Hm, bence Star Wars önce çizgi roman olup sonra filme çevrilseydi, şimdiki gibi bir efsane halini almazdı (teşekkürler lucas

). Veya, matrix gibi bir başyapıtı (ilk filmi baz alıyorum) bir romandan (Neuromancer) değil de bir çizgi romandan (ki çok sonraları çizgi romanı da çıktı, indirdim ama henüz dokunmadım) esinlenerek yapılsaydı, izleyiciler taradından bu kadar beğenilmeyebilirdi. Yani, ince bir çizgi var burada.
Çizgi romanından sonra kaç film (çizgi romanla birebir tutularak) beğenildi? Bir batman 1 2, bir spider man, bir de (özellikle gişe başarısı olarak) x men. Başka? Hulk? Constantine? Punisher? Judge Dredd? vs.. Bunlar hollywood için tam bir hayal kırıklığıdır.
Bence bir çizgi romanın filmi birebir filmle aynı olmak zorunda değildir. Çünkü çizgi romanda farklı bir hava vardır. Romanlar mesela, aksiyondan ziyade düşünceyi, iç dünyayı, gözlemi, karakterin iç mantığını anlatır. Filmerde ise görsellik ön plandadır; kitapta 5 sayfa boyunca düşünen bir karakterin filmdeki o sahnesi belki 2 saniye sürer. O yüzden, bence romanlar, çizgi romanlar ve filmler ayrı cephelerin yapıtlarıdır. Bir tutulmamalı, kıyaslanmamalıdırlar. Mesela Yüzüklerin Efendisi bu iki fark açısından mükemmel bir örnek sayılabilir.