Ne olur ki güzel raskalnikov, insanlar dilediklerini dilediklerince yazsalar ne olur? Bizler forumumuza illahi fantastik şeyler yazılmasını talep etmekten çoktan vazgeçtik. Yaşam tüm yönleriyle kendisini dayatıyor. Aşk, meşk, haşne, fişne hayatın her şubesine sirayet etmişken buralara da teşrif edivermiş, çok mu görüyorsun?
.
. Zaten "acıların çocuğu kiki" edebiyatı kültürümüzü zehirleyip bıraktı. Küçük Emrah'lı yıllardan bu yana, ağlayıp sızlanarak kendimizi acındırmayı ilim haline getirdik. Geçmişte bu ilimle para talep edilirdi insanlardan, şimdi sevgi talep edilir oldu.
.
Yalnızım, tarifsiz acılar içindeyim, bunalımlıyım, baktığım her yerde seni görüyorum (yeri gelmişken söyleyeyim, bu bir tür görme bozukluğudur, bana da oluyor bazen, çok kitap okuyunca gözlerimin önünde bulutlanmalar oluşuyor, doktora gidin). Bakmadığım yerlerde bir halt göremiyorum. Geceleri deniz kenarına gidiyor, ellerimi paltomun ceplerine sokuyor, yakalarımı kabartıp esrarengiz adam buudlarında bir hayli dikiliyorum ama gelip beni görmüyorsun. Zaten ağlıyorum ağlıyorum işiten yok.
.
Kız arkadaş edinmek istiyorsan bu cümlelerden herhangi birini muhabbetin bir yerine kaktıracaksın. Kızlarımızın yüzde doksanı Darülaceze memuru kılıklı oldukları için sana başka bir gözle bakacaklardır. Yatağa girene kadar acıklı, hasta, sakat bir adam olduğun izlenimini uyandırırsın. Yataktan sonra sakat olmadığın muhtemelen anlaşılacaktır. O zaman da başka kapı bulursun kendine. Ne de olsa bakıcı çok.