Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
Sayfaya git 1, 2  Sonraki
» MİNİ FRP OYUNLARI
Yazar Mesaj
Moderatör

Kayıt: 03 Oca 2008
Mesajlar: 142
Önemli Uyarı: Lütfen, oyun için belirlenmiş kişiler dışında ki üyelerimiz, bu bölüme herhangi bir mesaj yazmasınlar.

_________________
İkilem;
Gözle görülür, elle tutulur
soyut gerçeklerin mantıksızlığında
en harlı alevlerin küllenişi gibi
ya da küllerin alevlenmesi
ben bir ikilemim, sana
bana
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Moderatör

Kayıt: 03 Oca 2008
Mesajlar: 142
Efendi Galvo

Galvo gözlerini açtığında sade bir gökyüzü manzarasına bakar buldu kendini. Görüntünün hoşluğunu doya doya yaşayamadan, sırtındaki buzlar çözüldü adeta ve tüm arka tarafanın tutulmuş olduğunu farketti. Tam 25 gündür yabanda yolculuk ediyor olmalarına rağmen, toprakta yatmaya bir türlü alışamamıştı.

Yavaşça doğrulurken her yanı çatırdadı. Kollarını germeyi denedi ama daha ilk hareketinde bunun anlamsız olduğunu kavradı; az kalsın sağ kolu kaskatı kesiliverecekti. Bu yüzden, hiçbirşey yapmadan öylece oturmanın en iyisi olacağına karar verdi bir süre. Başını çevirip etrafına baktı. Yaveri Herper, yanı başında kıvrılmış horuldayarak uyuyordu ve toprak üzerinde yatmaktan hiç şikayeti yokmuş gibi görünüyordu. Cüceler ise kayaların üzerine yatmışlar, baltalarını göğüslerinde sımsıkı kavuşturup kaskatı uykuya dalmış gibiydiler. Bay ejder-avcısı görünürlerde yoktu. Galvo onun bir ağacın tepesine ya da uçurumun kenarına tüneyip tünemediğini merak etti. Elf ise, ellerini göğsünde zarifçe kavuşturmuş, gözleri açık ve sonsuz boşluğa dalıp gitmiş halde bir elf uykusundaydı.

Galvo bu sefer yüzünü tam önüne çevirdi ve ufukta belli belirsiz seçilen dağ sırasının başına baktı düşünceli bir halde. Vimya Bendi'ne varmış sayılırlardı artık. Ve bu dağ sırasının en güney ucunda avları onları bekliyordu. Ama Galvo ejderi düşünürken, içinde hiç korku benzeri bir duygu hissetmedi. Ekibine fazlasıyla güveniyordu. Onları bu zamana kadar kazasız belasız buraya kadar getiren yol-rehberleri cüceler vardı. Ve tabi sağlam bir ejder-avcıları da vardı. Galvo böyle bir ekip toparlayabildiği için kendiyle ne kadar övünse az olacağını düşündü. Sonra gözünü tekrar dağ sırasına dikti ve düşüncelere daldı...

_________________
İkilem;
Gözle görülür, elle tutulur
soyut gerçeklerin mantıksızlığında
en harlı alevlerin küllenişi gibi
ya da küllerin alevlenmesi
ben bir ikilemim, sana
bana
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 11 Ağu 2008
Mesajlar: 2
Elessar Coamanel

Elessar gözlerini açtığı zaman parlak güneş gözlerini acıtmıştı.Üzerinde yattığı kayanın soğukluğunu hissediyordu.Gözlerini sımsıkı kapattı bir süre,kendini çok yorgun hissediyordu.Cüce olmasına rağmen kendini yormayı sevmezdi.25 gündür yoldaydılar.Mercanbiber'e neden geldiğini bilmesede kesin olarak bildiği oraya gitmeseydi şimdi burada olmayacağıydı...

6 kişiydi ekipleri,rehberlik yapıyordu bir cüceyle birlikte.İki cüce,bir savaşçı,bir elf -Elessar hiç hoşlanmıyordu bu elften- efendi Galvo ve onun yaveri...

Bazen kafası gidiyordu,unutuyordu herşeyi.Onun haricinde zeki bir cüceydi.Biraz tembeldi ama yinede aldığı para bunu belli etmesini engellemeye yetmişti.

Açtı gözlerini ve doğruldu yattığı kayadan etrafta göz gezdirdi Efendi Galvo dışında herkes uyuyordu.Diğer rehberlik yapan cüce kendi yattığı kayanın yanında duran başka bir kayada uyuyordu,elf ve Herper'de uyuyordu.Galvo'ya döndü "Huzurlu bir sabah..." dedi.Gözleri Galvo'daydı.Huzurlu bir güne benziyordu ama  neler olacağını kim bilebilirdi ki.Kayadan kalktı ayağa kalktığı an düştü yere bacakları uyuşmuştu.Uzun sakalı yerlerde sürünüyordu.Yüzü kırışıklıklar içindeydi,bakışları yumuşaktı her zamanki gibi.Bir süre oturdu yerde sonra tekrar denedi ayağa kalkmayı,bu sefer düşmemişti.Aklına hiç yatmıyordu bir ejderin yanına gitmek ama aldığı para bu düşüncesini umursamamasına yetmişti.Uykuluydu hala,uyku sersemiydi bakışlarından belliydi bu.Biraz önce uyuduğu kayanın üzerine oturdu ve bakışlarını ileriye,dağlara doğrulttu.Vimya Bendi'deydiler ve başlarına hiç birşey gelmemişti ama bu hiç gelmeyeceğini kesinleştirmiyordu.Onun en çok endişesi ejderin yanına vardıkları zaman olacaklardı.Galvo düşünceli görünüyordu,Elessar neyi düşündüğünü tahmin edebiliyordu.Çok uzun yolları kalmamıştı.Bakışlarını dağlardan çekip ekiptekilere yöneltti...  
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 24 Şub 2008
Mesajlar: 25
Konum: Kaos Bilgelik Vadisi
~~Alatrohen Féfallas~~

Güneşin ağaçlarla sınırlanan ufkun üzerinde göründüğü an Alatrohen- ki ne yazık ki yanında bulunduğu elf dışı tabaka ona yalnızca All, Aletro ya da Rohen diye seslenmeyi tercih ediyordu- soluklarını derinleştirdi, kalbinin atışlarını kendine bahşedilmiş bir güçle arttırdı ve tam uyanıklığa geçerken kısık bir şekilde göğe bakan gözlerini sonuna kadar açtı. O aslına bakılacak olunursa uyumuyordu. Çünkü o bir elf’ti ve elf’ler geceleri uyumak yerine gözleri açık bir şekilde, bir nevi transa geçerek, sabaha kadar yatarlardı. Bazen kendini yorgun hissettiğinde ve dinlenmek üzere uzandığında, uyanıkken rüya görme durumuna bile geçiyordu. Bu şekilde pek çok güzel rüya görüyor, anılarının merdivenlerinde bazen aşağı, bazen yukarı çıkıyor, ama bütün bu süre içerisinde çevresinin farkında olmaya da devam ediyordu.

Gün doğuşunu seyrederken geçen günlerin anıları zihnini doldurdu. On gün önce, güneye doğru uzun bir yolculuğa çıkmış olan, bu ekiple karşılaşmış ve onların peşlerinden buraya kadar gelmişti. Doğrusu onların buraya kadar geleceklerini bile tahmin etmiyordu ama artık nasıl olduysa gelmişlerdi buraya kadar…
Şimdiye kadar isterse çekip giderdi onların yanından, ama bir şey onu tutuyor, bırakmıyordu… Ejdere kadar onlarla birlikte olacaktı… Sonra da yoluna devam edecekti muhtemelen…

Bunları düşünürken Alatrohen ayağa kalktı ve yollarının üzerinde duran dağlara baktı… Fazla yolları kalmamıştı…

_________________
Eğer düşünemiyorsan, konuş...
Eğer hissedemiyorsan, ağla...
Eğer sevemiyorsan, bak....
Çünkü ben an etkisiyim...
Benim hayallerim ve bilgimle kimse yarışamaz...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 11 Ağu 2008
Mesajlar: 3
DARKK  NİGHT

Gecenin geç saatlerinde bütün ekibin uyumasıyla birlikte  Darkk her gece olduğu gibi bir agaca tünedi. Elindeki dürbünle etrafı kolaçan ediyordu.Ta ki uykuya mağlup olana kadar. Bir gagalamayla gözlerini açtı sabah. Kuşların gagalamasıyla karşılaşınca hemen kendisini  onlardan kurtarmak istedi.Fakat terslik bu ya birden kendisini büyük bir gürültüyle yerde buldu.Üzerinde çelik zırhlı kıyafeti olduğu için de daha bir gürültülü olmuştu düşüşü.Uyuyanların sinirli yüzleriyle karşılaşmıştı.Uyanık olanların ise alaycı gülüşleriyle.Sinirli olmasına rağmen aldırmamaya çalışıyordu.Zaten kıyafeti de düşündüklerini ve hissettiklerini belli etmeyen cinstendi.Yerden kalkmaya çalıştı.Tekrar yere düştüğünde bu sefer kendisi de gülmeye başladı haline.Biraz zorlasa da kalkıp kayalardan birine oturmayı başarmıştı.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 19 Nis 2008
Mesajlar: 12
Konum: Batık Orman
Gorn istemese de ağır ağır açtı gözünü.Baltasının hala elinde olup olmadığını kontrol ettikten sonra  yattığı yerden doğruldu.
Bel ağrıları deli ediyordu onu,bu göreve neden katıldığını sordu kendine.25 gündür her sabah aynı şeyi soruyordu.
Teklif edilen yüksek miktar ilk sebebiydi.Hatta tek sebebi denebilirdi.Yine de ekibe bakınca sosyal açıdan sağlam bir grup
sayılmazlardı.Elflerden nefret eden Gorn Elessar denilen tipe takmıştı. Elfler kibirli ve kendini beğenmiş bir ırktı,bir
cücenin aksine asildi de.Fiziksel açıdan avantajları da cabasıydı.Kıskançlıkla karışık bir öfke duyuyordu ama bu
görevini aksatmaya yetecek kadar yoğun değildi.

Bir kaç eleman uyanmış hareket halindeydi,karışıklığı izleyip kendi kendine bir şeyler homurdandı.
"Kahvaltı için bir ejderha yumurtası fena olmazdı!"diye söylendi midesinin guruldamaya başladığını farkedince.
Kısa bacaklarının üstüne çıkıp çekicini omzuna attı ve uyuşmuş bacaklarını açmak için dolanmaya başladı.

_________________
Karanlıkta Yaşa
Ama her zaman Işığa Sadık Kal!
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 02 Tem 2008
Mesajlar: 7
Konum: soyut dünya!
Herper Ayağıkibirli

Pek kıymetli efendisi Bay Galvo'nun şanlı ailesinin yedi kuşak yaverliğini yapmıştı Ayağıkibirliler. Herper diğer aile fertleri gibi bu baba mesleğini gururla devam ettirmekteydi. Öyle gururlanırdı ki  Çamdibi ailesinin yaverliğini yaptığı için; Bay Galvo gibi bir Çamdibi olsa, onca servete hükmetse, bu kadar böbürlenmezdi!

Uykusu çok derindi. Hani derler ya 'top patlasa uyanmaz' aynen o misal. Nerede olsa uyur,yemesin hadi; gerçi yemeğe de bayılırdı, ama uykusuz yapamazdı! Mışıl mışıl uyuyordu adeta.

'GÜMMM!!!'

Herper'ın hafif tıknaz, Bay Galvo'dan iki kafa kısa bedeni, can havliyle sıçradı.

Bay Galvo'ya yapışmıştı korkuyla. Sonra hemen ayrıldı Bay Galvo'dan, efendisinin çekiştirdiği ceketini düzeltti utanarak. Sonra başını eğdi, azarlanmayı bekleyerek.

Göz ucuyla etrafı süzdü, herkes uyanmıştı. En son uyandığı için suçluluk duyduğu yoktu, ama pek değerli efendisinden önce uyanması gerektiğini düşünüp içini bir hüsran kapladı; Ayağıkibirlilere layık bir yaver olmalıydı! Kendisine küfretmeye başladı kızgınlıkla. Umardı ki Bay Galvo onu bir güzel azarlasın da görsündü gününü! Buracıkta bıraksaydı onu, yapayalnız kalsaydı! Bunu hak ediyordu işte; saygıdeğer bir iri bir kuş-yaratık olan ejderi görmeyi - çocukluğundan beri hayaliydi ejderleri görmek - hak etmiyordu!

_________________
ne geçmişte ne gelecekte! bugünde!
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Moderatör

Kayıt: 03 Oca 2008
Mesajlar: 142
Efendi Galvo

Nihayet herkes uyandığında, Galvo ne kadar acıktığını farketti birden. Herper'e çatık kaşlarla baktı. "Ne işe yararsın bilmem, seni Uyuşukburun!" diye söylendi. "Bu saat olmuş hala kahvaltı hazır değil. Daha neler göreceğim!"

Herper derhal harekete geçti. Özellikle Darkk Night da, yavere yardımcı olabilmek için epey çaba sarfettikten sonra nihayet doyurucu bir kahvaltı yapabildiler. Grubun morali böylece yükseldi. Şimdi hoplaya zıplaya dağ sırasının başına erişivereceklermiş gibi bir his vardı içinde Galvo'nun.

Hemen zıplayıp ayağa kalktı. Dengini toparlayıp, çantasını sırtına taktı. Değneğini buldu ve hazır bir şekilde dikilip diğerlerine baktı. Ne görse iyidir! Her biri ayrı bir yerde yayılmış, aylaklık ediyordu. Cüceler pipolarını tüttürüyorlar, elf ise Galvo'ya bakıp bıyık altından gülüyordu. Savaşçı ise yeni
den sızmış gibiydi.

"Hey!" diye seslendi Galvo. "Toparlanın bakalım. Burada oturarak, ejderin gelip bizi bulmasını mı bekleyeceksiniz? Hayır efendim! Derhal yola koyuluyoruz. Hem de gerçekten derhal! Efendi Gorn! Düş bakalım önüme. Bugün akşam olmadan dağ sırasına varamazsak, bütün gece şarkı söyleyip hiçbirinizi uytmayacağım!"

Bunları söyleyip, ilerideki bayırdan aşağı vurdu. Diğerleri nasıl olsa gelirdi. Yine de pınarın yanında beklemeyi uygun gördü; tek başına onca yolu gidemezdi ya!

_________________
İkilem;
Gözle görülür, elle tutulur
soyut gerçeklerin mantıksızlığında
en harlı alevlerin küllenişi gibi
ya da küllerin alevlenmesi
ben bir ikilemim, sana
bana
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 19 Nis 2008
Mesajlar: 12
Konum: Batık Orman
Gorn göbeğini hoplata hoplata güldü Efendi Galvo'nun arkasından
"Bensiz yola çıktı bile"dedi keyifle.
Efendi Galvo'ya yetişmek için hızla koştu peşinden.Ona yetiştiğinde nefes nefeseydi
"Bizsiz gidecekseniz...burada...işimiz ne?"dedi zorlukla.Arkadan ekibin geri kalanının geldiğini farketti.
"Buraları bilirim.Dağların eteklerinden gitsek daha güvenli olur.Bana kalsa geçitleri kullanmalıyız,kısa olmasına karşın yolculuk zahmetlidir.Bir cüce rahatlıkla geçitlerden ilerleyebilir ama sizin için önermem.Tabii seçim sizin"dedi

_________________
Karanlıkta Yaşa
Ama her zaman Işığa Sadık Kal!
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Moderatör

Kayıt: 03 Oca 2008
Mesajlar: 142
Efendi Galvo

Cüce hoplaya zıplaya yanına gelince Galvo da rahatladı. Hatta biraz sonra diğerleri de çabucak yanlarında bitiverince derin bir nefes bile aldı. Bekletilmeyi fazla sevmezdi.

Cücenin önüne koyduğu seçenekleri düşündü bir an ama ne yönde karar vereceğine emin olamadı. Biri diğerinden daha tanıdık gelmiyordu zira. Diğer cüceye baktı. O da arkadaşının yanında durmuş, birbirlerinin aynı yüz ifadeleriyle cevap bekliyorlardı.

Elfe baktı. "Ne dersin elf?" dedi. "Senin yurdun da güneyde değil mi? Bu toprakları sende iyi bilirsin?"

_________________
İkilem;
Gözle görülür, elle tutulur
soyut gerçeklerin mantıksızlığında
en harlı alevlerin küllenişi gibi
ya da küllerin alevlenmesi
ben bir ikilemim, sana
bana
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 24 Şub 2008
Mesajlar: 25
Konum: Kaos Bilgelik Vadisi
~~Alatrohen Féfallas~~

Alatrohen, kendi benliğinin içine gömülmüş, çevreyi taramaya başlamıştı. Hava biraz serindi, ama güneye yaklaştıkça hiçte bu serinliğin kalmayacağını biliyordu. Bir süre sonra içinde bulunduğu keşmekeşin yavaş yavaş toplandığını fark etti ve o da yanında her zaman hazır bulunduğu ok torbasını ve yayını üstüne yükleyerek yürüyüşe katıldı. Hemen önlerinde bir yol ayrımı vardı. Öncelikle kendini çok iyi bir yer bulucu olarak tanımlayan küçük cüce, Galvo adlı çılgına birşeyler anlattı. Elf, cücenin sözlerindeki bencilliği bir kaç metre gerisinden bile hissedebiliyordu. Cüceler zaten hep kendilerini düşünürdü, sadece kendilerinin nasıl rahat edecekleri önemliydi. Tabi bu elfler için de geçerliydi ama, zaten onların tercihleri her zaman herkesi memnun ederdi.
Bu düşünceler içerisinde sözde ekip başı olan Galvo, Alatrohen'e döndü ve neyse ki saygılı bir şekilde elfe şu soruyu sordu:
"Ne dersin elf?"dedi biraz heyecanlı bir şekilde Galvo. "Senin yurdun da güneyde değil mi? Bu toprakları sende iyi bilirsin?"
Doğrusu Alatrohen, kendisiyle konuşulmasına çok şaşırmıştı. Çünkü bir kaç gündür doğru düzgün kimseyle konuştuğu yoktu. Hemen kendini toparladı ve ilk önce cüceye sonra da Galvo'ya bakarak sırıttı.
"Cücelerin dediğinin aksine eteklerden gitmenizi öneririm..." dedi Alatrohen sinsice. "En azından hayatta kalma şansınız daha da bir artar... Siz insanların biz elfler ve şu küçük cüceler kadar keskin duyularınız yok ve o geçitlerde karşınıza çıkabilecek bir sürü felaket var... Ne yazık ki aranızdan bazıları bunları düşünemeden hemen geçitleri tercih etti bile..."
Elf, iki cüceninden gözleriyle delercesine ona baktığının farkındaydı ve bu durum nedense onun çok hoşuna gidiyordu. Gerekli konuşmayı yapmıştı artık... Gerisi Kafadan Çatlak Galvo ve onun bir o kadar da salak ekibine kalmıştı...

_________________
Eğer düşünemiyorsan, konuş...
Eğer hissedemiyorsan, ağla...
Eğer sevemiyorsan, bak....
Çünkü ben an etkisiyim...
Benim hayallerim ve bilgimle kimse yarışamaz...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 11 Ağu 2008
Mesajlar: 2
Elessar Coamanel

Elessar Efendi Galvo ayağa kalkıp yürümeye başladığında hala oturuyordu kayanın üzerinde.O sırada "güm!" diye bir ses duyuldu.Kafasını çevirdi o yöne savaşçı Darkk Nigt düşmüştü uyuduğu ağaçtan.Elessar'ın yüzünde hafif alaycı bir gülümseme oluştu.Bu gülümseme sonucu yüzündeki kırışıklıklar artmıştı. "Uyanmak için iyi bir yol"  dedi.Göz gezdirdi etrafta ekipteki herkes uyanmıştı.Kalktı kayadan ve yürümeye başladı ekibin arkasından.Önde olması gerekiyordu ama sıska ve kısa bacakları yorgundu.Günlerdir yürüyorlardı.

Elessar'ın bu ekibe katılasının asıl nedeni değildi para.Ejderi görmek istiyordu ve yollar karmaşık,tehlikeliydi.Ekibe yardım etme düşüncesiydi ilk sırada yer alan.Adımları hızlanmıştı biraz."Buraları bilirim.Dağların eteklerinden gitsek daha güvenli olur.Bana kalsa geçitleri kullanmalıyız,kısa olmasına karşın yolculuk zahmetlidir.Bir cüce rahatlıkla geçitlerden ilerleyebilir ama sizin için önermem.Tabii seçim sizin" demişti diğer cüce.Elessar onlara yetişmişti."Onlar geçemez o geçitlerden bana sorarsanız etekler daha iyidir.Karanlıkta sizi ne beklediğini bilemezsiniz..." dedi.Düşüncesi buydu karanlık tehlikeliydi.Hiç anlamadığınız bir anda ruhunuzun bedeninizden ayrıldığını görebilirdiniz.Elfte aynı düşüncedeydi onunla.Elessar diğer cücenin delici bakışlarını yönelttiği elfe her zamanki yumuşak bakışlarıyla bakıyordu.Güneş iyice yükselmişti,sessiz bir gündü. Fazla sessizliği sevmezdi Elessar,onun tehlike habercisi olduğuna inanırdı.Bakışlarını elften Efendi Galvo'ya çevirdi "Eteklerde fazla göze batabiliriz ama geçitlerden daha iyidir tehlikeyi saklamaz... " dedi.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Moderatör

Kayıt: 03 Oca 2008
Mesajlar: 142
Efendi Galvo

"Pekala" dedi Galvo, hepsini dinledikten sonra. "Eminim Gorn'un da bir bildiği vardır ama elf ve diğer cüce Elessar aynı yönde kanaat bildirdiklerine göre 2'ye 1 kaldın cüceciğim. Dağın yamaçlarından gideceğiz."

Herper de şimdi gelmişti. Soluk soluğa kalmış görünüyordu. Geriye kalan bütün eşyaları toplama görevi ona düşmüştü tabi. Galvo başını tekrar arkasına doğru çevirdi ve ellerini gözüne siper ederek uzaklara doğru baktı. Dağ sırasının başladığı belirsiz çizgiden başka, Vimya Bendi hakkında ipucu verecek hiçbirşey göremiyordu.

"Düş bakalım önümüze Gorn!" dedi sonunda. Bastonunu da aldı ve Gorn'u beklemeden yürümeye koyuldu.

_________________
İkilem;
Gözle görülür, elle tutulur
soyut gerçeklerin mantıksızlığında
en harlı alevlerin küllenişi gibi
ya da küllerin alevlenmesi
ben bir ikilemim, sana
bana
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 02 Tem 2008
Mesajlar: 7
Konum: soyut dünya!
Herper Ayağıkibirli     

    Bütün çanak çömlekleri sevgiyle topladı Herper. Saygı duyuyordu adeta bu çok işlevli araçlara. Yemek yapmanın dışındaki işlevlerinden bahsediyordu elbette. Efendi  Galvo'nun huysuz komşusunun en az sahibi kadar uyuz köpeğinin yırtıcı dişlerinden kurtulamazdı yoksa! O pire torbası gözüne kestirmişti bir kere Herper'ı; dişleyecekti bacağını! O anda orta boy çorba çanağı imdadına yetişmişti. Şimdi köpek pek uysallaşmıştı, dişsiz 'mıy mıy' sahibinin peşi sıra gidiyordu hep. Herper'ın canını sıkmıyordu o günden beri.

    Çanak çömleği toplarken her zaman ki gibi bu anısını düşünüp bilmiş bilmiş sırıttı Herper. Onu gören olduysa muhtemelen bir anlam verememiştir.

    Her şeyi sırtına yüklenince azıcık sendeledi, sonra dengesini buldu. Efendi Galvo'yu aradı saf bir bağlılık ve sevgiyle bakan ela gözleri. 'Amanın!' dedi kendi kendine; Efendisinden çok uzak kalmıştı. Adımlarına elinden geldiğince hız verdi telaşla. Ne yapardı geride kalsa yalnız başına. Kaybolursa vay haline! Ejder'i göremediğine mi, Efendi Galvo'dan yiyeceği azara mı yoksa geceleyin kaybolmuş kişileri kapan cadalozların eline düşeceğine mi yansın! Büyük ninesi hep anlatırdı cadalozları; hatta büyük ninesi cadalozların elinden zor kurtulduğunu anlatırdı. Ninesinin anlattıkları her şeyden doğru gelirdi Herper'a. Yasa gibi benimserdi.

_________________
ne geçmişte ne gelecekte! bugünde!
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 19 Nis 2008
Mesajlar: 12
Konum: Batık Orman
Elfin söyledikleri gerçekten sinirini bozmuştu.

Elindeki çekici kafasının ortasına geçirme isteğine karşın elinde oynatmakla yetindi.
Avlaması gerekn bir ejderdi,elf değil..

Dağın eteklerinden gidilme kararıyla homurdanarak harekete geçti.

Efendi Galvo aceleci davranıyordu,bir süre yetişme girişiminde bulunsa da kısa bacakları hızlı gitmesine engel oluyordu.

Uzun bir zaman sonra yetiştiğinde temposunu korumaya kararlıydı.Yavaşlamadan,burnundan soluyarak dağın eteklerine kadar yönlendirdi grubu.

Birkaç tepe,bayır ovasonunda dağın eteklerine gelindiğinde  çekicini omzuna atıp soluklandı.

"Evet,buradayız işte!"dedi zorlukla.Çekicini gümbürtüyle yere atıp nefes alma mücadelesi verdi.

_________________
Karanlıkta Yaşa
Ama her zaman Işığa Sadık Kal!
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Resim Yükleme Paneli


Lütfen Yüklemek İsteğiniz Resmi Seçin

Yeniden Boyutlandır?
Resim yüklendikten sonra karşınıza çıkacak ekrandaki Hotlink for forums (1) linkini foruma kopyalarsanız resim forumda gözükecektir.
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Fantastik Edebiyat Forum Forum Ana Sayfa -> FANTASTİK ROL YAPMA OYUNLARI (FRP) -> MİNİ FRP OYUNLARI
Sayfaya git 1, 2  Sonraki

 
  
   
   
Copyright © 2006 FANTASTİK EDEBİYAT. Telif Hakları FANTASTİKEDEBİYAT.COM ' a Aittir.
Tasarım & Kodlama : Arttech İnternet Hizmetleri