Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
» ÖYKÜLERİNİZ
Yazar Mesaj
Üye
Üye

Kayıt: 15 Şub 2008
Mesajlar: 112
Aklımın İplerini Saldım

Ucuz bir hayatın sınırlarını belirlerken tanrının bize ne kadar müdahale ettiği hakkında hiç bir fikrim yok. Ama biliyorum ki; "Özgür Değiliz".

Bu karmaşıklık, şeytanın mı yoksa tanrının mı işi bilmiyorum ama yine bildiğim bir şey var ki; insan varlığının tanrıyla şeytan arasındaki bir köprü olduğudur.

Peki şeytan tanrıya varmak için bu köprüden geçecek mi? Ne dersin şeytan köprüyü geçse, tanrıya ulaşsa bile, tanrı şeytanı affeder mi?

Tanrı acı gölgesi altında tatlıyı sunar, şeytan ise tatlı görünümdeki acıyı. Yani tanrı acı verir şeytan ise zevk...

Neyin kölesi olmak ister bu beden? Acının mı Zevkin mi?

"Ben yeterince tanrıyı tattım, sıra şeytan da." mı diyecek aciz bedenler?

İnsan ille de bir tarafın kölesi olmak zorunda mı?

dedim ya özgür değiliz... inançlı olsanız da... olmasanız da...

Nedir bu zıtlık karmaşası?

Beden zevk ister, ruh acı... Bu zıt iki kavram tek bir bedende tutulması nasıl bir mucizedir?...

Bu mucizeyi yaratan tanrı değil mi?

Peki şeytan ne diye karşımızda?

ve en önemlisi Nasıl olurda tanrı bu yüceliği karşısında, şeytanı kendisine muhatap kılar?

Tanrı merhametlidir, şeytan asi...

Tanrı ademi topraktan yarattı ve meleklerine seslendi, "secde edin"...
Tüm melekler secde etti, şeytan ise asiliği ile "topraktan yaratılana secde etmem" dedi.
"Ben ateş ve ışıktan yaratıldım o ise topraktan..."
Ademi hor gören şeytan tanrıya seslendi.
"Bana kıyamet gününe kadar süre verin, ademoğullarının nasıl hata yaptığını size göstereyim."
Tanrı da izin vermiş...

Yaratılış gününden beri şeytan peşimizde, tanrı karşımızda bizi izliyor... Şeytana uyarsanız cehennemde yanarsınız diye tehdit ediyor...

Tanrı merhametlidir, şeytan asi...

"De ki; Allah birdir. Allah Sameddir. Doğmamıştır, Doğrulmamıştır ve hiç bir şey O'nun dengi değildir.” İhlas suresi

işte… alt üst tüm düşünceler bu ayetle. İnsan bir köprü değil miydi?

Madem tanrının ne insana ne de şeytana ihtiyacı yok ve hiçbir şey onun dengi değil ne diye şeytanı kendisine muhatap kılar ve bu karmaşa ne diye?

Sormamda bir sakınca olup olmadığının beni hiç ilgilendirmediği bir soru daha…

Bu kadar yücelik ve bu kadar mucizeler karşısında yaşanan onca akıl almaz şeylerin arkasında kader adı altında tanrı varsa, karmaşalarla yaşadığımız bu dünya da tanrı bizimle eğleniyor mu?

Karmaşık Duygular Eylül 2006
Öznur Baycan

Eowyn
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 03 Ekm 2006
Mesajlar: 163
Konum: Sırat Köprüsü
Öncelikle bu tam bir düşünme tufanına dönmüş. Kendini tutamamış ve nefes nefese yazmışsın sanki bazı cümleleri ve hayret ve öfkeyle...

Tanrı'nın şeytanı muhattap alma meselesi ise, bütün benzer konular gibi çok karışık ve her yöne çekilebilecek serbestlikte.

İlk olarak, Tanrı şeytana, kelimesi kelimesine hatırlayamasam da; 'Sana kıyamet gününe kadar izin veriyorum. Fakat göreceksin ki, aslında yapacağın her şey ve sana uyan herkes benim ilmim dahilinde hareket ettiklerini, o gün anlayacaklar' demiştir.

Yani aslında bilinmeyen bir şey yok.

Adem ve Havva Cennetten kovulmadan önce tüm çağların, günahların ve sevapların yazılı olduğu oldukça aşikar. Şeytan burada, tanrı rolü oynamakla ne kadar komik ve aciz duruma düştüğünü eninde sonunda görecek ve ona uyanlarda, büyük bir pişmanlık duysalar da günahlarının bedelini yana yakıla ödeyeceklerdir. Bir nevi, Şeytana kıyamet gününde büyük bir ders verilecektir.

Ve fakat, kader denilen mekanizmanın büyük bir açmazı beni bu noktada sımsıkı yakalıyor. Ve zuzucybel'in bir yerde belirttiğin noktada tutuyor aklımı:

Madem bana günah işleten sen
Nedir öyleyse o cennet cehennem...

Bununla alakalı olarak pek çok tartışma yaptım. Fakat anladım ki insanın kendi algısıyla çözümünğ bulamayacağı bir mesele bu. Zira karşısında cennet ve cehennem olguları, arkasında ise neden cezalandıracağı ya da mükafatlandıracağı ikilemi bekliyor? Herşey biliniyorsa eğer; neden?!

İradenin bu noktada devreye girdiği söylenir mesela. İnsanın karşısına olaylar çıkar ve bunlar karşısında alacağı kararlar kaderden ayrıdır. Kader, o olaylar bütünüdür derler. Bana biraz tutarsız geliyor. O zaman Tanrı herşeyi bilmiyor demektir.

Alemlerin ötesinde sırlar yoktur; herşey ayan beyan ortadadır. İşte bu bilinmezde yapayalnızız ve kocaman bir soru işaretinin karşısında, yalnızca aklımızı kullanarak doğruyu bulmamız ve huzura ermemiz gerekiyor. Yine de, bu huzursuzluk belki de burada bulunmamızın yegane sebebi. İrade, tam da bu huzursuzluğun kaynağı. İrade, mantık ve ruh bir yaşam boyu bizi çalkalayıp duruyor. Ne için? bir takım cevaplarım var fakat emin değilim.

Neler neler yazarım daha fakat dallanıp budaklandıkça ne yazdığımı unutuyorum. Demem o ki, kaderi çözmek biz insan oğluna nasip olmayacak. Çözdüğümüzde de, iş işten geçmiş olacak wink  wink

_________________
kIZmAK Yok,
KENdİmi boĞUyORuM sAdeCe.
iÇİmDen DEşİLmEk gELİyOr,
çILdIRtAN BiR GüNAh bU gECe...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
Üye
Üye

Kayıt: 15 Şub 2008
Mesajlar: 112
öyle güzel anlattın ki kafamdaki bazı şeyler aydınlanmış oldu.
şimdi, hür irade ve akıl ihsanı olan yalnızca insanlar.
yani bize bir değer verilmiş. verilen değerin karşılığını bekliyor bizden yaratıcı.
ibadet ederek bu karşılığı ödüyoruz vs. yani ortada sıfır olarak bir hesap varken, mükafat ve ceza olayı karmaşaSmile

neyse... biz işin içinden çıkmayacağız..

_________________
Kayıtsızlık ve Unutkanlık nehri;
Lethe'den
Kharonla geçtim…
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Resim Yükleme Paneli


Lütfen Yüklemek İsteğiniz Resmi Seçin

Yeniden Boyutlandır?
Resim yüklendikten sonra karşınıza çıkacak ekrandaki Hotlink for forums (1) linkini foruma kopyalarsanız resim forumda gözükecektir.
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Fantastik Edebiyat Forum Forum Ana Sayfa -> YAZI ATÖLYESİ -> ÖYKÜLERİNİZ

 
  
   
   
Copyright © 2006 FANTASTİK EDEBİYAT. Telif Hakları FANTASTİKEDEBİYAT.COM ' a Aittir.
Tasarım & Kodlama : Arttech İnternet Hizmetleri