| |
|
 |
|
| Yazar |
Mesaj |
|
Üye
| Kayıt: 01 Mar 2008 |
| Mesajlar: 15 |
|
|
|
Kültistin Çağrıları 30.03.2008, 14:34 |
|
|
Cehennem kaçkını FURRY:
Görünüm: Furry, insan-kedi karışımı bir canlıdır. Üzerinde kırmızı bir reglan vardır. Silindir şapkası siyah renktedir. İskambil kağıtları sıkışmıştır şapkanın arasına. Siyah bir kedidir Furry ve gözleri sarı renktedir. Küçük ve sevimli bir görüntüsü vardır ama hinliği gözlerinden akmaktadır.
Bulunduğu yer, lavlar arasında yüzen bir kafestir. Martin adlı birinden söz edip durur. Martin bir faredir ve daima uzay boşluğuna ait olan, lavların yukarısında bulunan, tepede yer çekiminden bağımsızca duran taş kütlesinin üstünde yer alır. Taş kütlesi gibi görünen delikli yapı, süngere benzer ama aslında bir peynir kütlesidir o. Martin onun içinde, üstünde yaşar ve onu kemirir. Ve lavların sıcaklığı da peyniri zamanla eritir. Martin tam peyniri bitirip de düşecekken, Furry’ nin kafesi yüzüşünü o peynir parçasının altında bitirir. Ve kafesin üstü açılır. Furry tam zıplayıp da Martin’ i alacakken peynirden kütle yeniden oluşur. Furry, kütlenin tam altındaki bloğa kafasını çarpar ve kafesine düşer. Sonunda aynı yolculuk tekrar başlar ve Furry unutmuşçasına aynı işkenceye dalar.
Hikaye: Bir catling olan Furry, tam bir düzenbazdır. Hayatı boyunca çalmış ve tüm zamanı boyunca da hile yapmıştır. Bir gün, ona çok layık bir ölümle son bulur hayatı. Furry, gezdiği çatıların birinde bir grup hırsız tarafından öldürülür ve soyulur. Ondan alınan en değerli şey, Furry’ nin hayatı boyunca yememekte ısrar ettiği fare Martin’ dir. Ayrıca da özel iskambil kartı destesinden kupa papazı da rüzgarla uçup gitmiştir.
Furry, bir günahkar olarak cehenneme atılır. Kedi mamasından uzak, sürekli olarak köpekler tarafından kovalanarak geçirmektedir cehennem hayatını. Ama Furry bu, pazarlık yapmadan durur mu?
Kumar oynamaktan zevk duyan Furry, son kumarını cehennemde oynar ve cehennem kapılarının bekçisi Evandros için bir oyun kurgular. Oyun, Evandros’ un köpeği Serberus üzerinedir. Furry, bir şekilde başındaki zebanilerin, daha çok cehennem köpeklerinin boş zamanın yakalar ve ilk iş olarak kendini Serberus’ a hissettirip koşmaya başlar. Öylesi saçma sapan yerlerden geçer ki, Serberus’ un üç başındaki tasmaları tutan zincir, cehennem boyunca dolanır durur. Sonunda zincirin limiti biter ve Serberus, efendisinin çağrısına rağmen geriye dönemez. Anlattığına göre Furry, Serberus’ un altından kayıp geçer ve köpeğini arayan cehennem kapısının bekçisine hissettirmeden cehennemden çıkar.
Sonunda “Akmayan Nehir” denilen yere gelir. Burasının cennet ile cehennem arasında olduğu söylenmektedir. Furry, buraya atlamaktan korkar. Su olarak nitelendirir, yıldızların görüntülerinden ve onların ışığıyla doğan su sanrısından ötürü buradaki loş karanlığı. Buraya getirildiği kayığı arar. Ölümün yolcularından birinin daha ölüm tarafından getirildiğini görünce saklanır ve kayığa sızar. Kayığın sahibi onu elbette görür ve yakalar. O an Furry, ikinci kumarını oynar ve kayıkçıdan bir yaşam hakkı daha ister. Bahane açıktır: “ Benim dokuz canım var. Daha birini kaybettim. Ayrıca Martin’ i yiyemedim. Hayatım yarım kaldı. Hayatımın son anında onu yiyecektim, ben! En güzelini en sona bırakmıştım!!!” Ölümün kendisi olan kayıkçıya bu bahane hoş gelir. Ama Furry’ i daha çok yakartmak ister ve beklenen teklif gelir. Furry ona, en çok istediği şeyi sorar ve kayıkçı ona yanıtını şöyle verir: “En sevdiğin şeyi senden istiyorum.”
Furry napsın, teklifi kabul eder ve öldüğü ana geri döner. İskambil destesini alır; ancak destede kupa papazını bulamaz ve ne kadar ararsa arasın Martin’ i de bulamaz. Oysa, ilk işi Martin’ i yemek olacaktır. O, gerçekten de buna hazırlanmıştır.
Günlerden bir gün kupa papazını görür ve o eşsiz kartın peşinden gitmeye başlar. Evlerin çatılarından birindeki Martin’ e doğru gider kart ve Furry yine henüz Martin’ i yemeden, aynı şekilde öldürülür. Kayıkçıyla rastlaşır ve aynı bahaneyle karşısındadır. Aynı şey 8 kere daha olunca kayıkçı ona gerçeği açıklar: “ Dokuz canını da istiyorum.” Furry, dokuzuncuyu vermemek için kendini boşluğa atar ve o andan itibaren o lanet olası kafestedir ve o lanet olası peynir kütlesi üzerindeki lanet olası Martin’ e ulaşamamaktadır. Olsun, o alacağını almıştır. Serberus’ un ateş yazısını (rune) hafızasına yazmıştır.
Kartları ile kumarı kendi kendine oynamaya başlar. Ve kendine karşı kazanır. Serberus’ un yazısından aklında kalanını kartlarına yazar. Kartları üst üste dikerek yaptığı evler yıkılmaz olur. Ve susadıkça, acıktıkça içtiği ateş, onu yanmaz kılar. Cenneti olan sıcak yuva ile cehennemi olan peynir kütlesi arasında başlar yaşamaya.
Ona giden yol, onun destesinden eksilen kupa papazıdır. Ve onun isteyeceği yegane şey ise, ekstra bir candır!
http://aynanindigertarafinda.blogspot.com/ |
_________________ ADT-sacredcurse
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 01 Mar 2008 |
| Mesajlar: 15 |
|
|
|
Kültistin Çağrıları-2 30.03.2008, 14:40 |
|
|
Satan ZETHRİN:
Görünüm: Zethrin, küçük ve uyuz bir satandır. ( şeytani peri) Erkektir. Saçları düz, orta uzun, seyrek ve siyah renktedir. Saçlarının tam tepesinde boynuza benzer şekilde iki adet kakül bulunmaktadır. Göz irislerine sahip değildir; karanlık göz çukurlarında iki küçük kırmızı ışık yanmaktadır. Gözlerinin altı çökük ve karanlıktır. Teni, sarımtırak bir beyazlıktadır. Elmacık kemikleri bir hayli çıkıktır. Alın kısmı, biraz açıktır. Köpek dişleri gelişkindir. Kulakları, uzun, ince ve sivridir. Burnu büyüktür. Kanatları yoktur. Tam anlamıyla bir sıskadır. Kolsuz, hırpani bir tunik giyer. Kalınca bir bezi kemer niyetine beline bağlamıştır. Altında ise şalvar benzeri, bol bir pantolon taşır. Ayakkabıları çarık şeklindedir. Üzerindeki tunik gri renktedir. Şalvarı ise siyah renkte. Ancak giysileri o kadar kirlidir ki, belki de siyahın altında bir kırmızı, grinin altındaysa bir sarı bulunmaktadır.
Sürekli küfür eden, çokça uyuyan; ancak ve ancak kötü bir planda ayağa kalkan ve hevesle fitneye girişen Zethrin, alkol, uyuşturucu madde ve sigara müptelasıdır. Yediği yada yiyebileceği yegane besin ise çikolatadır ki, yüzünde bu yüzden bol bol sivilce çıkmaktadır. Saçlarının yan taraflarını utangaç bir biçimde işaret parmağına sarması ve bacak bacak üstüne atıp öne doğru kapanması da onun genel davranışlarına ek bir açılımdır.
Ne zaman kötü düşünse, poposu kaşınmaya başlar ki, bu kuyruğunun çıkacağının belirtisidir. Hileye baş vurursa, kafası kaşınır ki, bu da boynuzlarının çıkacağının belirtisidir. Çarıkları yalan söylediğinde sıkar ve ayaklarım, ayaklarım diye bağırmaya başlar. Zira ayakları da keçilerin ayaklarına dönüşme evresine girer. Bunalıma girerse sivilceleri çıkar. Sinirlendiğinde renk değiştirir. Kırmızı, küçük bir şeytan olur.
Hikayesi: Zethrin, peri olmaktan bezmiş bir peridir zamanında. Tembeldir; sinir bozucu esnemesi, sigara içmesi ve dahası otlarla kafa çekmeye olan merakı yüzünden er yada geç ormandan atılacağı bellidir.
Zethrin, kanatlarını kullanmaktansa, uyuz uyuz yerde yürüyen bir peri olmuştur her zaman. Elleri kalçasında, bedeni öne eğik bir şekilde yürür. Başına bir şey gelse de gelmese de küfür eden Zethrin, kendi kendine durduk yerde salladığı küfürlerin kısaltmalarıyla meşhur olmuştur. Hiçbir çocuğa iyiliği dokunmadığı gibi, ağlayan çocukları daha çok ağlatmak ve onların ağzını bozmakla diğer perilerin sabrını taşırmaya başlamıştır. Zaten bir çöplükten farksız evi de, onu besleyen ağacın ömrünü çürütmüştür. Periler onu dışlarlar. O ise, duygu sömürüsüne girişip klasik olarak şunu söyler: “ Neden bana böyle davranıyorsunuz?” İlk başlarda periler bunu yutarlar. Ama her şey bir yere kadar!!?
Sonunda ormanın enti onu çağırır ama o gitmez. Ent, bu tavra sinirlenir ama tavrını hemen belli etmez. Yaklaşık bir iki yıl sonra, dallarından birini kaldırır ve Zethrin’ i tuniğinin ense kısmından yakalar ve havalandırır. Köklerinden biriyle de Zethrin’ in poposuna sağlam bir tekme geçirir. Zethrin’ in gidiş o, gidiştir.
Yürüye yürüye, küfür ede ede, ve de sigara içe içe tuttuğu yol, kızıl saçlı dişi bir insan canavarı tarafından yakalanınca son bulur. Şişmanca ve orta yaşlarda olan kadın, bir şifacıdır ve hastalara şifa için ilaç üretme çabasındadır. Zethrin, adı olsa olsa asabiyet olan, ancak gerçek adı Alisha olan bu kadının yardım isteğini hiç kafaya takmaz. Hastalar mı; kimin umurunda! Kadına sağlam küfürler eder ve kadın, ent kadar beklemez. Zethrin’ in kanatlarını bir güzel koparır. Ve onu cam bir şişenin içine koyup, kabı da duvara ası verir.
Kadına ne olduğu bilinmez ama Zethrin, yıllarca bir hastanede kalır. Turuncu buzlu camdan yapılma o şişenin içinde, etrafını aydınlatmaktadır. Zamanın itinayla eskittiği hastane, sonunda işlevini yitirir ve cüzam hastaları için bir sığınak oluverir. Zethrin, lambasının ait olduğu ışık girmez koridorda, zamanla ışığını yitirir ve değişip çirkinleşmeye başlar. Artık periden çok bir hilkat garibesini andırmaktadır. Sesi ve de söylenmeleri, cüzam hastalarının iniltileri arasında giderek azalmıştır. Ve Zethrin artık, adını bile bilmediği küçük bir adanın kıyısına kurulu sanatoryumun ücra koridorunda bir lambadan farksızdır. Işığı kaybolup gitmiştir. Hastaların ve cesetlerinin kokusunu gayri ihtiyari, içine çeke çeke değişmiş ve çirkinleşmiştir. Bir deri bir kemik olup kalmıştır.
Zethrin, uzun uzun yıllar boyunca şişesine düşen böcek ve örümcekleri yiyerek beslenmiştir. Su içmeyi çoktan unutmuştur. Acıktığı şey yaşam olmuştur. Eğer bir yaşam bulursa, ona yapışacak ve onu hiç bırakmayacaktır. Asalaklıktır sonuçta, onun sahip olduğu yegane felsefe. Ve faydalandığı oranda ihanet etmez, yaşamını paylaşacağı kişiye. Hazır yemek olan kan, rahat bir omuz ve dahilinde çekeceği nefeslerdir onun rüyası. Sembolisti ona taşıyacak şeyler, dillerini çok iyi öğrendiği yarasalardır. Çünkü Zethrin, yarasalara emretmekten çok, onlara nazını geçirmeye bayılır. Hamamböcekleri ile ise, çok özel bir bağı vardır. Hamamböcekleri ve yavruları onun uzuncadır muhatap olduğu arkadaşlarıdır. Ona en çok heyecan veren şeyse, sümüklü böceklerin çiftleşme sahneleridir. En büyük düşmanı ise, halen daha yaşadığına emin olduğu ve yaşaması için dua ettiği şifacı Alisha’ dır.
http://aynanindigertarafinda.blogspot.com/ |
_________________ ADT-sacredcurse
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 17 Tem 2007 |
| Mesajlar: 119 |
|
|
|
Re: Kültistin Çağrıları 30.03.2008, 17:54 |
|
|
| Seraphim yazmış: | Furry, insan-kedi karışımı bir canlıdır. Üzerinde kırmızı bir reglan vardır. Silindir şapkası siyah renktedir. İskambil kağıtları sıkışmıştır şapkanın arasına. Siyah bir kedidir Furry ve gözleri sarı renktedir. Küçük ve sevimli bir görüntüsü vardır ama hinliği gözlerinden akmaktadır.
|
şimdi benim aklıma takılan ;
Fury insan-kedi karışımı canlı mı?
Fury siyah bir kedi mi?
Fury catline mi?
Fury insan-kedi derken iki ayak üzerinde mi yürüyor? o zaman "kedi gibi dört ayak üzerine düştün" deyiminin bir değeri kalmıyor , bu değimin değeri kalmayınca da Fury kedi olamıyor.
birkaç "anlamadığım yer" dışında masalsı bir atmosferde geçen, klasik temelli fantastik-kuntistik bir hikaye.
tebrik ederim...
satan'ı da bir ara okuyacak ve anlamadığım konularda bilgi isteyeceğim  |
_________________ "beni düşünen bir adam düşünüyorum. ben onu düşündüğüm için ben varım o ise düş, ama onun düşünde de ben varım öyleyse ben bir düşüm o ise var."
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 01 Mar 2008 |
| Mesajlar: 15 |
|
|
|
mış.. xD 30.03.2008, 22:40 |
|
|
Furry, insan-kedi karışımı bir canlıdır. Üzerinde kırmızı bir reglan vardır. Silindir şapkası siyah renktedir. İskambil kağıtları sıkışmıştır şapkanın arasına. Siyah bir kedi ile gençliğe yeni adım atmış bir çocuğu çağrıştırır Furry. Gözleri sarı renktedir. Küçük ve sevimli bir görüntüsü vardır ama hinliği bakışlarından akmaktadır.
Satan, gerçek bir hikayeden uyarlama xD |
_________________ ADT-sacredcurse
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 01 Mar 2008 |
| Mesajlar: 15 |
|
|
|
Kültistin Çağrıları-3 30.03.2008, 23:22 |
|
|
Sönmüş Güneş EPHİDA
Görünüm: Yarı yarıya küllenmiş dişi bir ejderhadır. Pulları arasından akan ateşler, kor halindedir. Sönmüş bir güneşin buğusu, görüntüsünü kısmen serapa çevirendir. Kıvrık boynuzlarından biri kırıktır. Sırtında yürüyen dikenler arasında da yerinde olmayanlar vardır. Ephida’ nın boynuzlarında ayrıca paslı demirden halkalar bulunmaktadır. Ağız kısmında da, köpeklere takılan cinsten bir ağızlık bulunmaktadır. Boynundaki tasma, çeneliğine zincirlenmiştir. Yelesi, bir kadının saçlarını andırmaktadır. Yıpranmıştır. Zorlukla da olsa ara ara kan renginde ışıldamaktadır. Gözleri, simsiyahtır. Kuyruk ucu, tıpkı bir kırbaç gibi üç parçaya ayrılmaktadır. Nefesleri çok kısıktır ve fazlasıyla hırıltılıdır. Gövde kısmında hafif bir saydamlık bulunmaktadır. Derisini kaplayan katman burada incelmiştir. Bir yara izi gibi görülmektedir. Bunun nedeni de Ephida’ nın kendi kalbini yemesidir.
Sadist ve saldırgan bir yapısı vardır. Erkeksi de olsa, dişiliğin vuruculuğunu hitaplarında taşır. Daima emreder. Ve acıma duygusundan nefret eder.
Hikaye: Ephida, bir töz ejderhasıdır. Bir zamanlar, Grownia’ nın karanlık güneşi Faria’ nın gardiyanı olan Ephida, ejderha tanrısına olan sadakatsizliği sonucunda ölümsüzlüğünden olmuştur.
Kızıl ejderhaların kumandanı olan Ephida’ nın sadakatsizliği dişi bir ejderha olarak ondan alınan doğum hakkına isyan şeklinde başlamıştır. O, ejderha tanrısının yanında bir ejderha tanrıçası olarak yer almak istemiş ve engel tanımaz aşkı ile efendisi Caruleus Mortalitas’ ı kendine eş koşmuştur. Beklediği aşk karşılığını vermeyince Ephida önce kendini kanıtlamak adına, efendisinden habersizce büyücülerle ortaklığa girmiş, sonrasında da çirkefleşerek efendisine kafa tutmaya yeltenmiştir. Onun meydan okuyuşu, Caruleus Mortalitas’ ın titanların saldırısında tözlerin gardiyanı olan ejderhalarını yeryüzünden sürüp, ait oldukları tözlere döndürmesinde gerçekleştirmiştir. Varlığın tehdit altına girişinde, tözlerin gardiyanları ölümlü hale gelmişlerdir. Bu koşul, tözlerden var ettiği ejderha efendileri yada töz ejderhaları gibi Caruleus Mortalitas için de geçerli hale gelmiştir. Ephida, titan tehdidine karşılık Azruvanlarla (kara din Azruva'ya mensup kişiler) anlaşınca ve üstüne üstlük doğan kaos döneminde yükselmek uğruna insan krallıklarına saldırarak felaketten yana bir tavır alınca, Caruleus Mortalitas tarafından cezalandırmıştır. Titan tehdidine rağmen, onu sürmemiş ve tam da sanki Ephida’ nın istediği gibi, onu yeryüzünde bırakmıştır. Ephida, Azruvanlara, büyücülere ve en sonunda da titanların tarafına yönelik politik oyunlarında kendi sonunu hazırlamıştır. Bir ölümlü olduğunun farkına varmaksızın yeryüzünde savaşmış ve ölümü, uyandırılan bir ifritin, İgnis’ in ateşlerince gerçekleştirilmiştir. Onun yeryüzünden gidemeyişi, ona ait olan tözün bitişindendir. Tözü, bir zamanlar var olmuş kara güneş Faria’ dır; dolayısıyla Faria, Ephida’ nın ruhunun yerini almaktadır. Ancak ortada parçalanmış ve her yana dağılmış bir güneş olduğu için Ephida, ne tam manasıyla ölebilmiş, ne de yok olabilmiştir. Ephida, bir daha asla bedenleşememiştir. Ona kalan tek şeyi, yani kalbini, sökerek yemiştir. Ancak bu yolla, varlığını az da olsa besleyebilmiştir.
http://aynanindigertarafinda.blogspot.com/ |
_________________ ADT-sacredcurse
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 01 Mar 2008 |
| Mesajlar: 15 |
|
|
|
Bilmek İsteyenlere.. 02.04.2008, 17:55 |
|
|
Bu bölümde geçen kısa hikayeler, bir FRP sisteminde yer alan "kültist" ler sınıfının çağrılarına aittir. Her bir çağrının hikayesi, kültiste verebilecekleri büyüsel güçlere dayanılarak hazırlanmıştır. Örneğin; Zethrin- kara zehir yazılarının (rune' lerinin) taşıyıcısıdır. Bahsi geçen çağrılardan Ephida bir kitap karakteriyken, Furry bir oyun kişisidir ve oynatılıp sonlandırılmıştır. Zethrin ise, basit ancak şikayetlerle dolu bir hayatın fantazmaya uyarlanmış halidir. NPC olarak da kullanılmış bir karakterdir.
Açtığım bölümün amacı, tat sunmaktan çok yaratılan dünyaları ve biraz da yapım aşamasında olan oyun sistemini koklatmaktır. Koklatmaya kötü gözle bakılmasın. Zira aşka sebep olan şeyin dahi koku olduğu tezi, bilim dünyası tarafından hemen hemen kabul görmüş sayılmaktadır.
Yemeklerinin yenmesinden her aşçı hoşlanır. Ama ben yemeden önce koklayın diyorum. Çünkü pişmiş bölümler ne yazık ki, gecikiyorlar ve ben onları yeniden ısıtmak zorunda kalıyorum. En kötü ihtimalle de yenisini pişiriyorum. Bayatlama nedeni, teknik aksaklıklar ve ziyadesi.
Şimdiden afiyet olsun sizlere. Kısa öykülerle ilgili sorularınız olursa, ben buradayım. Saklanmaktan nefret ederim; hiç merak etmeyin. Üç kere masaya vurursanız, gelirim.  |
_________________ ADT-sacredcurse
|
|
|
|
 |
|
|
|
Powered by phpBB © phpBB Group
|
|
|
| |
|
|