Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
Sayfaya git 1, 2  Sonraki
» BİLGİSAYAR
Yazar Mesaj
Yönetici

Kayıt: 02 Ekm 2006
Mesajlar: 899
Dünyaca ünlü Edge dergisi okurları, dünyanın gelmiş geçmiş en iyi on bilgisayar oyununu seçmiş. Milliyet gazetesinin internet sitesinde haber başlığını gördüğümde; "Eğer Resident Evil yoksa, ben o listenin içine sıçayım" dedim ve haberi okuduğumda Edge dergisi okurlarının beni yanıltmadıklarını, bence gelmiş geçmiş en iyi bilgisayar oyunu olan Resident Evil'i, hiç değilse ikinci sıraya yerleştirmek lütfunu göstermiş olduklarını gördüm. Tam liste şöyle;

1. Legend of Zelda: Ocarina.
2. Resident Evil 4
3. Super Mario 64
4. Half Life 2
5. Super Mario World
6. Zelda: A Link to the Past
7. Halo: Combat Evolved
8. Final Fantasy XII
9. Tetris
10. Super Metroid

Listede yer alan "Halo: Combat Evolved" dışındaki tüm oyunları görmüş biri olarak listenin pek fena olmadığını söyleyebilirim. Ama eğer listeyi ben hazırlasaydım muhtemelen aşağıdaki gibi olurdu;

1. Resident Evil 2: Serinin herhangi bir oyunu da olabilirdi. Ama bence Resident Evil efsanesi ikinci oyunla başladı. Resident Evil 2 daima bir efsane olarak kalacak.

2. D: Ne yazık ki, bu muhteşem Play Station oyununu Türkiye'de bilenlerin sayısı pek az. Çünkü ülkemizde hiçbir yerde satışa sunulmadı. Benim elime de tamamen tesadüfen geçti. Playstation oyunlarının tek CD'yi bile zor doldurduğu bir devirde 3 CD'lik kapasitesiyle akıllara sezâydı. Bir psikopatla birlikte devasa büyüklükte bir hastanede tek başınasınız, yaptığınız her hareket olağanüstü bir incelikle grafikleştirilmiş. Herhangi bir kapıyı mı açmak istiyorsun, elini uzatıyorsun, kapı kolunu usulca çeviriyorsun, gıcırtılar eşliğinde açılıyor, içeri giriyorsun. Bir çekmeceyi mi açmak istiyorsun, kezâ. Bu oyunu tasarlayanların birer grafik manyağı olduklarından eminim.

3. Silent Hill 1: Serinin tüm oyunları harika ama Silent Hill 1, henüz açılış demosundan itibaren gerek genel atmosferiyle, gerek müzikleriyle insanı derhal sarıveriyor.

4. Alone in the Dark: Serinin hangi oyunu olsa olur. Adı neyi söylüyorsa, içeriği de oydu. Bu oyun bir harikaydı.

5. Nightmare Creatures: Düşünün ki, yüz elli yıl önceki Londra'dasınız. O sokaklarda, o yollarda, caddelerde, tünellerde, gizli geçitlerde, parklarda, müzelerde, tarihi binalarda, kiliselerde dolaşıyorsunuz ve tüm ortam aslına birebir uygun olarak, olağanüstü derecede başarılı grafiklerle canlandırılmış. Ama bu şehri bir de, türlü çeşit fantastik yaratıklar sarmış. Deli doktorlar, karın deşen katiller, iğri büğrü devler, ejderhalar, çeşitli yaratıklar. Üstelik kahramanımız son derece kıvrak dövüş hareketleri yapıyor, türlü çeşit silahlar (hepsi de klasik usül silahlar) elde ediyor ve kullanıyor. Daha ne istenir.
  
5. Warcraft 2: Grafik bakımından Warcraft 3 çok daha başarılı. O oyunu oynayacağım diye bilgisayarım çöktü. Ama Warcraft 2 daha iyi kurgulanmış bir oyun.

6. Spyro The Dragon: Çocuksu grafiklere sahip oyunların en zevklisi, en eğlencelisiydi. Bir masal diyarında gezip dolaşmak, her deliğe girip çıkmak, her yerde birbirinden komik masal kahramanlarıyla karşılaşmak isteyenler için birebir bir oyundu.

7. Boogerman: Çocukluğumun oyunu. Sega Mega Drive için hazırlanmış en keyifli, en komik oyunlardan biriydi. Kahramanımız kirli sakallı, göt göbek bağlamış, çorabının ucu yırtık, pespaye bir hödüktü. Kırmızı bir pelerini vardı, yol boyunca kuru fasulye konservesi topluyor, bunları keyifle yiyor, düşmanlarını geğirerek ve osurarak yok ediyordu. Daha bir gürültülü geğirmek ya da osurmak istediğinizde tuşa birkaç saniye basılı tutmanız yetiyordu. O zaman düşmanına arkasını dönüyor, domalıyor, kıçı balon gibi şişiyor, sonra da ZOOOOORRRTTTT! diye osuruyor, ortalık toza dumana boğuluyordu. Geğirmesi ise ayrı alem. Üstelik kahramanımız midesinde yeterince gaz biriktirdiğinde kıçından osura osura havalanabiliyordu. (Hamdi Alkan'ın, Gazman tiplemesinin buradan aşırdığından eminim). Dahası var; elini burnuna sokup şöyle güzelce bir karıştırıyor, çıkardığı bir tomar sümüğü muhatabının ağzına yüzüne sıvıyordu. Daha ne olsun.

8. Alex Kid The Miracle World: Kabul ediyorum, bu, duygusal bir tercih. Oynadığım ilk ciddi bilgisayar oyunuydu. Sega Master System'le birlikte veriliyordu ve o zaman için idolümüzdü. Arkadaşlarla toplanıp saatlerce güle oynaya Alex Kid oynardık. Ne günlerdi.

9. Sonic 3D Blast: Yine duygusal bir tercih. Sega firması giderek güç kaybediyor, can çekişiyordu. Bu yüzden son çıkardığı Mega Drive ve Genesis Nomad (Mega Drive'in renkli ekranlı, taşınabilir versiyonuydu) makineleri için elinden gelen tüm imkanları seferber ederek ilk kez üç boyutlu bir oyun çıkardı ve elbette kendi maskotu Sonic'in oyununu yapmayı yeğledi. Sega, gerçekten muhteşem bir iş çıkarmıştı. Genesis Nomad'ın olağanüstü derecede parlak kristal ekranında Sonic'i üç boyutlu takip etmek tadına doyulmaz bir zevkti. Hele oyun içinde bir müzik vardı ki, oynadığım yüzlerce bilgisayar oyunu içinde hafızama kazınmış tek parçadır ve ne zaman anımsasam tarifsiz bir kedere boğulurum.

10. Tetris: Belki birinci sıraya bile konabilir. Rus icadıdır ve gerçekten bilgisayar oyunları tarihinin en akıllıca, en dahiyane keşfidir. Başarısı inkar edilemez.

Haydi! Siz de kendi listenizi yapın.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Misafir

Benim listem de sektörel olsun. Smile
Futbol oyunlarının en iyisi olarak Winning Eleven 4'ü seçiyorum. PS 1in oyunuydu.
Yazılar, Japoncaydı, spiker Japonca konuşuyordu, ayrıntılar WE11deki gibi değildi, ama ilk göz ağrımdı. Onu oynadıktan sonra pek çok arkadaşım gibi ben de bir daha Fifa oynamadım.

Çatışma oyunlarında en iyi oyun ödülü Quake 3'e gidiyor. Ancak, bu oyun asıl multiplayer oynanırsa tadından yenmez. Sayesinde Bir daha Half Life oynamadım.

Araba yarışlarında bir numaram Burnout 3. (Need for Speed'in hiç bir versiyonunu bir daha oynamam dedirten bir oyundur) Bu oyunda yarış sırasında karşı yönden gelen araçlara ne kadar yakın geçersen o kadar çok puan alıyorsun. Yine aynı yarış sırasında yanlamalar, rakibi saf dışı bırakmalar, ve artistik hareketlerden puan kazanıyorsun. Kazandığın puanları da anında nos olarak kullanıp müthiş bir hıza yükseliyorsun.
En güzel tarafı da, rakiplerin müthiş zeki oluşu. Ne çok gerilerde kalıyorlar ne de çok önlerde. (tabii ben hep kazanmanın bir yolunu bulurum Smile) Bir defasında tam önümde bir başka arabayla tampon tampona yarışıyorduk. Bizim ilerlediğimiz caddeyi kesen başka bir caddeden aniden çıkan bir tır rakibimi süpürüp alınca, liderliğe yükselmiştim. Yeni araba ve pistler için de müthiş zevkli kısa yarışmalar var. Caddedeki hareket halindeki araçlara en fazla zarar verme gibi... Hatta arabanı hava uçurabiliyorsun bile... Çok mu vahşiyim? Twisted Evil

Neyse bu oyuna fazla daldım.

Oblivion Elders Scroll 4 oyununu çok az oynayabildim ama RPG alanında Ice Wind Dale ile kapışabilir sanırım. Ice Wind Dale kardeşimin fantastik kurgu okumaya başlamasına sebep oldu.

En iyi fragman ödülünü World of Warcraft 3'e veriyorum, fakat fragmanın oyunun kendisinden çok çok daha güzel olduğunu düşünüyorum.

Age of Empires de fena değildi hani... Ama, Rome Total War strateji oyunlarında başı çeker sanırım...

Klasiklerden de Sonic ve Mario bu yılın onur ödülü kazanan oyunları oldu.
Misafir

Bu başlık benim aklıma nasıl gelmedi yahu Very Happy  

Alex Kid Master system 2 nin kendi hafızasında vardı, sınırlı sayıda oyunum olduğu için deliler gibi oynardım onu. Çok ilerledim ama hiç bitiremedim Sad  (Bitirenin gördüm ama)

Strateji oyunları dalında sanırım Age of Empires ilk göz ağrım fakat Sanırım Total war serisi ve özellikle de Medieval Total war çok önemlidir.

Blizzard ne yaparsa güzel yapar diyorum, listede Starcraft'ın olmamasını hayretle karşılyorum.

RPG dalında Baldur's Gate 2'yi tek geçerim; müzik, kurgu, atmosfer, oynanış... Her şeyiyle müthişti. Ayrıca Level dergisinin bir oyuna verdiği en yüksek puan bunundu bir zamanlar. Bundan daha iyisi olduğu konusunda zor ikna olurum. Ama Ice Wind Dale de oynanmalı.
Oblivion'un sorunu bence ruhu olmaması

Ayrıca RPG dalında Bard's Tale'e de özel bir ödül verilmeli, müthiş esprilerle bezeli bir oyun ama dövüşler bir yerden sonra sıkabilir biraz.

Neyse aklıma geldikçe devam edeyim, başlığı görünce bir heyecanla yazdım.
Misafir

Lanet NFS Underground 2'yi 4 defa bitirdiğimi hatırlıyorum, Carbon'u oynadığımda bu yüzden kendime kızmıştım. Madem oyun bu kadar dandikti, neden 4 defa bitirdin yahu? Her ne kadar gerçekçi olmasa da, Underground 2 Carbon'dan daha keyifli; çünkü Carbon'un soğuk grafik tasarımı ve pek de uğraşılmamış oluşu insanı rahatsız ediyor.

World of Warcraft 3 maceram da genel olarak okuldan kaçıp tüm gün internet kafede oynamaktan ibaret, fakat her gidişimizde en az 6 saat oynardık. D-Day!! D-Day!! Ulan ne günlerdi...  insane En çok eğlendiğim oyun diyebilirim ama, grafikleri gayet iyiydi. Bir ara Hellnarlar falan rüyama giriyordu, oyunu da fazla kaçırmamalı.

Half-Life desen o da aynı, gerçi o oyun beni pek sarmamıştı; tek eğlenceli yanı 10 kişi birlikte oynuyor oluşumuzdu. Bu arada, Call Of Duty 2 çok daha güzeldir. Renk tasarımını da daha çok beğendiğimi hatrlıyorum.

Battlefield 2 de berbat bir oyun, oynamak durumunda kaldığımda sıkıntıdan patlardım.

Oblivion ise çevremdeki şahıslardan en az 4 tanesini esir almış durumda, ben de itinayla uzak durma eğilimindeyim. Hatta bunda oldukça başarılı olduğum bile söylenebilir.

Tıpkı bir zamanlar Knight Online'ın insanları esir aldığı gibi. Yetmedi, kalkıp bir de para bayıldılar account alabilmek için. Sonra o dandik oyunu oynadıkları için amma pişman olmuşlardı. Hatta öyle bir oyun daha var: Ultima Online. Rezalet...  

Ben başka bir şeyler daha oynamıştım ama aklıma gelmiyor şimdi... Hafıza meselesi.
Misafir

StarCraft, Diablo II, WarCraft III : sayısız oyuncuyu deli gibi oynatmış ve çıkışlarının üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen oynatmaya devam eden kendi alanlarında birer başyapıt, blizzard klasikleri
Misafir

Ben asıl Hükümran Senfoni'yi merak ediyorum. Türk yapımı, oldukça iddialılar.

http://www.ceidot.com/
Üye
Üye

Kayıt: 09 Tem 2007
Mesajlar: 51
Konum: hemen arkandayım!
ben yazmassam olmazdı buraya!

öncelikle NoMadRider'ın da değindiği gibi bir Baldur's Gate fenomeni var.. kesinlikle tarihin en önemli 10 oyunundan biri (karakterlerin yol bulma algoritması bile ders olarak okullarda okutulan cinstendi, el çizimi grafikleri hala çok güzel), benim içinse direkman en iyisi...

ikinci sıraya Planescape torment'ı rahatlıkla koyabilirim, o da espri anlayışı ve kurgusu ile ayrı bir efsanedir..

oblivion'ı (şimdi anlatmaya üşeneceğim çeşitli özelliklerinin kurgu ve hikayenin tek başına yetmesini engellemesi ile) ve Ice Wind Dale'i (öylesine hoş bir oyundu tabii o da) ise bu listeye koyamıycam maalesef =)

yarışta NFS underground'u nedense çok çok sevmiştim ama onu da bitirmeden sıkılıp bırakmıştım...

ancak asıl burdan nedense kimsenin bahsetmediği bir PES 6 olayı var ki herhangi bir oyunun üstünde bir yaşam biçimi, gündelik bir alışkanlık olmuştur benim için  
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 15 Tem 2007
Mesajlar: 79
Konum: Muhabbet bağında
Listenin başına Fallout 1 oturur ve de kalkmaz. Benim oynadığım ikinci CFRP'dir kendisi(İstanbul Efsaneleri'nden sonra oynadım). Oyunu oynamaya başladığım an atmosferine öyle bir kapıldım ki, bitirdikten sonra bile yıllar içinde tekrar tekrar oynadım.
Listenin ger kalanı:
2)Quake 1
3)Monkey Island (En sevdiğim 3.sü)
.
.
.
Gerisi mühim değil salla.

_________________
"Sessizce kenara çekilirler, gözlerimle karşılaşmamak için."
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 26 Hzr 2007
Mesajlar: 150
Konum: Ankara!
Fallout serisi,elder scrolls serisi,planescape torment,WoW,guild wars,medieval 2:total war ve dahası Very Happy

_________________
...
Raining blood
From a lacerated sky
Bleeding its horror
Creating my structure
Now I shall reign in blood!...

Angel of death
Monarch to the kingdom of the dead
Infamous butcher,
Angel of Death!

I'm Little Slayer!Smile
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 12 Tem 2007
Mesajlar: 110
Konum: istanbul
öncelikle söylemek lazım ki ASC Games tarafından 98de yapımı sona eren, fantastik kurgu bir "adventure" oyunu olan "Sanitarium" vardır ki 1.5 senedir oyun geliştirme üzerine hayli uğraşan bir programcı olarak söyleyebilirim ki efsanelerin efsanesidir sanitarium.. fantastik kurgunun dibine vurmuş, sizi psikolojik bir maceraya sürüklerken aynı zamanda psikolojinizi bozup sizi dumurdan dumura koşturacak bir oyundur... bu kadar övgünün yanında oyunun eski oluşu (ki burdan bile övgü çıkartırdım ya hadi neyse Smile ) ve çok zor oluşu (bu ben çok sevsem de genel olarak hoşa gitmeyen bir şey oyun endüstrisinde) oyunun genel negatif çizgileri...

sonrakileri kısaca sıralayayım:
-- fallout (gri hacı inanmayacak ama.. wink )
-- Heroes of Might and Magic III ... heroes forever
-- Might and Magic VII (3DO zamanında mükemmeldi, ama dark messiah da şık olmuş)
-- Tomb Raider (Lara zamanında büyük çığır açmıştı)

daha da eskilere gidersek:
-- Castle Wolfenstein (81 de çıktığında herkes şok olmuş, "bu ne be!!" demişVery Happy , türünün ilk örneğidir, Muse Software tarafından AppleII için geliştirilmiş, bildiğiniz yeni wolfenstein ın grafik dışında bütün özelliklerini taşır neredeyse)

-- Volfied : 89 da çıkmış ufacık bir arcade oyunu, ortalıkta pek bilinmese de benim ve binlerce kişinin olmazsa olmaz oyunlarındandır, şiddetle tavsiye ederim...

-- Commandos : Behind Enemy Lines (zamanının en "uykuları kaçıran" oyunu oldu)

yenilerden
-- Medieval II - Total War ... "adamlar yapmış be abi" dedirten oyun:)

ve son olarak da (sanitarium dan sonra tabi ki) en efsanevi gördüğüm, üzerine yorum bile yapılmayacak kadar saygı duyulası başarıya sahip bir oyun:
-- Starcraft ... bir oyun kendisini ancak bu kadar oynattırabilir..
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 26 Hzr 2007
Mesajlar: 150
Konum: Ankara!
Ahh Volfied,ahh sanatorium,ahh starcraftt!Sanatorium müthiştiharikaydı,her türlü iltifatı hak ediyordu,şimdiki adventure'lar yanına bile yaklasamaz,Fallout,o hissi baska hiçbir oyun yasatamaz,müthişti.Command and Conquers serisi mükemmeldi,o ara videolar,konu,Kane( Very Happy )tiberium süperdi

_________________
...
Raining blood
From a lacerated sky
Bleeding its horror
Creating my structure
Now I shall reign in blood!...

Angel of death
Monarch to the kingdom of the dead
Infamous butcher,
Angel of Death!

I'm Little Slayer!Smile
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Yönetici

Kayıt: 02 Ekm 2006
Mesajlar: 899
Sanatorium çok iyi bir oyundur, Myst: Exile'i de unutmamak gerekir.

Bu arada bir ayrıntıyı atlamamak lazım; elbette EDGE dergisinin listesinde yer alan oyunların bir kısmı, beş altı Gb'lık büyüklüklere sahip olan, canavar gibi ekran ve ses kartlarıyla çalışan, teknolojinin tüm çağcıl imkanlarını değerlendiren oyun azmanlarıyla, ne ses, ne grafik ne de oynanabilirlik açısından başedemez. Arada nesil farkı var. Bence her oyun, çalıştırıldığı makinenin imkanlarıyla ve kendi çağının koşullarında değerlendirilmeli.

Aksi halde Super Mario'yu, Warcraft III'ün önüne attığımızda, "güzel" bir tavşanı "güzel" bir aslanın önüne atmış oluruz ki, arslanın tavşanı parçalaması, onun tavşandan daha güçlü olduğunu kanıtlar belki, ama daha güzel olduğunu kanıtlamaz. Oysa ölçmek istediğimiz şey güzelliktir.  

Bu açıdan bakıldığında bence bilgisayar tarihinde en büyük başarı TETRİS'indir.

Diğer yandan bu konuda iki tür liste hazırlanabilir; birincisi, işin tüm püf noktalarını bilen ve künhüne vâkıf olan teknik insanların hazırlayacağı profesyonel listeler.

Diğeri, hazırlanan oyunları yaşamının çeşitli dilimlerinde oynamış ve deneyimlemiş kişilerin hazırladığı "öznel" listeler. Bu durumda kararlarımızı verirken kişisel beğenilerimizden sıyrılmak pek güç olacaktır. Ama hiç değilse çocukluğumuzun efsanelerini yetişkinliğimizin efsaneleriyle aynı kefeye koymamalı ve eğer bizler oniki-onüç yaşlarındayken bir oyun, birçok başkalarının arasından sıyrılıp beğenimizi kazanmışsa, söz konusu oyunu başarılı oyunlar listesine tereddütsüz katmalıyız.

Bu durumda Super Mario benim için Warcraft III'den aşağı kalır bir oyun değil.

Bu arada, arkadaşlarımızın şu ana kadar verdikleri listelerde geçen NFS, Baldur's Gate, Diablo, StarCraft, Fall Out, Sanatorium, Quake, Call of Duty ve Half Life gibi oyunlar, herhalde oyundan anlayan pek az kişinin burun kıvıracağı isimlerdir. Bahsi geçen oyunların, ait oldukları türlerle ilgilenen oyuncular için, türlerinin tüm niteliklerini başarıyla dışavuran mükemmel örnekler olduklarını sanıyorum.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 19 Hzr 2007
Mesajlar: 67
Konum: Kulübeden
1-Civilzation 3-4
2-Heroes Might and magic 3
3-starcraft
4-carmegeddon
5-Diablo1
6-Hellgae:london( daha çıkmadı sanırsam oyun ama genede aldım listeye  roll )
7-Baldur's Gate
8-Wolfenstein
9-Might and Magic VI ( hiçbirinde 6.sı kdar  zevk aldığımı hatırlamıyorum)
10-Quake I-II-III-IV
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
Misafir

KEsinlikle Diablo 1 Smile 2. sini oynayamadim bir turlu ama 1 in yeri hep ayri kalacak bende...
Bir de Doom serisi tabii ki Smile
Üye
Üye

Kayıt: 26 Hzr 2007
Mesajlar: 150
Konum: Ankara!
Warcraft command and conquers serileri,diablo serisi,starcraft,WoW,Baldur's Gate,Civizilation serisi(1-2 oynamadımSad)

_________________
...
Raining blood
From a lacerated sky
Bleeding its horror
Creating my structure
Now I shall reign in blood!...

Angel of death
Monarch to the kingdom of the dead
Infamous butcher,
Angel of Death!

I'm Little Slayer!Smile
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Resim Yükleme Paneli


Lütfen Yüklemek İsteğiniz Resmi Seçin

Yeniden Boyutlandır?
Resim yüklendikten sonra karşınıza çıkacak ekrandaki Hotlink for forums (1) linkini foruma kopyalarsanız resim forumda gözükecektir.
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Fantastik Edebiyat Forum Forum Ana Sayfa -> OYUN ÇEŞİTLEMELERİ -> BİLGİSAYAR
Sayfaya git 1, 2  Sonraki
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)

 
  
   
   
Copyright © 2006 FANTASTİK EDEBİYAT. Telif Hakları FANTASTİKEDEBİYAT.COM ' a Aittir.
Tasarım & Kodlama : Arttech İnternet Hizmetleri