FRP FORUM  |  Kayıt  |  Üyeler  |  Giriş       

Sayfaya git 1, 2  Sonraki  
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 18 Hzr 2009
   Mesajlar: 1376
Yahudi İnanışı'na göre bu olay daha Havva yaratılmadan gerçekleşmiş bir olaydır. Allah önce Adem'i yaratır ardındanda Adem'e eş olsun diye Lilith'i yaratır. Adem ve Lilith Cennet'te yaşarlar. Fakat aralarında bir husumet çıkar. Araları bozulur bunun üzerine Lilith Allah'ın Söylenmemesi Gereken İsmi'ni söyler ve göğe doğru yükselir. Orada Cinlerin Kralı Şamael(Şeytan) ve diğer cinlerle ilişkiye girer ve çocuklar doğurur-Nefilimler-.
Bu esnada yalnızlığa daha fazla dayanamayan Adem Allah'tan Lilith'ın geri dönmesini ister ve Allah'ta Lilith'e 3 tane melek gönderir(Sanvai,Sansanvai,Semanlegof). Lilith ise meleklere kesınlıkle dönmeyeceğini söyler. Bunun üzerine melekler de Allah'tan aldıkları emre göre Lilith'in hergün 100 çocuğunun öldürüleceğini söylerler. Ve öyle de yaparlar...
Lilith geri dönmeyınce Allah Adem'in kaburga kemiğinden Havva'yı yaratır. Havva Adem'le bir sorun yaşamaz çünkü o zaten Adem'ın bir parçasıdır...
Evlat acısı çeken Lilith ise bundan sonra Adem ve Havva'nın çocuklarına ve onların soyundan gelen herkesın çocuğuna saldıracağına dair yemin eder...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 04 Şub 2009
   Mesajlar: 506
Benim bildiğim kadarıyla Adem ve Lilith eşit yaratılmıştır. Bu eşitlik aralarında husumete neden olur çünkü Lilith her olayda ve durumda Adem'e eşit olmak ister. Yani aralarında bir üstünlük çekişmesi yaşanır (bu duruma cinsel ilişki de dahildir). Adem Lilith'in bu davranışlarından sıkılır ve Tanrı'ya onu alması için yalvarır ve böylece kovulur. Sonra Tanrı, Adem'in sol kaburga kemiğinden o uykudayken Havva'yı yaratır.

Çocuk öldürme meselesi de Lilith'in Adem ve Havva'yı kıskanmasından kaynaklanır. Sonuç olarak Lilith kötülüklerin anası olmuştur, dünyadaki tüm kötülükler onun çocuklarıdır diye söylenir.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 18 Hzr 2009
   Mesajlar: 1376
Sonuç olarak düşüncelerimiz benzıyor fakat ben boyle biliyorum..
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
DENETMEN

   Kayıt: 25 Hzr 2008
   Mesajlar: 5223
thenarnian87, bazen bilgin beni gerçekten ürkütüyor, bu kadar bilgi birikimi harika, daha önce hiç bir yerde okumamıştım, tabi okulumun eğitim ağırlığının finansal olmasından da kaynaklanıyor.  Bizi daha çok bilgilendir lütfen.

sachiel, sevgili üyemiz, açmış olduğunuz başlıkları takipde zorlanıyorum, bu kadar özen ve merak gerçekten de bir yazar için muhteşem özelliklerdir. Yazmayı düşündün mü, ya da burada bizimle paylaştın mı? Eğer yazmışsan ve kaçırmışsan çok üzülürüm. Mutlaka okumak isterim. Bizimle paylaşır mısın?
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 04 Şub 2009
   Mesajlar: 506
Sevgili Kızıl Gölge, Lilith dikkate değer bir kadındır. Var olmuş mudur olmamış mıdır orası çok da kesin değildir ama ilginçliği muhakkak... Tevrat'ta insanın yaratılışı kısmında Adem'in eşi olarak iki farklı kadından bahsedilir gibidir. Sanki biri bildiğimiz Havva, diğeri de başka bir kadın... İşte bu kadının Lilith olduğu söylenir. O kadar detaylı araştırmadım ama Yahudilerin Tevrat dışındaki dini kaynaklarında Lilith'den söz ediliyormuş. Benim bilgim Tevrat'la ve Lilith ile ilgili bazı kitaplarla sınırlı. Aslında dikkatini çektiyse birini önerebilirim. Değişik açılardan yaklaşmış Lilith'e: İlya yayınlarından çıkmış bir kitap, yazarı Vera Zingsem, adı da Lilith.
İltifatın için de ayrıca teşekkür ediyorum.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
DENETMEN

   Kayıt: 25 Hzr 2008
   Mesajlar: 5223
Sayende kendime bir başlık açıp bana-şahsıma tavsiye edilen kitapları orada toplamayı düşünüyorum.  Merak çok olunca okuyacak kitapların sırasında hiç bir azalma olmuyor.

Çok mutlu olurum. Birazdan bir başlık açacağım, seninde güzel tavsiye ve yorumlarınla ilgini rica ediyorum.

Sevgiler
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 18 Hzr 2009
   Mesajlar: 1376
hayır kızılgölge daha önce hiç öyle bir denemem olmadı...ama bri deneyım bakalım belkı yapabilirm..
thenarnian87 ewet tevrat dışında talmut'tada geçiyor...ama orda dişi bir şeytan olarak bahsediliyor...kadın ve çocuklara saldırıyor..erkekleri ise baştan çıkarıyormuş...başka bir efsaneye göre ise bu kadının vampirlerin anası olduğu söylenıyor...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
DENETMEN

   Kayıt: 25 Hzr 2008
   Mesajlar: 5223
Bizi küçük bir öykü ile ödüllendirebilir misin? Seni çok merak ediyoruz. Bu bilgi birikimin güzel bir meyvası olmuş olur. Biz hazırız, seni bekliyoruz.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 18 Hzr 2009
   Mesajlar: 1376
tamam deneyeyım o zaman..
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
DENETMEN

   Kayıt: 08 Oca 2009
   Mesajlar: 1642
Belki senin dediğin doğrudur thenarnian87,belki seninki doğrudur sachiel. Eski bilgiler her yazımda değişir;her insan farklı anlatır.Çünkü ortaya çıktığı zamandan itibaren korunup kollanması ve hiç bozulmaması neredeyse imkansızdır.Ve gerçekten verdiğiniz bilgiler gayet güzel arkadaşlar;nice bilmediğim bilgiler öğrendim sizin ve daha nicelerinin sayesinde...Hep böyle devam etmeniz dileğiyle.

_________________
Rahmetli de sollardı...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 30 Oca 2008
   Mesajlar: 767
Sayenizda Mitologya isimli kitabımı tozlu rafımdan indirdim. Şimdilik onunla başlayıp ardından da kaldığım yerden mitolojiye sarmaya karar verdim. Bir vampir serisinin ardından iyi geleceğine eminim. thenarnian87 ve sachiel, bilgileriniz için teşekkürler. Sana da Mormegil. Mitoloji karmaşık; ama güzel.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 24 Tem 2009
   Mesajlar: 17
Benim bildiğim ise şu şekilde ki, Thenarnian87'nin dediği gibi Lilith altta kalmak istemiyor hiçbir konuda. Eşitlik istiyor. Ve kadının üzerinde baskı kurmak istiyor.

Sonradan ise Adem'in tanrıya yakarmasıyla olmuyor Lilith'in gidişi, kendi isteğiyle oluyor onun. Çekip gidiyor, Adem ağlıyor falan. Sonra da tanrı Adem'in kaburga kemiklerindendi sanırım bir kadın yaratıyor. Burada da kesinlikle şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor ki, kadının erkekten alt bir yaratık olduğu, erkeğin tam, kadının ise ondan yaratılmış bir parça olduğu fikri mevcut. Kuran'dakini bilemeyeceğim.


Nefilimler ise Tevrat'ta geçtiğine göre göksel varlıkların insanlar çoğaldıktan sonra güzel kızları beğenip onlarla birlikte olmasından meydana gelen yarı insan-yarı tanrı varlıklardır. Demi-god. Hatta kimileri Herkül'ün falan bir Nefilim olduğunu düşünür. Ama ne yazıkki ölümsüz değildiler.


Lilith'in soyunun vampir olması fikri ise sözkonusudur evet kimilerine göre. Aslında bu bir fantastik öykü olarak yazılmış. Hatta Kabil de kardeşi Habil öldükten sonra lanetlenip sürülüyor. Orada Lilith'le karşılaşıyor falan. Geçenlerde okuduğum gazete haberinde "Vampiristler" (ha Shocked  )  Atamız Kabil gibi bir laf ediyordu..
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 05 Ağu 2009
   Mesajlar: 5
evet vampirlerin kutsal  kitabu diye birşeyde varmış Smile) hatta ordan bir ceviride var biraz uzun birşey ama okumanızı tavsiye ederim..

İlk zamanları düşünüyorum
uzun zaman öncesini
İlk zamanları konuşuyorum
en eski Babamdan
İlk zamanların ve Karanlığın çöküşünün
şarkısını söylüyorum

Nod’da,
Cennet’in ışığının
geceyi aydınlattığı,
ve ailemizin gözyaşlarının
yerleri ıslattığı yerde

Her birimiz kendi yolumuzda,
yaşama hazırlanıyor
ve topraktan besinimizi alıyorduk

Ve ben, ilk doğan Caine, Ben,
keskin şeylerle,
kara tohumlar ektim
onları toprakta ıslattım
onlara baktım, büyümelerini izledim

Ve Abel, ikinci doğan Abel
hayvanlara baktı
kanlı doğumlarına yardım etti
onları besledi, büyümelerini izledi

Benim kardeşim, onu sevdim,
O en zekiydi,
en sevimliydi,
en güçlüydü.
O tüm neşemin ilk parçasıydı.

Sonra bir gün
Babamız bize dedi ki,
Caine, Abel
Yukarıdaki’ne kurban vermeniz lazım –
sahip olduğunuz her şeyin
ilk parçasının hediyesi

Ve ben, ilk doğan Caine, Ben
gevrek filizleri topladım
en parlak meyveleri
en tatlı çimenleri

Ve Abel, ikinci doğan, Abel
en genci kesti,
en güçlüyü
en tatlı olan hayvanını

Babamızın sunağı üzerinde
kurbanlarımızı yatırdık
ve onların altında bir ateş yaktık
ve dumanın onları taşımasını izledik
Yukarıdaki Tek olana

Abel’ın kurbanı, ikinci doğanın,
Yukarıdaki Tek olana güzel koktu
ve Abel kutsandı.
Ve, Ben, ilk doğan Caine, Ben
sırtımdan vuruldum
zalim bir söz ve lanetle,
kurbanım değersiz görüldüğü için.

Abel’ın kurbanına baktım,
hala tütüyor, et, kan.
Ağladım, gözyaşlarımı tuttum
gece gündüz dua ettim

Ve Babamız
tekrar kurban zamanı
geldi dedi

Ve Abel,
genç olanını,
tatlı olanını
en sevdiğini sundu
sunak ateşine

Ben götürmedim
en genç olanını,
en tatlısını
Yukarıdaki Tek olanın
istemeyeceğini bildiğim için

Ve kardeşim,
sevdiğim Abel
bana dedi ki
“Caine, getirmemişsin kurbanını,
sahip olduğun her şeyin
ilk parçasının hediyesini
Yukarıdaki Tek için
sunak taşında yakmaya.”

Sevgi gözyaşları akıttım,
keskin şeylerle,
kurban ettim tüm neşemin ilk parçasını,
kardeşimi.

Ve Abel’ın kanı
sunak taşını kapladı
ve güzel koktu
yandığı gibi

Fakat Babam dedi ki
“Lanetli olan, Caine,
kardeşini öldürmüş olan.
Benim gibi
sen de kovulacaksın.”

Ve beni Karanlıkta amaçsızca dolaşmam için
Nod diyarına sürdü.

Karanlıkta uçtum
Işık kaynağı göremedim, korktum.
Ve yalnızdım.



Lilith’in Gelişi

Karanlıkta yalnızdım
Ve açlık hissettim.
Karanlıkta yalnızdım
Ve soğuğu hissettim.
Karanlıkta yalnızdım
Ve ağladım.

Sonra oradan bana geldi
hoş bir ses,
tatlı bir ses,
Yardımın kelimeleri.
Bitişin kelimeleri.

Bir kadın, karanlık ve sevecen,
gözleri oyulmuş,
Karanlığın içinden bana geldi.

“Hikayeni biliyorum Nod’lu Caine.”
dedi gülümseyerek.
“Açsın. Gel! Benim yiyeceğim var.
Üşümüşsün. Gel! Benim giysilerim var.
Üzgünsün. Gel! Benim rahatlığım var.”

“Kim benim gibi Lanetli birini rahatlatabilir?
Kim beni giydirir?
Kim beni besler?”

“Ben Babanın ilk karısıyım,
Yukarıdaki Tek olanı reddeden
ve Karanlığın içinde Özgürlüğe kavuşan.
Ben Lilith’im.

Bir zamanlar, ben de üşüdüm,
ve benim için sıcaklık yoktu.
Bir zamanlar, ben de açtım,
ve benim için yiyecek yoktu.
Bir zamanlar, ben de üzgündüm,
ve benim için rahatlık yoktu.”

Beni aldı, beni besledi.
Beni giydirdi.
Onun kollarında, rahatlığı buldum.
Ağladım,
gözlerimden kanlar süzülene kadar
ve O, onları öperek aldı benden.


Lillith’in Büyüsü

Ve bir süreliğine
Lilith’in Evi’ne yerleştim
ve sordum ona
“Karanlığın Dışında,
nasıl inşa ettin bu yeri?
Nasıl yaptın giysileri?
Nasıl yetiştirdin yiyecekleri?”

Lilith gülümsedi ve dedi ki,
“Senden farklı olarak, ben Uyanmıştım.
Etrafında Örülen ağları görürüm.
Gücün dışında olan ihtiyaçlarımı yaparım.”

“Beni de Uyandır, Lilith,” dedim.
“İhtiyacım var bu Güç için.
Sonra, kendi giysilerimi yapabilirim,
kendi yiyeceğimi yapabilirim,
kendi Evimi yapabilirim.”

Kaygı Lilith’in aklını kırıştırdı.
“Uyanışının sana ne yapabileceğini bilmiyorum,
Baban tarafından gerçekten Lanetlendiğin için.
Ölebilirsin.
Sonsuza kadar değişebilirsin.”

Caine dedi ki,
“Güç olmadan yaşam,
tam bir yaşam olmayacak.
Hediyelerin olmazsa ölebilirim.
Senin Kölen olarak yaşamayacağım.”

Lilith beni sevdi, bunu biliyordum.
Lilith sorduğum her şeyi yapardı,
buna rağmen bunu istemedi.

Ve Lilith, parlak gözlü Lilith,
beni Uyandırdı.
Kendini bir bıçakla kesti
akıttı benim için kanını bir kaseye.
Susamışça içtim. Tatlıydı.

Ve sonra Cehennem’e düştüm.
Sonsuza kadar düştüm,
düştüm Karanlığın en dibine kadar.



Caine’in Baştan Çıkarılması

Ve Karanlıktan
parıldayan bir ışık geldi
gecenin içinde bir ateş.
Ve büyük melek Mikail
bana kendini gösterdi.
Korkmadım. Ne işi olduğunu sordum.

Mikail, Cennetin Generali,
kutsal Alev’in taşıyıcısı,
bana dedi ki,
“Adem’in oğlu, Havva’nın oğlu, suçun büyük,
ve Babamın merhameti de büyük.
Yaptığın kötülükten pişman olmayacak,
ve O’nun merhametinin seni yıkayıp temizlemesine
izin vermeyecek misin?”

Ve Mikail’e dedim ki,
“Yukarıdaki Tek olanın lütfuyla değil,
kendi gururumla yaşayacağım.”

Mikail lanetledi beni, dedi ki,
“O zaman, bu toprakta yürüdükçe,
sen ve senin çocukların yaşayan ateşimden korkacak,
ateşim sizi derinden yakıp, etinizin tadını çıkaracak.”

Ve sabah, İsrafil geldi
alev kanatlarıyla,
ufku aydınlatan,
Güneşin sürücüsü,
koruyucusu Doğu’nun.

İsrafil konuştu,
“Caine, Adem’in oğlu, Havva’nın oğlu,
kardeşin Abel seni ve günahlarını affetti.
Yaptığın kötülükten pişman olmayacak,
her şeye kadir olanın merhametini kabul etmeyecek misin?”

Ve İsrafil’e dedim ki
“Abel’ın affıyla değil,
ancak kendimi affedersem var olabilirim.”

İsrafil lanetledi beni, dedi ki,
“O zaman, bu toprakta yürüdükçe,
sen ve senin çocukların gün doğumundan korkacak,
ve güneşin ışıkları seni ateş gibi yakmak için arayacak
nerede saklanırsan saklan.
Şimdi Saklan, Güneşin gazabını senin üzerine göndermemesi için.”

Fakat bu topraklarda saklanacak bir yer buldum
ve Güneşin yakıcı ışıklarından saklandım.
Derinlerinde toprağın, Dünyanın Işığı
Gecenin dağları arkasında saklanana kadar uyudum.

Günlerce süren uykumdan uyandığımda,
nazikçe çırpınan kanatların sesini duydum
ve Azrail’in siyah kanatlarını gördüm etrafımı kaplamış halde-
Azrail, biçici, Ölümün meleği,
karanlıkta yaşayan kara Azrail.

Azrail sessizce konuştu, bana dedi ki,
“Adem’in oğlu, Havva’nın oğlu,
her şeye kadir olan Tanrı seni ve günahlarını bağışladı.
Onun merhametini kabul edip
seni almamı ve seni lanetsiz bir şekilde
ödülüne götürmemi kabul eder misin?”

Ve kara kanatlı Azrail’e dedim ki,
“Yukarıdaki Tek olanın merhametiyle değil,
kendi merhametimle yaşayacağım.
Ben ne isem oyum, ben ne yaptıysam yaptım,
ve bu hiçbir zaman değişmeyecek.”

ve sonra, korkunç Azrail yoluyla
her şeye kadir Tanrı beni lanetledi, dedi ki.
“O zaman, bu toprakta yürüdükçe,
sen ve senin çocukların Karanlığa tutunacaklar.
Sadece kan içecek,
Sadece kül yiyeceksin
Her zaman ölümde olduğun gibi olacaksın,
Hiç ölemeden, yaşamaya devam edeceksin.
Sonsuza kadar karanlıkta yürüyeceksin,
son güne kadar,
dokunduğun her şey ufalanarak yok olacak.”

Kederli bir şekilde feryat ettim,
bu korkunç lanete ve
etimdeki yırtılışa.

Kan ağladım.
Gözyaşlarımı bir kasede topladım
ve içtim.

Hüzün içeceğimden
kafamı yukarı kaldırdığımda
büyük melek Cebrail,
nazik Cebrail,
Cebrail, Merhametin Efendisi
bana göründü.

Ve büyük melek Cebrail bana dedi ki,
“Adem’in oğlu, Havva’nın oğlu,
Farkına var, Babamızın merhameti
senin tahmin edebileceğinden daha büyük
hatta önünde Merhametin yolu açıldı,
ve sen bu yola Golconda diyeceksin.
Ve bunu çocuklarına anlat,
bu yoldan gelip,
tekrar Işıkta yaşayabilirler.”

Ve bununla birlikte, karanlık kalktı,
bir maske gibi
ve tek ışık
Lilith’in parlak gözleriydi.

Bana bakıyordu, biliyordum
ve Uyanmıştım.

Enerjim bana doğru akın ettiğinde
nasıl şimşek kadar hızlı hareket edeceğimi [Sürat]
nasıl dünyanın gücünü ödünç alabileceğimi [Güç]
nasıl taş gibi olabileceğimi [Dayanıklılık] keşfettim.
Bir zamanlar aldığım nefes gibiydiler.

Lilith sonra bana
avcılardan kendini nasıl sakladığını [Şaşırtmak]
itaate nasıl emredeceğimi [Hükmetmek]
ve nasıl saygı talep edeceğimi [Duruş] gösterdi.

Sonra, Uyanışımla birlikte,
şekil değiştirmenin yolunu [Değişkenlik]
hayvanlara hükmetmenin yolunu [Hayvanlık]
gözlerimle geçmiş görüşleri izlemenin yolunu [Himaye] buldum.

Sonra Lilith geldi ve durmamı emretti, dedi ki,
sınırlarımı aşmışım,
çok ileri gitmişim
varlığımı tehdit etmeye başlamışım.

Güçlerini kullandı ve bana durmamı emretti.
Güçleri yüzünden, onu dinledim,
fakat derinlerimde bir yerde bir tohum ekildi,
isyanın tohumu
Bir Gece, kendime geldiğimde,
sonsuz imkanları gördüm yıldızlarda
ve biliyordum ki
gücün yolu ve kanın yolu
onlara sahip olmam için bekliyordu,
ve fark ettim ki bu Son Yol,
diğer yolların yetişip büyüyeceği yoldu.

Yeni güçlerimle,
beni Karanlığın Hanımına bağlayan bağları kırdım,
o gece Lanetliler Kraliçesini bıraktım,
kendimi gölgelerde gizleyerek,
Nod diyarından kaçtım
ve sonunda bir yere geldim,
onun iblislerinin bile bulamayacağı bir yere.

Çeviren: Kayra KÜPÇÜ
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Misafir

   
   
Lilith tesadüfen karşılaştığım bir mitolojik bir figürdü. Aslında hikayesi biraz jean darc'a benziyor. Adem'e ve Tanrı'ya baş kaldırmış, yüzlerce sene engizisyonun cadı yakma törenlerindeki biricik bahanesi (Yakmak istediği dişilere "Lilith'iz hizmetkarı" demek gibi), dinin erkek egemenliğini sürdürmesini sağlayan temel taşlardan biri ve kocalarına karşı çıkan zavallı kadınları korkutma sebebi olmuş. Şimdilerde ise feminizmin bayraktarı olan sembollerden biri. Benim, kitabımda kesinlikle yer vereceğim bir figürdür kendileri... Onun da kaderi Kibele ile Gaia ile bir yazılmış sanki. Yüzlerce sene arkasından uydurulan suçlama destanları hariç. Lilith'in efsanesi tarih boyunca kullanılmaya açık olmuştur. Hala da kullanılmaktadır. Onun adına dergiler çıktı, müzik festivalleri düzenlendi, ismi kafelere barlara verildi. Havva gibi evinin kadını modeline gıcık olan kadınlar çocuklarına "İdeal kadın"'ın yani Lilith'in ismini verdiler. İşte bu yahudi mitolojisinde geçen ve hristiyanlıkta da bahsedilen Lilith efsanesinin değişik bir yorumu...

Ademle eşit şekilde yaratılmıştır. Sonradan aralarında çıkan sorun ise klasik kadın-erkek sorununun bir benzeridir. Lilth Adem'in üstün olduğunu kabullenmez. Ona sürekli baş kaldırır. Adem, kendisini gökyüzüne lilith'i ise bereketli toprağa benzeterek üstte olmasının haklılığını savunur. Sonunda lilith ona baş kaldırır ve ondan ayrılarak gökyüzüne yükselir. Orada şeytan ve cinleri ile ilişkiye girer ve onlardan çocuklar doğurur.

Adem ise bu sırada Tanrıya dert yanarak "Lilth'i geri isterim" diye tutturur. Tanrı meleklerinden birkaçını lilth'e yollar ve "Evinin hanımı ol yoksa çocuklarının katili ben olurum" şeklinde şiddetli bir tehdit yollamıştır. Ancak asi kızımız, feministimiz Lilith bu tehdite pabuc bırakmaz. Sonunda Tanrı büyük merhametini(!) göstererek Lilith'in çocuklarını öldürür. Bunun üzerine Lilith, bütün hamile ve doğum yapan kadınların çocuklarına düşman olmaya yemin eder. Lilith artık karanlık tarafa geçmiştir.  lol
Bu dakikadan sonra Lilith; dişi şeytan, kadınsılığını kullanıp erkekleri gece rüyalarında baştan çıkaran wamp kadın rollerinde anlatılmaya devam eder. Kısaca millet günaha düşmesin diye yahudi şamanlarca ve hristiyan rahiplerce abartıldıkça abartılıp, "aman bu kadına kanmayı, nefsinize hakim olun" manasında kullanılmıştır.

Lilith karanlık tarafa düşünce, Tanrı Adem'in kaburga kemiğinden Havva'yı yaratır. Havva, Adem'den çıktığı için ona başkaldıramaz (tipik anadolu kadını). Anaerkil düzenden, erkek egemen topluma geçildiğini bildiren ne güzel bir hikayedir değil mi?
Misafir

   
   
Bir de bu hikayenin transformasyona uğramış çağdaşları vardır. Aslında temelde hepsi anaerkil düzenden, ataerkil düzene geçişi anlatır. Bu efsanenin benzerlerini hemen hemen her toplumda görebilmek mümkündür. Halikarnas Balıkçısı bunların bir kısmından bahseder. Aşağıda birbirine bu açıdan benzeyen bildiğim birkaç efsaneyi ufak ufak not düştüm kendimce.

Gaia-Uranus

Kibele-Adonis

Isıs-Horus-Osiris üçgeni  
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 18 Hzr 2009
   Mesajlar: 1376
hunfeshan yazmış:
evet vampirlerin kutsal  kitabu diye birşeyde varmış Smile) hatta ordan bir ceviride var biraz uzun birşey ama okumanızı tavsiye ederim..

İlk zamanları düşünüyorum
uzun zaman öncesini
İlk zamanları konuşuyorum
en eski Babamdan
İlk zamanların ve Karanlığın çöküşünün
şarkısını söylüyorum

Nod’da,
Cennet’in ışığının
geceyi aydınlattığı,
ve ailemizin gözyaşlarının
yerleri ıslattığı yerde

Her birimiz kendi yolumuzda,
yaşama hazırlanıyor
ve topraktan besinimizi alıyorduk

Ve ben, ilk doğan Caine, Ben,
keskin şeylerle,
kara tohumlar ektim
onları toprakta ıslattım
onlara baktım, büyümelerini izledim

Ve Abel, ikinci doğan Abel
hayvanlara baktı
kanlı doğumlarına yardım etti
onları besledi, büyümelerini izledi

Benim kardeşim, onu sevdim,
O en zekiydi,
en sevimliydi,
en güçlüydü.
O tüm neşemin ilk parçasıydı.

Sonra bir gün
Babamız bize dedi ki,
Caine, Abel
Yukarıdaki’ne kurban vermeniz lazım –
sahip olduğunuz her şeyin
ilk parçasının hediyesi

Ve ben, ilk doğan Caine, Ben
gevrek filizleri topladım
en parlak meyveleri
en tatlı çimenleri

Ve Abel, ikinci doğan, Abel
en genci kesti,
en güçlüyü
en tatlı olan hayvanını

Babamızın sunağı üzerinde
kurbanlarımızı yatırdık
ve onların altında bir ateş yaktık
ve dumanın onları taşımasını izledik
Yukarıdaki Tek olana

Abel’ın kurbanı, ikinci doğanın,
Yukarıdaki Tek olana güzel koktu
ve Abel kutsandı.
Ve, Ben, ilk doğan Caine, Ben
sırtımdan vuruldum
zalim bir söz ve lanetle,
kurbanım değersiz görüldüğü için.

Abel’ın kurbanına baktım,
hala tütüyor, et, kan.
Ağladım, gözyaşlarımı tuttum
gece gündüz dua ettim

Ve Babamız
tekrar kurban zamanı
geldi dedi

Ve Abel,
genç olanını,
tatlı olanını
en sevdiğini sundu
sunak ateşine

Ben götürmedim
en genç olanını,
en tatlısını
Yukarıdaki Tek olanın
istemeyeceğini bildiğim için

Ve kardeşim,
sevdiğim Abel
bana dedi ki
“Caine, getirmemişsin kurbanını,
sahip olduğun her şeyin
ilk parçasının hediyesini
Yukarıdaki Tek için
sunak taşında yakmaya.”

Sevgi gözyaşları akıttım,
keskin şeylerle,
kurban ettim tüm neşemin ilk parçasını,
kardeşimi.

Ve Abel’ın kanı
sunak taşını kapladı
ve güzel koktu
yandığı gibi

Fakat Babam dedi ki
“Lanetli olan, Caine,
kardeşini öldürmüş olan.
Benim gibi
sen de kovulacaksın.”

Ve beni Karanlıkta amaçsızca dolaşmam için
Nod diyarına sürdü.

Karanlıkta uçtum
Işık kaynağı göremedim, korktum.
Ve yalnızdım.



Lilith’in Gelişi

Karanlıkta yalnızdım
Ve açlık hissettim.
Karanlıkta yalnızdım
Ve soğuğu hissettim.
Karanlıkta yalnızdım
Ve ağladım.

Sonra oradan bana geldi
hoş bir ses,
tatlı bir ses,
Yardımın kelimeleri.
Bitişin kelimeleri.

Bir kadın, karanlık ve sevecen,
gözleri oyulmuş,
Karanlığın içinden bana geldi.

“Hikayeni biliyorum Nod’lu Caine.”
dedi gülümseyerek.
“Açsın. Gel! Benim yiyeceğim var.
Üşümüşsün. Gel! Benim giysilerim var.
Üzgünsün. Gel! Benim rahatlığım var.”

“Kim benim gibi Lanetli birini rahatlatabilir?
Kim beni giydirir?
Kim beni besler?”

“Ben Babanın ilk karısıyım,
Yukarıdaki Tek olanı reddeden
ve Karanlığın içinde Özgürlüğe kavuşan.
Ben Lilith’im.

Bir zamanlar, ben de üşüdüm,
ve benim için sıcaklık yoktu.
Bir zamanlar, ben de açtım,
ve benim için yiyecek yoktu.
Bir zamanlar, ben de üzgündüm,
ve benim için rahatlık yoktu.”

Beni aldı, beni besledi.
Beni giydirdi.
Onun kollarında, rahatlığı buldum.
Ağladım,
gözlerimden kanlar süzülene kadar
ve O, onları öperek aldı benden.


Lillith’in Büyüsü

Ve bir süreliğine
Lilith’in Evi’ne yerleştim
ve sordum ona
“Karanlığın Dışında,
nasıl inşa ettin bu yeri?
Nasıl yaptın giysileri?
Nasıl yetiştirdin yiyecekleri?”

Lilith gülümsedi ve dedi ki,
“Senden farklı olarak, ben Uyanmıştım.
Etrafında Örülen ağları görürüm.
Gücün dışında olan ihtiyaçlarımı yaparım.”

“Beni de Uyandır, Lilith,” dedim.
“İhtiyacım var bu Güç için.
Sonra, kendi giysilerimi yapabilirim,
kendi yiyeceğimi yapabilirim,
kendi Evimi yapabilirim.”

Kaygı Lilith’in aklını kırıştırdı.
“Uyanışının sana ne yapabileceğini bilmiyorum,
Baban tarafından gerçekten Lanetlendiğin için.
Ölebilirsin.
Sonsuza kadar değişebilirsin.”

Caine dedi ki,
“Güç olmadan yaşam,
tam bir yaşam olmayacak.
Hediyelerin olmazsa ölebilirim.
Senin Kölen olarak yaşamayacağım.”

Lilith beni sevdi, bunu biliyordum.
Lilith sorduğum her şeyi yapardı,
buna rağmen bunu istemedi.

Ve Lilith, parlak gözlü Lilith,
beni Uyandırdı.
Kendini bir bıçakla kesti
akıttı benim için kanını bir kaseye.
Susamışça içtim. Tatlıydı.

Ve sonra Cehennem’e düştüm.
Sonsuza kadar düştüm,
düştüm Karanlığın en dibine kadar.



Caine’in Baştan Çıkarılması

Ve Karanlıktan
parıldayan bir ışık geldi
gecenin içinde bir ateş.
Ve büyük melek Mikail
bana kendini gösterdi.
Korkmadım. Ne işi olduğunu sordum.

Mikail, Cennetin Generali,
kutsal Alev’in taşıyıcısı,
bana dedi ki,
“Adem’in oğlu, Havva’nın oğlu, suçun büyük,
ve Babamın merhameti de büyük.
Yaptığın kötülükten pişman olmayacak,
ve O’nun merhametinin seni yıkayıp temizlemesine
izin vermeyecek misin?”

Ve Mikail’e dedim ki,
“Yukarıdaki Tek olanın lütfuyla değil,
kendi gururumla yaşayacağım.”

Mikail lanetledi beni, dedi ki,
“O zaman, bu toprakta yürüdükçe,
sen ve senin çocukların yaşayan ateşimden korkacak,
ateşim sizi derinden yakıp, etinizin tadını çıkaracak.”

Ve sabah, İsrafil geldi
alev kanatlarıyla,
ufku aydınlatan,
Güneşin sürücüsü,
koruyucusu Doğu’nun.

İsrafil konuştu,
“Caine, Adem’in oğlu, Havva’nın oğlu,
kardeşin Abel seni ve günahlarını affetti.
Yaptığın kötülükten pişman olmayacak,
her şeye kadir olanın merhametini kabul etmeyecek misin?”

Ve İsrafil’e dedim ki
“Abel’ın affıyla değil,
ancak kendimi affedersem var olabilirim.”

İsrafil lanetledi beni, dedi ki,
“O zaman, bu toprakta yürüdükçe,
sen ve senin çocukların gün doğumundan korkacak,
ve güneşin ışıkları seni ateş gibi yakmak için arayacak
nerede saklanırsan saklan.
Şimdi Saklan, Güneşin gazabını senin üzerine göndermemesi için.”

Fakat bu topraklarda saklanacak bir yer buldum
ve Güneşin yakıcı ışıklarından saklandım.
Derinlerinde toprağın, Dünyanın Işığı
Gecenin dağları arkasında saklanana kadar uyudum.

Günlerce süren uykumdan uyandığımda,
nazikçe çırpınan kanatların sesini duydum
ve Azrail’in siyah kanatlarını gördüm etrafımı kaplamış halde-
Azrail, biçici, Ölümün meleği,
karanlıkta yaşayan kara Azrail.

Azrail sessizce konuştu, bana dedi ki,
“Adem’in oğlu, Havva’nın oğlu,
her şeye kadir olan Tanrı seni ve günahlarını bağışladı.
Onun merhametini kabul edip
seni almamı ve seni lanetsiz bir şekilde
ödülüne götürmemi kabul eder misin?”

Ve kara kanatlı Azrail’e dedim ki,
“Yukarıdaki Tek olanın merhametiyle değil,
kendi merhametimle yaşayacağım.
Ben ne isem oyum, ben ne yaptıysam yaptım,
ve bu hiçbir zaman değişmeyecek.”

ve sonra, korkunç Azrail yoluyla
her şeye kadir Tanrı beni lanetledi, dedi ki.
“O zaman, bu toprakta yürüdükçe,
sen ve senin çocukların Karanlığa tutunacaklar.
Sadece kan içecek,
Sadece kül yiyeceksin
Her zaman ölümde olduğun gibi olacaksın,
Hiç ölemeden, yaşamaya devam edeceksin.
Sonsuza kadar karanlıkta yürüyeceksin,
son güne kadar,
dokunduğun her şey ufalanarak yok olacak.”

Kederli bir şekilde feryat ettim,
bu korkunç lanete ve
etimdeki yırtılışa.

Kan ağladım.
Gözyaşlarımı bir kasede topladım
ve içtim.

Hüzün içeceğimden
kafamı yukarı kaldırdığımda
büyük melek Cebrail,
nazik Cebrail,
Cebrail, Merhametin Efendisi
bana göründü.

Ve büyük melek Cebrail bana dedi ki,
“Adem’in oğlu, Havva’nın oğlu,
Farkına var, Babamızın merhameti
senin tahmin edebileceğinden daha büyük
hatta önünde Merhametin yolu açıldı,
ve sen bu yola Golconda diyeceksin.
Ve bunu çocuklarına anlat,
bu yoldan gelip,
tekrar Işıkta yaşayabilirler.”

Ve bununla birlikte, karanlık kalktı,
bir maske gibi
ve tek ışık
Lilith’in parlak gözleriydi.

Bana bakıyordu, biliyordum
ve Uyanmıştım.

Enerjim bana doğru akın ettiğinde
nasıl şimşek kadar hızlı hareket edeceğimi [Sürat]
nasıl dünyanın gücünü ödünç alabileceğimi [Güç]
nasıl taş gibi olabileceğimi [Dayanıklılık] keşfettim.
Bir zamanlar aldığım nefes gibiydiler.

Lilith sonra bana
avcılardan kendini nasıl sakladığını [Şaşırtmak]
itaate nasıl emredeceğimi [Hükmetmek]
ve nasıl saygı talep edeceğimi [Duruş] gösterdi.

Sonra, Uyanışımla birlikte,
şekil değiştirmenin yolunu [Değişkenlik]
hayvanlara hükmetmenin yolunu [Hayvanlık]
gözlerimle geçmiş görüşleri izlemenin yolunu [Himaye] buldum.

Sonra Lilith geldi ve durmamı emretti, dedi ki,
sınırlarımı aşmışım,
çok ileri gitmişim
varlığımı tehdit etmeye başlamışım.

Güçlerini kullandı ve bana durmamı emretti.
Güçleri yüzünden, onu dinledim,
fakat derinlerimde bir yerde bir tohum ekildi,
isyanın tohumu
Bir Gece, kendime geldiğimde,
sonsuz imkanları gördüm yıldızlarda
ve biliyordum ki
gücün yolu ve kanın yolu
onlara sahip olmam için bekliyordu,
ve fark ettim ki bu Son Yol,
diğer yolların yetişip büyüyeceği yoldu.

Yeni güçlerimle,
beni Karanlığın Hanımına bağlayan bağları kırdım,
o gece Lanetliler Kraliçesini bıraktım,
kendimi gölgelerde gizleyerek,
Nod diyarından kaçtım
ve sonunda bir yere geldim,
onun iblislerinin bile bulamayacağı bir yere.

Çeviren: Kayra KÜPÇÜ


Çok iyi...
İlk kısım Habil ve Kabil'i anlatıyor...

_________________
*** Hazinen Neredeyse Kalbinde Orada Olacak ***
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
DENETMEN

   Kayıt: 08 Oca 2009
   Mesajlar: 1642
Çok güzel şiirler bunlar.Sanki bir efsaneyi okuyormuşum gibiydiFantastik Edebiyat ResimTeşekkürler hunfeshan.

_________________
Rahmetli de sollardı...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 05 Ağu 2009
   Mesajlar: 5
Mormegil yazmış:
Çok güzel şiirler bunlar.Sanki bir efsaneyi okuyormuşum gibiydiFantastik Edebiyat ResimTeşekkürler hunfeshan.



ne demek paylasmak guzeldir Smile
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
DENETMEN

   Kayıt: 12 Tem 2008
   Mesajlar: 3681
Supernatural dizisinde de bir çok mitolojiden ve mitolojik varlıklardan bahsediliyor. Her kültürden toparlamışlar. 3. ve 4. Sezon'u Lilith ile ilgili. Lucifer'i serbest bırakmak için uğraşıyor vs.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
ÜYE
ÜYE

   Kayıt: 04 Oca 2009
   Mesajlar: 1070
spoiler

Ki kendisi de bir mühür. Luci' nin özgür olması için, yok olması gerekiyor...


spoiler

_________________



"A lie is just a great story that someone ruined with the truth"
Barney Stinson
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
Yeni başlık gönder Başlığa cevap gönder   Sayfaya git 1, 2  Sonraki