Sevgili Mustafa,
.
Çalışman, üslubun hakkında sağlıklı bir kanaat elde edebilmemize imkan sağlayacak kadar uzun olmadığı için yazarlık yeteneğin hakkında herhangi bir genel değerlendirmede bulunmak istemem. Fakat bu kısa yazı bana birçok bakımdan zayıf göründü.
.
Birincisi; söyleyiş kurallarına yönelik herhangi bir hassasiyete sahip olmadığın anlaşılıyor. "Kopmuşta" ve sığınmışımda" sözcüklerindeki "-de" bağlaçları ayrı yazılır. "Otutturmaya" değil, "oturtmaya" demelisin. "Biraz önce güneş bize ilk baharın en güzel havasını yaşamamıza izin verirken" ifadesinde, biraz önce güneş ilkbaharın güzel havasını yaşamanıza izin verdi de, şimdi hava bozdu mu? Sonra, bu cümlede geçen "bize" ifadesi hem fazlalık, hem de söyleyişi bozuyor.
.
"En zirveye" ifadesindeki "en" sözcüğü de lüzumsuz. Çünkü "zirve" sözcüğü, zaten en yüksek yer, doruk nokta demektir. "Azımda" değil, "ağzımda" olacak. "Yer yüzüne" ifadesindeki "yer" ve "yüz" bitişik yazılır. "Tuhaf değil mi" ifadesinden sonra soru işareti konmalıdır.
.
"İlk bahar" ifadesindeki "ilk" ve "bahar" bitişik yazılır. "Seferden gelen" demek yerine, "seferden dönen" demek daha doğru olur. "Bense bir tevekkül, düşünceler içerisinde." ifadesini noktayla bitirmen doğru olmamış. Yok eğer bu ifade ayrı bir cümleyse o halde böyle cümle olmaz. "81 şehidimizi içimizde hissettiren" ifadesi de sorunlu; "şehidimizin acısını ya da hatırasını içimizde hissettiren" demek daha doğru olur. Bunlar dışında soru işaretiyle ya da noktalamayla ilgili başka hatalar da var ama yorumumu lüzumsuz yere uzatmak istemiyorum.
.
Bir yazıda söyleyiş ya da noktalama hatası aramaktan vazgeçeli çok oldu. Ama şuncacık bir yazıda o kadar çok söyleyiş ve imla hatası yapmışsın ki, bunları hususen ele almamak olmazdı. Diğer yandan, yazının kompozisyonu da sorunlu. Yazının zamansal-mekansal geçişlerinde gedikler var.
.
Son olarak, herhalde gençlerin kaleme aldıkları "ilk yazı"ların çoğu güneşin doğuşunu batışını konu ediniyordur. Her zaman ilgimi çekmiştir; çocukken önümüze resim kağıdını koyduklarında evvela köşesine bir güneş konduruverirdik. Birçok ilk öykü de yine; "güneş en güzel haliyle doğmuş, etrafa gülücükler saçmıştı" türevi cümlelerle başlar. Bunun nedenleri üzerine düşünmek lazım. Bu klişelerden, henüz yolun başındayken vazgeç Mustafacığım.
.
Mühim olan bir yerinden başlamış olmaktır. Yazarlığınızı ilk çalışmalarınızla ölçemeyiz. Biraz daha yaz, biraz daha açıl bakalım. Belki güzel şeyler çıkar.
.