Terry Brooks ve Shannara Efsanesi
Terence Dean Brooks, nam-ı diğer Terry Brooks,
(Illinois,1944) bilimkurgu, western ve roman dışında kalan birçok kitaba imza atmış; fakat ülkemizde sadece Shannara Serisi’yle tanıdığımız bir fantastik kurgu yazarıdır. Hemen hemen her fantastik kurgu yazarı gibi onun da hayatını, üniversite yıllarında edindiği Yüzüklerin Efendisi serisi değiştirmiş. Hatta biraz fazla değiştirmiş diyebiliriz ki o konuya da değineceğim, ama önce tanıtım.
Aslında Terry Books’un çok fazla kitabı var tanıtabileceğim ama ne yazık ki ülkemizde sadece Shannara Serisi’nin 8 kitabı mevcut. Yazarın, Yüzüklerin Efendisi’ni okuduktan sonraki yedi yıl içinde çıkardığı ilk kitabı Shannara’nın Kılıcı (1977) üçlemesi. Daha sonra çıkardığı iki kitap Shannara’nın Elftaşları (1982) ve Shannara’nın Dilekşarkısı (1985), ilk kitabıyla birlikte New York Times’ın en çok satanlar listesinde uzun bir müddet kaldı. Bu üç kitabı yine Shannara’nın Mirası adlı dört kitaplık seri takip etti. Shannara ile ilgili Türkiye’de sadece bahsettiğim kitaplar Türkçeye çevrildi.
Yazarın Shannara dışında yazdığı diğer kitaplar ise Magic Kingdom of Landover serisi, Word and the Void serisi, Star Wars – The Phantom Menace ve yine Star Wars için (R.A. Salvatore ve Matthew Stover’la) yazdığı The Prequel Trilogy.
Shannara’nın Kılıcı hikâyesi, kadim ve ırkların yok olmasına sahne olmuş savaşların sonrasında geçiyor. Bir yarı elf olan Shea’nın hayatı, gizemli ve bir o kadar da ketum Allanon, yaşadığı Gölgeli Vadi’ye geldikten sonra değişiverir. Allanon’un ona, uzun zaman önce Jerle Shannara ve kılıcı tarafından öldürülmüş olması gereken Karabüyücü Lord Brona’nın geri döndüğünü ve Shea’nın Shannara soyunun tek varisi olduğunu söylemesi üzerine, Shea ve kardeşi Flick kayıp olan kılıcı aramaya koyulurlar. Ancak Shea’yı ve yol arkadaşlarını zorlu bir macera beklemektedir.
Shannara’nın Elftaşları ise Shannara’nın Kılıcı hikâyesinden 50 yıl sonraya dayanır. Kötülüğü hapseden Ellcrys ölmekte ve elf kızı Amberle, Ellcrys’in yeniden doğabilmesi için tohumunu uzun ve tehlikeli bir yolculukta taşımak zorundadır. Shea’nın torunu Wil ise Amberle’yi, dedesinin verdiği Elftaşlarıyla korumakla görevlendirilmiştir.
Shannara’nın Dilekşarkısı, Allanon’un Wil Ohmsford’un kızı Brin’den, kadim bir kötülük olan Ildatch kitabını yok etmek için dilekşarkısı büyüsünü kullanmasını istemesiyle başlar. Ancak işler göründüğü gibi kolay olmamakla birlikte Brin’in erkek kardeşi kurulan tuzaklardan kardeşini korumak için ona zamanında yetişmek zorundadır.
Bu üç kitaptan çok sonra çıkan Shannara’nın İlk Kralı (1996) ise geçmişe dönüş hikâyesi olup, kılıcın dövülüşü zamanında olan olayları anlatır.
Terry Brooks çok satan bir yazar olasına karşın Shannara’nın Kılıcı hikâyesi yüzünden çok fazla eleştiri almış bir yazar. Nedeni ise önceden bahsettiğim Yüzüklerin Efendisi’nin, yazarın hayatını fazla değiştirmiş olmasından kaynaklanıyor. Kitap ne yazık ki Yüzüklerin Efendisi’nin başka bir kalıba sokulmuş hali. Terry Brooks, J.R.R. Tolkien’den esinlendiğini itiraf etmiş; fakat okuyuculara göre esinlenmesi biraz aşırıya kaçmış. Açıkçası okurken ben de Shea’yı Frodo’ya, Allanon’u Gandalf’a, Karabüyücü Lord Brona’yı Sauron’a ve daha birçok unsuru Yüzüklerin Efendisi’ne benzetmekten kendimi alamadım. Yazar bazı yerlerde farklılıklar denemiş ama bu farklılıklar Yüzük Kardeşliği’nin daha doğrusu kitaptaki Kılıç Kardeşliğinin (elbette böyle bir şey yok ben uydurdum) 9 kişiden değil de 8 kişiden oluşmasından öteye gidemiyor. Kitabı, Yüzüklerin Efendisi’yle karşılaştırıp “Kim kim?” oynayarak okumak daha eğlenceli. Shannara’nın Kılıcı’nı “Yüzüklerin Efendisi’ni taklit edeni yakarım!” diyenler okumasın, deliye dönmesin derim.
Yazarı bu kadar yerdim ancak Shannara’nın Kılıcı’ndan sonra yazar kendi hayal gücünü bize göstermeyi başarmış. Oldukça sade ve uzantısız anlatımlarla değişik hikâyeler yazmış, ancak ilk kitaptan Shannara’ya gıcık olanlar ne yazık ki torunlarıyla karşılaşacaklar demedi demeyin. İlk kitabın acısını atlattıktan sonra diğer kitaplar daha okunabilir. Yazar fazla entrika kurmadan, ancak olayları uzatarak ve aceleye getirmeden hikâyelerini yazmış. Gerçekten de üçüncü kitaptan sonra yazar şöyle bir silkinip kendine gelmiş ve yine mükemmel olmasa da güzel hikâyeler yazmış. Karakterler de kendi kişiliklerine kavuşmuşlar. Özellikle Shannara’nın İlk Kralı gerçekten güzel bir kitap. Üstelik her şeye rağmen bu kadar çok yazmış ve satmış bir yazarın bir sırrı olmalı diyerekten inancımı yitirmedim kalan dört kitabı da okuyacağım.
Bir de merak edenler için, Shannara’nın film hakları 2010’a kadar Warner Bros’a verilmiş ve 2009’da Elftaşları’nın filminin, Harry Potter ve Ateş Kadehi’nin de yönetmeni olan Mike Newell tarafından çekilmesi planlanıyormuş.
Linkler:
http://www.terrybrooks.net/
http://www.fantasticfiction.co.uk/b/terry-brooks/
http://www.scifi.com/sfw/issue286/interview.html