| |
|
| Yazar |
Mesaj |
|
Üye
| Kayıt: 20 Arl 2006 |
| Mesajlar: 226 |
|
|
|
Ne İçindeyim Zamanın - Ahmet Hamdi TANPINAR 25.09.2008, 22:21 |
|
|
Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare geniş bir anın
Parçalanmış akışında,
Bir garip rüya rengiyle
Uyumuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.
Başım sukutu öğüten
Uçsuz, bucaksız değirmen;
Içim muradıma ermiş
Abasız, postsuz bir derviş;
Koku bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim |
_________________ Ölümhanedeyiz, ölmeye doğuyoruz!
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 25 Hzr 2008 |
| Mesajlar: 868 |
| Konum: Kuyutorman ; Anduin'in doğusu Boz Topraklar |
|
|
SEVGİLİM 04.10.2008, 22:49 |
|
|
SEVGILIM
Sevgilim,
baslar önde, gözler alabildigine açik,
yanan sehirlerin kiziltisi,
çignenen ekinler
ve bitmez tükenmez ayak sesleri :
gidiliyor.
Ve insanlar katlediliyor :
agaçlardan ve danalardan
daha rahat
daha kolay
daha çok.
Sevgilim,
bu ayak sesleri, bu katliâmda
hürriyetimi, ekmegimi ve seni kaybettigim oldu,
fakat açligin, karanligin ve çigliklarin içinden
günesli elleriyle kapimizi çalacak olan
gelecek günlere güvenimi kaybetmedim hiçbir zaman...
Nazım Hikmet Ran |
_________________ Kuyutorman Kraliçesi, Thranduil torunu , Legolas'ın tek kızı.
Galadrîel Lûthien
Çiçek açan Işığın Hanımı
Sevgili Halkını Saygıyla Selamlar
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 21 Mar 2008 |
| Mesajlar: 6 |
|
|
|
Kelebeklerin Savaşçı Ruhu 28.10.2008, 19:57 |
|
|
Şiirimi geri alıyorum...daha ii bir uyarı yönteminiz olabilirdi sitenizde...İzim bile kalmayacak bilesinz.....Yarışmak ki ne haddime ..ama kendini bilmezler yarıştırı beni sadece .. |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 16 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 475 |
|
|
|
yazarların ismi verilirse daha yararlı olmaz mı? 28.10.2008, 22:48 |
|
|
lady frozen sözüm sana. |
_________________ Aşk istiyorduk ağızdan damardan
Gözler parlasın soluk açılsın.
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 21 Mar 2008 |
| Mesajlar: 6 |
|
|
|
:( 30.10.2008, 13:56 |
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 20 Arl 2006 |
| Mesajlar: 226 |
|
|
|
ciddiyet adına dikkate alınması tavsiye edilir 30.10.2008, 23:55 |
|
|
Başlığa dikkat etmekte fayda var. Kendi yazılarınızı, açabileceğiniz ayrı bir başlıkta paylaşınız. Burası, örneklerden anlaşılacağını umduğum bir başlıktır, Ahmet Hamdi'nin ardına şiirini koymak yürek ister. Yarışabilir, ona sözüm yok ama bırak kendin yarıştırma, insanlar beğenip takdir etsinler, takdirlik bir durum varsa ortada! |
_________________ Ölümhanedeyiz, ölmeye doğuyoruz!
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 11 Ekm 2008 |
| Mesajlar: 195 |
| Konum: İmladris |
|
|
O mavi gözlü bir devdi 30.10.2008, 23:58 |
|
|
O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruli
hanımeli
açan bir ev.
Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruli
hanımeli
açan evin.
O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruli
hanımeli
açan eve.
Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruli
hanımeli
açan ev..
Nazım Hikmet Ran |
_________________ - Elorthëm Acilleth -
Ayrıkvadi Elflerinin Efendisi
«Aiya Eärendil Elenion Ancalima!»
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 11 Ekm 2008 |
| Mesajlar: 195 |
| Konum: İmladris |
|
|
Annabel Lee 31.10.2008, 1:19 |
|
|
Seneler,seneler evveldi;
Bir deniz ülkesinde
Yaşayan bir kız vardı,bileceksiniz
İsmi Annabel Lee;
Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
Sevmekden başka beni.
O çocuk ben çocuk,memleketimiz
O deniz ülkesiydi,
Sevdalı değil karasevdalıydık
Ben ve Annabel Lee;
Göklerde uçan melekler bile
Kıskanırdı bizi.
Bir gün işte bu yüzden göze geldi,
O deniz ülkesinde,
Üşüdü rüzgarından bir bulutun
Güzelim Annabel Lee;
Götürdüler el üstünde
Koyup gittiler beni,
Mezarı ordadır şimdi,
O deniz ülkesinde.
Biz daha bahtiyardık meleklerden
Onlar kıskandı bizi,_
Evet!_bu yüzden (şahidimdir herkes
Ve o deniz ülkesi)
Bir gece bulutun rüzgarından
Üşüdü gitti Annabel Lee.
Sevdadan yana ,kim olursa olsun,
Yaşça başca ileri
Geçemezlerdi bizi;
Ne yedi kat gökdeki melekler,
Ne deniz dibi cinleri,
Hiçbiri ayıramaz beni senden
Güzelim Annabel Lee.
Ay gelip ışır hayalin eşirir
Güzelim Annabel Lee;
Bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
Güzelim Annabel Lee;
Orda gecelerim,uzanır beklerim
Sevgilim,sevgilim,hayatım,gelinim
O azgın sahildeki,
Yattığın yerde seni .
Edgar Allan POE |
_________________ - Elorthëm Acilleth -
Ayrıkvadi Elflerinin Efendisi
«Aiya Eärendil Elenion Ancalima!»
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 11 Ekm 2008 |
| Mesajlar: 195 |
| Konum: İmladris |
|
|
İNSANLIĞIN SINIRLARI 31.10.2008, 1:21 |
|
|
( Bu şiirin ben için anlamı gerçekten çok büyük o yüzden sizinle paylaşmaktan çok mutlu oldum..! )
Eğer o eski
Mübarek Tanrı,
Devrilip dönen
Bulutlar üstünden
Mutlu şimşekler
Serperse yere;
Kalbimde çocuksu
Bir bağ ve korku,
Öperim sarılıp
Eteklerini.
Çünkü bir insan
Mutlu Tanrılarla
Ölçmesin kendini.
Kalkıp yerinden
Değerse başıyla
Yıldızlı göklere,
Kurtulur ayağı
Bastığı topraktan
Eğlenir yel, bulut
Bu hevesiyle.
Fakat o, kemiği
Etiyle yiğitçe,
Durarak basarsa
Bu sağlam yapılı
Dünyanın böğrüne;
Yetişmez o zaman
Benzetmek kendini
Bir asma dalına
Yahut meşeye
Nedir ayıran
Tanrıyı kişiden?
Sayısız dalgalar,
Durmadan değişen,
Ölümsüz bir akış:
Bir dalga kaldırır,
Bir dalga yok eder
Ve bizi batırır.
Küçücük bir çember
Sınırlar bu ömrü.
Sayısız nesiller
Durmadan dizilir
Daima var olan
Bu sonsuz zincire.
Johann Wolfgang Von GOETHE |
_________________ - Elorthëm Acilleth -
Ayrıkvadi Elflerinin Efendisi
«Aiya Eärendil Elenion Ancalima!»
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 11 Ekm 2008 |
| Mesajlar: 195 |
| Konum: İmladris |
|
|
Ölü 31.10.2008, 19:41 |
|
|
Hangi mahallede imam yok,
Ben orada öleceğim.
Kimse görmesin ne kadar güzel,
Ayaklarım, saçlarım ve her şeyim.
Ölüler namına, azade ve temiz,
Meçhul denizlerde balık;
Müslüman değil miyim, haşa,
Fakat istemiyorum, kalabalık.
Beyaz kefenler giydirmesinler,
Sızlamasın karanlığım havada.
Omuzlardan omuzlara geçerken sallanmayayım,
Ki bütün azalarım hülyada.
Hiçbir dua yerine getiremez,
Benim kainatlardan uzaklığımı.
Yıkamasınlar vücudumu, yıkamasınlar,
Çılgınca seviyorum sıcaklığımı...
Fazıl Hüsnü DAĞLARCA |
_________________ - Elorthëm Acilleth -
Ayrıkvadi Elflerinin Efendisi
«Aiya Eärendil Elenion Ancalima!»
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 11 Ekm 2008 |
| Mesajlar: 195 |
| Konum: İmladris |
|
|
LXVI.Sone 31.10.2008, 19:44 |
|
|
Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen' e
Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
Seni yalnız komak var, o koyuyor adama.
William SHAKESPEARE |
_________________ - Elorthëm Acilleth -
Ayrıkvadi Elflerinin Efendisi
«Aiya Eärendil Elenion Ancalima!»
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 25 Hzr 2008 |
| Mesajlar: 868 |
| Konum: Kuyutorman ; Anduin'in doğusu Boz Topraklar |
|
|
William SHAKESPEARE/ Devam 02.11.2008, 11:36 |
|
|
İnsanların çoğu kaybetmekten korktugu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kiymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.
William SHAKESPEARE
Not:
Yıllardır çalışma masamın baş köşesinde asılı durur William SHAKESPEARE'in bu mısraları.Benim için çok özel bir yeri vardır. Eldir değinmişken paylaşmak istedim. |
_________________ Kuyutorman Kraliçesi, Thranduil torunu , Legolas'ın tek kızı.
Galadrîel Lûthien
Çiçek açan Işığın Hanımı
Sevgili Halkını Saygıyla Selamlar
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 07 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 458 |
| Konum: İstanbul |
|
|
Re: William SHAKESPEARE/ Devam 02.11.2008, 12:30 |
|
|
| mine yazmış: | İnsanların çoğu kaybetmekten korktugu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kiymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.
William SHAKESPEARE
Not:
Yıllardır çalışma masamda baş köşesinde asılı durur William SHAKESPEARE'in bu mısraları.Benim için çok özel bir yeri vardır. Eldir değinmişken paylaşmak istedim. |
Bu şiire bayıldım. Üstat ne de doğru anlatmış hakikati. Bütün korkularımı saymış. Kendi kendime rezil oldum. Paylaştığın için minnettarım Mine. |
_________________ BURADAN ASLA GEÇEMEZSİN!
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 16 Ekm 2007 |
| Mesajlar: 475 |
|
|
|
Vladimir Vladimiroviç Mayakovski 04.11.2008, 0:05 |
|
|
Omurganın Flütü
2
Ve gökyüzünü
unuttu diye maviliğini dumanlar arasında
ve bulutları, o paçavralar içindeki sığıntıları
tutuşturacağım en son aşkımla,
bir veremlinin yanan suratınca, kızıl sarı.
Sevinçle kapatacağım gürültüsünü
kalabalıkların,
unutanların dirliği, ev bark yüzünü.
Bir çift sözüm var
insanlar!
Çıkın siperlerinizden.
Sonra bitirirsiniz savaşı.
Ama,
Baküs gibi kandan sendeleyerek
bir savaş başlasa bile,
hiç solmaz aşk sözleri.
Sevgili Almanlar!
Bilirim,
sizin dudaklarınızda Goethe’nin
Greten’i var.
Fransız
gülümser süngü altında,
dudağında bir gülüşle düşer vurulan havacı,
bir anımsasınlar yalnız
ağzının öpüşünü
senin, Traviata.
Bana tad vermez ama
yüzyılların çiğnediği pembe et.
Başka ayaklara kapanın bugün!
Sensin övdüğüm elbet,
süslü püslü
sarışın yosma.
Belki aslında
bu süngü uçları gibi korkunç günlerden,
ağarınca yüzyılların sakalı,
kalan
yalnız
ikimiz olacağız,
bense kentten kente senin ardında.
Gelin gitmiş olsan da denizaşırı,
saklanmış olsan da gecenin inlerine,
Londra’nın sislerinde seni bulacaktır öpücüklerim yine
sokak lambalarının ateşten dudaklarıyla.
Aslanların nöbet tuttuğu
yakıp kavuran çöle yaysan da kervanlarını,
senin için
rüzgarın yırttığı kumun altına
sereceğim yanağımın yanan Sahra’sını
Dudaklarına bir gülüş yerleştirsen,
baksan da-
ne yakışıklı boğa güreşçisi!
Bir anda
kıskançlık salacağım kulübelere,
boğa gözlerimde bir ölüm sisi.
Dalgın adımlarla geçersen bir köprüden
düşünerek-
aşağıda olmak ne iyi;
ben
kemerler altında akan Seine ırmağıyım,
seni çağırıyorum,
gösteriyorum sana çürümüş dişlerimi.
Tırıs giden atların ateşinde yaksan da bir başkasıyla
Strelka’yı, Sokolniki’yi,
yukarılara tırmanıp, ta yukarılara
seni bekleyen ölgün, çıplak ayım ben.
Güçlü kuvvetliyim,
gereklilik duyarlar da
buyruk verirlerse bana
git savaşta öldürt kendini! diye,
senin adın olur
ağzımdan son çıkan ad,
donar kalır bir mermiyle parçalanan dudaklarımda.
Başım taçlı mı ölürüm,
Saint-Héléne de mi bilmem.
Ata biner gibi binerim yaşamın dalgalarına,
hem evrenin sultanlığına aday olurum
hem
kelepçelere.
Çar olmak düşerse bana,
senin yüzündür
güneşsel altınına sikkemin
basıla buyruğunu vereceğim şey
bütün halkıma ülkemin.
Ve orada,
solduğu yerde herkesin tundurada,
ırmakla pazarlık ettiği yerde kuzey yelinin
adını oyacağım zincirlere Lili’nin
öpe öpe zindanın karanlığında.
Dinleyin, unutanlar göğün mavi olduğunu, hepiniz,
vahşi hayvanlar gibi
diken diken tüyleriniz.
Bu aşk belki de
son aşkıdır dünyanın,
yanar bir veremlinin kızıl rengiyle. |
_________________ Aşk istiyorduk ağızdan damardan
Gözler parlasın soluk açılsın.
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 25 Hzr 2008 |
| Mesajlar: 868 |
| Konum: Kuyutorman ; Anduin'in doğusu Boz Topraklar |
|
|
GASSAN SATAR / YALNIZLIK NEDİR ? 20.11.2008, 13:05 |
|
|
Bu şiirin bende çok özel bir yeri vardır.
YALNIZLIK NEDİR ?
`Yalnızlık nedir?` diye sordu çocuk
Gülümsedi kadın
`Sütten kestiğimde seni`
`İçimde doğan boşluk gibidir` dedi
`Kokundan uzak kaldığım an gibi mi?` dedi çocuk
`Ses sağanağında üreğine tek bir tınınındeğmemesi gibi`
`Düşsüz uyku gibi`
`Renksiz düşgibi`
`Çocuksuz ana kucağıgibi` dedi kadın
`Yalnızlık nedir?` diye yeniden sordu çocuk
`Aşksız bahar gibi`
`Kokmayan çiçek gibi`
`Arıkonmayan renk gibi` dedi kadın
Hüzünlendi çocuk
Gamzelerine iki büyük çaresizlik doldurarak
`Yalnızlık yavrusunun gözlerindeki çaresizlik gibidir` dedi kadın
`Ağlatacak kadar güçlümüdür?` dedi çocuk
Sarıldıkadın çocuğa
`Sana akan bu sevdam kadar keskindir` dedi
`Gülümsemene üyüttüğüm umudum kadar güçlü`
`Acıtır ıinsanın canını?` dedi çocuk
`Seni kaybetmenin korkusu kadar acı`
`Senin gözyaşlarının ateşinden daha yakıcı` dedi kadın
`Hep yalnız mıydın?` dedi çocuk
Daldıanılara kadın
Eski bir aşkın kalıntılarında dolaştıbiraz
Biraz eski mutluluklara dokundu
Çekingen,biraz da özlemli
Bugündeki yalnızlığınıyaratan büyük şkınıdüşündü
`Hiçbitmez mi yalnızlığın?` dedi çocuk
O`nun gibi bakmayan
O`nun gibi gülümsemeyenler geldi aklına
O`nun sarmalarındaki sıcaklığıyaşatamayanlarıdüşündü
`Büyük aşklar büyük yalnızlıklar doğurur` dedi kadın
Sarıldı çocuğa kadın
Umuda sarılır gibi
Yalnızlığını yıllara gömer gibi,
Sarıldısevdasının en güzel meyvesine...
GASSAN SATAR
|
_________________ Kuyutorman Kraliçesi, Thranduil torunu , Legolas'ın tek kızı.
Galadrîel Lûthien
Çiçek açan Işığın Hanımı
Sevgili Halkını Saygıyla Selamlar
|
|
|
|
 |
|
|
|
Powered by phpBB © phpBB Group
|
|
|
| |
|
|