FRP FORUM  |  Kayıt  |  Üyeler  |  Giriş       

Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki  
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 04 Oca 2009
   Mesajlar: 592
Bu filmin devamı sayılır mı bilmem ama "Kung Fu Panda secrets of the Furious five" diye başka bir animasyon yapıldı orjinal filmden sonra. Beşlinin geçmişleriyle ilgili bilgi veriyor. Yirmi otuz dakika birşeydi galiba.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 07 Ekm 2007
   Mesajlar: 1474
Aslında herkes buna benzer başlıklar açsa ve beğendiği filmlerle ilgili kişisel yorumlarını yazsa çok güzel olurdu. Hepinizi açıkça teşvik ediyorum. Açın bir başlık ve istediğiniz filmi yazın ve nasıl bulduğunuzu anlatın. Filmler aklımızda kalan anılardan ibaret olmamalı. Onları burada dile getirip yaşatmalıyız.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 07 Ekm 2007
   Mesajlar: 1474
Fantastik Edebiyat Resim


Tom Hanks’i hiç böyle görmemiştim. Yeşil Yol’da kendi halinde naif bir adamdı. Forest Gump’ta şirin ve masum bir adamdı. Er Rayn’ı Kurtarmak’ta merhametli bir adamdı. Ve adını hatırlayamadığım diğer filmlerde de böyleydi. Ancak, bu filmde şaşırdım; Hanks’in yeni bir yüzünü gördüm. Buz gibi bakıyordu. Bakışları cıvayı bile dondurabilirdi, ya da bir kayayı lav haline getirebilirdi. Tüyler ürperten soğuk bir bakış. Oyunculuğuna yeni bir boyut kazandırdığını söyleyebilirim. Acımasız bir hayata tutunmaya çalışırken kendini dış dünyaya kaya gibi göstermeye çalışan bir adamın, kimsenin farkında olmadığı yufka gibi yüreği; evet, o bakışlar yalnızca maske.

Fantastik Edebiyat Resim
 
Film 1930’lu yılların başında Amerika’da geçiyor. Mafya adamı olan bir babanın ailesi için uğraşması ve bu işin çamurunun nerelere kadar sıçradığı konu ediliyor.

Filmin ilerleyen sahnelerinde Sullivan’ın (Tom Hanks) şevkatli yüzünü görmeye başlıyoruz. Filmin her dakikası daha da yumuşatıyor onu. Bir sahne var ki, yürekleri parçalar. Baba ve 12 yaşındaki oğlu yalnızdırlar. Masada otururlar. Hayatlarında ilk kez sohbet ederler. Sullivan, oğluna nelerden hoşlandığını, ne tür uğraşları sevdiğini sorar. Sorarken o kadar çekingen davranır ki, üzülmemek elde değil. O sert tabloyu korumak zorunda olduğu yıllar boyunca oğullarına hiç ödün vermemiştir. Öyle ki, onları tanımıyor bile. Bir baba ile bir oğulun birbirini yeniden tanımaları hikâyesi de denebilir.


Fantastik Edebiyat Resim

Teknik açıdan baktığımızda yumuşak kamera hareketleri ile çekilmiş slow tarzda bir film olduğunu söyleyebiliriz. Ha, ilgilenenler için de ekleyeyim, sarışın James Bond da (Daniel Craig) var bu filmde, üstelik kötü rolde. Ayrıca sinematografi dalında Oscar almış ve altı dalda Oscar'a aday gösterilmiş.

Puanım: 83%

Fantastik Edebiyat Resim

_________________
The Wheel of Time

Zaman Çarkı
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
DENETMEN

   Kayıt: 27 Şub 2009
   Mesajlar: 1055
Bu film güzel bir film, fakat günümüz için bazı yönleri yetersiz.

Olaylar biraz yavaş ilerliyor, bazen bir hızlanıyor ki anlam veremediğimiz şeyler oluyor. Biz bazı olayları sorgulayamadan domino taşlarının devrilmesi filmde boşluklar açıyor.

Ayrıca en güzel sahne yukardaki karelerden birinde diye düşünüyorum. Smile
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 07 Ekm 2007
   Mesajlar: 1474
Dumrul yazmış:
Bu film güzel bir film, fakat günümüz için bazı yönleri yetersiz.

Olaylar biraz yavaş ilerliyor, bazen bir hızlanıyor ki anlam veremediğimiz şeyler oluyor. Biz bazı olayları sorgulayamadan domino taşlarının devrilmesi filmde boşluklar açıyor.

Ayrıca en güzel sahne yukardaki karelerden birinde diye düşünüyorum. Smile


Belki de bu yetersizlik, filmin seksen yıl önceki olayları anlatan bir film olmasından kaynaklanıyordur. Ya da yönetmenin sanat anlayışından ileri geliyor olabilir. Belki de sadece senaristin tercihidir. Olaylara bakış açımızı istediği noktaya çekmek için bazı kısımları es geçtiğini de varsayabiliriz. Film zaten iki saat sürüyor. Bir de istediğin ayrıntılar eklense, üç saate kadar uzardı belki. Ne dersin Dumrul?

_________________
The Wheel of Time

Zaman Çarkı
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 07 Ekm 2007
   Mesajlar: 1474
Fantastik Edebiyat Resim


Başrolünü, son yıllarda Constantine, Transformers, Indianna Jones ve Kafatası Krallığı ve Yasak Krallık filmleriyle yıldızı parlayan genç oyuncu Shia LeBeouf'un oynadığı Eagle Eye (Kartal Göz) adlı filmin, teknolojinin geleceği hakkında verdiği mesajlar fazlasıyla çarpıcı.

Ana konu, insan gibi düşünebilen hatta insandan daha iyi düşünebilen bir bilgisayarın dünyadaki bütün bilgilere sahip olduktan sonra tüm bu bilgileri işleyip kullanıma hazır hale getirebilmesidir. İşte bu konu biraz daha açılmalı. Elektronik alemde var olan bütün bilgileri muazzam güçte bir işlemciyle işleyerek geleceği tahmin edebilen bir makine. İnsanların psikolojilerini, birbirleri hakkındaki düşüncelerini anlayarak ne yapacaklarını ve yapabileceklerini önceden sezebilen hatta bilebilen bir bilgisayar ötesi icat. Caddelerde gezerken sizi ister gizli kameralardan ister uydudan rahatça takip edebiliyor. Bu kameraları keyfine göre de istediği açıya ayarlıyabiliyor. İsterse caddelerdeki tüm ışıkları yeşil yapabiliyor. Şantiye sahalarındaki vinçleri uzaktan kumanda edebiliyor. Tüm uçakları pilotsuz sürebiliyor. Uçağı bir tünelde bile en usta pilottan daha iyi sürüyor. Bu makine insanları istediği şekilde yönlendirebiliyor da. Kişilik analizine göre herkese ayrı şekilde davranıyor. Başrolümüz anarşist ruhlu olduğu için ona çok baskı uyguluyor. Onu devlete karşı terörist olarak gösteriyor ve akabinde kendisine hizmet etmezse yardım etmeyeceğini söylüyor.

Başrolün telefonda kadın sesli bilgisayarla konuşması, bana The Matrix adlı filmden Neo'nun Morpheus ile telefonla ilk konuşmasını hatırlattı.


Fantastik Edebiyat Resim

Hikayeye biraz değinelim. Amerika Birleşik Devletleri bir terörist avında; Muhtemelen Usame Bin Ladin. Bir ortadoğu devletinde cenaze kaldıran arapların arasından bir kişi şüpheli görülüyor. Bu bilgisayar o sıralar deneme aşamasında. Olmama riskinin yüksek olduğunu söylüyor fakat dinlenilmiyor. Cenazedeki herkes masum olduğu halde öldürülüyor. Bilgisayar işte bu noktada devreye giriyor. ABD Bağımsızlık Bildirgesi, "Bir devlet kendi içinde kötü olmaya başlıyor ise, bu hükümet her ne şekilde olursa olsun devrilmelidir." diyor. Bu bildirgeyi, programı gereği hayata geçirmeye çalışan bilgisayar, hükümeti devirmek için emin adımlarla ilerliyor. Hatta devrimi yaptıktan sonraki kadroyu bile belirlemiştir.

Herkese, "Bu kadar da olmaz!" dedirtebilecek bir film
.

Fantastik Edebiyat Resim

Oyunculukların ve filmin kendi işleyişinin pek de iyi olduğunu söyleyemeyeceğim. Her sahnede Hollywood yapımı aksiyon filmlerine özgü bir yapmacıklık kokusu var. Aslında burada, son zamanlarda çıkan ucuz aksiyon filmlerini kastediyorum. İnsanı kendisine bağlayan bir tarafı yok bu yüzden. Neredeyse hiç bilgisayar efekti kullanılmamış. Bu noktadan bakarsak çoğu aksiyon sever için güzel bir durum. Yine de filmin ana yapısında soğuk bir hava var. İzleyiciye şevkat göstermeyi beceremeyen, onu sıcaklığıyla saramayan bir film. Şevkatli bir aksiyon filmi söyleyebilirim size; Leon The Professional. Hızlı temposuyla ve ışık hızıyla süren olay akışıyla, atıştırmalık bir film. Beni tek çeken taraf önceden de anlattığım gibi senaryosuydu.

Puanım: 69%


Fantastik Edebiyat Resim

Bu linkten filmin sitesine girebilir ve fragmanını seyredebilirsiniz.
Sitemizdeki linkleri görebilmeniz için kayıtlı üye olmalısınız.
Lütfen KAYIT olun yada ÜYE GİRİŞİ yapınız.

_________________
The Wheel of Time

Zaman Çarkı
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 16 Ekm 2007
   Mesajlar: 844
ama olmadı olamaz kaç verdin?
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 16 Ekm 2007
   Mesajlar: 844
göremedim.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 07 Ekm 2007
   Mesajlar: 1474
Galiba çarçabuk okudun da üzerinden geçtin.
Not baremimi merak etmen hoşuma gitti. Hiç not vermeden yorum yapar mıyım? Very Happy  Puanımın merak edilmesi bile yeter. Hadi arkadaşlar, beni ilgi yağmuruna tutun. Öhö, öhö, ne diyorduk? Wink
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 07 Ekm 2007
   Mesajlar: 1474
    Fantastik Edebiyat Resim                        




Sinema sanatının doruklarına ulaşabilmeyi başarmış bir başyapıt. Her şeyiyle başka güzel. Her anıyla sımsıcak. Üzerinde saatlerce konuşulabilecek ve az rastlanan türde filmlerden. Bu film üzerine uzun zamandır yazmayı düşünüyordum fakat o kadar çok şey var ki söyleyecek, hangisinden başlayacağımı bilemedim. Sonunda dayanamadım; “Olsun artık,” dedim.

  Fantastik Edebiyat Resim



Zirvede filmlere başrol olmak için seçilen ünlü aktör ne de çok yakışmış Benjamin Button rolüne! Cate Blanchet’ın Yüzüklerin Efendisi’ndeki fazla asil ve haşmetli duruşundan sonra bu filmdeki cıvıl cıvıl hali içinizi kıpır kıpır etmeye yeter de artar. Oyunculara yapılan makyajlar inanılmaz. Bence inanılmaz kelimesi yetmez; izlemeniz lazım. Plastik makyaj denen sanat almış başını gitmiş. Filmde içinizi ısıtan bir ortam oluşturulabilmiş. Her sahne derin anlamlarla yüklü repliklerle dolu. Öyle anlamlı konuşmalar var ki, aklınız o sözlerde kalmışken sonrasında gelen konuşmaları kaçırabiliyorsunuz. Film görünüş olarak ağır bir tempoya sahipse de yüksek derecede zihinsel aktivite gerekiyor olayları kavrayabilmek için. İzlemeden önce biraz kahve iyi gelir. Her anıyla hayatın anlamı üzerine düşünmeye sevk ediyor.

80 gibi bir yaşta doğan bir bebek! Bu akıl almaz fikir filme çok değişik bir hava katıyor. Giderek gençleşen bir adam olmak iyi bir şey mi yoksa kötü mü?  

Aşkı hiç bu açıdan görmemiştiniz. Alışılageldik aşk filmlerini unutun. Yaşları ters orantıda ilerleyen insanların aşkı anlatılıyor. Adam gençleşirken kız yaşlanıyor. Tabi ki bir orta noktada buluşuyorlar ama bu hiç de uzun sürmüyor. Yan yana aynı hızda ilerleyen iki trenin aşkından değil, çok çok uzaktan birbirlerine doğru ilerleyen iki trenin aşkından bahsediliyor. Buluşma anının ne kadar kısa olduğunu siz düşünün. Trenler duramıyor maalesef.

Puanım: 93%

     Fantastik Edebiyat Resim

_________________
The Wheel of Time

Zaman Çarkı
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 31 Tem 2008
   Mesajlar: 1168
AHHH benim Brad'im yaaa. Ne güzel adamsın sen de çok yaşlandın artık.  Sad

Bu arada ben bu filme % 100 puan veriyorm  
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 31 Tem 2008
   Mesajlar: 1168
Azap Yolu mükemmel bir film. O filme de 100 veririrmFantastik Edebiyat Resim

_________________
Fantastik Edebiyat Resim

Ruh; Tanrı'nın etten oluşan kozasına hapsolmuş kelebek,
Çok geçmeden hepsi gibi kokacak ve çürüyecek...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 07 Ekm 2007
   Mesajlar: 1474
Ben hiçbir filme 100 üzerinden 100 vermedim ve vereceğimi de sanmıyorum. Bir filme yüz puan vermek demek bana göre, daha iyisinin çekilemeyeceğini düşünmek demektir. Çünkü bir filme en yüksek puanı vermek demek daha iyi bir film çıktığında daha üst bir puan bulamamak demektir. 101 veremeyiz çünkü yüz üzerinden puan veriyoruz. Tabi ki isteyen istediği filme 100 puan da verebilir 0 puan da verebilir. Sadece neden en üst puanı vermediğimi açıklamaya çalıştım.

Stephany, Azap Yolu ile ilgili bir yazı yazsan zevkle okurdum.

_________________
The Wheel of Time

Zaman Çarkı
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 31 Tem 2008
   Mesajlar: 1168
Falas yazmış:
Ben hiçbir filme 100 üzerinden 100 vermedim ve vereceğimi de sanmıyorum. Bir filme yüz puan vermek demek bana göre, daha iyisinin çekilemeyeceğini düşünmek demektir. Çünkü bir filme en yüksek puanı vermek demek daha iyi bir film çıktığında daha üst bir puan bulamamak demektir. 101 veremeyiz çünkü yüz üzerinden puan veriyoruz. Tabi ki isteyen istediği filme 100 puan da verebilir 0 puan da verebilir. Sadece neden en üst puanı vermediğimi açıklamaya çalıştım.

Stephany, Azap Yolu ile ilgili bir yazı yazsan zevkle okurdum.


Ben de neden filme 100 puan verediğimi söyliyim. Çünkü bu konuda yazılmış ilk ve başarılı bir film. Ben Brad'in oynadığı her filme 100 puan veririm. Azap Yolu Hakkında ne yazmamı istiyosun? Anlayamadım...

_________________
Fantastik Edebiyat Resim

Ruh; Tanrı'nın etten oluşan kozasına hapsolmuş kelebek,
Çok geçmeden hepsi gibi kokacak ve çürüyecek...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 07 Ekm 2007
   Mesajlar: 1474
Filmi tanıtan bir yazı yazabilir, hangi taraflarını sevdiğini söyleyebilir ya da film hakkında ne söylemek istiyorsan o konuda bir yazı yazabilirsin. Sınır yok. Mesela benim tarzım filmi kısaca tanıtmak ve çekim tekniklerine hafiften değinmek. Belki birkaç ayrıntı daha. Mesela Kızıl Gölge fazla yorumda bulunmadan bir-iki resimle birlikte filmin adını ve kastını verir. Herkes kendine özgü bir şeyler yazabilir.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 07 Ekm 2007
   Mesajlar: 1474
Fantastik Edebiyat Resim

Çok tuhaf bir hikaye ve mistik bir anlatım. Jean Baptiste Grenouille (Can Baptis Granü) adlı genç, muazzam duyarlılıkta bir koku alma duyusuna sahiptir. Suyun, camın, bakırın, su altındaki çeşitli hayvanların, kayaların ve aslında her şeyin kokusunu alabilen bir burun bu. Hayatı pislik ve kötü kokular arasında geçer. Ta ki; şehirde gezerken uzaktan gelen ve neye uğradığını şaşırtan bir koku duyana kadar. Bu koku tahmin edebileceğiniz gibi çok güzel bir kızdan gelir. Kızı kokusundan takip eder ve bulur. Artık hayatının bir tek amacı vardır. Başta bu kızdan gelen koku olmak üzere bütün kokuları saklayabilmenin bir yolunu bulmak. Çiçeklerin ve baharatların özleri, damıtma yoluyla ele geçirilebiliyor. Peki sizce bir kadının, kokusuyla erkeklerin başını döndüren ve arzularını kabartan bir kadının kokusu nasıl ele geçirilip saklanır? Bu tarafını da filmde izlersiniz.

Çarmıha gerilecek bir adamın çektiği işkenceyi zevkle izlemek için meydanda toplanan nefret dolu bir halkın, Granü'nün üretebilmeyi başardığı bu kokuyu duyunca nasıl olup da kedi gibi uysallaştığını ve onu melek sandıklarını şaşkınlıkla seyredeceksiniz. Öyle bir koku ki, insanlar sırf bu koku sayesinde, on iki masum kızın katiline adeta aşık oluyor.



Fantastik Edebiyat Resim


Konu çok hoş bir şekilde işlenmiş. Hele müziği insanı çok derinden etkiliyor. İnsanın ruhunun derinliklerine nüfuz edebilen yalın ve ateşli bir müzik. 18. Yüzyıl'da en büyük şehir olan Paris'in içinde bulunduğu psikolojik, sosyolojik ve ekonomik koşullar çok gerçekçi ve aynı zamanda şiirsel bir tarzda anlatılmış. Jean Baptiste de bu ortama çok yakışıyor. Kendinizi o çağda hissedeceğinizden kesinlikle eminim. Koku bulma sanatına ilgimin arttığını da söyleyeyim- çok az ilgi alanım varmış gibi.

Bu arada filmde kızıl saçlı bayanların kayırıldığını da söylemeden geçemeyeceğim. Çünkü en güzel kokan iki kadın da kızıl saçlılar. Bu da küçük bir anekdot olsun.

Sıradışı film mi arıyorsunuz? İşte size bu filmin aradığınız film olduğunu söylüyorum. Gerisi size kalmış.

Puanım:90%



Fantastik Edebiyat Resim

_________________
The Wheel of Time

Zaman Çarkı
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 17 Arl 2009
   Mesajlar: 94
Sevgili Falas harika bir konu başlığı olmuş.Şimdilik şöyle bir gözden geçirdim kısaca ama vakit bulunca tüm filmlerle ilgili yorumlarınızı tek tek okumak istiyorum.Kıskandım açıkçası köşenizi.Ben de açarım belki.Açmasına açarım da içinden nasıl çıkarım bilmem  Very Happy
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 07 Ekm 2007
   Mesajlar: 1474
Dreamer yazmış:
Sevgili Falas harika bir konu başlığı olmuş.Şimdilik şöyle bir gözden geçirdim kısaca ama vakit bulunca tüm filmlerle ilgili yorumlarınızı tek tek okumak istiyorum.Kıskandım açıkçası köşenizi.Ben de açarım belki.Açmasına açarım da içinden nasıl çıkarım bilmem  Very Happy


Çok teşekkür ederim Dreamer, bu yazdıkların beni çok heyecanlandırdı. Kendi kendime,"İşte, yeni bir sinema tutkunu katıldı aramıza," dedim. Bu başlık benim karalama defterim gibi bir şey. Ara sıra aklıma esen filmlerle ilgili aklıma geleni bir çırpıda yazarım. Bir iki de resim ekler, bitiririm işi. Bence sen de böyle bir başlığı kesinlikle açmalısın.

_________________
The Wheel of Time

Zaman Çarkı
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 07 Ekm 2007
   Mesajlar: 1474


Allahım, yarabbim! Bir film bu kadar mı sıkıcı olur? Oyuncularına sakın aldanmayın, Angelina Jolie, Matt Damon ve sözde Robert De Niro. Bu film adamı çıldırtır. Bir daha Robert De Niro'nun yönettiği bir filmi izlemeden önce 10 kere düşüneceğim. Filmde tek bir koşma sahnesi bile yok, Matt Damon baştan sona sadece bakıyor ve arasıra yürüyor. Ne konuşur, ne de güler. Angelina Jolie'yi de izleyici çekebilmek için filme aldıkları çok bariz. Robert De Niro'nun film kapağında olduğuna bakmayın, bi nane yediği yok filmde.

Konusuna gelince, 1940-1970 arası dönemi anlatıyor kaba hesap. İkinci Dünya Savaşı döneminde casuslar arası manevraları ve bu manevraların savaşın gidişatını nasıl etkilediğine değiniliyor. Savaşın arka planındaki adamlar, kabul etmek lazım, arka planlardan bahseden pek film yok piyasada. Bu açıdan baktığımızda genel kültüre faydası var ancak sinema alanında rezalet. Güzel teknikler kullanılmış, görüntü, renk, açılar, oyunculuklar her şey iyi ancak bir şey eksik; akıcılık. Senaryo insanı çıldırtabilir. Bu ajanların, yaptıkları görevler sonucu ayakta gezen boş et yığınına dönüştüklerine de değiniliyor. Ruhları yok oluyor, bu kirli işlerin ortasında.

Film iki saat sürdü ancak bana bütün gün izlemişim gibi geldi. İlk bir saat bitmişti ve ben de bitmiştim. Sırf bitirmiş olmak için izledim; işkenceydi. Matt Damon'a yakıştıramadım bu filmi. Oysa bir hafta önce izlediğim Ateşli Aşk adlı filmi ne güzeldi.

Eğer, "Ne oldu da Falas'ın bile izlemeye tahammül edemediği bir film oldu bu film? Nasıl bir şey acaba?" diye merak ediyorsanız filme bakın da görün. İlk 45 dakikadan sonra filmi çıkarıp çöpe atarsınız.

Bu yorumu, yorumlarıma yaptığı yorumlarda çok cömert davranan Kızıl Gölge'ye armağan ediyorum.

Puanım: 15%  /  15 puan verdim çünkü en azından teknik bir kalite vardı.


Fantastik Edebiyat Resim

_________________
The Wheel of Time

Zaman Çarkı
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 07 Ekm 2007
   Mesajlar: 1474
Fantastik Edebiyat Resim

Film Leon The Professional'ı andırıyor. Yine ruhsuz bir yetişkin adam, küçük ve sevimli bir kız. Filmi beğendim. Müzikleri çok hoş, derin bir hava barındırıyorlar. Filmin ekran rengi de güzel, çok canlı ve rengarenk, ekran parlıyor; biraz da koyu. Teknik açıdan da iyi düzeyde.

Hikayesi hoşuma gitti. 16 yıl boyunca askeriyede isyanları bastıran, adam öldürmekte ustalaşan bir savaş makinesi, bir suikastçi (Denzel Washington) ve karşısında 8 yaşlarında sarışın, süt tenli, şeker mi şeker bir kız. Adam yıllar sonra askerlik görevinden ayrılmış ve alkolik olmuştur. Artık bazı yetilerini kaybediyordur. Olaylara ani tepki veremiyor ve mevcut durumu net algılayamıyor. Bu kadar tecrübe ile yine de koruma olmayı başarabiliyor. Meksika'da yaşayan zengin bir ailenin koruması oluyor. Ailenin küçük kızına karşı ne kadar soğuk davranmaya çalışsa da insani yönü sonunda ağır basıyor ve yumuşuyor. Aralarında çok güzel bir ağabey kardeş ilişkisi kuruluyor. Duygusal anlar yaşanıyor. Duygulanmayı sevenler filmi sevecek.


Fantastik Edebiyat Resim

Fantastik Edebiyat Resim

Film hakkında fazla bilgi vermek istemiyorum ama sizi heyecanlandıracak mini bir heyecan ögesi paylaşmak istiyorum. Birileri kıza zarar vermek ister ve farkında değiller ama uyuyan aslanı uyandırırlar. Eski asker, eski kıdemli suikastçi (assasin) geri dönmüştür. Battal Gazi'nin kaleyi tek başına ele geçirmesi misali, bu pis fidye olaylarına karışan herkesi haşat etmek için harekete geçer. O kadar sinirlenmiştir ki, en acımasız işkenceleri uygulamaktan kaçınmaz. Ses çıkarmayan, uslu duran bir adamın zarar görmesi sonucu çıldırmasını ve herkesi öldürmesini ekranda görmeyi seven bir millet olduğumuzu düşünürsek, halkımızın bu filmi seveceğini düşünüyorum.
Hikayesi, anlatımı sizi saracak; bundan eminim. Leon'u sevdiyseniz, aksiyon ve dramanın harmanlanmasından hoşlanıyorsanız bu film kaçmaz.

Puanım:77%

Fantastik Edebiyat Resim

_________________
The Wheel of Time

Zaman Çarkı
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Yeni başlık gönder Başlığa cevap gönder   Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki