Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
» DİĞER YAZILARINIZ
Yazar Mesaj
Üye
Üye

Kayıt: 27 Ksm 2007
Mesajlar: 50
Konum: Rohan
Çok eskiden yazdığım bu parçalı bulutlu kısımdaki hatalardan dolayı şimdiden naçizane duygularımla özür diliyorum.. biliyorsunuz ki elinizdeki elma gıcır gıcır da olsa ilk ısırığınızda kabus olabilir herşey Neyse, iyi okumalar!



Nasıl denir, reklam arasında kanal değiştirirken böyle delicesine tutulduğum duygu yüklü inanılmaz kurgusu olan filmlerle karşılaşırım bazen.. Bana göre

Son günlerde böyle bir film ile karşılaştım. Kendi kendime derim ki; filmlerden ve dizilerden etkilenme, kendini onların yerine koyduğun biliyorum ama kendini kontrol etmen gerekiyor, adımlarını istediğin yöne çekmek için..


Ve filmde konu edilen aslında konunun çok dışında bir anlamda yükler bazen. Öyle ki anladığınla anlamak istediğin içinde fırtına koparırken, anlatılmak istenen de sana derin duygular akıtır bilmediğin bi' yerden.. Kelimeler kelimeleri, cümlerlerse seni kovalar adeta.. Ne olur beni düşün, yorumla.. dercesine. Kaldı ki her insan ne izliyor olursa olsun, ne duyuyorsa orada yoğun bir düşünce nehrine savrulur bedeni.. Kelimeler su damlası olmuş, cümleler derya gibi.. Ve sen içindesin..

"Her kelime resmin bir parçasıdır, her cümleyse ayrı bir resimdir" Bunu duyunca aklıma o kadar çok şey geldi ki anlatamam.. Farklı bir biçimde söylenmiş de olabilir, çok basit bir anlamı varmış gibi de görünebilir.. Ama inanın, eğer fırsatım olsaydı o an sizlere bunun ne kadar doğruluk payı olduğunu gösterirdim...

Bir de filmlerde insana hoş gelen bazı karakterler de olur. Özellikle onu kendi yerine koyduğu da aşikar.. Duygu yüklü filmlerde bu daha çok belirginleşir.. Ben yukarıda geçen cümleyle ilgili bir kaç cümle kuracaktım..
Uzun tutmamaya çalışıyorum, hele ki ülkemizde kişi başına düşen okuma süresi günlük 13 saniyeyse,
bunun bile okunacağından pek emin değilim. Çünkü yukarıdan beri yazdıklarım çoktan bu süremi çaldı bile Bir de bu 13 saniye olabilir ama ben sanıyorum ki bu süre yaz vakitlerinde sıcakla birlikte daha da düşüyordur.

Neyse konumuz bu değil.. Bu arada bir insanın bilimsel olarak bir konuşmacıyı dinleyebildiği süre de yirmi dakikacık. Yani bir konuşmacıyı dinlerseniz yirminci dakikadan sonra boş, ya başka birşeyler dikkatinizi o yöne çekersiniz ya da gözü açık uyursunuz Bunu okuma için de düşünecek olursak bir insan yarım saat okuduktan sonra tökezleyebilir.. Sanırım benim yazdıklarımı okumanız ülkemiz ortalamasına pek bir katkı sağlamayacak, çünkü biz o kadar fazla değiliz
Ama kendi günlük okuma süremiz katkı sağlayacağı ve bir adım daha çok güzel bir şey olan okuma alışkanlığına yaklaşabileceğimiz ihtimalini de unutmayın..


Filmden yola çıkarak aklıma gelen cümlelerle son noktayı koyayım..
Sanmayasınız ki en yukarıdan beri ben bu satırları yazmak için açıklama yapıyorum.. Aslında tam tersi.. Bu satırları düşündüğüm için yukarıdakileri yazmak ihtiyacı hissettim. Çünkü her kelime resmin bir parçasıdır.. Parçaları birleştirip istediğin resmi oluşturabilirsin.. Keza öyle yapıyorsun.. Ve her cümle ayrı bir resimdir.. Resimleri birleştirince tek bir tema çıkabilir ama resimler kendi başına da ayrı bir dünyadır.. Her cümle bir resimdir, içinde bir dünya vardır. Ve dünyalar birleşince inanılmaz şeyler ortaya çıkar.. Cümleler birleşince kocaman bir sergi ortaya çıkar..
Daha devam edebilirim ama burada noktayı koyayım, resimlerim çok fazla oldu, geri kalan resimleri sonra da asabilirim duvara..

Unutmayın; her kelime resmin bir parçasıdır.. Parçaları siz belirlersiniz.. Her cümle ayrı bir resimdir.. Parçalarla siz çizersiniz..

_________________
Ne rüya bu dünya..!
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 07 Ekm 2007
Mesajlar: 458
Konum: İstanbul
Değişik, özgün ve mistik görünme çabası içinde olan bir yazın var. Çabaların boşuna değil. En azından ben baştan sona okudum. Okuma oranı moranı hikaye. Türkiye'de hayatı boyunca bir kitap bile bitirmemiş binlerce insan var. İçimden milyonlarca geçti ama "Amma da abartmış bu yaa!" diyebilir diye millet, yazmıyorum. Türkiye'de adamakıllı kitap okuyan, en azından ayda bir kitap bitiren kişi sayısı kaç bindir acaba? Bir kısım çok okuyor. Bir kısım hiç okumuyor -okuyanı küçümseyen ahmaklar bile var. Hele hele fantastik kitapları hiç okumadığı halde bu kitaplardan iğrenenler var.

Ben de asla bütün filmleri seyredemeyeceğim ve yazılmış bütün güzel kitapları okuyamayacağım için yutkunduran bir duyguya kapılıyorum. Bu da bir duygu sağanağı. Belki o denizi doldurur. Ama kendimi şöyle teselli ediyorum. Olur da öbür tarafta cennete gidersem hepsini okumak için sonsuz zaman ve mekan var. Belki de orada meleklerin, insanlara göre çok fazla üstün olan edebiyat yetenekleriyle yazdıklarını okumaktan burada yazılmışlara vakit bile bulamam. Wink

_________________
BURADAN ASLA GEÇEMEZSİN!
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Resim Yükleme Paneli


Lütfen Yüklemek İsteğiniz Resmi Seçin

Yeniden Boyutlandır?
Resim yüklendikten sonra karşınıza çıkacak ekrandaki Hotlink for forums (1) linkini foruma kopyalarsanız resim forumda gözükecektir.
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Fantastik Edebiyat Forum Forum Ana Sayfa -> DİĞER YAZILARINIZ

 
  
   
   
Copyright © 2006 FANTASTİK EDEBİYAT. Telif Hakları FANTASTİKEDEBİYAT.COM ' a Aittir.
Tasarım & Kodlama : Arttech İnternet Hizmetleri