— Yetinmezliğimiz, çelişkilerimiz ve yalnızlığımız üzerine...
17 Mayıs 2006 02:45 HEPSİ. BİR ANDA.
Gece yarısı. Saat üçe çeyrek var. Ne kapım açılır bu saatte, Ne de telefonum çalar. Açılmasın zaten kapı. Çalmasın telefon. Kimseyi istemem ben bu saatte zaten.
Yoksa ister miyim?
En çok parlayan yıldızı, karşımda isterim belki. Sigaranın ilk nefesini isterim. Bir karga isterim belki. Yatakta, uyuyan bir sevgili belki. Siyah-beyaz bir film... Casablanca örneğin. Bir Sinatra şarkısı ister miyim? Ölümden bahsetse örneğin. Bir ısırgan otu ellerimde, Belki bir damla kan tadı dilimde. Bir yudum şarap ister miyim acaba? Kırmızı olsa mesela. Dans? Dans etmek ister miyim? Belki dans etmek isterim. ‘Bir mucize beklemek’ çalsa örneğin. O zaman belki şarap da isterim. Uyuyan sevgiliyi de. Ama o zaman denizi de isterim. Buram buram deniz kokusu isterim o zaman. Balıklara ne derim? Kayabalıklarını severim. O zaman, onları da isterim. Sigaranın ilk nefesi, İşte, tam buraya göre. Sabaha doğru bir karga... Onu da, tam burada isterim.
Ya Sinatra? Ya ölüm? Ya siyah-beyaz aşk filmi? Onları nereye koymalı derim?
Olmadı şimdi!
Deniz gitti. Sigara bitti. Karga uçtu. Sinatra öldü.
Aşk? Aşk, uyuyor...
Beklenen mucizeye ne oldu? Yine unuttu randevusunu.
Gördün mü bak?! Yine yerleşmedi yerlerine parçalar. Mucize gelmedi. Öyleyse, Ben de beklemem. Dansı da bitiririm. Kimseyi istemem ben bu saatte zaten.
Bu da bilinç akışıyla kaleme alınmış bir yazı olsun.. Bu deneme, Leonard Cohen'in 'Waiting For The Miracle' isimli muhteşem şarkısına haddim olmayarak ithaf edilmiştir...
=( çok haklısın.. bu yazının aslında düzenlediğim bir örneği var. yani imla hataları açısından.. hatta bir başka forumda yazılı şu anda. de ve da'larla şuan hiçbir sorunum yok - tanrıya şükür ^^ ama talihsizlik işte, hiç kontrol etmeden ilk yazılmış bu halini koymuşum buraya ve okuduğumda da fark etmemişim.. herhalde aktarım sırasında da bir bilinç 'akışı' (kayboluşu anlamında) sorunu yaşıyordum =)