Başlığı görünce şu alaturka duygusallıklardan birine yakalanıverdim. Lüzumsuz duygu müsamerelerinden hiç hoşlanmadığım halde, bende özel bir yeri olan acı bir hatıramı sizlerle paylaşmak istedim.
.
Pazar Konseri programını akranlarım iyi hatırlar. TRT dışında televizyon kanalının olmadığı yıllarda, pazar günlerimizin en güzel saatlerinde ekranda boy gösterir ve bizi bir saatten uzun bir süre boyunca klasik müzik dinlemeye mecbur ederdi. Programın havalı ve entelektüel bir sunucusu vardı; HİKMET ŞİMŞEK.
.
Çeşitli zamanlarda onun birkaç konferansını izlemek, canlı konserini dinlemek imkânım da oldu. Havalı bir adamdı, kokteyllerde eline viski bardağını alıp küçük dünyaları ben yarattım vakarıyla diklenir, etrafındaki bir yığın güzel kızla caka satardı. Benim dünyamda özel bir yeri yoktu; ta ki, tesadüfen denk geldiğim bir PAZAR KONSERİ programına dek. Programın kapanışında Hikmet Şimşek, karmaşık duygular içerisinde izleyicisine üç aşağı beş yukarı şöyle sesleniyordu;.
.
"Değerli izleyicilerim. Yıllardır sizlerle bu programda bir araya geldik, güzel şeyler paylaştık. Beynimde büyük bir ur bulundu, bu hafta ağır bir ameliyata gireceğim. Kurtuluş şansım pek az. Eğer sizlerle bir daha görüşemezsem, bir dahaki programda, Ahmet Adnan Saygun'un, Papa II. Jean Paul huzurunda canlı olarak icra ettiğim Yunus Emre Oratoryosu'nun yayımlanmasını vasiyet ediyorum."
.
Bu sözler beni çok duygulandırdı. Fakat bende daha büyük bir tesir uyandıran şey, Hikmet Şimşek'in okuduğu bir Yunus Emre şiiri oldu. Şiiri o denli içten okudu ki, büyük ozanımızın sözleri gözümde bir kat daha büyüdü. Sıhhatinde yanına yaklaşılmayan, burnu büyük entelektüel, son nefesinde umudu büyük bir dervişimizin yakarışında bulmuştu.
.
Hikmet Şimşek ameliyat masasından kalkamadı. Program bir hafta sonra onun istediği şekilde sunuldu. Onun o gün ağlarcasına okuduğu şiiri, ramazan ayının bu ilk gecesi hürmetine sizlerle paylaşıyorum;
.
.
Sensin kerim, sensin rahim, Allah sana sundum elim
Senden artık yoktur emin, Allah sana sundum elim
Ecel geldi vade erdi, bu ömrüm kadehi doldu
Kimdir ki içmeden kaldı, Allah sana sundum elim
Gözlerim göğe süzüldü, canım göğüsten üzüldü
Dilim tetiği bozuldu, Allah sana sundum elim
Üş biçildi kefen donum, Hazret'e yönelttim yönüm
Acep nice ola halim, Allah sana sundum elim
Urdular suyum ılıdı, kavim kardeş cümle geldi
Esen kalsın kavim kardeş, Allah sana sundum elim
Geldi salacam sarılır, dört yana salâ verilir
El namazıma derilir, Allah sana sundum elim
Salacamı getirdiler, makberime yetirdiler
Halka olup oturdular, Allah sana sundum elim
Çün cenazeden şeştiler, üstüme toprak saçtılar
Hep koyubeni kaçtılar, Allah sana sundum elim
Yedi Tamu, sekiz Uçmak, her birinin vardır yolu
Her bir yolda yüzbin çarşı, Allah sana sundum elim
Geldi Münker ile Nekir, her birisi sordu bir dil
İlahi Sen cevap vergil, Allah sana sundum elim
Görün acep oldu zaman, gönülden eyleniz figan
Ölür çün anadan doğan, Allah sana sundum elim
Yunus tap uzat bu sözü, Allahına dutgıl yüzü
Didardan ayırma bizi, Allah sana sundum elim