekleri "-mek, -mak" tır.
Eski yazı dilinde kullanılan Arapça ve Farsça birleşik kelimelerdeki kök ve ekleri ayırmada:
Resm-i geçit, Hakimiyet-i Mlliye ...
Kelimelerin hecelerini ayırmak için:
Sak-la sa-ma-nı, ge-lir za-ma-nı ...
İki veya daha çok millet (ülke dili) adı arasındaki bağı belirtmede:
Türk - Alman ilişkileri, Türkçe - İngilizce sözlük ...
İki veya daha çok özel ad arasındaki bağ kısa çizgi ile belirlenir:
Aydın - İzmir yolu, Ankara - Samsun demir yolu ...


UZUN ÇİZGİ ( __ )

Karşılıklı konuşmalarda konuşan değiştikçe sözlerin başına konur:
- Ben çok para istemem efendim.
- Ama ben çok az para veririrm.
- Ne kadar verir siniz?
- Bir kuruş.
- Günde bir kuruş mu?
- Hayır...
- Ayda bir kuruş mu, efendim? ...


TIRNAK İŞARETİ ( " " )

Metin içinde başkasına aktarılan yazı ya da sözlerin başına ve sonuna konur:
Atatürk: "Yurtta sulh, cihanda sulh!" sözüyle barışcı olduğunu herkese duyurmuştur.
Kitapların, sanar eserlerinin, bilimsel yayınların, yazıların birkaç kelimeden oluşan başlıkları metin içinde genellikle tırnak içine alınır:
İsmet "Ali Baba ve kırk Haramiler" adlı kitabı okumuş.
Tırnak içine alınan başlıklardan sonra kesme işareti kullanılmaz:

Gazete ve dergi başlıkları tırnak içine alınmaz:
Serhat Basamak Ünite Dergisi!ni çok beğeniyorum.

PARANTEZ ( )

Bir cümle ya da açıklamanın başına ve sonuna konur:
"Büyük" kelimesinin zıt (karşıt) anlamlısı olan kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Maddelerin sıralanışında, sayı ya da harflerden sonra parantezin kapama biçimi " ) " kullanılır:
a ) ...... b ) ...... c ) ......, 1) ...... 2) ......



KESME İŞARETİ ( ' )

Özel adlar getirilen çekim eklerini ayırmak için kullanılır:
Ali'den, Mustafa'ya, Türkiye'de ...
Gerçek kısaltmalara getirilen ekleri ayırmada:
TBMM'nin en yaşlı üyesi oturumu açtı. ...
Sayılara getirilen ekleri ayırmada:
23 Nisan 19202'de TBMM açıldı. ...
Bir kelime içinde bir ünlünün düştüğünü göstermede:
N'oldu ?, N'etsin ?, N'apalım ? ...
Özel adlardan türetilen isim, fiil ve sıfatlarda kesme işareti kullanılmaz:
Ankaralı, Türkçe, Türklük, Araplaşmak

_________________
Yokluğun içindeyim...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 11 Ekm 2008
   Mesajlar: 921
Gerisi gelmedi bunun da..

Devam et çok güzel gidiyordu.  
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
DENETMEN

   Kayıt: 25 Hzr 2008
   Mesajlar: 3495
Eldir yazmış:
Gerisi gelmedi bunun da..

Devam et çok güzel gidiyordu.  


Sevabına birileri de bilgi paylaşsa hiç fena olmayacak hani Fantastik Edebiyat Resim

_________________
Yokluğun içindeyim...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 09 Oca 2009
   Mesajlar: 321
Ad aktarması(mecaz-ı mürsel): Bir sözün başka bir söz yerine aralarında benzerlik aramadan kullanılmasıdır.

mesela;    Milli edebiyatı Ziya Gökalp'ten okuyun.
               -Bu cümlede Ziya Gökalp 'Ziya Gökalp'in yapıtları' yerine kullanılmıştır.

               Tren Haydarpaşaya girdi.
              -Tren haydarpaşaya girmez. (o zaman paşanın paşalığı kalmaz) Haydarpaşa, haydarpaşa istasyonu yerine kullanılmıştır.

   Ad aktarması bir çok şekilde karşımıza çıkabilir. (öss bu herşey beklenir! mad )
- Bir nesnenin parçası söylenerek bütünü anlatılmak istenebilir.
  Lokma karın doyurmaz, şefkat artırır. (lokma sözcüğü yemek yiyecek anlamında kullanılmıştır.)
- Bir yerin ya da nesnenin bütünü söylenerek parçası kastedilebilir.
  Feribot Yalova'ya yanaştı. (Yalova, Yalova limanı yerine kullanılmıştır.)
- Nesne söylenir, içindeki anlatılır.
  Sobayı yak.(ne kadar da farklı bir örnek verdim Embarassed )
  Tabağını bitir.(diğerinden orjinaldir en azından roll )

Özetle; Ad aktarmasında parça-bütün, neden-sonuç, tekil-çoğul, eser-yazar ilgisi gibi ilgiler olabilir.

NOT: Sanırım ben bir ders kitabı yazsam eğlenceli olurdu. Ama tabi sen istersen aradan cümlelerden çıkarabilirsin. Benim cümlelerimden anlatım ancak bu kadar olur.) Cool  Cool  Cool  Cool  Cool

_________________
Kelimeler yasta, el başta... Kederli bir seyir!..
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 04 Şub 2009
   Mesajlar: 508
Girişimi hoş buldum. Dilbilgisi ve edebi sanatlar hakkında bilgi sahibi olmadan yazılan kitaptan hayır beklemeyenlerdenim...
Ben de kısaca ironiyi açıklamaya çalışayım.
En kısa tanımıyla ironi kastedilenin tam tersini söylemektir. Sert ve direkt eleştiriden ironi ile kaçılabilir ve bir de üstüne daha sağlam etki yaratılabilir. Örneğin kıyafetinin berbat durduğunu düşündüğünüz bir arkadaşınıza 'kıyafetin çok yakışmış!' demek.
İroni beklenenin tam tersi olması durumunda da oluşur. Örneğin insan oğlunun kendi ürettiği silahlarla vurularak öldürülmesi.
Üçüncü ve son ironi çeşidinde ise okurun/izleyicinin dönen olay hakkında bilgisi olup karakterin olmaması durumudur; ki buna dramatik ironi denir. Örneğin Oedipus babasının katilini arar durur ama bilmez ki yolda öldürdüğü adam babasıdır, dolayısıyla aradığı katil kendisidir.

_________________
things never happen in the same way twice
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 09 Oca 2009
   Mesajlar: 321
Öncelikle paylaşımınız için teşekkür ederim. Ne kadar da kendinize ait anlatmışsınız. Ama söylemeden edemedim: ironi yerine kinaye deseydiniz; en azından ikisini beraber kullansaydınız pek bir mutlu olurdum doğrusu.

Tekrar teşekkür ederim. Yanlış bir şey söylediysem affola...

_________________
Kelimeler yasta, el başta... Kederli bir seyir!..
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 04 Şub 2009
   Mesajlar: 508
kKnaye ironiyi tam karşılamıyor kanımca. Özellikle de dramatik kısmını fakat iğneleyici bir üslup içinde düşünülenin aksini belirtme sanatının türkçe karşılığı kinayedir haklısınız. Eklediğiniz için teşekkür ederim

_________________
things never happen in the same way twice
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
DENETMEN

   Kayıt: 25 Hzr 2008
   Mesajlar: 3495
DİL (LİSAN)


•     Dil sürekli değişir, doğar, ölür. Toplumlar arasında iletişim sağlar. Bir varlıktır.
•     Bir dilin en küçük birimi 'ses'tir. Harfler sesler için kullanılan sembollerdir. Harflerle dilin kuralları arasında bağlantı yoktur.
•     Dil inkılabının mimarı edebiyatçılar, harf inkılabının mimarı ise devlet adamlarıdır.
•     Dilbilimciler kural koymaz, var olan kuralları tespit edip adlandırırlar.
•     Dille ilgili bazı bilgilere kutsal kitaplardan ulaşılabilir.
•     Kelime köküne yapım eki eklenerek yeni kelimeler oluşturulabilir.
•     Düşünce anadillerle olur.
•     Yöreler arasında şive farklılıkları olabilir.

KÜLTÜR


Bir milleti ifade eden özelliklerin tümüne birden kültür denir. Coğrafya ise kültürün bir parçasıdır ve kültür üzerinde etkilir. Müzik, tarih, mimari, genel olarak tarihsel birikimlerin tümü kültürün parçalarındandır.
Kültür farklılıkları milletin diline yansır. Kültürdeki her şey dilde de yer alır. Farklı bir dil öğrenilirken o dili konuşan milletin kültürü de öğrenilir, kimi zaman öğrenen kişi tarafından benimsenebilir. Dil öğrenimi kültür değişimine de neden olabilir.
Dil, kültürü geçmişten geleceğe taşır. Milleti bir arada tutan şey dil ve kültürdür.

YANLIŞ KULLANILAN KELİMELER

Günümüzde bazı kelime genellikle yanlış kullanılıyor. Birçok kitapta ve yayında bu görülmektedir. Bu konuda son söz ise Türk Dil Kurumuna aittir ve kurumun güncel bir imla kılavuzuna başvurmak gerekir.


YANLIŞ     DOĞRU              YANLIŞ                     DOĞRU

sarmısak     sarımsak (sarımsı ak)  espiri                     espri
kontür     kontör              bir biri                     birbiri
bisküit     bisküvi              bir çok                     birçok
sandüviç     sandviç              bir kaç                  birkaç
şarz     şarj              birşey                     bir şey
katl     katil              herşey       her şey
bazan     bazen              herhalde     her halde
egzost     egzoz              büyük baş     büyükbaş
poaça     poğaça              büyükanne     büyük anne
şohben     şofben              büyükbaba     büyük baba
makina     makine              tabii     tabi (doğrulama anlamında ise)


YERYÜZÜNDEKİ DİLLER VE TÜRKÇENİN DÜNYA DİLLERİ ARASINDAKİ YERİ

Tüm diller bir dil ailesine mensuptur. Türkçe ise Altay dil ailesindendir. Dil ailelerinde köken ortaklığı vardır.

YAPI BAKIMINDAN DİLLER

1) Eklemeli diller: Türkçe.
2) Tek heceli diller: Çince, Japonca.
3) Çekimli diller: Arapça, Fransızca, Hint-Avrupa Dilleri.

* İngilizce, ek kullanır, ancak sözcük türetme karakteri eke dayanmaz.
* Hint-Avrupa Dilleri, çekimli diller kategorisindedir.)
Türkçede ses yazımı esastır. Tek heceli dillerde ise heceler ayrı olarak yazılır.
Türkçeye yapı ve köken bakımından en yakın dil Moğolcadır.
Türkçede ön ek yoktur. Dilimiz sondan eklemelidir. (“Oto” ön eki dilimize sonradan giren bir ön ektir ve benimsenmiş olup kullanımı yanlış değildir.)
Bir ifadenin ek olabilmesi için her zaman aynı şekilde yazılması gerekir. Türkçede ön ek yerine bazı pekiştirme ifadeleri vardır:
yem-yeşil
sap-sarı
kap-kara
ap-ak
pes-pembe

gibi kelimeler için öndeki ekler pekiştirme ifadesi olarak kabul edilir. Zira görüldüğü gibi bu eklerin hiçbiri aynı harflerden oluşmuyor.
Ek Bilgiler:

Ünlü ile biten heceler açık hece, ünsüz ile biten heceler kapalı hecedir.

Nedim aşk şairidir. Patrona Halil İsyanında damdan atlarken düşüp ölmüştür.

III. Selim edebiyatçı, şair, musiki ustasıdır. Cariyesine aşık olmuş. İyi bir yönetici değildi.

Hiciv ustası Nefi’nin ünlü dizeleri:
Tahir Efendi bana kelp demiş
İltifatı bu sözde zahirdir.
Maliki mezhebim benim zira
İtikadımca kelp tahirdir.

_________________
Yokluğun içindeyim...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
DENETMEN

   Kayıt: 25 Hzr 2008
   Mesajlar: 3495
NOKTALAMA İŞARETLERİ

1) Tarih ve saat yazarken araya yalnızca nokta koyulur.
23.12.2002 20.00 (“:” işareti olmamasına dikkat)
23 Aralık 2002
2) Deyimleşen bazı kısaltmalarda harfler arasında nokta kullanılmaz. (Bunlar günlük dilde neredeyse kısaltma yerine normal bir isim gibi kullanılıyorlar.)
TBMM, DSİ, TEK

3) Tamamı büyük harfle yazılan kısaltmalara ek gelirken okunuş esas alınır. Küçük harfle yazılanlar için ise kısaltmanın açılımı esas alınmalıdır.
TEK’in
DSİ’nin
ASELSAN’ın
kg.ın
cm.nin

4) Kabul ve ret sözlerinden sonra virgül kullanılır.
Hayır, bugün kimse gelmedi.
Tabi, bugün geldi.

5) Hitaplardan sonra virgül kullanılır.
Arkadaşlar, dilini bilmeyen bir millet yok olmaya mahkumdur!
Sevgili arkadaşım, ...

6) Ara sözler iki virgül ya da iki tire arasına alınır. Her iki işaret de kendinden önceki kelimeyle birleştirilir.
Kardeşim, İstanbul Üniversitesine giden, çok zekidir.
Kardeşim- İstanbul Üniversitesine giden- çok zekidir.

7) “Ve”, “Veya” öncesinde virgül ya da başka bir işaret olmaz.

8.) İkilemelerden önce virgül ya da başka bir işaret olmaz.

9) “vb.”, “vs.” öncesinde virgül olmaz.

10) Virgülle ayrılmış bölümler içeren farklı grupları ayırmak için noktalı virgül kullanılır.
Gel dersin, gelmez; git dersin, gitmez.
At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.
Sabahtan beri bekliyorum; ne gelen var, ne giden.

11) Açıklama yaparken iki nokta üst üste işareti kullanılır.

12) İki nokta üst üste işaretinden sonra örnekler sıralanıyorsa küçük harfle, cümle yazılıyorsa büyük harfle başlanır.

13) Maddeler sayıldıktan sonra üç nokta kullanılır.

14) Alıntılarda üç nokta kullanılır.

15) Eksiltili cümlelerde üç nokta kullanılır.
O kadar sevinçliydim ki...

16) Yazılması uygun düşmeyen şeyler olduğunda üç nokta kullanılır.
Küfrederek ... dedi!

17) Soru işareti yalnızca gerçekten soru anlamı olan cümlelerde kullanılır.
Adınız?
Adam sordu: Adınız?
Okula geldi mi, gelmedi mi hatırlamıyorum.

1Cool Şüphe ifadesini belirtmek için parantez içinde soru işareti kullanılır.
Hayırlı(?) evlat.

19) Alay ifadesini belirtmek için parantez içinde ünlem kullanılır.
Çok zekidir(!) kendileri.

20) Adres bilgilerinde il ve ilçeyi ayırmak için bölü işareti kullanılır.
Beykoz / İSTANBUL

21) Doğum ve ölüm tarihlerini belirtmek için parantez kullanılır.
Yunus Emre (1240?-1320)
TIRNAK İŞARETİNİN KULLANIMI
Tırnak içindeki ifade ayrı bir cümle imiş gibi yazılır:
Bana “Bugün okula gelmeyeceğim.” dedi.

Eser adları tırnak içinde yazılır:
”Çalıkuşu”nun tasvirleri.

Vurgulama için de tırnak kullanılabilir:
Bugünkü “ekonomi”nin sorunları ..

Çift tırmak içinde iken gerekli hallerde çift tırnak yerine tek tırnak kullanılır.

KESME İŞARETİNİN KULLANIMI

Kısaltma ekleri kesmeyle ayrılır.
TBMM’nin
TEDAŞ’ın
TDK’dan

Kısaltmalar nokta ile bitiyorsa kesme kullanılmaz.
Alm.nın
İst.un
İng.nin
vb.leri

Yabancı özel isimlere gelen yapım ekleri kesmeyle ayrılır.
Bordaux’lu

Özel isimlere gelen ünvanlardan sonra kesme kullanılmaz.
Ayşe Hanımın
Recep Dayıdan
Hasan Bey'in (Kafadaki beyin değil tabii. Bu tür şüpheli durumlar olduğunda, şüpheyi gidermek için kesme işareti kullanılabilir diye düşünüyorum. Harflerin üzerinde yalnızca gerekli hallerde düzeltme işareti (^) kullanılması gibi.)

Kurum ve kuruluş adları açık halleriyle yazılırken kesme kullanılmaz.
Marmara Üniversitesinin
Türk Dil Kurumunda

Bazı çoğul ekleri kesmeyle ayrılmaz.
Türkçenin kökeni 10 bin yıl öncesine dayanır.
Ahmetlere gidiyoruz.

Türemiş özel isimlere gelen ekler kesme ile ayrılmaz.
Türkçenin
İngiliz’in
İngilizcenin

Düşen sesler için kesme işareti kullanılır.
Karac’oğlan
N’oldu?
N’apıyorsun?

Bazı eski kelimelerle birlikte kesme işareti kullanılır. Bu kelimeler kesme ile birlikte kalıplaşmıştır. Kur’an gibi.
kat’î
cüz’î
kıt’a
neş’e (zamanla değişip “neşe” oldu.)
san’at (zamanla değişip “sanat” oldu.)

Sonu uzatılan bazı kelimelerde kesme kullanılmaz.
bayi     bayii     bayisi
cami     camii     camisi
sanayi     sanayii     sanayisi

DÜZELTME  İŞARETİNİN KULLANIMI

Düzeltme işareti (^) yalnızca anlamdaki belirsizliği ortadan kaldırmak gerektiği durumlarda kullanılır.

“Neden hala gelmediler?” cümlesinde “hala”nın babanın kız kardeşi olan akrabayı ifade etmediği açıktır. Bu durumda “şimdiye kadar” anlamına gelen “hâlâ” için “a” harflerinin üzerinde düzeltme işaretlerini kullanmaya gerek yoktur. Zira okuyucu burada şüpheye düşmez.

“Hala hâlâ gelmedi.”
Bu işe vâkıf oldu.

Nispet i’leri genelde düzeltme işaretiyle, "î" şeklinde yazılır.
iktisadî
askerî
ilmî
resmî
cüz’î

Aynı yapıya uymasına rağmen diğer kullanımının karşılığı olmadığı için “reklam”daki a düzeltme işaretli değildir.

reklâm  =>  reklam

(Harflerin üzerindeki bu tür işaretleri bilgisayarda yazabilmek için, önce Alt Gr (veya bazı harfler için Üst Karakter - shift) tuşu basılı iken, düzeltme işaretinin bulunduğu tuşa basın, sonra elinizi tuşlardan çekip ilgili harfi yazın. "î" için önce [ÜstKrkt  ^ ], sonra "i". "ã" için önce [Alt Gr  ~ ], sonra "A" gibi...)

_________________
Yokluğun içindeyim...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
DENETMEN

   Kayıt: 25 Hzr 2008
   Mesajlar: 3495
YAZIM KURALLARI

Büyük/Küçük Harfler:

Her türlü özel isim büyük harfle başlar.
Özel isimlerle birlikte kullanılan ünvan ve takma adlar büyük harfle başlar.
Ali Dayı, Ayşe Teyze
Akrabalık ifade eden kelimeler küçük harfle başlar.
Ayşe ablamlara gittik. (Yukarıdaki “Ayşe Teyze” akrabalık ifadesinden ziyade kişiyle özdeşleşmiş bir isimdir.)
Gezegen adları büyük harfle başlar.
Sen hiç Ay’a ayak bastın mı?
Özel isimlerle birlikte kullanılan yer ve yön ifadeleri küçük harfle başlar.
Yarın Avrupa’nın kuzeydoğusundan gelen bulutlar Marmara'yı etkileyecek.
Yarın Kuzeydoğu Avrupa'dan gelen bulutlar Marmara'yı etkileyecek.
("Marmara" yerine "Marmara Bölgesi" olursa nasıl yazılacak?)
Özel isimlerin kısaltmaları da büyük harfle başlar.
İst.
Ank.
Sayı ile başlayan cümlerlerden sonra küçük harfle devam edilir.
2002 yılında İstanbul’a geldik.
Alıntılar büyük harfle başlar.
Adreslerdeki mevki adları büyük harfle başlar.
Yenice Cad. Karaca Sok.
(Bunun gibi uzun adres tanımlamalarında kısaltmalardan sonra virgül koyulmuyor: “Yenice Cad., Kara Sok.” ifadesi yanlıştır.)
Ay adları yıl ile birlikte kullanıldığında özel isim olarak kabul edilir ve büyük harfle başlar.
2002 Ağustos’unda İstanbul’a geldik.
Ben ağustos aylarını çok severim.
Gün adları tarih açıkça yazıldığında büyük harfle başlatılır.
10 Ağustos 2002 Cumartesi günü İstanbul’a geldik.
En sevdiğim gün cumartesidir. O gün tatildir ve önümüzde bir tatil günü daha vardır. (Bir de cumartesi günü çalışanlara sormak lazım!)

Harf/Ses Değişimleri:

“başlıyan”, “gelmiyen” gibi kullanımlar yanlıştır.
başlıyan  =>  başlayan
gelmiyen  =>  gelmeyen
Özellikle sayılar yazılırken ünsüz uyumuna dikkat edilmelidir. Söyleyiş esas alınmalıdır.
1985’de  =>  1985’te
2002’de
bantı  =>  bandı
Windows’da  =>  Windows’ta
Bazı kelimelerde zamanla harf değişimi olmuştur. (Özellikle “Ğ” harfi yerine “V” kullanılmaya başlanmış.)
döğmek, dövmek
öğünmek, övünmek

dakka  =>  dakika

“Ki” Bağlacının Kullanımı:

Cümle başında “ki” olmaz.
... Ki bu benim için çok önemlidir. / YANLIŞ
Sahiplik belirten “ki” bitişik yazılır ve sahiplik (iyelik) ekidir. Bunun dışında olan edattır ve ayrı yazılır.
Varsayalım ki seninki gelmedi.
“Ki” bağlacının kullanımı aslında Türkçeye aykırıdır ve bu tür cümleler anlam bozulmayacak şekilde düzeltilmelidir. Dönüştürme işlemi şuna benzer yapılmalı:
Sen Türkçe derslerine girdin mi ki bu konu hakkında yorum yapıyorsun!
yerine
Sen Türkçe derslerine girmediğin için bu konu hakkında yorum yapamazsın! Sen Türkçeyi ne kadar biliyorsun?
AYRI VE BİRLEŞİK YAZIM
Birleşen kelimeler gerçek anlamını koruyorsa ayrı yazılır.
İmambayıldı (İmam gerçekten bayılsa idi “İmam bayıldı” olurdu.)
Hanımeli (Bir hanıma ait el olsaydı “Hanım eli” olurdu.)
Kuşkonmaz (Kuşun konması ile ilgisi yok yani)
Ağaçkakan (Ağaç kakmak diye bir deyim yok. Her halde bu yüzden özel isim haline gelmiş bu hayvanın adı bitişik yazılıyor.)
Vurdumduymaz
Dedikodu
Olağanüstü
Birtakım
Hava yolu (Bitişik yazılmaz.)
Ses düşmesi olduğunda kelimeler birleştirilir.
Pazartesi
Kaynana
Sabretmek
Sarımsak
Ses türemesi olduğunda kelimeler birleştirilir.
Hissetmek
Affetmek
Kalıplaşmış kelimeler birleştirilir.
Milletvekili (Yukarıda anlamını bozmadığı için ayrı yazılması gerektiğinden bahsedilmişti. Burada ifadenin kalıplaşmış olduğuna dikkat. “Hava yolu” da kalıplaşmış ama neden ayrı yazılıyor?)
İkilemeler ve birleşik kelimeler arasında yalnızca bir adet boşluk vardır. (DİKKAT!)
el ele
peş peşe
art arda
yan yana
birbiri (Ama “birbiri” ayrı yazılmıyor nedense?)
Pekiştirilmiş kelimeler ayrı yazılmaz.
masmavi
pespembe
bembeyaz
apak (“ak”ın pekiştirilmişi)
Bazı kelimelerden sonra getirilen “sıra” ifadesi ayrı yazılır. (DİKKAT!)
peşi sıra
ardı sıra
aklı sıra
Bazı kelimelerden sonra getirilen “hane” ifadesi bitişik yazılır ve “h” korunmalıdır.
postane  =>  postahane
pastane  =>  pastahane
hastane  =>  hastahane
dersane  =>  dershane
yemekhane
“Ev”, “Ocak” ile biten yer adları ayrı yazılır.
doğum evi
sağlık ocağı
huzur evi
aş evi (Peki “yemekhane” bitişik de “aş evi” niye ayrı?)
Yardımcı fiillerle oluşturulmuş özel birleşik fiiller ayrı yazılır.
yapabilmek
düşeyazmak
Ara yönler bitişik yazılır. (Bunun adı ise “ara yön” şeklinde ayrı olarak yazılıyor.)
kuzeydoğu
güneybatı
Şahıs isimleri ile oluşturulmuş yer adları bitişik yazılır.
Sultanahmet
Bayrampaşa
Açık yazılan sayılardaki kelimeler ayrı yazılır.
iki bin yirmi üç
Sayı ile başlayan kişi adları romen rakamı ya da normal rakamlarla başlatılır.
II. Selim
III. Murat
4. Mehmet
Üleştirme ekleri bitişik yazılır. Rakamlarla birlikte üleştirme eki kullanılmaz.
on beşer
6’şar (YANLIŞ!)  =>  altışar


Yabancı dilden gelen bazı kelimeler için “-ua-“ yerine “-uva-“, “-ia-” yerine “-iya-“ kullanılır. (Ama TDK’nın 2000 yılına ait sözlüğünde hocanın dediği gibi değil. Her halde son söz TDK’nındır. )
Yabancı Kelime     TDK Sözlüğü     Türkçe Hocamız
aksesuar     aksesuar     aksesuvar
konservatuar     konservatuvar     konservatuvar
dializ     diyaliz     diyaliz
repertuar     repertuar     -
Türemiş özel isimlere getirilen ekler kesmeyle ayrılmaz.
İstanbullunun
İstanbul’un
Türkçeyi
Türk’ü
İngilizcenin
İngiliz’in

_________________
Yokluğun içindeyim...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 07 Ekm 2007
   Mesajlar: 1474
Hoş bir başlık, edebiyatta eksikleri olanların eksiklerini kapatmasında iyi kaynak olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Yazmaya çalışacak insanların başvurabileceği güzel bir yer. Tebrik ederim, Mine.

_________________
The Wheel of Time

Zaman Çarkı
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Yeni başlık gönder Başlığa cevap gönder   Sayfaya git 1, 2, 3  Sonraki