Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
» GENEL TARTIŞMALAR
Yazar Mesaj
Üye
Üye

Kayıt: 21 Ksm 2007
Mesajlar: 6
Konum: hatay
Düşsel edebiyatın mücevherleri
Borges, yaşamı boyunca kendini nerdeyse tümüyle kitaplara vermesine karşın, pek az roman okumuştur. Buna karşılık, Borges'in, iyi bir kısa öykü okuru olduğu söylenebilir; birçok öyküyü tekrar tekrar okumuştur. Kendini bildi bileli tiryakisi olduğu yazarların öykülerini biraraya getirerek hazırladığı "Babil Kitaplığı" seçkisi, Borges'in beğenisinin süzgecinden süzülen öykü başyapıtlarından oluşuyor. Kısa öykünün, has edebiyat adına başardığı her şey var bu seçkide...

Mario Vargas Llosa, Masalcı adlı romanında, çağdaş yaşamı kentlere bırakarak, Amazon ormanlarında yaşayan Yerlilerin, Machiguenga'ların arasına karışan bir Yahudi delikanlısının öyküsünü anlatır. Saul, parlak bir öğretim üyesi adayı iken, Machiguenga'ların gizli ve gizemli masalcısı olur; Lima Üniversitesi'nde antropoloji öğrencilerine ders anlatmak yerine, soyu tükenmekte olan kabilenin üyelerine bitmek tükenmek bilmeyen masallar anlatmayı seçer. Geçmişlerindeki öykülerle dolu olan bu masallar, çok uzak yerlere yürüyerek ulaşmak zorunda olan Machiguenga'ların gözünde, bir çeşit uzun yürüyüştür. Masalın anlatımı ile uzaklıkları yürümek arasında tuhaf bir bağ vardır. Bu bağ, giderek, yazarın, Vargas Llosa'nın kaleme aldığı romanın yapısını da etkileyecektir. Masalcı, toplumsal ve etnik kimlik çatışmalarının yanı sıra, anlatmanın, hikâye etmenin de öyküsüdür.
Amazon Yerlilerinin masalları, ta Homerosoğulları'na değin uzanan eskiçağ destanlarının, denetlenemez bir zaman sürçmesiyle günümüzdeki izdüşümleridir. Belki romanlar da. İnsanoğlu, o gün bugündür, önce sözle, sonra yazıyla, anlatadurmaktadır.

Kısa anlatmak
Peki, insan, onca uzun anlatmaktan kısa anlatmaya, destanlardan ve romanlardan öyküye, kısa öyküye varan yolu nasıl almıştır? Uzun anlatmaktan sıkıldığı için mi? Yoksa insanlar uzun dinlemekten sıkıldığı için mi? Ya da, artık hiçbir şey o kadar uzun anlatmaya değmediği için mi? Karar vermek zor. Çünkü Eski Yunan'da da fabllar ve kısa romanslar var. On dokuzuncu yüzyıla gelene değin, Binbir Gece Masalları, Chaucer'ın Canterbury Masalları, Boccaccio'nun Decameron adlı yapıtları da, bir bakıma öykülerden oluşmamış mıdır? Romanın atası sayılan Odysseia da, romanın babası kabul edilen Don Quijote de öykülerin birbirine bağlanarak bir uzun anlatı oluşturması değil midir? Aynı şey, yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde, Jaroslav Hasek'in Aslan Asker Şvayk'ı için de geçerlidir.

Ama ille de kısa öyküye gelmek gerekirse, Poe'dan ve Heinrich von Kleist'tan tutun da, Melville ve Henry James'e, Prosper Merimêe, Guy de Maupassant, James Joyce, Kipling, Hemingway'e, Çehov ve O. Henry'ye, oradan Jorge Luis Borges'e onca usta, nasıl olmuş da, kısa öyküyü uzun anlatının bağrından çekip almış, bağımsızlığına kavuşturmuştur? Bu sorunun yanıtı ya da yanıtları, kuşkusuz, derinlikli araştırmaların vereceği ipuçlarında gizlidir.

İyi bir okur
Borges, yaşamı boyunca kendini nerdeyse tümüyle kitaplara vermesine karşın, pek az roman okumuştur. Okuduklarında da, son sayfaya kadar gelebilmişse, bunda çoğu zaman yalnızca görev duygusunun etkisi olmuştur. Buna karşılık, Borges'in, iyi bir kısa öykü okuru olduğu söylenebilir; birçok öyküyü tekrar tekrar okumuştur. Kendini bildi bileli, Stevenson, Kipling, James, Conrad, Poe ve Chesterton'ın öykülerinin, Lane'in Arabistan Geceleri'ndeki masalların, Hawthorne'un kimi öykülerinin tiryakisi olmuştur. Don Quijote ve Huckleberry Finn gibi büyük romanların nerdeyse biçimden yoksun olduğu kanısı, Borges'in kısa öykülerden aldığı tadı daha da pekiştirmiştir.

Tutumluluk
Borges'e göre, kısa öykünün iki özelliği vardır: Biri tutumluluğu, öbürü ise açık seçik bir başı, ortası ve sonu olması. Ne ki, yıllarca, kısa öykünün yazarlık gücü ve yeteneğini aştığını düşünmüştür. Gerçekten öykü yazmaya, ancak uzun yıllarını alan bir yığın ürkek anlatı denemesinden sonra başlamıştır. Ama öyküden romana geçmeyen pek az yazardan biridir Borges. Öyküden romana geçmemeyi bilinçli bir seçim olarak benimser, o kısacık fiction'larında edebiyatın kurgusallığının derinliklerine dalar, engin bir okuma birikiminden yola çıkan incelikli öyküleriyle çağdaş öykücülüğün doruklarında gezinir.

Gizemsel anlamlar
Borges'in en sevdiğim öykülerinden biri, "Babil Kitaplığı"dır. Kendi deyişiyle Kafka esintileri taşıyan bu öyküyü, o sıralar çalıştığı belediye kitaplığının rafları arasında yazmıştır. "Babil Kitaplığı"nı, o belediye kitaplığının karabasanlı bir yorumu ya da bir tür abartılışı olarak tasarlamıştır. Metinde geçen bazı ayrıntıların özel bir anlam taşıdığı falan yoktur. Öyküde sözünü ettiği kitap ve raf numaraları, orada, elinin altındaki, gözünün önündeki numaralardır. Sonradan, çok zeki eleştirmenler o şifreler üzerinde kafa patlatacaklar, onlara büyük bir cömertlikle gizemsel anlamlar yakıştıracaklardır.

Kişisel kitaplık
"Babil Kitaplığı", yıllar sonra, Jorge Luis Borges'in İtalyan yayıncı Franco Maria Ricci için seçip hazırladığı dizinin de adı olacaktır. Dizinin önsözünde, "Her büyük yazar işe iyi bir okur olmakla başlar," diyen Franco Maria Ricci haklıdır. Borges, gerçekten de, işe iyi bir kısa öykü okuru olmakla başlamış; giderek, yeğlediği ya da dışladığı okumalarıyla kişisel bir kitaplık yaratmıştır: "Buenos Aires'teki Ulusal Kitaplık'ın (ki burada dünyanın başka yörelerinde bulunmayan kitapların olduğu söylenir) yöneticisi Jorge Luis Borges, bu kitap bolluğundan yararlanmasını bildi: Zaten büyülenmiş okurlarına, derin bilgi ve neşesiyle, şaşırtıcı derece ilginç derlemeler hazırlayıp sundu. Düşsel edebiyatın mücevherlerini oluşturan metinleri bir araya getirdi ve onun en güzel hikâyelerinden biri olan 'Babil Kitaplığı', aynı zamanda dizinin adı oldu. 1975 ile 1985 arasında yayımlanan bu dizi, daha şimdiden bir edebiyat klasiğidir. Bir araya gelen bu kitaplar, aynı zamanda Buenos Aires'in bu büyük kütüphanecisine adanmış en duygusal anıtlardan birini oluşturur..."

Edebiyatın hası
Bir süredir Dost Kitabevi'nin özenli çevirilerle tıpkı basımını yayımlamakta olduğu "Babil Kitaplığı" dizisi, bana kalırsa, Borges'in yalnızca okurluğunun değil, yazarlığının da ipuçlarını içeriyor. P'u Sung-ling, Saki, Beckford, Cazotte, London, Chesterton, Wells, Papini, Stevenson, Wilde, Kipling, Villiers de L'Isle-Adam, Meyrinck, Poe, Bloy, Melville, Hawthorne, Kafka'dan Binbir Gece Masalları'na kadar uzanan seçkiler, bir bakıma, Borges'in içinde yer aldığı yazarlık serüveninin eskiden günümüze gelen çizgisini sunuyor okura.

Hawthorne'dan seçtiği öyküleri Büyük Taş Yüz adı altında toplayan Borges, "Hawthorne dünyanın en iyi ve en kötü öykülerini yazdı," demiş, "bu seçkide en iyilerini sunuyoruz..." Kipling'den seçtiklerini Dilek Evi adı altında bir araya getiren Borges, "Bu derleme için seçtiğim öyküler arasında beni en çok etkileyen 'Bahçıvan'dır," demiş. "Bu öykünün özelliklerinden birisi de bir mucizenin meydana gelmesidir; öykünün kadın kahramanı bunun farkına varmaz, ama okuyucu bunun bilincindedir. Olaylar gerçekçi, ancak anlatılan öykü gerçekçi değildir..." Borges'in bu Kipling yorumunda, hem Borges'in yazarlığının, hem de tüm has edebiyatın sırrı yok mu?

Stevenson'ın öyküleri, Sesler Adacığı'nda toplanmış. Borges, çok sevdiği Stevenson'ın bu öykülerini seçmesinin nedenini şöyle açıklıyor: "Yaşlı belleğimde yaşamaya devam etmeleri..."

Gustav Meyrink'in "J. H. Obereit'ın Zaman Sülüklerini Ziyareti" adlı öyküsü, başlangıçta basit bir anlatı gibi görünür; ama deneyimlerimiz ve gizil korkularımızla karışarak giderek şiddetlenir. Borges'e göre, anlatıcı ilk satırdan başlayarak bilinmeyen bir sona yazgılıdır.

Görüldüğü gibi, Borges, "Babil Kitaplığı" dizisine seçtiği yazarların öykülerini yorumlarken, belli belirgin, kendi kısa anlatılarının yorumunu da sunmaktadır.

"Babil Kitaplığı", aslında Borges'in kendi beğenisinin süzgecinden süzülen bir kısa öykü başyapıtları seçkisi. Kısa öykünün, has edebiyat adına başardığı her şey var bu seçkide.

CELAL ÜSTER / YENİ BİNYIL





_________________
sevda derinlerdedir
oysa Ferhat üstünü kazmada dağın(H.Yavuz'un affına sığınarak)
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Önceki mesajları göster:   
Resim Yükleme Paneli


Lütfen Yüklemek İsteğiniz Resmi Seçin

Yeniden Boyutlandır?
Resim yüklendikten sonra karşınıza çıkacak ekrandaki Hotlink for forums (1) linkini foruma kopyalarsanız resim forumda gözükecektir.
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Fantastik Edebiyat Forum Forum Ana Sayfa -> GENEL TARTIŞMALAR

 
  
   
   
Copyright © 2006 FANTASTİK EDEBİYAT. Telif Hakları FANTASTİKEDEBİYAT.COM ' a Aittir.
Tasarım & Kodlama : Arttech İnternet Hizmetleri