| |
|
| Yazar |
Mesaj |
|
Üye
| Kayıt: 18 May 2008 |
| Mesajlar: 2 |
|
|
|
URSULA LE GUIN 21.05.2008, 15:55 |
|
|
Dünya edebiyatının ve fantastik edebiyatın gelmis gecmis en büyük yazarlarından birisi olan Ursula K (Kroeber) Le Guin'in sitede olmaması üzücü bir şey. Bu yüzden bu başlığı açtım zamanla genişleticem katkılarınızı beklerim |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 02 Mar 2007 |
| Mesajlar: 158 |
| Konum: Ankaranın Dorukları |
|
|
.. 09.06.2008, 0:15 |
|
|
Yerdeniz yazarıydı yanlış anımsamıyorsam yerdenizin bende e bookları var boş bi vaktimde gözümü yorup okumayı planlıyorum |
_________________ My might is your despair..
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 01 Şub 2008 |
| Mesajlar: 18 |
| Konum: Erzurum |
|
|
Sırası 03.07.2008, 17:44 |
|
|
Biri bana Yerdeniz'in sırasını yazabilir mi acaba?
Yerdeniz Büyücüsü ve Atuan Mezarları'nı okudum da bundan sonra hangisini okuyacağım acaba? |
_________________ Vae victis.
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 11 Tem 2008 |
| Mesajlar: 163 |
|
|
|
Sırasıyla: 15.07.2008, 1:50 |
|
|
Yerdeniz Büyücüsü , Atuan Mezarları, En Uzak Sahil, Tehanu, Yerdeniz Öyküleri, Öteki Rüzgar. Gerçekten muhteşem bir seridir kendisi. |
|
|
|
|
 |
|
Yönetici
| Kayıt: 02 Ekm 2006 |
| Mesajlar: 887 |
|
|
|
URSULA LE GUIN 15.07.2008, 12:52 |
|
|
URSULA LE GUIN, fantastik edebiyat açısından son derece önemli bir yazar. Ne olur sanki biriniz çıkıp, şöyle güzel bir URSULA LE GUIN incelemesi yazsa da ana sayfamızda yayımlasak. Ölür müsünüz? |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 08 Mar 2007 |
| Mesajlar: 24 |
|
|
|
Tamam 15.07.2008, 22:36 |
|
|
Tamam Kilgarvan
Serinin son iki kitabını okumamıştım
onları da yanıma alıyorum ve bir Ursula yazısıyla dönüyorum. |
|
|
|
|
 |
|
Yönetici
| Kayıt: 02 Ekm 2006 |
| Mesajlar: 887 |
|
|
|
SÖZ VERDİN 15.07.2008, 22:43 |
|
|
Söz verdin ve bu söz işte tam burada tarihe nakşoldu. Döndüğün zaman hesabını senden sorarım; bilmiş ol. |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 08 Mar 2007 |
| Mesajlar: 24 |
|
|
|
Sözüm söz 15.07.2008, 23:04 |
|
|
Ursula ablayla döneceğim. |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 11 Tem 2008 |
| Mesajlar: 181 |
|
|
|
Le Guin'i Sevmek İçin On Neden 16.07.2008, 13:41 |
|
|
1. Biz Le Guin'i severiz çünkü bizi kandırmaz; başka dünyalar diye önümüze koyduğu hiçbir şeyin ardında, bu dünyanın acılarına duyarsız, sorunlarına kayıtsız, politik ya da insani yüzlerini yok sayan bir bilinç yoktur. Aksine, her defasında, dünyayı öyle bir dönüştürür ki, yukarıda saydığım her şey çok daha görünür ve üzerlerine düşünülebilir bir netlikte var olur. Le Guin'in amacı, dünyadan kaçan çocuklar değil, dünyanın gözlerinin içine bakıp ona 'asıl adını' söyleyecek çocuklar doğurmaktır. Sizi gerçeğe çağırır, rüyaların, ejderhaların ve kadınların gerçeğine... Le Guin'i okumak, insanda gerçekle tanıştığı duygusu uyandırır.
2. Biz Le Guin'i severiz çünkü onun ejderhaları boyunlarına gem vurulup sürülebilen evcil hayvanlar değil, hiç kimsenin hiçbir şeyin kontrol edemeyeceği haysiyetli varlıklardır- eğer sırtlarına birini alıyorlarsa, bunu kendileri istedikleri için yaparlar. Kadimlikleri, kesinlikle kelimenin cümle içinde güzel durmasından değil, en az kolektif bilinç-altı kadar eski ve ulaşılmaz olmalarından gelir.
3. Biz Le Guin'i severiz çünkü Uzak Doğu felsefesine dair bütün göndermeleri, new-age'in turistik ve yavan bakışıyla değil, gerçekten inanmış bir kocakarının bilgeliyle doludur. Doğu'ya bakarken gördüğü her zaman Doğu'dur, bir çeşit çirkin batılı fantezi değil.
4. Biz Le Guin'i severiz çünkü Rowling'den çok daha önce bir büyü okulu açmış ve o okulu eğlenceyle değil, tam da bir okulun olması gerektiği gibi eğitsel bir sıkıntıyla doldurmuştur- alttan alta 'okul o kadar da sıkıcı değil canım' diyen işgüzar bir annenin sesi yoktur onda...
5. Biz Le Guin'i severiz çünkü kendini bulmak, kendin olmaktan anladığı eline büyülü bir kılıç geçirip dünyayı kurtarmak değil; gölge kişiliğimizle, cinsellikle ve ölümle hesaplaşma sonrasında bulduğumuz ve o pek matah da olmayan ama biz olan insanlarla tanışmaktır.
6. Biz Le Guin'i severiz çünkü onun için gerçek büyü, şeyleri asıl adlarıyla çağırmayı bildiğinizde gerçekleşen şeydir ve alttan alta, Yerdeniz'in dışındaki bizler için de ihtimal dahilinde olduğu imasıyla vardır; bir ağacın, taşın, bir dostun ya da kendimizin asıl adını bildiğimizde olan o gerçek şeyin adıdır büyü- sahicilik ve bütünlüktür...
7. Biz Le Guin'i severiz çünkü hiçbir zaman savaş sahneleriyle, gereksiz fedakarlıklarla, ya da yüceltilmiş cesaretle bizi tavlamaya çalışmaz; ondaki her şey, tam da gerçekte olduğu halleriyle, okuyanı bir kan ve şiddet anaforunun içine çekmeden gerçekleşir- savaş kötü, fedâkarlık müphem, cesaretse kuşkuludur...
8. Biz Le Guin'i severiz çünkü karşımıza koyacakları hiçbir isim -buna Tolkien'da dahildir- onun kadar edebi, derin ve sade değildir; Le Guin, ancak kelimelere gerçekten inanmış bir yazarın yapabileceği şeyleri yapabilen ender fantastik edebiyat yazarlarındandır- o, kelimelerin ardındaki 'derin' büyüyü bilir ve büyük bir maharetle kullanır da...
9. Biz Le Guin'i severiz çünkü o kenardakileri sever; kadınlar, sömürülenler, sürgünler, haksızlığa uğrayanlar, dünyanın kabul etmedikleri, dünyayı kabul edemeyenler hep onun kaleminde konuşur. Le Guin bize bildiklerimizin güvenli sularında değil, bilmediğimiz ama tanımamız gerekenlerin tehlikeli sularında yüzmeyi öğretir. Ve batmayalım diye gözü sürekli bizim üzerimizdedir- kuşkusuz hep bir mesafe bırakarak.
10. Biz Le Guin'i severiz çünkü bu tuhaf kocakarının da bizi sevdiğine, olduğumuz insanlardan çok daha bütünlüklü insanlar olmamızı gerçekten istediğine inanırız. Onu okumak, insanın sayfalarca önemsendiği duygusuyla sarmalanıp kollandığı duygusu yaratır ve İYİ GELİR... |
|
|
|
|
 |
|
Yönetici
| Kayıt: 02 Ekm 2006 |
| Mesajlar: 887 |
|
|
|
YENİ FARK ETTİM 03.08.2008, 13:26 |
|
|
Şûmul'ün yazdığı bu güzel Le Guin yazısını henüz fark ettim. Çok hoş bir yazı olmuş. Tebrik ederim. Ekimde ana sayfamızda Le Guin'e ilişkin güzel yazılar bulunsun istiyoruz. Buraya yazılanlardan da yararlanacağız. |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 11 Tem 2008 |
| Mesajlar: 181 |
|
|
|
Kilgarvan'a. 05.08.2008, 15:57 |
|
|
Cesaretlendirici yorumun için teşekkürler Kilgarvan.
Tehanu'yu sürekli 'itip kakıyorum' -bana öyle hissettiriyor, pek sıkılgan!-, muhtemelen güzel bir şeylerle geri dönüp bu harika yazarın adının altını biraz daha dolduracaktır.
Ben de bu arada boş durmaz, baştan okumanın daha kolay olacağı -Uçuştan Uçuşa, Başlangıç Yeri gibi seri olmayan- kitapları üzerine yarı-akademik bir şeyler yazarım.
Daha uzun erimdeyse ortak ve daha geniş bir inceleme için siteden bir kaç kişiyle bir araya gelip -Tehanuuuu!-, daha doyurucu ve kolektif -kardeşçe?- bir çalışma çıkarabileceğimizi düşünüyorum. |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 29 Tem 2008 |
| Mesajlar: 22 |
|
|
|
Şiirden başlayalım 05.08.2008, 22:34 |
|
|
Şûmul buralarda değil değil mi? hah o görmeden girip çıkayım. Hiç yoktan adımı sıkılgana çıkarmış, neyse tembel sanılmaktan iyidir-
Ekteki link sevgili cadımızın kendi sesinden kendi şiirini dinlemek isteyenler için. şöyle bir de üşenmeyip mesela Mülksüzleri okusaymış keşke.
Sitemizdeki linkleri görebilmeniz için kayıtlı üye olmalısınız. Lütfen KAYIT olun yada ÜYE GİRİŞİ yapınız. |
 |
|
|
|
|
 |
|
Moderatör
| Kayıt: 03 Oca 2008 |
| Mesajlar: 245 |
|
|
|
guin 12.10.2008, 15:31 |
|
|
ilk üç kitabı okudum. ne yazık ki guin'in bende bıraktığı tadın çok lezzetli olduğunu söyleyemeyeceğim. Kurgusu çok zayıf ve inanılmaz derecede sıkıcı oldukları için zar zor tamamlayabildim üçünü de. Fantastik yazılardan daha çok, psikologların yazacağı türden, eğitici masallara benzetiyorum ürünlerini. Yararlı belki ama sıkıcı. |
_________________ İkilem;
Gözle görülür, elle tutulur
soyut gerçeklerin mantıksızlığında
en harlı alevlerin küllenişi gibi
ya da küllerin alevlenmesi
ben bir ikilemim, sana
bana
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 11 Tem 2008 |
| Mesajlar: 181 |
|
|
|
Tuhaf... 21.10.2008, 23:51 |
|
|
Tuhaf, çünkü tam sizin "psikologların yazacağı" kitaplar yazıyor dediğiniz yerde, aklıma Le Guin'in tek psikolojik sistem referansının Jung olduğu geliyor; ki kendileri psikoloji denemeyecek bir "psikolojinin" sözcülüğünü yapar. Kanım, piyasadaki neredeyse tüm kurguların çiğ Freudcu içeriklerinin tersine Le Guin'in insanı Anne-Oğul-Baba üçgeninin nefes aldırmaz sınırlarının dışına taşıyıp genişlettiğidir...
Kurgusal zayıflıksa, sanırım sadece En Uzak Sahil için geçerli olmalı; orada yapı serinin diğer kitaplarına göre daha zayıftır, fakat bu da, kitabın temel meselesinin ölüm olması ve yazarın bazen karakterlerini kendi kaderleriyle baş başa bırakabilme cesaretinden kaynaklanır- Le Guin onların ne yapacaklarını 'gerçekten' bilmez, bırakır kendileri bulsun...
Ve kurgu, sanırım hiç de öyle her durumda belirleyici bir şey değildir, en azından kimi yazarlar için- ruhu bu kadar genişleten bir yazarın birincil derdinin 'kurgu' olmadığına inanmak mantıklı geliyor bana, bilmem ki siz ne dersiniz... Bir de, yazarın sıkı bir feminist olduğunu ve birincil etki kaynaklarının sözlü edebiyat olduğunu unutmayalım... Meseleyle biraz ilgiliyseniz, feminist yazının sağlam yapı, inşa, teknik, sıkı kurgu gibi özlerinde eril oldukları düşünülen sınırlanmış biçimlerle aralarının iyi olmadığını duymuşsunuzdur. Sadece Le Guin'in çok seviği Virginia Woolf'u anımsamak bile yeterli olacaktır.
Eğiticiliğe gelince... İşin aslı bunu yazarken aklınızdan ne geçtiğini anlayamadım, somut tek bir örnek seçerseniz benim için sizi anlamak daha kolay olurdu... |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 07 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 458 |
| Konum: İstanbul |
|
|
7. neden 22.10.2008, 10:27 |
|
|
7. Biz Le Guin'i severiz çünkü hiçbir zaman savaş sahneleriyle, gereksiz fedakarlıklarla, ya da yüceltilmiş cesaretle bizi tavlamaya çalışmaz; ondaki her şey, tam da gerçekte olduğu halleriyle, okuyanı bir kan ve şiddet anaforunun içine çekmeden gerçekleşir- savaş kötü, fedâkarlık müphem, cesaretse kuşkuludur...
Bu kısımda Yüzüklerin Efendisi başta olmak üzere başka birçok esere yapılan bir taşlama hissettim, ya da gördüm mü desem?
Buradan şunu anladım; yazar realist fantastik eserler yazma gayretinde. Biraz abes bir tabir gibi görünebilir:Hem realist hem de fantastik. Bence çok da güzel bir tabir oldu. Fantastik olaylar arasında gerçekçiliği elden bırakmayıp, insanların o tür tuhaf olaylar karşısında verecekleri tepkileri tam da gerçekte olacağı gibi yazmak.
Fikir güzel ama yine de Yüzüklerin Efendisi'ni Yüzüklerin Efendisi yapan ve onu bu başarıya ulaştıran, bütün ana karakterlerin savaş sahnelerine girmesi, gereksiz görülebilse de hikayenin devamı ve ihtişamı açısından gerekli olan fedarkarlıklarda bulunmaları ve yüceltilmiş cesarete sahip olmalarıdır. Daha birçok ayrıntı var da yazmaya gerek yok.
Demek istediğim, ben böyle durumlarla kandırılmayı seviyorum. Böyle tavlanmayı da seviyorum.
Yazın çok güzel olmuş Şumul. Ursula Hanım'ı merak ettim doğrusu. |
_________________ BURADAN ASLA GEÇEMEZSİN!
|
|
|
|
 |
|
|
|
Powered by phpBB © phpBB Group
|
|
|
| |
|
|