Toz bulutu dağıldığında Zack'in tuğlaların arasında gördüğü ilk şey,taştan bir köpeğin gözdağı verircesine bakan suratıydı.
Antik Mısır'ın çakal kafalı tanrısı Anubis'i tanıması uzun sürmedi.Uzun lafın kısası,karşısındaki ölüm tanrısıydı.
Heykel duvarda bir delik açmış ve öteki tarafa devrilmişti.
''Mary'' sözcüğü döküldü dudaklarından,kendini toparlayıp ayağa kalkarken.
Heykelden uzaklaştı ve yönünü bulmaya çalıştı.Ama ince bir toz bulutu görmesini engelliyordu.
Birden buraya nasıl geldiği gözünün önünden geçti.3 arkadaş Kovuk'un yolunu bulmaya çalışırken Kovuk'a giden tek yol olan bir tapınağa girmişler fakat Orklar tarafından tuzağa düşürülmüşlerdi.Orkların en bilginlerinden biri olan Oblivia sihirli bastonuyla yapay bir girdap oluşmuş ve tapınak yerle bir olmuştu.
Bu düşüncelerle ilerlerken toz bulutunun ardında merdivenlerin dibinde yatan arkadaşı Rick'i gördü.Arkadaşı yerde sere serpe yatıyordu.
''İyi misin?''
''Ben iyiyim ya sen''
''Kırık çıkık yok.Mary nerde?''
Rick öksürerek''Sanırım o girdabın içine girdi.Gidip bir bakayım...''
''Bekle''.diye bağırdı ve kulaklarını dikip dinledi.Kulağına ork sesleri geliyordu
---devam edecek---
eğer beğendiyseniz veya beğenmediyseniz lütfen cevap yazın kendimi geliştireyim