Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
» ŞİİR ATÖLYESİ
Yazar Mesaj
Üye
Üye

Kayıt: 11 Tem 2008
Mesajlar: 181
yılan
ben insanı, çamurdan ve pıhtılaşmış kandan,
sadece gördüğünü bilsin diye yaratılmış bildim
salt gördüğünü bilen, sezdiğini yaşayacaktır kuşkusuz.
*
kıvrandıkça göğüs kafesindeki ininde huzursuz yılan,
kaburgalarından taşar gölgen, geceye uzanırsın sen,
kanına aktıkça ince ve ıslak beden,
ölüm yoklar gibi kıvranır,
ürperirsin damarlarındaki kılcal kamaşmadan.
*
baştan çıkaran, toprak yiyen, topuk ısıran.
uyumaz uykunu kollayan yabancı yılan.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 11 Tem 2008
Mesajlar: 163
Bizim köyde mi bilmem hangi biryerde... Anlattılar,dinledim. Küçüktüm, okula başlamamış küçük. Kadın havalandırmak için yorganını atmış bahçeye. Yılan girmiş nevresimden içine. Farketmemiş mi aptal kadın? Etmemiş. Gece olmuş, yatmışlar. Kadın debelenip durmuş, bakmamış kocası. Umursamamış ya da ne bileyim. Sabah kalktığında kadının vücudunda morluklar, kadın ölmüş. Gerisini dinlemedim, yılana ne oldu diye sormadım.

Daha karmaşıklıklar bulandırmadan zihnimi, yılan bir sürüngen olmaktan öte böyle birşey oldu benim için. Bu şiir gibi birşey. Yaradılışı düşündüğüm gecelerde yorganımı ziyaret etti. Şöyle yazmıştım kendisi için çok eskiden: gönlümüzün yatağına girmiş yılanlar...

Tebrikler...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 16 Tem 2008
Mesajlar: 151
Konum: zifirin son halkası...
Şiirin çok yalın ama bu benim için bir artı sayılmaz, tabiki herkesin şiir anlayışı farklıdır. Anlatımını beğendim ama ilginç bir düşünce söylemeliyim, hoşuma gitti...
  

   Yılanlar, evet bizde de var öyle bir kaç hikaye, öyle çok eskilerde tanınmayan birine ithaf edilmiş bir şey de değil üstelik, hikayenin baş kahramanı bizzat yaşıyor, inanmazsanız adresi vereyim gidin konuşun, kime sorsanız gösterirler malum şahısı, o şahsi muhterem babamın öz mü öz halası olur. Kendisi çok çok eskilerde dediğime bakmayın altı üstü elli yıl önce bu olayı yaşamış ama ben bir kez bile kendisine anlattıramadım, kimse anlattıramadı gören köylüler anlatıyor. Sevgili büyük halam çok sesiz mülayim kişiliğiyle tanınırdı. On üç on dört yaşlarındayken köyün en güzel kızı sıfatını almıştı, simsiyah iki belik saçlarıyla tek omuzuna aldığı testisiyle bir çeşmeye gidişi vardı ki bunu ben görmedim ancak anlatanların ağzından telafuz ediyorum. Gören aşık olurdu. Neyse gel zaman git zaman yılanların bir birlerine aşık olduğu sıcak aylardan birinde bir yılan büyük halamı görür. Yılan deyip geçmeyin onun da kalbi vardır, abartmıyorum aşık olur. Böyle bir aşk görülmemiş duyulmamış hayretler içinde karşılanır. Kim ki o yılanın aşkını diline alsa ertesi sabah yılan kabusu olur ya yoğurt tavasında ya süt kovasında nanik yapar... Neyse çeşmeye giderken takip eder derbeder yılan halamı, göz ucuyla bakar bir tıslar bir ah çeker, dönüşte yine aynı... Büyük halacığım yılana alışır nasıl olsa yılan ona zarar vermemektedir ancak köyün delikanlıları bundan hiç hoşnut değillerdir. Doğal olarak yılan halamın yanına kim yaklaşsa tatlı çatal dilini uzatıp tehditkar bakışlar fırlatmaktadır. Sonunda kendini akıllı sanan yaşlı bir camışcık yılanın uğursuzluk getirdiğini öldürülmesi gerektiğini milletin aklına sokar. Halacığım ne kadar onun zararsız olduğunu söylese de bir sonuca varamaz, sonuca varır ama bu istediği sonuç değildir. Hiç bir kan bağı olmayan tatlı camış kardeşler toplanıp yılanı öldürürler. Sonuç hepsinin evini yılan basar zarar vermez ama onları huzursuz ederler...

                     ....SON...
NOT:gedikli yorumcumuz hikaye yazmadı demeyin, ama bir şey söyleyeceğim: "Bunlar gerçek!... "lol

_________________
ikiye karşılık binlerce kötü yaratık yeter mi onun ilahi bakışları...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 11 Tem 2008
Mesajlar: 181
Böyle bir eleştirme biçimi -postmodernizmden aldığı rüzgarla olsa gerek- giderek yaygınlaşıyor galiba; bir eser hakkında konuşmaya başlayıp, oradan en az üzerine konuştukları eser kadar sıkı bir metinle çıkma 'şeysi'nden bahsediyorum. Hani R. Barthes'ın Sarrasine'e S/Z'de yaptığı o 'şeye' yakın bir şey işte.

İkiniz de ayrı ayrı pek hoşsunuz- yazar eleştirmenle 'kurlaşıyor' şeysi!...

Ve siz 'helioss', sakın eleştirirken 'herkesin anlayışı farklıdır,' 'şudur budur,' gibi tuzaklara düşmeyin; inceden sünepe bir şeyler var bu ses tonunda- yazar eleştirmeni paylıyor 'şeysi'!... Bırakın şunun bunun ne düşündüğünü, doğrudan, hiç şefkat göstermeden vurun ölümcül darbeyi! Bence böylesi makbuldür.

Her ikinizin de gönlü ve yatağı yılansız kalsın!

Teşekkürler.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 16 Tem 2008
Mesajlar: 151
Konum: zifirin son halkası...
Evet evet bu konuda haklısın hangi konuda onu açıklayım: herkesin anlayışı farklıdır tarzında klasik muhabbetler, sitenizin bicirik üyeleri çok ağladı sızladı üzgünüm(!) - lütfen rahatsız olursanız bildiriniz- ben de açıklama gereği duydum: Sizin de sanat anlayışınıza saygı duyuyorum söylediklerinizi kaale alıyorum anlamında Twisted Evil  

  Yahu yatağa girmeye korkuyorum bak şimdi: Aman allahım YILAN!... wink

_________________
ikiye karşılık binlerce kötü yaratık yeter mi onun ilahi bakışları...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Resim Yükleme Paneli


Lütfen Yüklemek İsteğiniz Resmi Seçin

Yeniden Boyutlandır?
Resim yüklendikten sonra karşınıza çıkacak ekrandaki Hotlink for forums (1) linkini foruma kopyalarsanız resim forumda gözükecektir.
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Fantastik Edebiyat Forum Forum Ana Sayfa -> ŞİİR ATÖLYESİ

 
  
   
   
Copyright © 2006 FANTASTİK EDEBİYAT. Telif Hakları FANTASTİKEDEBİYAT.COM ' a Aittir.
Tasarım & Kodlama : Arttech İnternet Hizmetleri