Bilgisayar oyunları... Hatırlayınca bazen çaresizce, içimi çekerim ümitsizce. Neyse melankoliyi bırakalım. Ben ki bir zamanların bilgisayar oyunu manyağı olan bir çılgın-fazla değil 1 yıl oldu bırakalı-, oyun oynamayanların ne zevkler kaçırdığını ve hayatın o oyunları oynamazsam ot gibi olacağını düşünürdüm. Ama o zevki kaçırdıklarını hala düşünüyorum. O zamanlar sigara tiryakisi misali oyunsuz hayat ot gibi geliyordu. Ben sigara içmem ama kahvaltıdan sonra sigara içmeyince tiryakilere ne olduğunu bilirim.
Bunlar bitirdiğim oyunlar:
"Prince of Persie The Sands of Time-Warrior Within-The Two Thrones"
"Indiana Jones and the Emperors Tomb"
"GTA 3 - GTA San Andreas"
"Enter the Matrix"
"Spiderman 2"
"Beyond Good and Evil"
"Need for Speed 1- NFS Most Wanted- Carbon"
"Fall of Max Payne 2"
"The Battle for the Middle Earth 2"
"Sniper Elite"
"Peter Jackson's King Kong"
"Fahrenheit"
"Constantine"
Bunlarda bitiremediklerim:
Sadece hatırladıklarım...
GTA Vice City %52si bitti.
Madel of Honor %90 ı bitti.
NFS 2 %60 ı bitti.
Blood Rayne %90 ı bitti.
Tomb Raider Legend-Anniversary ortalama ikisinin de %60ı bitti.
Infernal (aslında sıkılıp bıraktım)
Daha 50 tane hatırlamadığım 100 tane de öylesine takıldıklarım vardır. Unutmuşum.
Lisede derslerimi kötü etkilediler. Ama beni asıl endişelendiren kitap okumama engel olmalarıydı. Yahu neredeyse hiç okumuyordum. Zar da olsa zor da olsa bıraktım oynamayı. Ama piyasaya yeni çıkan oyunları görüp de iç geçirmiyor değilim. Tadında bırak diyeceksiniz belki ama ben bir başlarsam ne olacağını çok iyi biliyorum. Bilgisayar başında zevkli dakikalarla geçen bir ömür. Ama acısının çok kötü çıkacağını bildiğim için artık oyunlara paydos. Ah, eski günler. Prince of Persie oynarken oyun, içinde olduğum dünya oluyordu. Hele Indianna Jones... Günde 1 saatle yetinemeyenlerdenim.
Ama sizinle ciddi ciddi birşey paylaşacağım. Nasılsa yüzyüze değiliz. O yıllar içerisinde o bitmek bilmeyen saatlerce oyundan sonra sanki zekamda ve algılamamda bir düşüş oldu. Dış dünyayı eskisine nazaran daha zor algılıyordum sanki. Aman yanlış anlamayın, moron oldum da demiyorum. Eskisine nispetle daha berrak düşünemiyordum sanki. Ortaokulda matematikte okul birincisiydim. Çoğunluğun 30, birkaç kişinin 50-60, 3-4 kişinin 70-80 aldığı sınavlardan 90 alırdım matematik dersinde. Hatta Matematik kursunda hoca sınav yapardı ve birkaç kağıdı ben okur not verirdim. 100 alırdım da. İşte lisede o yıllarda okulda üçüncü dördüncü olmaya başladım. Gerçi fena sayılmazdı, bir çok kişi matematik ve geometri sorusu için yanıma gelirdi sürekli ama eski halimden eser yoktu.
Önceden üstü kapalı konuşmaları –o konuşmaları yapanlar asla bir şey anlamadığımı sanırlardı – anında anlar fakat anlamamış gibi yapardım. Şimdi anlayana kadar üzerinde biraz düşünmem gerekiyor. Merak ediyorum bu bilgisayar oyunları bana yan etki mi yaptı?
Bir örnek daha vereyim. O yoğun PC oynadığım zamanlar 1 senede Shannara’nın 8 kitabını bitirdim. Kitaba uzun ara verince ve oturup tekrar sayfalarını açtığımda ilk birkaç sayfa konsantrasyon sorunu yaşıyordum ve okuduğumu anlamakta zorlanıyordum. 1-2 senedir oynamıyorum. Şimdi Zaman Çarkı 6’dayım. Çok rahat anlıyorum. O başı sonu belli olmayan paragraflık cümleleri bile tek okuyuşta kavrayabiliyorum.
Şimdi kendime şunu soruyorum:Acaba hiç bilgisayar oynamasaydım daha berrak ve iyi mi düşünürdüm? Bende unutkanlık da başladı. Yalnız bunu sadece oyunlara bağlamıyorum. Elimde 350 tane DVD film var. Merak etmeyin hepsini 1er milyon TL’ye aldım. Bunlar hariç zaten binlerce film izlemişimdir. Bunların da bende unutkanlığa yol açtığını düşünüyorum. Ama film izlemekten asla vazgeçmem. Bazen çok unutkan olabiliyorum. Eskiden ne film ne bilgisayar oyunları ne kitaplar vardı ve milletin hafızası bu kadar dolu değildi. Her gün güncel haber, program dizi seyretmiyordu millet. Bundan birkaç yüzyıl önce yani. O zamanki Kuran hafızlarına bakın şimdikilere bakın. İki duayı zor ezberliyoruz. Çok dallandırıp budaklandırdığımın farkındayım.
Eğer bir süre beklerseniz, yakın zamanda teknolojik haberleşme cihazlarının, PC oyunlarının, filmlerin, dizilerin hafızamıza, algılama sistemimize, sosyal yaşantımıza etkileri üzerine kendi çapımda, amatörce hazırlanmış tezimi görebilirsiniz. Belki ileride teori olur.

Belki böyle bir şey zaten var ama ben bilmiyor da olabilirim. Bu arada kitap okumanın, bulmaca çözmenin vs.nin beyni geliştirdiğini zaten biliyoruz. Kitap okumayı PC’ye, dizilere, içi boş programlara, magazine tercih edin. Beyin çöküşü yaşayan bir toplum olmayalım.