Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
» ÖYKÜLERİNİZ
Yazar Mesaj
Üye
Üye

Kayıt: 30 Ksm 2007
Mesajlar: 41
Konum: Nuxar
Öyle yorgunum ki...

Tozlu odamdaki tek yatağa gözlerim açık vaziyette uzanmış olmasam göz kapaklarımı aralamaya dahi derman bulamayacağım. Ne zamandıryatıyorum burada? Sevgili Azraillin beni almaya gelmesini ne zamandır bekliyorum? On dakika mı, on gün mü? Zamanın hesabını tutmayı bırakalı çokoldu.

Yıllardır dert ortağı bildiğim kirli yeşil duvarlarım göğsüm her inip kalktığında üzerime üzerime yıkılıyor sanki. Daha dün dünyanın en aydınlık yeri bildiğim kimsesiz odam şimdi dipsiz kuyular gibi sarıyor etrafımı.İçine düştüğüm karabasanların çıkışını bulamıyorum. Nefes almak bile dermanımı bu kadar tüketiyor olmasa haykıra haykıra ağlayacağım. Varlığı meçhul bir örtü gibi sarıyor bedenimi korkularım.

Ah huzur... Ah kara gözlü güzel ölüm... Sana bu kadar muhtaçken neredesin? Hangi ömre son nefesini üflemektesin?

Yarı aralık gözlerim yatağımın karşısında duran köşesi kırık aynaya ilişiyor. Çabalasam, eski çerçevenin çevrelediği solgun yüzün sahibinide çıkaracağım aklımın sisli kıvrımlarından. Adı dilimin ucunda. Ben hatırlamaya çalıştıkça silikleşiyor. Hecelerin yekûnu firarda, bir araya gelip bir isimde vücut bulmayı reddediyor.

Böyle mi olmalıydı sonum? Bir zamanlar katre gibi mutluluk akıtan gözlerim böyle kara bürgülere mi bürünmeliydi?

Oysa nasıl heyecanla başlamıştım yola. Kelimelerin ilahi ritmine köle olmak için attığım her adımda sırlarını nasıl da çözmüş, nasıl da hayat dolmuştum yazdığım her sayfada. Varlıktan hiçliğe karıştığım, hiçin içinde bütün olup mürekkeple kâğıtlarda vücut bulduğum bütün o güzel anlarda nasılda unutmuştum kendimi.
Bunun için miydi bütün çabam? Akranlar mey sofralarında, gülkokulu yanaklarda bir sahte cennet yaşarken, bunun için mi sırtımı döndüm dünya nimetlerinde? Madem hayal kırıklarımın parçaları ruhuma batarken ölümü bekleyecektim...

Ta en başından neden bu Allah'ın belası tılsımı bana verdiniz ki zaten? Tek istediğim öğrenmekti. Seslerin gizlerine vakıf olmak,bir ressamın ışığı resmettiği gibi harflerden tablolar yapmak. Eğer beceremezsem yenilgiyi de kabullenecektim. Belki biraz üzülecek, belki de kahrolacak, ama zamanla, kimseden yardım istemeden kendi başıma üstesinden gelecektim bunun da. İçimde denememiş olmanın pişmanlığı birikmeden yaşayacaktım ömrümüm geri kalanını.

Ama siz... O gece karşıma çıkıp göğsümden içeri nurdan tılsımınızı bıraktığınızda beni başka bir ben yaptınız. Yüreğim eskisinin on katı şiddetle hisseder oldu her şeyi. Meltemin kokusu değişti, ayağımın altındaki çimenin yeşili zenginleşti. Benimle konuştuğunuzda damarlarımda dolaşan kanın sesini bile duyabiliyordum.
  
Öfkenin, şefkatin,hırsın, heyecanın beynimdeki yankısı birden bine çıktı oturduğum o ıssız parkta. Parmaklarım bir an evvel kaleme sarılmak isteğiyle titrerken eve dönüş yolunu uçar gibi geçtim.

Ey inayet melekleri... Bana böylesi bir kötülüğü neden yaptınız? O tılsımın günün birinde uçup gideceğini benden neden sakladınız? O kudreti kaybettiğimde yerinde bırakacağı boşluğu neyle dolduracağımı nedens öylemediniz bana?

Şimdi asla anne olamayacağını öğrenmiş bir kadının sokakta oynayan çocuklara baktığı gibi bakıyorum ben de masamın üzerinde duran kitaplarıma. Elimden yıpranmış ciltlerine özlemle bakmaktan başkası gelmiyor.Kelimeler üzerinde bir daha asla dört başı mamur bir hükümranlık kuramayacağımı bilirken artık hiç birine dokunamam. Sayfaları çevirirken içime dolacak kıskançlıkla yaşayamam.

Donmak üzere olan adamın battaniyesine sarıldığı gibi ümidime sarılırdım evvelden. Ama siz... Bana hayat veren tek şeyi, ümidimi de aldınız elimden. Daha fazla direnmeye takatim yok.


Şimdi bu karanlık da nereden çıktı? Neden soldu odama dolan gün ışığı? O da mı küstü bana yoksa? Aynadaki yorgun adamın hala bana baktığını görmesem kör olduğuma hükmedeceğim. Akşam mı oluyor yoksa?

Ah... Öyle yorgunum ki...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 19 Şub 2008
Mesajlar: 14
"Daha dün dünyanın en aydınlık yeri bildiğim kimsesiz odam şimdi dipsiz kuyular gibi sarıyor etrafımı. " cümlesindeki "kimsesiz" kelimesi bence orada olmasa daha iyi olur.

Görkemli yazılmaya çalışıldığı ve bu yüzden akışın doğallığının biraz bozulduğu şeklinde bir izlenim edindim.

Bunların dışında beğendim öyküyü, konusunu da sevdim. Eline sağlık.  

_________________
Yoksa cırcır böceklerinin sözde ahenkli müzikleri ve hafif bir rüzgarın etkisiyle sallanıp birbirine sürten buğday başaklarının hışırtısından başka bir şeyin duyulmadığı bu ıssızlıkta karşılaşıvermeleri tamamen tesadüf müydü?
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 30 Ksm 2007
Mesajlar: 41
Konum: Nuxar
               
dwaxer yazmış:
"Daha dün dünyanın en aydınlık yeri bildiğim kimsesiz odam şimdi dipsiz kuyular gibi sarıyor etrafımı. " cümlesindeki "kimsesiz" kelimesi bence orada olmasa daha iyi olur.  
Görkemli yazılmaya çalışıldığı ve bu yüzden akışın doğallığının biraz bozulduğu şeklinde bir izlenim edindim.

Bunların dışında beğendim öyküyü, konusunu da sevdim. Eline sağlık.  


hmm. mümkün. aslına bakarsan o kelime kendiliğinden düştü oraya =)belki de başka bir yerden okuduğum bi kalıp bilmiyorum. yazarken öyleolmalıymış gibi geldi. bunun dışında bi savunmam yok. görkem konusuna gelince. abartılı cümleler kurmayı seviyorum. bi de becerebilsem daha iyi olacak ya... neyse.. =)

vakit ayırıp okuduğun için teşekkür ederim.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Resim Yükleme Paneli


Lütfen Yüklemek İsteğiniz Resmi Seçin

Yeniden Boyutlandır?
Resim yüklendikten sonra karşınıza çıkacak ekrandaki Hotlink for forums (1) linkini foruma kopyalarsanız resim forumda gözükecektir.
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Fantastik Edebiyat Forum Forum Ana Sayfa -> YAZI ATÖLYESİ -> ÖYKÜLERİNİZ

 
  
   
   
Copyright © 2006 FANTASTİK EDEBİYAT. Telif Hakları FANTASTİKEDEBİYAT.COM ' a Aittir.
Tasarım & Kodlama : Arttech İnternet Hizmetleri