Andrheanas hikayen güzelmiş bea.Okudum ve beğendim.Ellerine sağlık ve yenilerini bekleriz.
Bende dersane yıllarında seksenbir basamaktan fazla çıkardım ve basamakları çıktığımda keşke şurda şu dersanenin kapısı olmasa derdim...
"ışık son saniyelerini oynuyor. Elimi uzattığım yerde lamba butonu yok, üzerimde hafif bir elbise uçuşuyor basamaklardan inmeye devam ederken, elimdeki kadehi aşağıda beni bekleyen misafirlerim şerefine kaldırıyorum. “Aaa! Mösyö Kapıtokmağı ile Madam Paspas da teşrif etmişler. Ne hoş.”
Bunun gibi birkaç yerde geçişleriniz sanki pek bir pattadanak olmuş sayın adrheanas?
Ama madam ve mösyö'yü tebrik etmeliyim. Keşke Biraz daha düzenleseymişsin, Umarım kızmazsın yorumlarıma ama sanki öyküyü de evden çıkarken, kapıyı kilitlemeden az evvel yazmışsın.
Bir de rakamların ritniğini tuttursan daha etkileyici olacak gibi geldi. Bana bir an John Buchan'ın 39 Steps'ini okuyacakmışım hissini yaşattın ama değilmiş, tebrikler.
''Neden seksen bir?'' sorusuna takıldım. Aklıma üç sebep geldi.
Karakterin 81 yaşında.
Sen 81 doğumlusun.
Türkiye'de 81 il var ( alakasız ama aklıma geldi n'apayım )
Öykünü yaklaşık iki saatte ancak bitirebidim. Her cümleyi, her sözcüğü sindirmeye özen gösterdim. Bir an kendime şöyle bir baktım ki gemi yapımını inceliyorum Oralara nasıl, neden gittim bilmiyorum (:
Kurgusu, belli bir müddet yazdıktan sonra aklına gelmiş gibi göründü. Sanki kağıda cümleleri sıralamışsın ardından da o cümleleri takip ederek kurguyu oluşturmuşsun. Başta düşünerek ''bunu yazacağım'' diyerek başlamamışsın gibi.
O merdivenlerden indim ve çürümüş havayı soludum. Yani hikayenin içine çekmeyi başardın.
Bence başlıktan veya basamak sayısından ötürü olabilir 81