Saat gece yarısını geçimişti. Bilgisayar monitörünün ışığı odaya hafif bir aydınlık veriyordu. Radyoda fasıl dinliyorum. Canımda çok sıkkın hani yapcak hiç bişey yok ama uykumda yok. En sonun da google'a korkunç hikayeler yazıcak kadar düşüyorum. Bakınıyorum. Yok kuzenimi cinler kaçırdı
arkadaşım Melis'i şeytan... falan filan öffff. Gülüp geçiyorum. Şeytanmış ruhmuş '' hehehe. '' Radyoda Ormancı çalıyor. Tam gerinip tuvalete gideyim diyorum ki. Biri odanın camına vuruyor. Arkamı dönüyorum. ''Nasıl olur lan?? Dördüncü kattayım'' hala çalıyor tırsıyorum acaba rüzgarmı var diyorum. Pencereye yaklaşıp perdeyi hızla çekiyor camı açıyorum. Ama kimse yok rüzgardır diyerek arkamı dönüyorum. Dönmemle '' Çotaak '' diye enseme şaplak yemem bir oluyor.
Arkamı dönüyorum ''Hassshhhsss'' . Tam karşımda simsiyah bir cüppe içinde elinde orağı ile resmilerde gördüğümüz Azrail. Bayılmamak için kendimi zor tutuyorum korkunun verdiği saçma sapan bir ruh hali içinde kaçmaya kalkıyorum. Ama ensemden yakalıyor iskeleti kalmış parmakları hissediyorum ve bayılıyorum.
Biri beni tokatlıyor, kolonya kokusu alıyorum. Gözlerimi açıyorum '' Ohah Azraiiiilll !!! '' diyerek tekrar bayılıyorum. Tekrar ayıldığımda yine üstümde sırıtan bir kurukafa '' Ne Azrail'i lan '' diyor Kurukafa '' Azalin'im ben olum tanımadın mı ''. '' Hee ? Azalin'mi '' diyorum hala korkarak.
'' Yuh artık hatırlamıon mu. '' ''Şeyyy... eee Ravenloftmu ? '' dedim şaşkın, korkmuş yani tam bi duygu çorbası olmuş bir halde. '' Aferin len '' dedi Azalin dişlerini takırdatarak.
''Bana ne yapcan? '' dedim ürkerek. Azalin gülerek '' Hehehe güzel şeyler yapcam'' dedi.
Birden aklım bazı şeyler canlandı, ölmek istedim. '' Noldu len rengi attı Kaan efendi hehehehe. ''
'' Yok olum canım sıkıldı dedim iki muhabbet edek '' Azalin bunları derken cüppesinin içinden tavla takımı çıkarttı. Bende bu arada kendime gelmiş koltuğa oturmuş Azalin'i dinliyordum. Zaten benimde canım sıkılıyordu evde de kimse yok. '' Tamam bana uyar '' dedim ve başladık tavla oynamaya zaman çok çabuk geçer oldu. Daha sonra Ravenloft'dan söz açıldı sonra ne olcak bu Türkiye'nin hali ? Derken sabahı ettik.
Güneş'in doğmasına az bir zaman varken Azalin '' Artık ben kalkayım Kaan '' diyerek pencereye yöneldi. Açık olan pencereye çıkıp kendini aşağı atmaya hazırlandı. Bende '' Yine gel abi muhabbet ederiz '' diyerek el salladım. O da bana el sallayarak pencereden atladı. Ardından baktım ama birşey göremedim. Uzun lafın kısası gel zaman git zaman Azalin'le kanka olduk fırsta buldukça beraber takılırız. Hatta benimle kampa bile geliyor Bursa manzarasına karşı rakı içiyoruz.
Biraz değil epey bi saçma hikaye oldu. Bir anda aklıma geldi yazdım. Hatta
google'a korkunç hikayeler düştüğüm zaman aklıma geldi.
Muhtemelen kötü eleştiriler alırım ama olsun denemekten zarar gelmez.
_________________ ''Bizi öldürebilir,ezebilir üzerimizde tanklarla dans edebilir, vücudumuzu parçalayabilirler fakat bizim özgürlük ve bağımsızlık ruhumuzu asla yokedemezler''
(CAHAR DUDAYEV)
Hehehe gerçekten mi ? Hiç beklemiyordum beğenilceğini sağolasın. Bende bu tarz hikayeler çok.
_________________ ''Bizi öldürebilir,ezebilir üzerimizde tanklarla dans edebilir, vücudumuzu parçalayabilirler fakat bizim özgürlük ve bağımsızlık ruhumuzu asla yokedemezler''
(CAHAR DUDAYEV)
Yorumlarınız için teşekkür ederim. Aslın öyküyü beğenenler olunca başka bir bölüm daha yazayım dedim. Ama daha sonlandırmadım. Her aileden illa birilerinin bir kaç kere kaçırıldığı yada trafik kazası geçirdiği dizilere benzemediği sürecede devam ettiririm.
_________________ ''Bizi öldürebilir,ezebilir üzerimizde tanklarla dans edebilir, vücudumuzu parçalayabilirler fakat bizim özgürlük ve bağımsızlık ruhumuzu asla yokedemezler''
(CAHAR DUDAYEV)