Çay Bardağı Krallığı-{Küp Şeker Metodu Yalnızlık} 11.01.2007, 0:27
Çay Bardağı Krallığı-{Küp Şeker Metodu Yalnızlık}
Her yolun ilk adımlarını toplayan bir adam
Bu sefer nerelerden gelirken
Aslında sadece gidiyordu;fark etmeden.
Kraliçen seni terk etmemiştir belki de adam.
Adlarını kendi halkının bile unuttuğu
O şehirde.
Her şarkının ilk kıtalarını saklayan adam
Hangi tek başınalık karanlıklardan
Aya doğru bakarsın?
Yüzüne düşen ışık onun değil derler anlamaz mısın?
Dün yüzüme düşen saçlarının kokusu
Kamaştırdı gözlerimi
Adını bazen benim bile unuttuğum.
O şehirde.
“Şehirlerin altında gezerken görmedin mi ayağımı be adam!!”
Ayağına bastın işte yalnızlığın.
Yalnızlık ki yirmi kişilik yemek masasında
Sadece senin yemek yemen aslında.
Tırnaklarımı sürttüm ben de tahtaya
Haz aldım kamaşmaktan sonra.
Kamaştırmayı bırakmış yıldızların şehrinde.
Söz verdim önce.
Parmaksız bir adama aldığım eldivenin
Rengini beğenmedi oradan geçen kör bir adam.
Sözlerim bir eski kitap;kokuyor saman kağıdı .
“Nedeni nedir?” dedim.
Cevap:önce.
Eski kitap kokusu saman kağıttan mıdır?
Yoksa üzerinde gezinen o şehirlerin yorgunluğundan mı?
Sessiz sakin durdun neden be adam?
Ellerin kayarken sıfatlarla dolu bir parkta.
Bıraktın elinden bir başka elleri.
Bilmek en zoru aslında.
Bilmeseydik keşke sonumuzu.
En iyisi unutmak diyenlerin olduğu
Şehirde bile hatırlıyorlar bizi?!!
Uzaktan bakmanın yeterli olmadığından
Kareli metod bir defterin her bir karesi
Bir pencere ve bağırıyorlar bana
İzliyorlar beni;kendi gözlerinin
Onun kahverengisi olduğunu bilmeden.
Bilmemenin erdem olduğu o mekanlarda.
Adını hatırlarım bazen;oranın bile
Orası ki;deja-vu gibi resimlerin eski bir nüshası.
Karanlıktaki tek renk gibi zorunlu
Ve her ünlem işareti gibi sessiz çığılıklı.
Çığlıkları bile sessiz bir şehir orası.
Adını kendi halkının bile unuttuğu şehir gibi aynı.
O şehir sensin;bir çay bardağının yanında.
Çay tabağında,bardağın yanına koyduğum
İkinci şeker gibi
Birincisi benim;çayın içinde eriyen hani.