| |
|
 |
|
| Yazar |
Mesaj |
|
Üye
| Kayıt: 21 Ekm 2006 |
| Mesajlar: 42 |
|
|
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 12 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 40 |
|
|
|
bencede... 11.11.2007, 19:22 |
|
|
artık herkes paranın peşinde... bazen diyorumda çok iyi kitaplar çıkmasa dahamı iyi ourdu acaba.. mesela ben shannaranın yeni kitabına başladım.. eski seriler daha iyi gibiydi.. duruidlerin olduğu dönemler.. büyünün hassas olduğu zamanlar... hüküm süren krallıklar.. gibi gibi...
ben öle düşünüyorum.. olası bi durummu ki.. |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 08 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 26 |
| Konum: İstanbul |
|
|
re: 12.11.2007, 6:43 |
|
|
Gerçektende çok azaldı ama azalan fantastik kitaplar değil okunacak kalite ve güzellikte fantastik kitaplar. Bunu ama birkaç nedene bağlamak olmaz. Birçok nedeni var hepsini saymakta olmaz  ... |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 12 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 40 |
|
|
|
kesinlikle doğru... 12.11.2007, 14:48 |
|
|
ama bizim çevrede bir söz vardır... sorunu söylemek yetersizdir.. çözmek için yollar da sunmak o sorunun yarısını çözmeye yardım etmek demektir..  ) |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 12 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 40 |
|
|
|
saygılar.... 12.11.2007, 20:22 |
|
|
üzüklerin efendisi gibi bir kaç kitabı inanın sadece kendi sevidğim hayatımdan uzaklaşıp yaşamak istediğim hayat için okyorum... ama kaç kere aynı kitabı okuduğumu hatırlamıorum.. harry potter mesela.. yaşadığım okulun aynı hayatı gibi..  ve daha niceleri..  ) |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 12 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 40 |
|
|
|
.. 12.11.2007, 23:03 |
|
|
ama ilk bu konuya başlarken demiş ya.. şimdi daha az yayın evi çıkarıyor die.. iş mafyanın eline düşmüş olmasın sakın...  ))) olamasmı.. türkiyem ırkların topluluğu... herşey olası... |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 08 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 26 |
| Konum: İstanbul |
|
|
... 13.11.2007, 5:58 |
|
|
Şimdi biraz ayp olacak ama sana çocuklarımı anlatamayacağım hsk3437.. Doğal olarak neden diye soracaksın
Çünkü ben Shannara serisini 3 yıl önce okudum ve o zamanlar daha o seri çıkmamıştı sonra araya Ejderha mızrağı,Unutulmuş Diyarlar,Ölüm Kapısı,Gedik Savaşları,Perg Efsaneler vs... girdi şu aralarda mali durum kötü olunca alamadım.
Açıklama yaptım çünkü nick'imden dolayı bilmem gerektiğini düşüne bilirsiniz bende bilmem gerektiğini hissediyorum  |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 12 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 40 |
|
|
|
bence de.. 14.11.2007, 14:10 |
|
|
ama benim hayatımdan nefret ettiğim zamanlarda tek dostlarım elfler... cüceler.. pelerinli insanlar.. gizlenmiş yaratıklar.. BÜYÜCÜLER.... sihirli asalar gibi şeyler... daha sayarım... hayal dünyam inanılmıcak kadar genişledi sanırım..  ) daha da genişletebilirim..  ) olayulara hep farklı yönlerden bakabiliyorum bu sayede.. iyi varsın..  )) araştıralım geliştirelim.. sonra paylaşalım..  ) benim bi düşüncem var mesela.. bir çok kitabın korsanı çıkıo dimi.. ama fantastik kurgu hiç çıkmıyor.. çıksa bile harry yada tolkein.. ederine değil pahalıya satılıyo.. bizde orjinal kitap alınca -mesela benim çevremde- enayi oluyorum.. yani sanrım gidişat bisi soğutuyor olabilirmi..:S |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 12 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 40 |
|
|
|
|
|
|
 |
|
Yönetici
| Kayıt: 02 Ekm 2006 |
| Mesajlar: 773 |
|
|
|
FANTASTİK KURGU... 14.11.2007, 22:36 |
|
|
Önce iki şeyi birbirinden ayıralım; "Fantastik Edebiyat" ve "Fantastik Kurgu." Burada fikir beyan eden arkadaşlarımın önemli bir bölümünün, Fantastik Kurgu romanlardan söz ettiklerini sanıyorum. Aksi takdirde kimse Poe'nin, Lovecraft'ın, Stevenson'un, Wells'in, Chesterton'un, Borges'in, Papini'nin, Bierce'in "çocuksu" olduğundan dem vuramaz. Mezkur isimlerin derinlikleri, sizin nice babalarınızı ciddiyet tufanına tutmaya kâfidir. Fantastik Edebiyat'ın bir alt türü olan Fantastik Kurgu romanlara gelince...
Bunlarda "çocuksu" bir hava sezinlendiği aşikar. Çocuksu algılanıyor olmalarının başlıca sebebi, sahiden çocuksu olmalarıdır. Fakat fantastik kurgu daima çocuksu olmak ve belli yaştaki insanlara hitap etmek durumunda mı? Hayır! İleri yaştaki insanların da ilgiyle okuyacakları fantastik kurgu romanlar yazılabilir. Hepsinden mühimmi şudur;
Bu disiplin, gerçek bir "edebi disiplin" olarak tescil edileceği ve saygın edebiyat çevrelerince kaale alınacağı günleri bekliyor. Bunun için büyük, çok büyük, ABİDEVÎ eserlere ihtiyaç var. İster kabul edelim, ister etmeyelim, günümüz fantastik kurgu yazını, bu ağırlığı çekmekten, bu saygınlığı hak etmekten fersah fersah uzaktır. Kitlelere erişmeyi başaran birkaç seri dışında -ki onların da edebi nitelikleri daima tartışma konusu olmuştur- bu sahada nitelikli eserlere rastlamak güçtür.
Dünya genelindeki bu güçlüğe, ülkemizde bir başka güçlük daha ekleniyor; fantastik Kurgu geleneği, ülkemize daima yaban diyarlardan geldi ve kendi mayamızla yoğurduğumuz hakiki sanat eserlerinden, bilinçli yahut bilinçsiz biçimde mahrum bırakıldı. Bu yüzden Türkçe'nin söyleyiş güzellikleri ve dillere destan musıkisi, bu eserlerde layıkıyla temsil edilemedi, kendisine, gençlerimizin körpe dimağlarına akabileceği elverişli mecralar bulamadı. Piyasadaki yüzlerce lezzetsiz çeviri arasından, dişe dokunur ve esinlenilmeye değer iki cümleyi arayın ki bulasınız.
Bir sürü uyduruk isim, bir sürü ipe sapa gelmez basmakalıp, son derece özensiz ve kuru bir dil ve kısa yoldan köşeyi dönebilmek için boş zamanlarında ikinci sınıf yayınevlerine uyduruk romanlar kakalayabilmek için beyhude ıkınıp duran düzinelerce gebeş Anglo Sakson emeklisi.
Ağzından türlü çeşit alevler fışkırtan iki üç ejderhayla ve birkaç abuk subuk büyüyle kotarılmaya çalışılan dandik maceralar, götü göbeği kas bağlamış, sarı saçlı mavi gözlü kokanalar, abuk subuk zamane Don Kişotları, zamane Dulcineaları, ve fakat daima Elfler, cüceler, devler, daima aynı olaylar, aynı kurgular, aynı haritalar, aynı göller, dereler...
Ülkemizde bu işi, "sözüm ona" başarmaya çalışan kimi saygıdeğer yazar müsveddelerimiz de, fantastik kurgu roman yazacağız diye ellerine kalem kağıt alıp, çocuklar gibi saçma sapan haritalar çiziyor, saçma sapan isimler yumurtluyor ve haminnelerinin çizdiği yolda şaşmadan ilerleyerek; "Türkiye'nin İlk Fantastik Kurgu Roman Yazarı" nev'inden içi boş unvanlarla avanaklar gibi avunuyorlar. Birbirinden boş hayallerle kurdukları iskambil kuleleri yerle yeksan olunca da, nedendir; kendi davalarını evvela kendileri unutuveriyorlar. Fantastik kurgu, kısa yoldan köşeyi dönme kültürünün bir parçası değildir ve olamaz.
Gençlerimizi bu fasit döngüden, bu hayal cenderesinden nasıl kurtarırız, bilemiyorum ama bu kafayla ilerlediğimiz sürece durduğu yeri eşindiren değirmen eşeklerinden farkımız kalmayacak. Fantastik Kurgu yazınımızın amudî bir yükselişe ihtiyacı var. Tanpınar'ın, içime dokunan bir sözünü anımsıyorum; "Şiiri biliyorum, fakat onu başaramadım."
Tanpınar'a katılmıyorum; ardında hatırı sayılır bir poetika bıraktı. Fakat bu sözü kendime mikyas kılıyor ve yetmiş yaşımda; "Fantastik edebiyatı ve fantastik kurguyu biliyorum, fakat onu başaramadım" dememek için, gerekli hâl çarelerine başvurmaya çalışıyorum.
Açıkçası bu alan, benim için aman aman bir cazibe taşımıyor. Ama bu konuda sarf ettiğim onca mesaiyi, gençlerimize timsal olacak ve ardında sadık tilmizler bırakacak güzel bir fantastik kurgu serisi kaleme alarak taçlandırmayı çok isterdim.
Böylesine büyük bir işin üstesinden gelebilmek, benim gibi bir insan için öyle kolay bir iş değil. Fakat bunun için ortak bir çalışma yürütülebilir. Kimi arkadaşlarımız forumumuz çatısı altında ortak bir iş kotarmaya soyundular ve bana da pek nazik bir teklifte bulundular. Onlara katılıp katılmama konusunda henüz kat'i bir karar vermiş olmasam da, meseleyi ciddiyetle düşündüğümü ve mevzua sarâhat kazandırmak için şu günlerde hatırı sayılır bir mesai sarf ettiğimi bildirmek isterim.
Genel anlamda fantastik edebiyata gelince... O bambaşka bir konu ve beni öncekinden çok daha derin biçimde alakadar ediyor. Fakat ziyadesiyle yazmış bulunuyorum. Onu da başka zaman anlatırım. |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 12 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 40 |
|
|
|
... 15.11.2007, 1:15 |
|
|
çok etkilendiğimibildirmekten onur duyarım.. nedense içimde her zaman olduğu gibi yardımlara açığım demek geliyor.. eğer isterseniz katkıda bulunmaktan kaçınmam.... saygılar HŞK |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 12 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 40 |
|
|
|
... 17.11.2007, 21:31 |
|
|
millet!! benim duyduğum kadarıyla el yazması kitaplar dolanıyormuş.. müsvedde gibi.. alanlar var.. yada çok eski kitaplar... benim bilmediğim.. ki kendime kitap konusunda güvenirim.. bunları bulabilicem bir yer bilen varmı... |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 02 Mar 2007 |
| Mesajlar: 160 |
| Konum: Ankaranın Dorukları |
|
|
Hmm 17.11.2007, 23:29 |
|
|
Bende bırakacağımı sanmıyorum ve 50 60 yaşında tanıdıklarımda var fantastik delisi kişiler  ama bende ilerde bir stephen king veya ne bilim bir tolkienin değerini hiç bi zaman amaan çocuktuk küçüktük aklımız hayale gidiyodu okuyodum diyemem gerçekten çok kıymetli  |
_________________ My might is your despair..
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 20 Ksm 2007 |
| Mesajlar: 8 |
| Konum: hiçlikten olusmus varlık diyarı |
|
|
konu devam eder 21.11.2007, 16:15 |
|
|
fantastik edebiyat dünya üzerinde yaşayan çoğu kişi tarafından kabul görmüş olsada diğer bir yandan çoğu kişi tarafından da ucuz, bayağı bir edebiyat türevi olarak görülmektedir. her edebiyat türünde olduğu gibi fantastik edebiyatta içinde çok ucuz yapıtlar bulundurmaktadır, hatta ve hatta diğerlerine nazaran daha da fazla bulundurmaktadır. bunun sebebi ise fantastik edebiyatın kullanılabilirliği ve yazın şeklinin düşürülebilmesinin kolay olması ile daha büyük bir kitleye hitap edebilme şansıdır. bir kitapçıya, misal dost kitabevine, girdiğimiz zaman fantastik edebiyat için ayrılmış bölüm azımsanmayacak derecede büyük bir yer kaplar. eline kalemi kapan çoğu kişi öncedende söylenmiş olduğu gibi yazısının içine iki elf, bir cüce, sorunlu bir insan şehri, üç-beş de tanrı ismi koyar ve bunların ne olduğunu, neden öyle olduğunu, nerden geldiğini açıklamaksızın bir fantastik edebiyat yazını yaratabilir sanılıyor. bu sebepten olsa gerek birçok dünya yaratılmış ve bunların hakkında birçok hikaye yazılmıştır ve ne yazıkki bunların çoğuda bayağı hikayeler olagelmiştir. yazarların para kazanma arzusu ne yazıkki en çok bu edebiyat türevinde kabarmıştır. çünkü yazarlarda biliyorlardır ki 2-3 kitabı iyi çıkardıktan sonra bu seriyi 9 kitap yaparlarsa belki ilk birkaç kitap kadar satılmayacaktır ancak "hazır başlamışken bitireyim" zihniyetinden olsa gerek oldukça yüksek oranda satılacaktır. ammavelakin unutmamak gerekir, üzerinde çalışılan şey edebiyatın bir türevidir, bundan sadece fantastik edebiyat zarar görmeyecektir, bundan diğer birçok türev zarar görecektir.
bunların yanısıra fantastik edebiyat sadece geçmişte, kılıçlı, kalkanlı hikayelerden ibaret olamaz. fantastik edebiyat bir kurgu ise bu kurguyu genişletmek, geliştirmek yazarın hayal gücüne bağlıdır. gelecek zamanda, ulaşılamamış anda geçen fantastik edebiyat türevlerinin birçok örneği olduğu gibi bu edebiyat türevinde genel kanıya ulaşıldığı gibi sadece savaşlar yer almamaktadır. bu tip yazınlar politika, bilimsel tartışmalar ve çoğu zaman dinsel tartışmalar v.b. konular içerebilir. politikayı, siyaset kullanımını içinde en iyi barındıran örnek ise büyük bir ihtimalle david eddings'in elenium ve tamuli üçlemesidir. fantastik edebiyat ne kadar j.r.r. tolkien tarafından geliştirilmiş ve insanlara daha iyi tanıtılmış olsada, kökü mitlere, folklara dayanır. homeros'un ilyada'sından tutunda, çerkes mitlerine, nordic ve germen mitlerine, pers hikayelerine, helen hikayelerinden, antik anadolu medeniyetlerinin mitlerine, arap inançlarına, türk mitine ve hatta ortaçağ hikayelerine kadar birçok kökü içinde barındırmakta ve bunlardan beslenmektedir. sadece mitlerden, temelsiz hikayelerden ve inançlardan değil aynı zamanda gerçek tarihdende beslenebilrmektedir bu tür. en basit örnek olarak j.r.r. tolkien yüzüklerin efendisi eserininin basımından yıllar sonra şöyle bir açıklama yapmıştır, kendisinin bu eseri yazarken gençken yaşamış olduğu, görmüş olduğu savaşlardan yola çıktığını anlatır. birinci ve ikinci dünya savaşlarından yola çıkarak yazmış olduğu bu eserde, saf kötülük olarak nitelendirdiği sauron'un aslında güç açlığına yenik düşmüş melkor'un baş hizmetkarıdır. shire'ı ve hobbitleri ise kendi toprakları, ingiltere içinde yaşadığı bölge olarak nitelediğini söylemiştir kendisi.
topraklarımızda ise fantastik edebiyat türevleri (mitlerimiz dışında) ozanlarımızın anlattığı ve divan edebiyatı içindeki inanılamayacak, cinli, perili masal ve hikayelerle başlamıştır. ancak ne divan edebiyatımızdan, ne de halk edebiyatımızdan günümüze yeterli sayıda örnek kalmamıştır. ancak yanılmıyorsam 1700'lü yılların ikinci yarısından bir yazar göze çarpabilmektedir. kendisi giritli ali aziz efendi'dir. kendisinin muhayyelat i aziz efendieseri ile bir eseri daha dilimize çevrilmiştir. yazar eserlerinde alengirli, kafa yorucu (günümüze nazaran) bir dil kullanmasına rağmen, yaratmış olduğu kurgu bu ağırlığı bir nebzede olsa yok etmiştir. son dönemde ise (ne yazıkki okuma fırsatı bulamadım) barış müstecaplıoğlu'ndan oldukça söz edilmektedir. bunların yanında ihsan oktay anar'da eserlerinde fantastik kurgu öğesi oldukça fazla bulundurmuştur.
kısacası fantastik edebiyat sadece büyücüler, tanrılar, kılıç-kalkan ekibi gibi şeylerden ibaret değildir. sadece bunlardan ibaret yazınların ise bu türe dahil edilmemesi gerekir. bu tür yazınlar bir açıdan kolay para kazanma yoluna girişmiş kişilerin fantastik edebiyat olarak insanlara kaktırmaya çalıştığı lekelerdir. bir fantastik edebiyat yapıtı yaratmak iyi bir hayalgücü gerektirdiği kadar, aynı zaman mantıkda gerektirir, en azından olayın geçtiği şehrin neyle geçindiğini, ekonomisini, insanlarının inançlarını, politik düzlemde oynanan oyunları ben bilmek isterim ve bunlar o hikayeyi azda olsa şekillendiren unsurlardır. fantastik edebiyat aslen günümüz değişik bir yansıması olarak algılanmalıdır ve eserler de günümüzü yada geçmişi yansıtabilecek nitelikte olmalıdır. |
_________________ Karanlık sardı beni
İçindeyim karanlığın
Ama görebilyorum sanki
bir ışık var gibi etrafı
karanlığın içinde
bu karanlık, ölüm karanlığıdır bence
baska bir karanlığın içinde göremezdi gözlerim
bu karanlıktaki hayatı...
|
|
|
|
 |
|
|
|
Powered by phpBB © phpBB Group
|
|
|
| |
|
|