Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
» ÖYKÜLERİNİZ
Yazar Mesaj
Üye
Üye

Kayıt: 15 Şub 2008
Mesajlar: 112
"Varlığımızın sorgusunun, etraftakilerin hakkı olduğu görüşünü savunanlar her zaman düşünmekten kaçan insanlardır. Varlığımı ve Benliğimin içindekilerle yüzleşmek ve sorgulamak sadece ve sadece bana aittir.

Mühürlüyorum."



KORKU

"Korku iliklerine kadar işlediğinde, karıncanın ayak seslerini bile duyabilirsin ufaklık."

25 Temmuz 2007 00:50

Pencerelerden nefret ediyorum. Dışarıdan gelen yabancı kişilerin sesleri çok ürkütücü. Özellikle yatağınızın etrafında çerçeveler varken huzurlu uyumak neredeyse imkansız.

Güvende hissetmek çok zorlaşıyor pencereler arttıkça.

Dışarıdan gelecek zararlar artıyormuş gibi bir his kaplıyor insanın içini. Evet itiraf ediyorum. Bu durum beni korkutuyor. Sanki her an biri gelip içeri sızacak...

Hay, kahretsin! Korku yine iliklerime kadar beni keşfediyor. Tam bir paranoyak tavırları gösteriyorum. Korkuyorum!

En son ne zaman huzurlu uyudum, hatırlamıyorum.

Gündüz Korkularım, Gece Rüyalarım Ele Geçirdi Benliğimi...








YÜZLEŞME

25 Temmuz 2007 - 01:48

"Aynalardan Nefret Ederim! Baktığımda Farklı Bir Ten yada Ruh Görme Korkusu Nefretimi Arttırıyor."


Aynaya baktığımda karşımdaki görüntü her zaman beni korkutur. Bu yüzden benim bulunduğum ortamda ayna yoktur, varsa da ben bakmam. Karşımdaki görüntünün bana ait olmayışını düşünmek bile sinir bozucu. Düşündüm de, ne kadar çok korkağım ben böyle...

Korkular büyüdükçe, güven azalıyor sanırım.

Gözler iri iri bakıyor, kalp atışları hızlanıyor, nefes almak nedir bilmiyorsun; çünkü, normalin yarısından bile az soluk alıp veriyorsun. Etrafını ve kendini dinlemen için sessiz olmak gerek.

Bu yazdıklarımı kim bilir kaç yıl sonra tekrar okuyacağım? Okuduğumda durduğum bu oda, eşyalar ve dinlediğim şarkılar gözümün önüne serilecek...

Yıllar sonra okunacak bu yazı için mesaj bırakmak isterim;

"Yarım kalmış, söylenmemiş sözler... Meğer ne çok şey varmış, bir kez olsun duymak istediğim."





KARMAŞA


25 Temmuz 2007 - 12:45

Öyle Yorgunum ki...



25 Temmuz 2007 - 23:10

"Lieder Ohre Wertes" "Sözleri Olmayan Şarkılar"


Tatilimin yarısını içerek ve uyuyarak geçirdim. Aslında tam olarak istediğim bu değildi. Uzaklaşmak istedikçe yerime gömülüp gittiğimin hiç bir mutlu edici yanı yok. Sıkıcı bir hayatın sonunda ne var onu bile bilmiyoruz. Bize dikte edilen inançlar, düşünceler, davranış şekilleri, herşeyin bir standartı mevcut.

Bu pek iştahımı açmıyor, hayatı yemek midemi bulandırıyor.

Yaşamak zorunda olduğum şeyler; "Kader", Yapmak İstediklerim; "Hür İrade".

Yapmak istediklerim, eylemden kadere dönüşmekte, yani kader benim elimde.

Peki beni yaratan, kaderi yaratan ne yapıyor?

Her zamanki gibi yanıtlıyorum; "Eğleniyor."

Korku ve Hafıza denilen canavarı ruhumuza işlemiş, kaçış yok.

Ben tanrı olsaydım, ne yapardım? Herkes düşünmüştür aslında bunları. Bende düşündüm. Ne yapardım sorusuna yanıtım kısa ve net; "Hiç." neden insanları yaratıp, onları sınava çekeyim ki? Amacı ne olabilir ki?

Aaaa!!!! Ne diyorum ben?! Olur mu? Tanrı yüce, ona sorgu sual olmaz. Neden?

Nedenler içinde merak ettiklerimin cevabını tanrıdan istiyorum. Varsa cehennemi en dibinde yanarak onunla sohbet etmek istiyorum.

Aynalar, korkular, istek ve arzular...

Tüm bunların karmaşa içinde yaratılmasının asıl amacını konuşmak istiyorum. Aslında hepimiz kendi dünyalarımızın tanrısı değil miyiz? Az çok tanrıcılık oynamıyor muyuz? Tahmin edebiliriz öyleyse...

Tahminlerimin arasında geçen cümleler çok isyan dolu. Ama her zaman ki gibi umursamıyorum.

Tanrı yüce, ulu, bir, tapınacak yüce yaratıcı... hiç bir şeye ihtiyacı yok ve yaratma gücünü kullanarak güçlerinin bir işe yaramasını sağlamış hepsi bu.

Tüm bunları yazarken arkamda ateşi hissediyorum. Bunun için yemin etmem gerekiyorsa edebilirim. Ateş sırtımda sanki, uuuvvv...

Günah işledim. Hadi merhamet dilenelim. Öyle ya, affeder nasılsa.

Ben tanrı olsam affetmem. Hem affedeceksem, cehennemimi yaratmam. Cehennem ne için? Eninde sonunda affolunacaksa? Korkutmak için mi yoksa?

Korktuğum için kimseyi sevmedim ben bugüne kadar. Tanrı bile olsa sırf korktuğum için tapınamam. O'nu gerçekten sevmem için, sebebim olmalı. Çünkü korkulduğunda dibinde bittiğim tanrının bana inancı ne olacak? Ben tanrı olsam o kullara inanmam, sırf merhametim var diye de affetmem.

Tanrıyı sevmek, gerçekten sevmek... Sonucunda O'nu terketmemeye varır. Korktuğum için yaptığım eylemler sadece vicdanımı rahatlatmaktan başka bir işe yaramaz çünkü.

Aslında Allah'ı çok seviyorum. Ben O'ndan O'da benden bir parça.

Biz, iyi bir bütünüz. Allah ve Ben. Her ne kadar korkmasamda seviyorum.

Bazen anlaşamasakta sadece O var yanımda. Bunu nereden mi biliyorum, bunca isyana rağmen?

Tabiki arkamda hissettiğim bu lanet olası ateşin sıcaklığından...

Her dakika günah işlediğimi hatırlatan Allah'tan başka kim olabilir ki?

Seni Seviyorum Allah'ım, Her dakika yanımda olduğun için... Belkide sırf yanımda olduğunu hissetmek için günah işliyorumdur, ne dersin?

Teşekkür ederim, her dakika ateşi hissettirdiğin için...


Karmaşık Duygular - Öznur Baycan

_________________
Kayıtsızlık ve Unutkanlık nehri;
Lethe'den
Kharonla geçtim…
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 15 Şub 2008
Mesajlar: 112
tekrar okuyunca aklımda oluşan bir kurgu oldu.
bu gece kağıda döktüğümde göreceğiz bakalım bunun devamında neler olabilir diye...

_________________
Kayıtsızlık ve Unutkanlık nehri;
Lethe'den
Kharonla geçtim…
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Resim Yükleme Paneli


Lütfen Yüklemek İsteğiniz Resmi Seçin

Yeniden Boyutlandır?
Resim yüklendikten sonra karşınıza çıkacak ekrandaki Hotlink for forums (1) linkini foruma kopyalarsanız resim forumda gözükecektir.
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Fantastik Edebiyat Forum Forum Ana Sayfa -> YAZI ATÖLYESİ -> ÖYKÜLERİNİZ

 
  
   
   
Copyright © 2006 FANTASTİK EDEBİYAT. Telif Hakları FANTASTİKEDEBİYAT.COM ' a Aittir.
Tasarım & Kodlama : Arttech İnternet Hizmetleri