|
ÜYE
| Kayıt: 07 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 1473 |
|
|
|
| raskalnikov yazmış: | ancak korsan olarak etkileyici bir film evet keşke çocukken izleseydim |
Sen de korsan aldım diye üzülüyorsun. Benim bütün DVDlerim korsan be.  Korsan olunca ne olacak ki? Film aynı film. Filmi beğendiğine sevindim. Ancak dediğim gibi ancak çocukların yüreklerinde bazı kıpırtılara yol açabilecek bir yapım. Keşke çocukken izleseydin. |
_________________ The Wheel of Time
Zaman Çarkı
|
|
|
|
 |
|
|
ÜYE
| Kayıt: 07 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 1473 |
|
|
Mine 20.09.2008, 11:33 |
|
|
Falas cım ellerine saglık bu eski filmi gündeme getirmekle çok güzel bir iş çıkarmışsın. Ben filmde küçük sarışın yaratığın şaşkın ifadesini sergilediği son sahneyi unutamam.[/quote]
Teşekkür ederim. O çocuk, Macaulay Culkin zaten başka bir çocuk. Küçükken ona ne hayrandım ama. Gerçi şimdi büyümüş serserinin teki olmuş ama bizi ilgilendirmez. Oyunculuğu bırakması kötü olmuş. |
_________________ The Wheel of Time
Zaman Çarkı
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 07 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 1473 |
|
|
|
Çok hoşuma giden fakat bazen içimi ürperten bir film. General'in karısı ve oğlu katledilirken o, onları kurtarmak için atlarla yetişmeye çalışır -Hatta at koşu sırasında birden düşer ölür ve General at değiştirir- ama geldiğinde karısının asıldığını görür. O sahne çok üzücü.
Dövüş sahneleri çok iyi çekilmiş. O zamanın insanlarının eğlence anlayışı da gözler önüne seriliyor. Herkes maç izler gibi vahşet seyrediyor ve coşuyor.
Önünde eğilmek gereken bir yapım.
Puanım: 89%
 |
_________________ The Wheel of Time
Zaman Çarkı
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 24 Ksm 2007 |
| Mesajlar: 12 |
|
|
.... 14.10.2008, 16:03 |
|
|
Little miss sunshine
Lovers of Arctic Circle(kutup çizgisi aşıkları)
American history x
One flew over the cuckoos nest(guguk kuşu)
Dead poets’ society(öla ozanlar derneği)
Goya’s ghosts(Goya'nın hayaleti)
C.r.a.z.y
Cindrella man
Master and Commander: The Far Side of the World
A beautiful mind(akıl oyunları)
Hotel rwanda
The village(köy)
Gone baby gone(kızımı kurtarın)
Karşı pencere
Bir ömür yetmez
Amelie
Brokeback dağı
Ben X
Crash(çarpışma)
Parfume: the story of a murderer
Stardust(yıldız tozu)
Trainspotting
21 gram
The Diving Bell And the Butterfly(dalgıç ve kelebek)
10 000 bs
Atonement(kefaret)
Narnia Günlükleri: Aslan,Cadı ve Dolap
Narnia Günlükleri:Prens caspian
bunlar benim beğendiğim filmler..belki sen de izlemişsindir, hatırlatma olur... |
_________________ sen her zaman ...
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 07 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 1473 |
|
|
|
Çoğunu ya izlemedim ya da adlarını hatırlamıyorum. İzlediklerim de pek sevemediğim filmler. Narnia fazla çocuksu ve ikinci defa seyretmeye tahammül edemem. 10 000 BC ise çok güzel sahnelerinin yanında sürükleyici değil ve sıkıcı. Köy filmi ise beni hayal kırıklığına uğratan bir film. Akıl Oyunları filminden midem bulandı desem yeridir;sıfır kalite. Crash filmini izlerken yarısında sıkıntıya tahammül edemedim ve kapattım. Tamam, eleştirmenler beğenmiş olabilir ya da ödül almış olabilir ama ben beğenmedim. Diğerlerini seyretmedim. Şunu da söyleyeyim, benim sevdiğim hiçbir film yok bu saydıklarında. Galiba sinema kıstaslarındaki zevklerimiz pek uyuşmuyor.
Emek harcayıp yazdığın için teşekkür ederim. İnşallah ortak bir filmde buluşuruz. |
_________________ The Wheel of Time
Zaman Çarkı
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 07 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 1473 |
|
|
|
Gladiator
Hulk serisi
Örümcek Adam serisi
Matrix serisi
Yüzüklerin Efendisi serisi
Karayip Korsanları serisi
Bourne serisi
Vendetta
Gün Işığı (Stallone)
Kız Arkadaşım
Leon
Mumya serisi
King Kong
Pianist
Hayat Güzeldir
Dağcı
Yıldız Savaşları serisi (İlk 3 Film)
Jurassic Park serisi
Indianna Jones serisi
300 Spartalı
Apocalypto
Pearl Harbor
Taxy serisi
Titanic
Buz Devri serisi
Bambi serisi
Bunlar da benim sevdiklerimden aklıma ilk gelenler. Belki senin sevdiğin vardır. |
_________________ The Wheel of Time
Zaman Çarkı
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 25 Hzr 2008 |
| Mesajlar: 3461 |
|
|
|
Bu filmi izlemeyen biri var ise hemen gidip bir tane edinmeli.
İzlemediğine emin misin falas cım  , o zaman tavsiye , sakın kaçırma.
Amelie (Le Fabuleux destin d'Amelie Poulain)
Konu : Çok garip bir anne baba tarafından büyütülen Amelie, gündüzleri Paris'te bir kafede garson olarak çalışırken akşamlarını küçük apartman dairesinde yalnız olarak geçirmektedir. Hiçbir arkadaşı ve hayattan beklentisi olmayan bu utangaç ve sevimli genç kadının hayatı kısa zaman içinde değişmek üzeredir.
Banyosunda yıllar öncesinden kalma bir kutu bulan Amelie, sahibini bularak kutuyu ona verir. Böylece çevresindeki insanlara yardım ederek yaşamlarını iyileştirmeye karar verir. Bu arada karşılaştığı Nino adlı bir adamdan çok hoşlanır ama onunla konuşmaya cesaret edip kendi hayatını da değiştirebilecek midir? |
_________________ Yokluğun içindeyim...
|
|
|
|
 |
|
Misafir
|
|
Amelie, afişteki kızın gerizekalıya benzeyen antipatik tipi nedeniyle izleyemediğim bir film. Oldukça başarılı olduğunu biliyorum, belki bir gün...
Ancak Amelie`yi sevenlere tavsiye edeceğim bir film var. İki filmi izleyenlerce ve bazı eleştirmenlerce, kurgu ve atmosfer olarak birbirine benzetildiğini duymuştum. Şahsen aşk filmlerini sevmem, oturup izlemem de. Ancak mecbur kalıp izlememe rağmen hayran olmuştum. Açık ara izlediğim en iyi aşk filmi diyebilirim. Sonu ise... kısaca değişik diyebilirim.
Cesaretin var mı Aşka? Jeux D'enfants (orjinal ismi)
Konu:
Annesi kanser ve ölmek üzere olan Julien ve göçmenliğin zorluğu ilebaşa çıkmaya çalışan Sophie arasında özel bir bağ vardır. Bu bağoynadıkları cesaret oyunu sayesinde güçlenmektedir. Oyun icabı her birisırasıyla, diğerine cesaret gerektiren, sınava sütyenle gitmek, okulunen sert çocuğunu tokatlamak gibi, zorlu görevler vermektedir. Zamanlahayatın zorlukları da bu oyunun bir parçası haline gelmektedir. Bu oyuniki arkadaş arasında büyük bir aşkı alevlendirirken aynı şekildebirbirlerine kavuşmalarınada engel olmaktadır.
(konu ve resim alıntıdır : sinemalar.com) |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 07 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 1473 |
|
|
|
Amelie'nin tipi yabancı değil ama malesef izlediğimi hatırlamıyorum. Her ne kadar izlediğim yüzlerce film olsa da hatta binlerce, yine de ıskaladıklarım oluyor. Bulursam-tabi ki korsanını- izlerim.Cesaretin Var mı Aşka'yı da tabi. |
_________________ The Wheel of Time
Zaman Çarkı
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 16 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 844 |
|
|
|
takip etmez misiniz?gemideyi öneriyorum izlemeyen erkek kardeşlerime  lütfen yalnızken izleyin sonra da lalelide bir azize'yi |
_________________ Aşk istiyorduk ağızdan damardan
Gözler parlasın soluk açılsın.
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 25 Hzr 2008 |
| Mesajlar: 3461 |
|
|
|
| raskalnikov yazmış: | takip etmez misiniz?gemideyi öneriyorum izlemeyen erkek kardeşlerime lütfen yalnızken izleyin sonra da lalelide bir azize'yi |
Bunları senden duyduğuma şaşırmalı mıyım raskalnikov ?  tabiki hayır. Başka ilginç fikirlerin var mı? Sonunda senin için sitede ayrı bir bölüm açacaklar.  Not diyecekler 18 yaş sınırı var puhahalahuhaa  Parantez içinde de bayanlara tavsiye edilmez denecek. |
_________________ Yokluğun içindeyim...
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 07 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 1473 |
|
|
|
| raskalnikov yazmış: | takip etmez misiniz?gemideyi öneriyorum izlemeyen erkek kardeşlerime lütfen yalnızken izleyin sonra da lalelide bir azize'yi |
Gemide yi seyrettim. Öyle filmlerden nefret ederim. İğrenç sahneleri midemi bulandırdı. İzlenmeye değmez. Hatta seyredeli 6 yıl falan oldu. Böyle filmleri tavsiye etmesen daha iyi.
Ayrıca piyasada bu kadar kaliteli Hollywood yapımı varken Türk filmlerini takip etmek hiç içimden gelmiyor. 400 tane filmim var. Aralarında bir Propaganda filmi var Türk yapımı olarak. |
_________________ The Wheel of Time
Zaman Çarkı
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 09 Ksm 2008 |
| Mesajlar: 2 |
|
|
|
rambo için yaptığın yorum çok hoşuma gitti |
|
|
|
|
 |
|
İDARİ SORUMLU
| Kayıt: 02 Ekm 2006 |
| Mesajlar: 1345 |
|
|
|
| Falas yazmış: | | piyasada bu kadar kaliteli Hollywood yapımı varken Türk filmlerini takip etmek hiç içimden gelmiyor. |
Türk filmlerinin kalite durumları hakkında bir şey söyleyecek durumda değilim ama sinema sanatı söz konusu olduğunda kaliteyi Hollywood ile özdeşleştirmeye çalışıyorsan bence hiç deneme. Hele şu günlerde... |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 16 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 844 |
|
|
|
mükemmel oyunculuklar var, dönem başarılı birşekilde yansıtılmış ve gerçek mekanlar kullanılmış.17 ağustos gecesi cn5te-depremden önce- oynamıştı.Dünya ya binadan ya zinadan yıkılacak lafı oturmuştur o yüzden.kaptan da denizden kum çıkaran bir iş gemisini işletiyordu.O kumlarla yapılan binalar çöktü falan. |
_________________ Aşk istiyorduk ağızdan damardan
Gözler parlasın soluk açılsın.
|
|
|
|
 |
|
Misafir
|
|
Oyunculuklar iyiydi. Film de iyiydi. O durumları biraz bilnler için ayrıca oldukça da espri doluydu  |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 07 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 1473 |
|
|
|
| Kilgarvan yazmış: | | Falas yazmış: | | piyasada bu kadar kaliteli Hollywood yapımı varken Türk filmlerini takip etmek hiç içimden gelmiyor. |
Türk filmlerinin kalite durumları hakkında bir şey söyleyecek durumda değilim ama sinema sanatı söz konusu olduğunda kaliteyi Hollywood ile özdeşleştirmeye çalışıyorsan bence hiç deneme. Hele şu günlerde...
|
Haklı sayılırsın. Hollywood sineması teknik anlamda çok ileri olsa da dediğin gibi artık öyle şımarmışlar ki, şu son dönemlerde ne sanata, ne duygusallığa ne drama önem veriyorlar. Halkın ilgisini görsel efektlerle çekmeye çalışan yapımlarla doldu ortalık. Seyrettikçe "nerede eski Hollywood filmleri" diyorum. Ama o filmler bi süre sonra unutulacaklardır. Ama yine de güzel olmayanları da yok değil. Onları da ayıklamayı bilmek lazım tabii- yönetmeninden, senaristinden ve oyuncularından. Mesela Stallone'nin "Gün Işığı" adlı -şu tünelde geçen- filmini 10 tane Hulk'a değişmem.
Gel gelelim Türk Sineması'na. Asla görsel efekt manyağı, sanat zevkinden yoksun biri olmadım. Bunu "Kız Arkadaşım" adlı filme 90% vermemden anlayabiliriz. Türk Sineması'nın son dönem örneklerine baktığımızda güzel berbat örneklerin yanında çok güzelleri de yok değil. Yahu "Recep İvedik" adlı bir filmin gişe rekoru kırdığı bir toplumda yaşıyoruz. Ne düşünmemi beklersiniz. Dünya iyi filmleri süzgeçten geçiriyor ve ben de süzgeçten geçmiş halleriyle seçip izliyorum. Ama Türkiye un eleğinden meteor taşı geçiriyor. Hangi filmin kaliteli olduğunu anlamak zor. Zaten yıkamadığım bir önyargı oluşmuş beynimde...  Neyse bu konu uzar gider ama benim zamanım yok uzatmaya. Malum, hukuk... Nefes almaya zaman yok! Zaman Çarkı'mı bile okuyamıyorum.  Haklısın Kilgarvan. SANAT. |
_________________ The Wheel of Time
Zaman Çarkı
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 07 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 1473 |
|
|
|
| sEzGiN yazmış: | | rambo için yaptığın yorum çok hoşuma gitti |
Teşekkür ederim. |
_________________ The Wheel of Time
Zaman Çarkı
|
|
|
|
 |
|
Misafir
|
|
Recep İvedik abarttıkları kadar ne iyiydi ne de kötü. İzlerken belli bir duygu yada atmofr veriyorsa başarılıdır benim için. Anıra anıra gülmedim ama güldüğüm yerleri olmuştu. EVde izledim gerçi para versem farklı beklentiyle mi izlerdim bilemem  Ama Recep İvedik filminin toplumda kutuplaşma yarattığını da düşünüyorum. Hani filmi eleştirmek entellüktüel kapasite sahibi olmakla eşdeğer bişey gibi görülüyor sanki... Sanat halk içinse ve halk bu filme güldüyse benim için olay bitmiştir. Sanat sanat içinse... Peh, kim takar!  |
|
|
|
|
 |
|
ÜYE
| Kayıt: 07 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 1473 |
|
|
|
Sanatı geri plana alarak toplum için yapılan sanat klasik olamaz ve unutulur. Sanat için yapılan ise her daim kalıcıdır. Tabi hem toplum hem sanat olursa da tutabilir. |
_________________ The Wheel of Time
Zaman Çarkı
|
|
|
|
 |
|
|