açayım dedim sonuçta buda bir bilgisayar oyunu ile ilgili

<!-- google_ad_section_start -->Sevgili okurlar, bana muhakkak yardım etmelisiniz. Lütfen aşağıdaki
mektubu Konami'ye gönderin. Ben adresini bulamadım. Cevap gelince de
bana yollayın.
Saygılar,travis
Sevgili Konami, senden isteğim bu Silent Hill oyun serisini derhal
toplatman piyasadan. Ben sana kolaylık olsun diye bendekileri gönderdim
adresine. Gerisini de sen topla. Neyse, olur mu kardeşim böyle oyunlar?
Uyku uyuyamaz oldum. Her çıtırtıda Allah geldiler diye havaya
hopluyorum. Bilmece bile soramıyorum kimseye. Köpek görsem tekme tokat
dalıyorum. Bulmaca görünce yırtıp atıyorum okuduğum gazeteyi. İnanin
kendi komputerimden korkar oldum. Açamıyorum bile! Hatta komputerin
olduğu odaya giremiyorum sizin bu Silent Hill oyunları yüzünden.
Ayakkabılarım da o odada duruyordu o yüzden günlerce yalınayak gezdim
ortalarda. Neyse o odayı kilitledim ben. Kesmedi tahtalar çaktım
kapısına. Ama bu sefer de odanın kapısı sizin oyunlardaki lanet
kapılara benzedi. Yine çok korktum. Antreye cephesi olduğundan mutfağa,
tuvalete gidemez oldum. 2 ay salonda yaşadım, salon perişan oldu.
Balkonu tuvalet olarak kullandım. Salonda ne kadar kitap varsa okudum.
Bir gece sıkıntı ile karışık bir korku buhranında(yanlışlıkla E.A.Poe
-korku yazarıdır- okumuşum sizin yüzünüzden), pencereden dışarıyı
seyrederken bir baktım karşı damda garip karaltılar geziyor. Bir yandan
da korkunç kadın sesleri çıkarıyorlar. Hemen bir kaç tane sandalye
fırlattım. Sesler kesildi fakat bütün mahalleli pencerelere çıkıp
hayvan herif niçin martılara sandalye atıp öldürüyorsun diye bas bas
bağırdı. Onlara da bir kaç koltuk fırlattım. Neyse onları geçelim hiç
birşeyden haberleri yok. Görsen çok saflar. Kurtardım hepsini kalkmış
beni ne ile itham ediyorlar. Pulp-fason bi filozof-'a hak verdim o an
'common people' lan bunlar dedim. sonra salon perişan olunca oldu mu
ortam aynen sizin oyunlardaki odaların aynısından? Bende ne yaptım?
Derhal salonu terkedip, o kapıyı gören tüm odaları tahtalarla çivileyip
güzelce çaktım. Aa bir de ne göreyim antrede kilitli kalmışım bütün
kapılar tahtalı ve çivili ve kapkaranlık. O sırada cep telefonum çaldı.
Cevapsız arama yazıyor, çıldıracaktım korkudan(Neyse bu konu sizi hiç
ilgilendirmez. Bunun hesabını Takashi Miike-Cevapsız Arama filminin
yönetmeni- verecek) Konami bunu ödeyeceksin dedim kendi kendime . Hemen
kapıyı kırıp kaçtım evden. Fakat bir baktım karşımda benim komputer
duruyor. Aklım çıktı korkudan. Bi çığlık atıp kaçtım derhal gerisin
geri antreye ve bir kaç kapıdan sonra doğru kapıyı kırıp çıktım evden.
Ama asansöre binerken birden elektrikler kesildi. Bağıra çağıra
asansörü kırıp merdivenlerden aşağıya koştum. Birden ne göreyim?
Karşıma senin piramit kafalardan biri çıktı. Düşüp bayılmışım panikten
orada. rüyamda silent hill CD'si olmuş, dönüp duruyordum komputerin
içinde. Kan ter içinde uyandım. Kendime gelip derhal apartmanın
kapısına bir güzel tahtalar çaktım, çöp doldurdum önüne de. Yanımda da
bizim kapıcının küçük oğlu, kafasında da gazeteden yaptığı dev gibi bir
şapkayla beni izliyordu. Abi niye beni görünce bayıldın diye sorup
duruyordu. Sus lan diyerek bir tane çaktım sayın konami sabiye çünkü
şapkasında nefis makaleler vardı onları okuyamıyordum. Anlıyor musunuz
bana neler ettiğinizi? 'Nervous Breakdown'-sinir krizi- yaşıyorum
resmen gördünüz işte. Orada artık yarım saat çocuk ağladı ben ağladım,
çocuk ağladı ben ağladım. Sakinleştikten sonra kapıya bir baktım oy
anam diyerek geri çekildim çünkü apartmandan çıkmaya çalışan garip
siluetler doluşmuştu kapının ardına. Aç ulan şu kapıyı, mum alacağız
hayvan diye bağırıyorlardı içeriden. Peşimdeler resmen dedim. Sonra
yavaşça yürümeye başladım çaktırmadan. Geriye dönüp baktığımda mahalle
artık çok korkunç olmuştu. Güneş batmak üzereydi. Hemen koşarak
uzaklaştım oradan, semt değiştirdim. Çok terledim. Taşındım oradan.
Canımı zor kurtardım anlıyacağınız. Neyse uzun lafın kısası ben size
yeni evin kontratını, - ki sizin üstünüze yaptım - ( bu arada yeni evim
deniz manzaralı, sağolun sayenizde güzel bir evde oturuyorum artık. Ha
bir de düşündüm, ne kiralıycam be evi, satın alırım daha iyi dedim.
Nedir ama bıktım artık kira kira di mi Konamicim? İstediğin zaman gel
kal, çekinme), tahtaların ve çivilerin faturasını ve asansörün
invoicelarını-fatura- gönderdim. Öde onları derhal! Tabii ki piyasadaki
silent Hill oyunlarını da toplat. Geçenlerde bir vitrinde oyunlarından
birini gördüm. Hemen o vitrini kırıp içeri daldım. Tahtalar çakacaktım
dayak yedim, ağzımı yüzümü kırdılar. Neyse ki tylercıım yetti de bir
kaç yumruk da ben oturttum. Bi kaç ay yattım hastanede. İyiyim şimdi
ama merak etme. Hastane masraflarımı sigorta ödedi, o yüzden
göndermedim sana. Neyse bak bu sana son uyarım eğer ki bu bir ay içinde
oyunlarını toplatmamış olursan, seni insan hakları mahkemesine şikayet
edeceğim haberin olsun. Hem de evini bulup, komputerlerini kırarım ona
göre. Seni de döverim.
travis
Not: Silent Hill 5 demoları nefis olmuş eline sağlık.