| |
|
| Yazar |
Mesaj |
|
Üye
| Kayıt: 20 Nis 2008 |
| Mesajlar: 89 |
|
|
|
aday 30.05.2008, 21:10 |
|
|
Öncelikle şunu söyliyeyim rüyam uydurma değil saçma diyebilirisinzi ama uydurma değil.Bu rüyayı aynı günde hem yüzüklerin efendisi kitabını okuyup hem filmini izleyip hem de oyununu oynayınca görmüştüm ve nedense rüyada Gimli'yim. Onun gözünden ve ağzından anlatıyorum.
YÜZÜK TAŞIYICISI NERDE ( ADAY )
Gözlerimi açtım.Sanki çok uzun zaman olmamış gibi geliyordu.Rahat bir arabanın arka koltuğunda uzanmaktaydım.Araçta iki adam daha vardı.Biri arabayı sürüyor, diğeri ise onun yanında sürekli bir şeyler konuşuyordu.Toparlanıp oturdum.Sürücüye baktığımda öylece kaldım.Çünkü aracı Gandalf kullanıyordu.Önce bu nasıl olabilir diye düşünmeye başladım.Fakat aracın dikiz aynasına baktığımda kendimi Gimli'yi görüyordum.Bir süre kendimle konuştuktan sonra Gandalf'a döndüm.
"Gandalf, neler oluyor burda" diyebildim.Büyücü, arabayı kullandığı için bana dönüp bakmadı.Soruma cevap beklerken sağ tarafıma döndüm.Sürücünin yanındaki koltukta Aragorn'u gördüm.İyice şaşırmıştım.Sonra Gandalf'ın sesi ile kendime geldim.
"Nihayet uyanabildin cüce efendi.Sen uyurken çok şey oldu.Fakat şimdi bunları anlatarak vaktimi kaybetmeyeceğim.Sadece şunu bil yeter.Önümüzdeki atlıyı kovalıyoruz ve yakalamamız gerek."
Gandalf'ın ses tonu ürkütücüydü.Daha fazla bir şey soramadım.Ben de atlıya dikkat kesildim.Sonra birden düz bir araziye çıktık.Gandalf hızlandı.Arazi bittiğinde kendimizi taşlı yollarla döşenmiş geniş bir caddede bulduk.Atlıya iyice yaklaştık ve araba atlıya çarptı.Atın üstündeki adam yere yuvarlandı.Fakat adam iri cüsseli, kuvveti yerinde ve uzun boylu biriydi.Bu darbe ona pek zarar vermiş görünmüyordu.Gandalf ve Aragorn araçtan indi.Adam şaçmaya başlamıştı.Fakat tavırlarından ve sürekli duraksamasından, buralara yabancı olduğu belliydi.Sonunda bir çıkmaza geldi.Biz de peşinden gidip, onu köşeye sıkıştırdık.Adam arkasını dönüp bize baktığında ben, üçüncü kez hayrete düşüyordum.Çünkü yarım saattir (en azından ben o kadarını biliyordum ) kovaladığımız adam Boromir idi.Neden onu kovaladığımızı bilmiyordum ama Gandalf'a ya da Aragorn'a sormama gerek de kalmadı.çünkü gözlerim Boromir'in kemerine ilişti.Kemerine takılı bir yüzük vardı.Yakından baktığımda bunun o Tek Yüzük olduğunu anladım.Boromir Tek Yüzük'ü ele geçirmişti.Ama nasıl yaptığını sanırım Gandalf da bilmiyordu.
Gandal bir adım öne atıldı.
"Ver onu bize Boromir" dedi.Fakat Boromir umursamadı bile.
"Yüzük Gondor'a gitmeli ve orda saklanmalı" dedi.Sonra Aragorn öne atıldı.
"Yüzük Gondor'u kurtaramaz.Kesinlikle yok edilmeli" dedi.
Bunu üzerine Boromir hızla üçümüzün üzerine doğru koştu.Fakat Gandalf'ın çelmesiyle yuvarlandı.Gandalf'ın elinde ne kılıç ne de asa vardı.Aynı şekilde Boromir'in de hiç silahı yoktu.Sonra birden yumruk yumruğa dövüşmeye başladılar.Gandalf, kendisinden cüsse olarak çok daha üstün bu Gondor komutanını yenmeyi başardı ve yüzüğü kemerinden söküp aldı.Sonra birden Boromir yok oldu.Buna hiçbirimiz anlam veremedik.Sonra yakında bir kaldırıma oturduk.Gandalf yorulmuştu.Başını öne eğmiş bir şeyler düşünüyor gibiydi.Bir süre kimse konuşmadı.Sonra Gandalf, Aragorn ve bana dönerek kısık bir sesle şu cümleyi söyledi.
"PEKİ YÜZÜK TAŞIYICISI NERDE?" |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 29 May 2008 |
| Mesajlar: 37 |
| Konum: Tımarhane. |
|
|
xD 30.05.2008, 22:51 |
|
|
Tematik rüyaları ben de her zaman sevmişimdir. Bence hoş bir anlatımın var.
Zamanında Jean Claude tarafından bir güzel ısırılıp Anita tarafından ise avlanmışlığım vardır. xD |
_________________ Değil mi bir Deli'nin delikli, değişik, debdebelice densiz ve derinliksiz rüyasından uyanmak.. ??
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 04 Mar 2008 |
| Mesajlar: 9 |
|
|
|
bayıltmak 30.05.2008, 23:19 |
|
|
eveet ben de freddy krueger a sen gerçek deilsin vs. die baırmıştım ama pençeleriyle midemi çizmişti, 13. cumanın jason u bana komplolar kurmuştu. amma çok etkileniom filmlerden iskelet anahtardaki kadını da görmüiştüm
anaaam ne korkunç rüyaydı
rüyalarımdan birini buraya yazmayı çok isterdim hepsi film gibin gerçi çoğunlukla kalp spazmı geçirtio bana ya nese  çok detaylı hatırlıorm annatmayı da çok severim fkat bugün son günmüş zaten aceleye gelmesin kötü olur.
bi anımı anlatiim
şimdi bizim okulda milleti bayıltıyoruz böyle bi arkadaş öğrenmiş, çömelip 15 nefes alıyosun ayağa kalkıosun göğüs kafesinin bittiği yere doğru bastırıosun kişi bayılıo
yalnız evde denemeyin tehlikeli zaten kalbin ritmini bozuo fln fln...
bana da yaptılar herkese yaptılar çok ilginç oluo böle zaman kavramı gidio garip garip şeyler görüosun
neyse onun akşamı bi rüya gördüm
sadece bi kağıt görüyorum saman kağıt, başka hiç bişi görmüyorum. üstünde on tane paragraf var büyüklü küçüklü bunlar maddeler
7. madde de şeytandan bahsediü , ama farklı bi adı var böyle tubba lubba gibin komik bişi
okuyorum hepsini (bi tek 7 ve 10 u hatırlıorum)
10. da da şunun gibi bişi yazıo:
"ve bütün bu maddelere uymayanlar 7. maddede bahsedilenin yanına gönderilecektir."
sonra da ezan okunurken uyandım
iyice garip oldm nan vahiy mi geldi nooldu:P anlattım böle millete ama tabi yapmaya devam ettk  hihot bu da ilginç bi "rüyualı anı" işte. |
_________________ bir tost(soğuk espiri yapan bir tost...)
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 20 Arl 2006 |
| Mesajlar: 226 |
|
|
|
ADAY 30.05.2008, 23:22 |
|
|
Beyaz Oda
Hıçkırıklar, ardı arkası kesilmeyen hıçkırıklar. Gözlerim doluyor, tüylerim ürperiyor. Görüntüler sabitlenmiyor, sürekli o ana dönüp duruyorum. Ellerimi yüzüme kapasam da görüntüler hep orada, aklıma sızdılar, hıçkırıklar…
“Sen hiç bir rüya olduğunu bile bile…”, devamını getiremiyorum, konuşamıyorum. Belki ayna yerine biri olsaydı bu kadarını bile söyleyemezdim. Gözlüklerimi çıkarıp masaya bırakıyorum, defterim açık, sayfalar çizik dolu, hep beyaz yapraklı olanları sevdim, hep…
Kapı çalıyor, bakmalı mıyım? Bu sorunun cevabını verebileceğimi zannetmiyorum, alışkanlıklara uymalıyım, gayri ihtiyari bir devinim ve kapı sonuna dek açık;
“Merha… Senin neyin var böyle, ne oldu? Konuşsana…”, telaşlı konuşmasının hızına ayak uyduramıyorum, başım dönüyor, her yer film karelerine dönüşüyor, bense düşüyorum. Karanlık var sonra.
Uyandığımda yatağımdaydım. Bembeyaz çarşaflar, sımsıkı sarılmışım yorgana, sımsıkı. Beyazdan ne kadar da nefret etsem de çok güzel şimdi, ayrılmak gelmiyor içimden,etrafa bakınıyorum. Beyazlar hep hastane odasını hatırlatıyor, sessiz geceleri, mide bulandıran ilaç kokularını, bitmeyen serumları… Midem bulanıyor, kusmamalıyım, her yer tertemiz…
Odamı görmek çok güzel, her yerde anılar… Kitaplarım, en son bıraktığımda bu kadar düzenliler miydi, zannetmiyorum, belki de annem beni yatağa yatırdıktan sonra ben uyanana kadar ortalığı temizlemiştir. Herhalde öyledir.
Ayağa kalkabilecek gibi hissetmiyorum ama lavaboya gitmeliyim, kusmam gerek, her yer çok temiz, kusmam gerek, her yer ilaç kokuyor, her yer bembeyaz…
“Eren, sen hiç bir rüyada olduğunu bile bile ona inanmayı, onu yaşamayı seçtin mi? Söylesene, bir rüyaya sığınıp, saklanacak kadar kendinden kaçtın mı?”
Ayakta kalakalmış bir insan. İşte ben, soruyla donup kalıyorum. Etraf çok inandırıcı, ilk ödülüm, kazandığım kitap seti, en sevdiğim çocukluk fotoğrafım, saatim, ilk yağlı boya resmim… Her şey yerli yerinde… Bir dakika, ama her yer çok beyaz, duvarlar beyaz olmamalıydı, yatak da…
Kapıya yöneliyorum, öğürmeler artıyor, kusmamalıyım…
Kapıyı açıyorum, karşımda o. Uzun siyah saçları yüzüne karışmış, ela gözleriyle bana bakıyor, telaşlı bir sevinç var dudaklarının kıvrıklığında, gözlerinde şefkat, sevgi var… Bir an sanki bir yıla dönüşüyor derken çıtırdıyor; hayallerim parçalanıyor, mutluluklarım ve umutlarım can çekişiyor, gözlerime geri yollayamayacağım denli yaşlar birikiyor. O, … Söylemek, tekrar yaşamak berbat… O, hemşire kıyafetlerine bürünmüş…
İster istemez çarpık bir gülümseme suratıma ilişiyor. İtip lavaboya gidiyorum, ama hayır, olamaz, odamın kapısı hastane koridoruna açılıyor, böyle olmamalı, bari son rüyamda güzel şeyler olmalı, buna hakkım yok mu?
“Yok! Eren, bunu sen de biliyorsun, uzun sayılabilecek bir hayat yaşadın, bu rüya da olması gerektiği gibiydi, bir rüya olduğunu bilerek sen inandın, hadi uyanma zamanı, hadi, hadi…”
“Hayır, uyanmayacağım, bu benim elimde, değil mi, yoksa benimle neden konuşasın ki? Söylesene bunu istememe gerçekten mecbursun değil mi? Şimdi elime düştün işte, defol! Sana diyorum defol, ben burada mutluyum ve kalmaktan yanayım.”
“İyi niyetimi kötüye kullanmamanı tercih ederdim, her şey benim elimde unutma, unutma, sakın…”
Karanlık ve ekşi kusmuk.
“Hasta kendine geliyor, doktor!”, hemşire zarif adımlarla içeri süzüldü, yüzünü kapayan saçlarını eliyle geriye savurdu, kusmakta olan gencin boynunu arkadan destekledi ve temizlemeye başladı etrafı. Sonra koşuşturma oldu birkaç dakika ve beyaz, sadece beyaz…
Gözlerimi tavanda sabitledim. Dişlerimi sıkıyorum, oldukça sıkılar, bir gün şöyle demişti o; “Dişlerini her gün fırçala ki sağlam olsunlar, bir gün dişlerini sıkman gerekecek, yeterince sağlam olduklarından emin olmak isteyebilirsin!”
Evet, her şey senin elinde, görüyorum, ama pes etmiyorum, bir rüya olduğunu bile bile yaşıyorum ve inanıyorum…
Cızırtılar ve hışırtılar duyuyorum, çok uzaklardan, çok…
Sonra, hava defalarca kararıp aydınlanıyor, defalarca, ve o oda hep öyle kalıyor, sabırla dişlerini sıkan ve tavana bakanla beraber, sonra farklı gözlerden, farklı acılarla o kapının dışından içeriye giriyor bir kadın, üzüntüsü her halinden belli, doktora bakıyor, doktor ciddi, soğukkanlı…
“Durumunda bir değişiklik yok, üzgünüm!”
“Onun… Onun yaşadığını bilmek, görmek bile bana yeter, bir an bile ayrılmak istemiyorum yanından, bir an bile…”
“Evet, hanımefendi, bazen bir rüyaya bile inanmak, onu yaşamak ister insan, sizi anlıyorum!”
Suratında hafiften bir gerginlik oldu, göz kapakları gerildi, açılmamak ister gibiydi, annesi doktora korku dolu gözlerle baktı;
“Onun şu anda ne rüyalar gördüğünü bilmemize imkan yok, bence onu rahat bırakalım, ne dersiniz, belki de rüya görmeye devam etmeyi isteyen odur!”, doktor gülümseyerek hastaya bakmaya devam etti…
Bu sesler de ne, kim var orada? Hayır, bu iş seninle benim aramda, hayır, ona dokunayım deme sakın, hayır, uyanmam için iyi bir numara, ama hayır, hayır… |
_________________ Ölümhanedeyiz, ölmeye doğuyoruz!
|
|
|
|
 |
|
Yönetici
| Kayıt: 02 Ekm 2006 |
| Mesajlar: 887 |
|
|
|
KATILIM SONA ERMİŞTİR! 31.05.2008, 0:38 |
|
|
Değerli dostlarımız,
Yarışmamızın katılım süreci sona ermiştir. Anlatılarınız büyük bir titizlikle değerlendirilecek ve değerlendirme sonucu en geç 10 Haziran 2008 tarihine kadar bu başlıktan ilgililere duyurulacaktır. |
|
|
|
|
 |
|
Yönetici
| Kayıt: 02 Ekm 2006 |
| Mesajlar: 887 |
|
|
|
FANTASTİK RÜYALAR EDEBİYAT YARIŞMASI SONUÇLARI 09.06.2008, 22:56 |
|
|
İlgililere, . Sitemiz yönetimince oluşturulan değerlendirme heyeti, katılımcı anlatıları, yazarlarının emeklerine layık bir dikkat ve titizlikle değerlendirmeye çalışmış ve neticede;
1. Yarışmaya Beyaz Oda isimli anlatısıyla katılan, değerli üyemiz eren’i birincilik ödülüne, . 2. Yarışmaya Bir Yaz Rüyası isimli anlatısıyla katılan, değerli üyemiz DeliÜye'yi, ikincilik ödülüne, . 3. Yarışmaya Sessiz Karanlık ve Düş Müş isimli öyküleriyle katılan, değerli üyelerimiz falas ve odradek'i üçüncülük ödülüne layık bulmuştur. . Değerlendirme heyeti, yukarıdaki kararlara yahut değerlendirme usulüne ilişkin soru ve itirazları dikkate almayacaktır. Fakat varılan sonuçların, sitemiz müdavimlerinin mütalaa ve değerlendirmelerine açık olduğunu ve her beşeri iş gibi kusurlu olabileceğini peşinen kabul etmekte, kararların vicdani sorumluluğunu bilatereddüt üstlenmektedir. . Tüm katılımcı arkadaşlarımıza medeni cesaretlerinden dolayı takdirlerimizi sunuyor, emeklerini bizlerle paylaşmak lütfunu gösterdikleri için teşekkür ediyoruz. . Ödül kazanan arkadaşlarımız, ödüllerin gönderileceği adresleri 20 Haziran 2008 Cuma günü, saat 00:00'a kadar yöneticimiz kilgarvan'a özel bir mesajla ileteceklerdir. Arkadaşlarımız çeşitli makul gerekçelerle özel adreslerini beyan etmek istemeyebilirler. Bu durumda, herhangi bir özel kargo şirketinin herhangi bir şubesini bildirmeleri yeterli olacaktır. Kitaplar, söz konusu şubeye, ödül sahibi adına gönderilecek ve sahibince buradan şahsen teslim alınabilecektir. . Belirtilen tarihten sonra bildirilecek adresler değerlendirilmeye alınmayacaktır. Adreslerini bildiren arkadaşlarımıza ödülleri, adres bildiriminden sonraki üç gün içerisinde gönderilecektir. . Ödül kazanan arkadaşlarımızı kutluyor ve eserlerini okumaktan büyük bir keyif aldığımızı bildirmek istiyoruz. |
|
|
|
|
 |
|
Misafir
|
tebrikler 09.06.2008, 23:47 |
|
|
kazananları tebrik ederim |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 20 Arl 2006 |
| Mesajlar: 226 |
|
|
|
:) 10.06.2008, 0:04 |
|
|
Birincilik ödülünden dolayı çok mutluyum, umarım yazılarıma beğenilerinize yaraşır ilerlemelerle devam edeceğim, 18 yaşıma üç büyük ödülle girmiş olmaktan çok mutluyum, bunlardan birini de burada almış olmak çok mutlu etti, herkese teşekkürler, diğer arkadaşlara da en içten başarı dileklerimi sunarım... |
_________________ Ölümhanedeyiz, ölmeye doğuyoruz!
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 29 May 2008 |
| Mesajlar: 37 |
| Konum: Tımarhane. |
|
|
XD 10.06.2008, 0:14 |
|
|
Ben de kazananları tebrik ediyorum, ayrıca teşekkür de ederim. XD |
_________________ Değil mi bir Deli'nin delikli, değişik, debdebelice densiz ve derinliksiz rüyasından uyanmak.. ??
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 24 Tem 2008 |
| Mesajlar: 0 |
|
|
|
... 10.06.2008, 17:01 |
|
|
kazanan arkadaşları tebrik ediyorum ve başırılarının devamını bekliyorum |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 08 Mar 2007 |
| Mesajlar: 24 |
|
|
|
tebrikler 10.06.2008, 18:36 |
|
|
tebrikler ve teşekkürler |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 01 Şub 2008 |
| Mesajlar: 18 |
| Konum: Erzurum |
|
|
Tebrik 11.06.2008, 11:22 |
|
|
Kazanan arkadaşları tebrik ediyorum. |
_________________ Vae victis.
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 07 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 458 |
| Konum: İstanbul |
|
|
Sonunda Bitti 11.06.2008, 13:12 |
|
|
Uzun uğraşlar sonucu ortaya çıkan yarışmamız sonlandı. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Yoğun uğraşlarından ötürü Kilgarvan'a şükranlarımı sunarım. Güzel bir yarışma olduğunu ve eğlendiğinizi umuyorum. Derece alanları tebrik ederim ve edebiyata olan ilgilerinin azalmamasını temenni ederim. |
_________________ BURADAN ASLA GEÇEMEZSİN!
|
|
|
|
 |
|
Yönetici
| Kayıt: 02 Ekm 2006 |
| Mesajlar: 887 |
|
|
|
ÖDÜLLER POSTALANDI 12.06.2008, 12:22 |
|
|
Ödül sahibi arkadaşlarımızın kitapları, şu dakika itibariyle adreslerine postalanmış bulunmaktadır. Bütün katılımcılara tekrar teşekkür ediyor ve başarılarının devamını diliyoruz. |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 20 Arl 2006 |
| Mesajlar: 226 |
|
|
|
Teşekkür ederim 12.06.2008, 13:19 |
|
|
Kitaplar ulaştı. |
_________________ Ölümhanedeyiz, ölmeye doğuyoruz!
|
|
|
|
 |
|
|
|
Powered by phpBB © phpBB Group
|
|
|
| |
|
|