Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
Sayfaya git Önceki  1, 2, 3  Sonraki
» ÖYKÜ ATÖLYESİ
Yazar Mesaj
Üye
Üye

Kayıt: 26 Hzr 2007
Mesajlar: 87
Konum: Ankara!
Evet elrice katılıyorumm

_________________
...
Raining blood
From a lacerated sky
Bleeding its horror
Creating my structure
Now I shall reign in blood!...

Angel of death
Monarch to the kingdom of the dead
Infamous butcher,
Angel of Death!

I'm Little Slayer!Smile
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 12 Tem 2007
Mesajlar: 105
Konum: istanbul
arkadaşlar, birkaç öneri ve açıklamada bulunmama izin verin..

öncelikle arkadaşlar farklı bir konuda yazışta'nın ve minikbalina'nın tartışmalarının sebebi olan konunun benzeri burada da tezahür etmiş.. Tasvirler mananın önüne geçmiş.. Yani bana göre tasvir ve betimlemelere çok fazla özen göstermek, öyküde bazı şeyleri doğru bir şekilde görememenize neden olmuş.

               
Tanin Majere yazmış:
On Yıl Savaşları'nda Kuzey Dağları kana boyandı,binlerce elf,cüce,insan katledildi,sürüldü... Lakin tanrılar bu soykırıma göz yummadılar ve Feeruların en cesurunu yeni doğan bir çocuğun bedeninde dünyaya getirdiler...

Denir ki doğumunda ona Feeru gücü,Tanrı bilgeliği,Kış Ruhu(tanrıların bir armağanı olan bu ruh insanı somut her cisme karşı korur),Feeru yeteneği verilen elflerin erdemi verildi...

Görülmemiş güçte bir büyücü,cesur bir savaşçı,kadim bir bilge oldu...Ünü tüm diyarlara yayıldı ve Feerular başka birinin geldiğini anlayarak korktular...Ve onu temizlemek için iğrenç yöntemlere başvurdular...

Ve o, Sessiz Yaylalar'da,Tanrıların Sancağı'nı dikip,altın miğferini başına geçirdiğinde elfler ve insanlar,cüceler ve buçukluklar toplandı,kuzeye yürüdüler,kanın aktığı diyarlara...


Bu kısımda bir arkadaş doğmuş, kendisi bir çocuğun bedenindeki bir Feeru.. (çocuğun hangi ırktan olduğu önemli değil herhalde ) Ve bu genç, Sessiz Yaylalar'da bir sürü aksiyon yapmış, böylelikle bütün ırkları kuzeydeki kanın aktığı diyarlara doğru kendi komutasında yürütmüş...
Fakat işte hikayedeki karışıklık tam burda çıkmış:

               
ELRIC yazmış:

dünya tek biri canlıya karşı birleşmişti.kendikanlarında boğulmamk için O'nun ölmesi gerekiyodu.Barbar olmalarınakarşı savaşmaktan ilk defa korkuyorlardı.O'nu süşündükçe adımları gerigidiyor,damarlarında ki kanın daha yavaş aktığınıhissediyorlardı...Korkunun ecele faydası yok.Ya kazanıp bütün dünyayıgözlerinde ki alev kırmızısına bayuyacaklardı,ya da geldikleri pusludağlara gei dönüp eski tanrılara umarsız yalvarışlarına devamediceklerdi


ELRIC zaten belirtmiş sonra

               
ELRIC yazmış:

(umarım ayak uydurabilmişimdir,aklımdan geçenleri yazdım)



diye Burda yanlış anlaşılma olmuş, millet bu arkadaşa saldırmayacak, bu arkadaş milleti toplayıp kuzeye, kanın aktığı topraklara ilerleyecek..

Fakat bence burada yapılan asıl hata evrenin yaratılması işleminin büyükten küçüğe yapılması.. Yani evrenin yaratılışına ışık tutup, tanrılardan, kadim ırklardan bahsetmektense, bence hikaye bütünlüğü açısından küçükten büyüğe gitmek daha uygun olur... Örneğin ufak bir ailenin yaşantısından bahsederek başlanılabilir, önemsiz bir ailedir belki fakat hikaye boyunca bu aile üzerinden anlatım yapılarak evren çok enteresan bir şekilde anlatılabilir.. Ben örnek bir giriş yapayım, dilerseniz buyrun burdan devam edin:

devam için bir öneri: hikayeyi devam ettirirken koca koca savaşlardan, etkileyici kocaman olaylardan ya da kadim yaratıklardan bahsetmeye çalışmayın. Basitçe ilerlemeye çalışın, hikaye git gide etkileyiciliğini kazanacaktır.

"
On Yıl Savaşları sürerken tanrılar bu savaşta kontrol sahibi olmazlarsa, ırkların birbirleri ile mücadele etmelerinden dolayı, savaşın başlıca nedeni olarak bilinen kadim iblisi unutacaklarını, onun ve daha gelecek olanların dünya üzerinde rahatça dolaşabilmelerine ortam hazırlayacaklarını öngörmüşlerdi. Zaten ırkların birbirleri ile savaşmak konusunda bu kadar inatçı olmalarının nedeni de hepsinin bu iblisi diğer bir ırkın getirdiği üzerine olan düşünceleriydi.

Bunun üzerine tanrılar artık durum üzerinde kontrol sahibi olmanın ve bu soykırıma bir dur demenin yerli olacağını düşünmüşler...Ve bir plan hazırlamışlardı.

---

"Çabuk su getirin!!", diye bağırıyorlardı evin içinde.Etrafta koşuşturup duran, büyüklerin panik hallerinden dolayı telaşlanmış yedi çocuğundan sonra sekizincisini de dünyaya getirmek üzere olan Ann, diğer yedisinden farklı olarak bu sefer pek acı çekmiyor, rahat bir şekilde ortalıkta olan biteni izliyor ve bitmesini bekliyordu. Sonunda sekizinci çocuğu, beşinci oğlunu kucağına alıp sevgiyle sarmanın tadını çıkartabildi. Bir yandan da kafasında nasıl bu kadar rahat olabildiği hakkındaki düşünceler beliriyordu, fakat sonunda güldü kendi kendine:
"Eh, yedi taneden sonra ne bekliyordun ki!!"

Artık akşam olmuş, herkes sakinleşmiş, kızlarının en büyüğü, aynı zamanda en büyük çocukları olan Maryn'ın yardımlarıyla Ann yavaş yavaş iyileşiyordu. Diğer bütün çocukların dikkati yeni kardeşlerindeydi.Onun neler yaptığını inceleyip duruyor, gözlerini ondan alamıyorlardı. Sonra bir anda kapı açıldı ve içeriye çiftçi olan babaları, yüzünde büyük bir şaşkınlık ifadesi ile girdi. Çocuğun doğumundan birkaç saat sonra, akşam doğumun şerefine yapılacak olan kutlama yemeği için mahsüllerinden biraz toplamak için tarlalarına gitmiş ve elleri taşıyamayacağı kadar çok çuval ile dolu olarak dönmüştü. Sonra bir sandalyeye oturdu, nefes nefeseydi.
"Ann buna inanmayacaksın!! Tarlalarımın oraya gittiğimde, bütün mahsüllerin harika bir şekilde büyüdüklerini gördüm, tam bir şekilde ve olağanüstü güzellikteydiler. Sanki sihirli bir peri gelmiş de tarlalarımın üzerine peri tozundan biraz dökmüş gibiydi. Yeni çocuğumuz bize bereket ile geldi biliyorum, ve umuyorum ki bu mahsüller gibi o da harika bir şekilde ve hızlı büyür. Onun bir an önce büyüdüğünü görmek için sabırsızlanıyorum."

Artık bütün mahsüller masaya konmuş, yemekler hazırlanmış, bütün aile masanın etrafına oturmuş afiyetle yemeklerini yiyorlardı. Yeni bebek uyumuş, rahatça yatağında yatıyor, olan bitenden habersiz olarak keyfine bakıyordu. Ve evin içinde tüm bu olan bitenden sonra, bütün ailenin kafalarında soru işareti bırakıp bütün gece düşünmelerine neden olacak soruyu küçük kardeş Jearl sordu:
"Peki onun ismi ne olacak??"

"
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 23 Tem 2007
Mesajlar: 2
o sırada kadim güçlere inanan yaşlı bilginler bir şimşek sayesinde kadim güçlere ship oldular kimileri karanlık dına kimileri aydınlık adına çalışmaya başladı.Bu güçleri kontrol edemiyen bazı kişiler öldü ama yaşayanlar kendilerinden güçsüz kişileri korudu karanlık büyücüler karanlık güçlere aydınlık büyücüler ise aydınlığa

_________________
karanlıktaki pelerinli bekçi ışığa evrimleşmeye devam ediyor
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 14 Tem 2007
Mesajlar: 41
Konum: Perg Diyarı
şimdi painkiller doğru diyo!e bi yandan da majere'nin ilerlemiş bi hikayesi war.e bi de bunun üzerine painkiller'in haklı ve de gayet doğru bir önerisi war.walla benim  aklım iyice karıştı.Şimdi millet ben son kez bişey öneriyorum ve bundan sonrada olacaklara her türlü kaptırıyorum kendimi.Ben diyorum ki gelin biz bu işe taaaaa en baştan başlayalım.Gayet sakin ve sade anlatılarımızı ortaya kolayalım.Painkiller'in de dedii gibi basitten karmaşığa gidelim,gereksiz tasvirlere yer vermeyelim(olduğu için demiyorum,arada bi yapmakta gerek)Olay başta kıllanmasın,klasik kompozisyon formatında yani girişelim gelişelim akabinde sonlandıralım!katılanlar el kaldırsın!

_________________
Tanrılar bileklerinizden gücü, kalplerinizden inancı, aklınızdan büyüyü, ormanlarınızdan huzuru, sokaklarınızdan gölgeleri ve baladlarınızdan ilhamı eksik etmesinler.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 26 Hzr 2007
Mesajlar: 87
Konum: Ankara!
Katılıyorum o yüzden yani bir başlık açılmasının gerekli olduğunu düşünüyorum...

_________________
...
Raining blood
From a lacerated sky
Bleeding its horror
Creating my structure
Now I shall reign in blood!...

Angel of death
Monarch to the kingdom of the dead
Infamous butcher,
Angel of Death!

I'm Little Slayer!Smile
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 14 Tem 2007
Mesajlar: 41
Konum: Perg Diyarı
arkadaşlar eğer baştan başlamada mutabık olduysak öncelikli olarak ne yapacağımızı,nerden başlayacağımızı başlayacağımızı ice ince süşünmemiz gerek.yoksa 2 sayfa sonra 'yok ben annamadım,yok ben ipin ucunu kaçırdım olmasın'
öneriler bekleniyor

_________________
Tanrılar bileklerinizden gücü, kalplerinizden inancı, aklınızdan büyüyü, ormanlarınızdan huzuru, sokaklarınızdan gölgeleri ve baladlarınızdan ilhamı eksik etmesinler.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 26 Hzr 2007
Mesajlar: 87
Konum: Ankara!
Evet ELRIC çok haklı,ben kaçırdım olmasın bi de konuyu başka yerlere çekmeyelim biri tanrıların savaşından bahsederken öbürü bilmem kimin gelininden yani konu dağılıyor ve ben anlamadım,ipin ucu kaçtı oluyor,bence yeni,uygun bir isimle yeniden başlayalım.

_________________
...
Raining blood
From a lacerated sky
Bleeding its horror
Creating my structure
Now I shall reign in blood!...

Angel of death
Monarch to the kingdom of the dead
Infamous butcher,
Angel of Death!

I'm Little Slayer!Smile
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 14 Tem 2007
Mesajlar: 41
Konum: Perg Diyarı
o zaman ne yapıyoruz abi?ben diyorum ki öle ha diye başlamayalım.ya belli bi süre koyalım kuralların açıklanması için yada başka bişey yapalım!(aklım durdu abi benım!alkollü ancak bu kadar çıkyo benden)yumurtlayın bişeyler millet!

_________________
Tanrılar bileklerinizden gücü, kalplerinizden inancı, aklınızdan büyüyü, ormanlarınızdan huzuru, sokaklarınızdan gölgeleri ve baladlarınızdan ilhamı eksik etmesinler.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 26 Hzr 2007
Mesajlar: 87
Konum: Ankara!
Evet lafı ağzımdan aldın. Önce bu başlık altında konuyu tartışalım,sonra uygun bir isim bulalım ve tartıştığımız girişi yeni başlığa yazarak devamını getirelim.

_________________
...
Raining blood
From a lacerated sky
Bleeding its horror
Creating my structure
Now I shall reign in blood!...

Angel of death
Monarch to the kingdom of the dead
Infamous butcher,
Angel of Death!

I'm Little Slayer!Smile
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 14 Tem 2007
Mesajlar: 41
Konum: Perg Diyarı
şu andan itibaren aklına gelen ve olması gereken kuralları teker teker sıralamaya başlıyoruz.ben başlıyorum takıl arkama!

şimdiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii!

1-Olay örgüsü giriş,gelişme,sonuç şeklinde olmalı.Buna ek olarak olaya girmeden önce tasvirler yapılıp olay içerisinde o tasvirlere sadece ufak eklemeler yapılmalı.


2-yapılan tasvirler sabit olup mevzuya yeni giren kahraman olayın hemen öncesinde tanıtılacak.kıyamet kopup yer yerinden oynayınca kimse derin anlatımlar yapmıycak.

3-Savaş kısa süreli olmamalı.okuyan bi anda savaşa girip aynı anda çıkmamalı.Farklı cephelerde farklı durumlar yaratılıp olay örgüsünün biraz daha olgun olmasına çalışılmalı.

4-Her büyük çatışma sonrası hemen arkasından bi savaş olmamalı buna karşın kahramanımızın başına daha çok zeka oyunlarının yer verildiği aksilikler gelmeli(bu benim çok hoşuma gidiyo o yüzden yazdım)

Benden şimdilik bu kadar çıktı.5!ten dewam edip şu manifestoyuda bi an önce çıkarıp olaya girelim.dewamı senden TANİN!

_________________
Tanrılar bileklerinizden gücü, kalplerinizden inancı, aklınızdan büyüyü, ormanlarınızdan huzuru, sokaklarınızdan gölgeleri ve baladlarınızdan ilhamı eksik etmesinler.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 14 Tem 2007
Mesajlar: 41
Konum: Perg Diyarı
harıka!benim aklım yıne durdu.

_________________
Tanrılar bileklerinizden gücü, kalplerinizden inancı, aklınızdan büyüyü, ormanlarınızdan huzuru, sokaklarınızdan gölgeleri ve baladlarınızdan ilhamı eksik etmesinler.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 15 Tem 2007
Mesajlar: 58
Konum: Muhabbet bağında
Geybar oğlu Bulşit hakkında bir hikaye var elimde onunla başlayabiliriz (painkiller ve minikbalinanın gülümsediğini görebiliyorum buradan  Smile )

_________________
"Sessizce kenara çekilirler, gözlerimle karşılaşmamak için."
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 12 Tem 2007
Mesajlar: 105
Konum: istanbul
off öldüm gülmekten:D orjinal hali Gaybar Oğlu Bullshit Kağan Very HappyVery Happy
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 15 Tem 2007
Mesajlar: 58
Konum: Muhabbet bağında
Türkçeleştirdik işte fena mı? wink

_________________
"Sessizce kenara çekilirler, gözlerimle karşılaşmamak için."
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 14 Tem 2007
Mesajlar: 41
Konum: Perg Diyarı
e bişey söyleyinde başlayalım artık!

_________________
Tanrılar bileklerinizden gücü, kalplerinizden inancı, aklınızdan büyüyü, ormanlarınızdan huzuru, sokaklarınızdan gölgeleri ve baladlarınızdan ilhamı eksik etmesinler.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Resim Yükleme Paneli


Lütfen Yüklemek İsteğiniz Resmi Seçin

Yeniden Boyutlandır?
Resim yüklendikten sonra karşınıza çıkacak ekrandaki Hotlink for forums (1) linkini foruma kopyalarsanız resim forumda gözükecektir.
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Fantastik Edebiyat Forum Forum Ana Sayfa -> ÖYKÜ ATÖLYESİ
Sayfaya git Önceki  1, 2, 3  Sonraki

 
  
   
   
Copyright © 2006 FANTASTİK EDEBİYAT. Telif Hakları FANTASTİKEDEBİYAT.COM ' a Aittir.
Tasarım & Kodlama : Arttech İnternet Hizmetleri