Bu hafta sonu yaşadığım talihli bir tesadüf, beni, yaşayan en büyük Türk Halk Müziği icracılarımızdan biri (belki de en büyüğü) olan Bedia Akartürk'ün seslendirdiği bir türküyle tanıştırdı.
.
Bu türküyü onun o ince, güçlü ve kıvrak sesinden dinlerken, yaşadığımız bu güzel toprakların ne yüce değerler barındırdığını düşünmeden edemedim. Bu türküdeki pastoral zevk, bu türküdeki tabiilik ve lirizm, Türk insanının yüksek sanat şuuruna duyduğum güveni perçinledi ve gözümün önünde tertemiz köy manzaraları canlanıverdi.
.
Unutmayalım ki bu büyük eserleri, köylü deyip geçtiğimiz ve belki kimi zaman içten içe küçümsediğimiz o güzel insanlar üretiyorlar. Acaba onların saf ve tabii sanat terbiyelerini birebir tekrar edebilmemize imkan var mıdır? İnanıyorum ki, fantastik edebiyat da dahil olmak üzere bütün edebi disiplinlerimiz, bu tabii hayat damarlarına dönmek ve oradan aracısız biçimde beslenmekle güçlenip yükselecekler.
.
Belli ki Anadolu insanı turna kuşunu çok sevmiş. Onun için nice güzel eserler bestelemiş, nice güçlü türküler yakmış. Bu türkü de yine turna kuşu üzerine. Onu, artık altmış yedi yaşına basmış bulunan, yaşayan efsane Bedia Akartürk'ün muhteşem yorumuyla buradan sizlerle paylaşmak istedim. Şu günlerde askerlik vazifesini görmekte olan dostumuz Finrod'u da bu türkü vesilesiyle anmış olalım;
.
Bir çift turna gördüm, durur dallarda
Seversen Mevlâ'yı kalma yollarda
Sizi bekleyen var bizim ellerde
Bizim ele doğru gidin turnalar
.
Turnam dertli öttün, derdimi deştin
El vurdun, yaramın başını açtın
Eşinden mi ayrıldın, yolun mu şaştın?
Doğru bir katara gidin turnalar
.
Fazla gitmen, bizim köye varınca
Selam söylen eşe dosta sorunca
artık bu bölüme ne dinlediğimizi açıklayarak yazalım şarkıyı sanatçıyı albümü yada müziğin türünü açıklayalım.kilgarvanın yaptıgı gibi olabilir mesela.
_________________ ey aşk askerleri
boşaltın tüm mevzileri
işte geliyor geliyor
acıların kralı