Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki
» FANTASTİK SİNEMA
Yazar Mesaj
Yönetici

Kayıt: 02 Ekm 2006
Mesajlar: 887
    En çok etkilendiğim film sahnelerinden bazıları;

    - La Strada'nın sonunda Anthony Quinn'in, gece yarısı ıssız bir sahilde başını ansızın yukarıya kaldırarak yıldızlara baktığı, sonra dehşet içinde etrafını izlediği ve hüngür hüngür ağladığı sahne. Sahne, film boyunca akıp giden olayları taçlandıran bir güzelliğe sahipti. Quinn'in devleştiği nadir ânlardan biriydi.

    - Chinatown'da Faye Dunaway'in, filmin son sahnesinde arabasını bir duvara çarpması ve başının direksiyona düşmesi. Dışarıdakiler neler olup bittiğinin henüz farkında değildir. Arabadan kesintisiz ve acı bir korna sesi yükselir. Koşar adım olay mahaline gittiklerinde Dunaway'in başının direksiyon kornasına düşmüş olduğunu görürler. Bu sahne daha sonra çok taklit edildi ama asla bu kadar başarılı olamadı. Dunaway'in o halini görenler arasında, film boyunca kendisini tutkulu bir aşkla seven Jack Nicholson'da vardır. Nicholson'un o anki yüz ifadesini tarif etmek mümkün değil. Bizzat görmelisiniz.  

    - Taksi Şoförü'nde De Niro'nun fuhuş çetesine tek başına baskın düzenlediği sahne. Bütün bir film boyunca bu baskına hazırlanan De Niro'yu, yarı şaşkın, yarı kararlı bir yüz ifadesiyle etrafını kana bularken izlemek çok büyük bir deneyimdi. Mermiler kurbanların bir yanağından girip ötekinden çıkıyor, kiminin parmağını koparıyor, kiminin alnına saplanıyordu. Mermilerin havada çizdiği rota ve kurbanlarda oluşturduğu tahribat açık ve gerçekçi bir tavırla izleyiciye aktarılıyordu. Bu sahne de çok taklit edildi ama asla aşılamadı.

    - Potemkin Zırhlısı'nda, devrim girişimi esnasında bir bebek arabasının Odessa merdivenlerinden yuvarlandığı o muhteşem sahne. Kalabalığın oluşturduğu arbede arasında bebek arabası merdivenlerden aheste aheste yuvarlanmaktadır. Annenin acıklı çığlıkları, ateş eden ve naralar çeken kalabalığın dehşeti, bebeğin, olup bitenlerden habersiz, masum bakışları, tekerleklerin merdivenleri takır takır inişi ve sahnelerin dahiyâne biçimde akıp gidişi sahneyi ölümsüz kılıyordu. Potemkin Zırhlısı, birçok sinema eleştirmenince gelmiş geçmiş en iyi film kabul edilir (Orson Welles'in Yurttaş Kane'i ile birlikte) Bu sahne de çok tekrar edildi. Sonuncusu Brian De Palma'nın Dokunulmazlar filminde oldu. Ama tahmin edeceğiniz üzere, bu da aşılamadı.

    - Satyricon filmindeki tüm sahneler. Fellini sahneler üzerinde, bir ressamın paleti üzerinde çalıştığı gibi özenle çalışmış. Bu güne kadarki en muhteşem mitoloji uyarlaması olan bu filmi hepinize ısrarla tavsiye ediyorum.

    - The Shining'deki tüm sahneler. Sinema dergisi gelmiş geçmiş en iyi 50 gerilim filmini seçtiğinde, The Shining'i bir numaraya koymuştu. Dergi editörleri, seçtileri filmlerdeki en gerilmli sahneleri özellikle belirtiyorlardı. Ama bu film için şunu demişlerdi; "gerilim, filmin tüm sahnelerine eşit biçimde yayılmıştır. Başlangıç sahnesiyle sonuç sahnesi arasında bu bakımdan hiçbir fark yoktur." Bu değerlendirmeye katılıyorum.

    Yine de filmde beni en çok etkileyen sahne, başrol oyuncusunun (Jack Nicholson) eşini oynayan Shelley Duvall'in, kocasının çalışma masasına usulca yanaşıp yazdıklarına baktığında, onun günlerdir; "çok çalışmak Jack'i aptal yapıyor" yazısını tekrarlayıp durduğunu dehşet içinde keşfettiği sahneydi. Kadın masanın üzerindeki yüzlerce kağıdı korkudan cam gibi açılmış gözlerle ve salya sümük ağlayarak inceliyor, hepsinde aynı yazının alt alta sıralandığını görüyor, kağıtları etrafa savuruyor, sonra eğilip masanın altındaki kolileri açıyor, oradan binlerce kağıt çıkarıyor ve hepsinde aynı yazıyı görüyordu.

    Sahne, Overlook isimli ıssız ve devasa bir otelin loş ve geniş bir salonunda geçiyordu. Masa salonun tam ortasında duruyordu. Kocası son romanını daha rahat yazabilsin diye, onca fedakarlığa katlanarak küçük çocuğuyla birlikte otele yerleşen Duvall'in, onun bir cinnetin kucağına düştüğünü keşfettiği bu sahne, en aklı başında adamın dahi uykularını kaçıracak bir sertliğe sahipti. Filmin Türkçe versiyonuna CİNNET adının verilmiş olması boşa değil.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 22 Şub 2007
Mesajlar: 14
Ben "Charlie Chaplin" hastasıyımdır ve en iyi sahneleri "The Great Dictator" 'deki Hitler'in Dünya modeliyle oynama bölümü sanatsal olarak iyi bir sahnedir ama benim en sevdiğim sahnelerden biride "V For Vendetta" 'da V'nin insanları örgütleyerek kendi kıyafetlerini ve maskelerini giydirdiği bölüm ve "Sayın Dikta'yla" bir metroda konuşma sahnesiydi sahnenin sonunda söyledikleri beni çok cezbetmişti ... ;

Dikta: Niye Ölmüyorsun Sen
"V": Bu Giysilerin İçinde Düşüncelerden Fazlası Var Sayın Dikta Ve Düşünceler Öldürülemez... Cool
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Webmaster

Kayıt: 31 Ağu 2006
Mesajlar: 204
Gladyatör filminin birçok sahnesi unutulmaz bence...Ama en etkilendiğim sahnesi öldüğünde, eşine kavuştuğu zamandır. Gözyaşlarımı tutamamıştım çok iyi hatırlıyorum...

Titanic filminin de ayrı bir havası var zaten, filimde işlenen aşk konusuna, ben başka filmde rastlamadım. Yine bu filmden de sayısız unutulmaz sahne vardır. Ellerini açtıkları zamanki sahne, Kate Winslet'in sesini duyurması için düdüğü çaldığı sahne... El ele tutuştukları ve Leonardo'nun okyanusun derinliklerinde kaybolduğu sahne... Anlatılmaz, Yaşanır türünden bir film bu işte...





Tabi bir de gerilim olarak The Shining i unutmamak lazım. Kilgarvan, gerçekten de gerilim olarak bu filmin üstüne film tanımam ben. Her sahnesinde ödüm b....ma karıştı yani... eek  



Şu yukarıdaki kapıyı kırdığı sahnesi de Müthişti!  eek Kadın korkudan öldü öldü dirildi... (Benim durumum da farklı değildi)
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 19 Şub 2007
Mesajlar: 16
etkilenme konusunda kafamda tonla sahne döndü ama birçok sahnesiyle içimi ürperten v for vendetta ilk sırayı çekiyor sanırım : ) hımm onun da en çok etkileyen sahnesi(karar vermekte çok güçlük çekiyorum ama drizzt'in de dediği gibi) maskesinin ardında bir yüzden fazlasının yani bir fikrin varolduğunu açıklayıp creedy'i gırtlakladığı sahneydi sanırım. ikinci olarak da yutkunamadığım boğazımda hep bir yumru gibi kalan film olarak ağır roman dönüp duruyor kafamda. tıbı'nın atını ve kendisini altın vuruşla öldürdüğü sahne hala içimi burkuyor. sonraaaa hımm... donnie darko'nun sonlarında bir yerde donnie'nin yatağında attığı kahkaha hala kulaklarımda Shocked

_________________
come here and tell me a fairy tale... i need to hear it, i need to believe it...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 24 Şub 2007
Mesajlar: 7
en çok etkilendiğim film son samuraydır, belli bir sahnesi yoktur, tamamen gözlerim kıpkırmızı izlemişmdir...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 15 Şub 2007
Mesajlar: 122
Konum: Oturma odası
Bahsediceğim sahne bi filmden değil diziden ama beni gerçekten çok etkiledi.
Hatırla sevgili dizisinin geçen haftaki bölümünde Ahmet sevdiği kız Yasemini yeniden birlikte olmaya ikna etmek için peşinden kayseri ceza evine kadar gider. Müdürün odasında beklerken karşı pencerede sevdiği kadının en çok güvendiği insanlardan biriyle evlendiğini görür bağırır bağırır ama nafile. Çok acıklıydı ya...

Tamam tamam biliyorum ben iflah olmaz romantiklerden biriyim.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
Üye
Üye

Kayıt: 22 Şub 2007
Mesajlar: 10
painted veilde de harikaydı gene ve unutmaylm kendinin yönetip aynı zamanda oynadığı keeping the faith var (aramızdaki sarışınSmile) tabi onu ünlü yapanı unutmadan muhteşemdir...sevgil pskopatımız Aaron Stampler ...primal feardan (1996dan:))
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 08 Mar 2007
Mesajlar: 24
Sapık'ta Marion'un zimmetine geçirdiği paralarla kaçarken Patronuna rastladığı sahne,her seyredişimde beni yerimden zıplatır,Ya Norman BATES'İN arabayı suya ittikten sonraki bakışları,Dedektif Arbogast'ın merdivenlerden çıkışı ve saldırıya uğraması(kamera nasıl birden açı değiştirir)Saymakla bitmeyecek,üstelik sırada Üstadın diğer filmleri var.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 02 Mar 2007
Mesajlar: 158
Konum: Ankaranın Dorukları
Yüzüklerin efendisinden etkileyici sahneler:
-Evet haldir katııyorum ayrıca
Gandalfın Minas tirithten çıkıp nazgulleri kovması(kutsal asasından çıkan ışığıyla)
Birde 2nci filmde sanırım legolas bi yerde durup kollarını açıp deli gibi ok atıyordu sanırım kurtlar saldırdığında.O sahnede hafızama kazınmış sürekli canlanıyo Very Happy

_________________
My might is your despair..
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 04 Eyl 2007
Mesajlar: 42
Konum: forgotten realms...
star wars ep:3 sith in intikamı

ve anakin skywalker yani adıyla darth vader jedi tapınağında.
kücük jedi---anakin usta şimdi ne yapıcaz sayıları cok fazla.diyo ve anakin ışın kılıcını çıkartıyo...orası gözlerimden yaş getirecek kdr etkileyen bi sahnedir beni...

_________________
gün ışıklarının sürüklediği o kaçınılmaz alacakaranlığa doğru korkmadan yürüyorum ve ben ölüyorum...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 16 Eyl 2007
Mesajlar: 10
william ın özgürlük diye bağırması
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 01 Ekm 2007
Mesajlar: 10
Konum: aşıklar zinandanında müebbetim
sirius black in yok olduğu sahne:(  okurken bile bi acayip olmuştum Sad
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 05 Ekm 2007
Mesajlar: 19
Konum: Underneath the cyanide sun
V'nin "Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var, ve fikirler kurşungeçirmezdir!" i söylediği an gerçekten çok etkilenmiştim..harikaydın V Wink

_________________
..so drink to forget and drown all your sorrow bury your dreams choose mind refinery..
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 16 Eyl 2007
Mesajlar: 10
1-magneto nun getto daki (çocukluk zamanı) ailesi ile ayrılık  sahnesi
2-villiam vallece ın özgürlük diye haykırışı
3- bu benim favorim american history x te edvard herifin ağzını kaldırıma yerleştirip kafayı ayağı ile eziyo ıııııığğğğ olmak o anda süper abi gerçekten
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Yönetici

Kayıt: 02 Ekm 2006
Mesajlar: 887
Baltazar Kabaklıyan'ın, "Trilop Turilambis'in Hayatı" isimli filminden bir sahne anımsıyorum; Tiri Vırışka isimli bir kız çocuğu amcasının kucağından düşüp kafa üstü mermere çakılıyordu. Mermer Bohemya'dan gelmişti ve kızın amcası baytardı.

Film bu sahneyle sona ermiyordu tabii. Sonraki sahnede bir tren gara giriyordu, bir başka tren de gardan çıkıyordu. İki tren arasında nereden baksanız bir metre mesafe vardı. İki sahnenin üst üste verilmesi hakikaten pek mânidardı. Ama ben hiçbir mânâ çıkaramadım.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Resim Yükleme Paneli


Lütfen Yüklemek İsteğiniz Resmi Seçin

Yeniden Boyutlandır?
Resim yüklendikten sonra karşınıza çıkacak ekrandaki Hotlink for forums (1) linkini foruma kopyalarsanız resim forumda gözükecektir.
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Fantastik Edebiyat Forum Forum Ana Sayfa -> FANTASTİK SİNEMA
Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki

 
  
   
   
Copyright © 2006 FANTASTİK EDEBİYAT. Telif Hakları FANTASTİKEDEBİYAT.COM ' a Aittir.
Tasarım & Kodlama : Arttech İnternet Hizmetleri