|
ÜYE
| Kayıt: 18 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 2422 |
|
|
|
PEMBE
"Dinle," diye, hırıltıyla -muhtemelen bir ağız dolusu balgamla- haykırdı geride bırakmış olduğu yaşlı adam. Bu 'sis fırtınası' içerisinde ses duyurmak gırtlaktan kan da getirtiyor olmalıydı. Boğazında demir tadındaki sıvıyı hissettiriyordu bu düşünce. Deli adam.
Rengi aldatıcı bir toz pembe olan ve insanın suratına yapışan sert rüzgarının ılıklığıyla sis öyle yoğundu ki! İçinde yürümek, şiddetli dalgalara karşı bir okyanusta çırpınma hissini veriyordu. Öyle ya da böyle yürünüyordu, evet, fakat bu, henüz başlangıçtı.
Adamla karşılaşmasından öncesini hatırlamıyor olması kendisini pek rahatsız etmiyor gibiydi. 'Başlangıç noktamın bu olması gerekiyorsa, öyle olsun," diye düşünmüştü. Ne kadar da basit geliyordu; beyni, sanki bir uyuşturucu maddenin etkisiyle, herhangi bir şeyi önemsemesinin anlamının olmadığı düşüncesini -artık ne kadar sağlıklı düşünebiliyorsa- benimsemişti.
Yaşlı adam, çoğu kişinin aklında ilk canlanan resmin ta kendisiydi. Gri-beyaz sakalları göğsüne kadar gelen, ak saçları kısa ve dağınık; kıyafetleri -pembenin içinde tahmin edebildiği kadarıyla- gri tonlarında bir gömlek ile pantolondan ibaret; ceviz kabuğu benzeri suratlı bir ihtiyarın tekiydi. Bu adam çok mu önemliydi? Hayır. Öyleyse neden bu ayrıntıları beyni önemli kabul edip içine almıştı? Ufak bir kahkaha attı. Hayır, hayır. Boğazından kan gelecek kadar değil. Öyle değil mi? Canı yansın istemezdi.
Sisin pembe tozlarının suratına yapıştığını düşündü. Hisseder gibiydi. Sis, ya rengini bu tozlardan alıyordu ya da... Ya da gökyüzünü, pembe-kırmızı bir güneş boyuyordu artık.
Artık... Güneş daha önce sarıydı tabi! Neyse, üzerinde düşünüp hatırlaması gereken şey bu değildi. Ama neydi? Kendisini çatlaklarla dolu, sıcak çamurdan bir yolun üzerinde dikilir buldu. Düşünürken yürüyemeyecek kadar beceriksiz olmaya başlamıştı. Ah, ne feci!
Tekrar attığı ilk adımla birlikte sisin yoğunluğu azalmasa bile, suratını salya içinde bırakan bir dilmişçesine, afiyetle yalayan pembe rüzgarlar son buldu.
Tepeleri oldukça yüksekte kalan iki dağın arasında oluşan, yaklaşık dört metre genişliğinde bir yol -ki an itibariyle bu yolu adımlamaktaydı- artık daha net görünür olmuştu.
Yılankavi kıvrımlarla devam eden yolun ne kadarını geride bıraktığını kestiremese de zamanın bir şekilde, olması gerektiği hızla geçtiğini fark edebiliyor gibiydi. Sisin yoğunluğunda pek bir azalma olmamıştı ama bu yoğunluk, görmesini engellemiyordu. Sadece onu terletiyor, yoruyordu. Aslında bu pembe şeye bir sis demenin de ne kadar doğru olduğunu ancak beynin kendisi bilebilirdi. Eh, beyin de ona aitti. Fakat kesinlikle bu gerçeği reddetmekteydi.
İki yanındaki dağlara dokundu. Yol, aslında o kadar da geniş değildi. Dağlara kolaylıkla değebiliyor ve onların aslında yol ile aynı sıcak ve çatlak çamurdan olduğunu hissedebiliyordu. Yumuşaklardı.
Aniden yol ve dağlar, hatta pembe sis dahi, koca bir yaratığın bir kayayı çiğneyerek öğütmesini andıran bir sesle sallandı. Ve bazı boğuk sesler duymaya başladı. Hem çok uzaktan hem de çok yakından geliyorlardı.
Karnı acıkmıştı. Bir anda gelen his onu paniğe sürükledi. Ölebilirdi! İki tarafındaki yumuşacık dağlardan birer pembe lokma koparıp yemek istedi ancak bu isteğini yerine getiremeden, duyduğu boğuk sesler daha belirgin olmaya başladı ve onu olduğu yere mıhladı. Kendisininki gibi seslerdi bunlar. İnsan sesleri... Yine de korku sarıyordu bedenini!
Hava soğumaya başlamıştı. Sis dağılıyor, güneşin rengi giderek göz alıcı bir beyaza dönüşüyordu. Açlığı hissetti. Güvensizliği! Az önce boğuk gelen insan sesleri artık çok netti! Eller onu çekiyordu sanki! İki dev el!
Son kez pembe sisi aradı ve içine saklanmak istedi. Fakat bir an sonra,bu isteğinin kendiliğinden son bulduğunu hissetti. Sanki o pembe sisli dünya ona dar gelecek gibiydi artık. Onu sıkmış, bunaltmıştı. Şimdiyse nefes alıyordu. Biraz yakıyordu canını ama... Ama... Canını yakıyordu hava!
Ağlamalıydı!
***
Yorgun, fakat mutlu olduğu parlayan gözlerinden açıkça belli olan bir kadın, anne olmanın zevkini kucağındaki bebeğiyle tatmaktaydı...
Elerki Taşkın |
|
|
|
|
 |
|
|
DENETMEN
| Kayıt: 07 Mar 2009 |
| Mesajlar: 8632 |
|
|
=)) 18.11.2010, 8:20 |
|
|
O saatte ben cümlelerimi bile toparlayamaz iken sen bunu yazdın ya, tebrik ederim =D |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 18 Ağu 2009 |
| Mesajlar: 344 |
|
|
... 18.11.2010, 8:50 |
|
|
Çok güzel bir doğum anı olmuş Elerki. Hele ki bunu senin gibi tatlı düşünen bir insan yazınca, tadından yenilmez olmuş. Ben de senin gibi kapalı fakat yeterince açık yazmak isterdim. Sen bunu başarabiliyorsun, yazdıkların hemen herkese ulaşıyordur fakat ben bunu yapamıyorum. 'Bir olguyu gerçeğe indirgeyip, saklayarak anlatmak'; bu tarz yazılarımızda bizim yapmaya çalıştığımız şey oluyor herhalde -. Bende şöyle bir şey var maalesef; yazarım, düzeltme yapmam, kodlarım, açık vermeden bitiririm. Sonrada kös kös oturup insanların beni anlamasını beklerim. : ) |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 18 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 2422 |
|
|
=) 18.11.2010, 10:22 |
|
|
Tiffany Lawrence,
Açıkçası uzun süredir adam akıllı bir şey yazamıyordum. Kısmet o saatlereymiş... =)
lucidity,
Böyle olumlu bir yorum almak büyük mutluluk veriyor. Hele uzun süredir doğru dürüst yazdığım ilk hikaye olunca bu...
Yazdıklarımın kimlere ulaşabildiğinden emin değilim. Eskiden üstünü örttüğüm hiçbir şey anlaşılmıyor gibi hissederdim. Dilimi daha sade hale getirmeye çalışıyorum ki okurken yormasın insanları. Eski yazdıklarıma baktım da bundan çok daha komplikeler ve ne yazık ki kafa bulandırıcılıktan öteye pek gidememiş gibiler...
Eh düzeltme yapmadan olmaz. =) Ancak düzeltmeyi her şeye yaparsan da olmaz, değil mi? Ortasını buldurmak gerek, bir hikaye bittikten sonra üst üste okuyup düzenlemek gerek...
Spatyum Günlükleri dışında, kısa hikayeler de bekliyorum senden! =)
Beğendiğine çok sevindim, teşekkür ederim. |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 18 Tem 2010 |
| Mesajlar: 799 |
|
|
... 18.11.2010, 15:35 |
|
|
Elerki,
Çok güzel yazmışsın... Çok anlamlı olmuş. Ellerine sağlık. |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 25 Mar 2010 |
| Mesajlar: 2632 |
|
|
|
Güzel bir doğum anı olmuş.. Toz pembe bakan bir açı =) Kelimelerin çok güzel. Ama ben yazsaydım böyle bir şey, heralde adı Zifir olurdu. Okumaya ilk başladığımda neler olabileceğini hiç tahmin edemiyordum; aslında anlamamıştım bile, son paragraflara yaklaştıkça, doğum anını böyle güzel anlatmış olman, yüzümde tebessüme neden oldu.
Ellerine, klavyene, yüreğine sağlık  |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 18 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 2422 |
|
|
|
Morgana,
Çok teşekkür ederim. =)
FreshBlood,
Açıkçası bu hikayeyi yazmaya başladığımda tek yapmak istediğim o anki durumumdan dolayı aklıma gelmekte olan imgeleri kullanarak içimdeki hissin ne olduğunu çözerken ortaya bir hikaye çıkarmaktı. Hikaye öyle ilerledi ki her şey bir 'doğum'a uydu... Demek ki bir doğum söz konusu artık nasıl anlaşılıyorsa... =)
Çok teşekkür ederim okumak için zaman ayırıp yorum yazdığınız için. |
|
|
|
|
 |
|
FORUM MUHABİRİ
| Kayıt: 26 Tem 2010 |
| Mesajlar: 1055 |
|
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 18 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 2422 |
|
|
|
Steing,
Böyle düşünmene gerçekten çok sevindim. =) Elimden geldiğince paylaşım yapıyorum. Arada sıkıntılara gelip ne yazabilir ne de çizebilir hale geliyordum ama sanırım yine yazmaya devam edeceğim. =) Başka kısa hikayelerim de var forumun altta kalmış köşelerinde... Dilerseniz okuyun efendim, yorum yazmasanız da okunmuş olmaları, birilerine ulaşmış olmaları mutluluk verici açıkçası... |
|
|
|
|
 |
|
FORUM MUHABİRİ
| Kayıt: 26 Tem 2010 |
| Mesajlar: 1055 |
|
|
|
| Elerki yazmış: | Steing,
Böyle düşünmene gerçekten çok sevindim. =) Elimden geldiğince paylaşım yapıyorum. Arada sıkıntılara gelip ne yazabilir ne de çizebilir hale geliyordum ama sanırım yine yazmaya devam edeceğim. =) Başka kısa hikayelerim de var forumun altta kalmış köşelerinde... Dilerseniz okuyun efendim, yorum yazmasanız da okunmuş olmaları, birilerine ulaşmış olmaları mutluluk verici açıkçası... |
Siteye üye olmadan önce yazılan öykü ve şiirleri bi kaç gündür sürekli okuyorum. Bu tespitede zaten bu şekilde vardım. Dediğim gibi umarım eserlerinde kendini katlayarak ilerlemeye devam edersin. Kim bilir belki bi zaman sonra Elerki'den İnciler atlı bi kısa öykü kitabını alır büyük bir zevkle okurum.  bu arada ne saçma bi kitap ismi oldu öle yahu. |
|
|
|
|
 |
|
|
ÜYE
| Kayıt: 18 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 2422 |
|
|
=) 18.11.2010, 21:53 |
|
|
Steing,
Bu duruma daha çok sevindim. =) Senden de hikayeler okumak isteriz... Yaz lütfen... =)
Öyle bir kitap hazırlayabilecek hale geleyim de adı senin dediğin gibi olsun far etmez. ;D |
|
|
|
|
 |
|
FORUM MUHABİRİ
| Kayıt: 26 Tem 2010 |
| Mesajlar: 1055 |
|
|
|
| Elerki yazmış: | Steing,
Bu duruma daha çok sevindim. =) Senden de hikayeler okumak isteriz... Yaz lütfen... =)
Öyle bir kitap hazırlayabilecek hale geleyim de adı senin dediğin gibi olsun far etmez. ;D |
Malesef bir kere denedim hala sonunu getiremiyorum  yazmak bana göre değil sanırım. Okumak daha zevkli  |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 18 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 2422 |
|
|
=) 18.11.2010, 22:02 |
|
|
Steing,
Bitirmek için azmet lütfen. =) S. King okuyan birinden bir şeyler okumak hep güzel olur. =) |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 10 Nis 2010 |
| Mesajlar: 3532 |
|
|
.. 18.11.2010, 22:52 |
|
|
İnanamıyorum Elerki! Hiç beklemediğim bir son oldu =)
İyi ki yorumları okumamısım ki heyecanı kacmamıs. Ben de bu hikayenin sonu nereye varacak diyordum.
Sanırım son zamanlarda sitede okudugum en ilginc ve güzel yazı. Özellikle özgünlük bakımından.. Gayet hoş olmuş.
Ama bana pamuk şeker borcun var  Pembe diye diye canım pamuk şeker istedi
Bu arada ellerine sağlık =) |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 18 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 2422 |
|
|
;D 18.11.2010, 23:00 |
|
|
~Lavinya,
Zaman ayırıp okuduğun için çok teşekkür ederim! =) Önceki açıklamalarımdan, hikayeyi nasıl oluşturduğumu okuyabilirsin. =)
Bir de, reenkarnasyon olayına da aslında ufaktan el atayım dedim. =) Kullandığım hiçbir öğe boşa gitmediği için çok mutluyum. Zira böyle kısa hikayelerde kullanılan en ufak öğenin dahi önemi büyük oluyor. Bağlayamayacağımdan korkmuştum fakat bir şekilde başardığımı görüyorum.
Pamuk şeker sizin olsun efendim! Ne zaman istersenizzz. ;D |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 18 Hzr 2009 |
| Mesajlar: 2539 |
|
|
... 20.11.2010, 13:05 |
|
|
Betimlemeler harika olmuş, önce çok saçmaymış gibi geliyor, çünkü hikaye bitmek üzere hiç birşey anlaşılmıyor ve son cümle birden kafanda bir şimşek çaktırıyor...
Çok hoş olmuş, kalemine sağlık. |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 18 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 2422 |
|
|
|
| sachiel yazmış: | Betimlemeler harika olmuş, önce çok saçmaymış gibi geliyor, çünkü hikaye bitmek üzere hiç birşey anlaşılmıyor ve son cümle birden kafanda bir şimşek çaktırıyor...
Çok hoş olmuş, kalemine sağlık. |
İstediğim şeye ulaşmışsam ne mutlu bana. =) Zaman ayırıp okuduğun ve yorum yaptığın için teşekkür ederim! |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 12 May 2010 |
| Mesajlar: 608 |
|
|
... 21.11.2010, 0:33 |
|
|
Aslında bu tarzı sevdiğimi söylersem yalan söylemiş olurum...Po,büyük bir yazardır ama tarzını severmiyim?Hayır...O yüzden tarzını değilde konuyu yorumlamak isterim izninle...Konunun nereye varmaya çalıştığını anlamak isterken finali görünce,bağlantını başarılı ve kurgunu özgün bulduğumu söylemek istedim ve emeğine sağlık... |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 18 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 2422 |
|
|
=) 21.11.2010, 1:23 |
|
|
jass,
İlginiz için çok teşekkür ederim. =) Pek hoşlanmadığınız bir tarzı dahi okuyup yorumladığınız için de ayrıca çok teşekkür ederim. =) |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 18 Ağu 2009 |
| Mesajlar: 344 |
|
|
... 22.11.2010, 20:22 |
|
|
Yine okudum, yine çok zevk aldım. : ) |
|
|
|
|
 |
|
|
|