Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder  
» MİTOLOJİ VE MASALLAR
Yazar Mesaj
Üye
Üye

Kayıt: 19 Mar 2007
Mesajlar: 45
Yazının amacı fantastik edebiyatın hemen hemen tüm yapıtlarında karşılaştığımız büyü olgusunu tartışmak için bir giriş yapmaktır.


Büyünün kaynağını pek çok antropolog ve etnikbilimci Orta Asya Turan-Mongoloid kavimlerinin Şamanist ritüelleriyle başlatır.Tarih içerisinde insan toplulukları arasındaki ilişkiler bu ritüellerin dünya geneline yayılmasını kabul görmesini sağlamıştır. Zira Dünyanın neresinde olursa olsun büyü ayini sırasında gerçekleştirilen ritüeller benzerlik gösterirler. Kimi araştırmacılar ise büyü ritüelleri arasındaki benzerliği insanın sınırlı imgelem gücüne bağlarlar. Ruhsal durumları açısından bireylerin birbirine benzerliği iletişim olmaksızın da doğa üstü varlıklara ilişkin benzer sonuçlara ulaşılmasını sağlamış olabilir.
Büyü kutsal sözler ve kutsanmış nesnelerle yapılır. Ayrıca hemen herkes büyü olabilmekle birlikte büyücü olabilmek için okültizme belirli bir yatkınlık olabilir. Bu yatkınlık fiziksel olabildiği gibi çoğu zaman kan’dan yani aileden alınan bir yatkınlıktır.
Hindu okültistleri büyünün Mana-Akaşa olarak adlandırılan henüz keşfedilmemiş bir gücün kullanımıyla gerçekleştirildiğine inanırlar. İslam alimlerinin pek çoğu da yapıtlarında benzer bir gücün varlığından söz ederler. Anadolu’da yaygın mezheplerden biri tüm varolanların Tanrı’nın bedeninden ve ruhundan birer parça olduğuna inanır. Tanrı ruhunun zerresi kimi insanlarda diğer insanlardan daha fazla olabilir -ki bu durum onların kimi kerametler göstermesine olanak sağlar.
Büyü ritüellerinin en dikkat çekici olanlarından biri cin, iblis, şeytan gibi kötü ruhların kovulmasına ilişkin olanıdır. Bu ritüeli gerçekleştirirken büyücülerin kullandığı daire sembolü tüm etnik ve dinsel topluluklarda ortaktır. Daire okültik inanca göre kutsallığını “kusursuz” bir şekil olmasından alır.  İnsanlarla birlikte yeryüzündeki cin, peri, dev, v.b. gibi doğa üstü varolanlara da hükmettiğine inanılan Yahudi peygamber-kralı Süleyman’ın yüzüğündeki mühürde aynı daire sembolüdür. Rivayete göre Hz. Süleyman’a tövbe etmiş bir iblis olan Asmode tarafından kötü ruhları hakimiyeti altına almasını sağlayacak büyüler bulunan bir kitap da verilmiştir.
Kitaplı dinler büyüyü yadsımamış ancak yasaklamıştır. Bunun nedeni kuşkusuz doğaüstü güçlerin her ikisinin de temelini oluşturması yatar. Dinler büyüleri yasaklı-kara ve izinli-ak olarak ikiye ayırırlar. Başka insanlar ve maddi dünya üzerinde egemenlik kurma, bu yolla kaderi kontrol etme amacı ile yapılan büyüler Tanrı’ya şirk koşma anlamına geldiğinden yasaklı- kara büyülerdir. Buna karşın egzorsizm ya da nazar boncuğu takmak gibi korunma amaçlı büyüler ile yapılmış bir kara büyünün bozulması için yapılmış olan büyüler izinli-ak büyülerdir.

Şimdilik bu kadar yeter sanırım. Makale hazırlamak konusunda fazla iyi sayılmam. Devamında büyü üzerine sizlerin kafasına takılan konulara dilim döndüğünce yanıt verebilir ya da büyülerden örnekler verebilirim. Uzun zamandır kafamdaki bir öykünün kurgusunu sağlam tutmak için araştırıp duruyorum.

_________________
"Gentlemen,ladies
These are my hands
My knees
I may be skin and bone
I may be Japanese..."
                        S.Plath
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 19 Mar 2007
Mesajlar: 45
Aslına bakarsanız büyü yapabilmek için elinin altında illa cinler olması gerekmiyor. zira cinleri kontrol altına alabilmeni sağlayan şey de büyüden başka bir şey değil. Büyü yapabilmenin birincil şartı konsantre olabilme gücüdür. ve elbette büyülü sözlere ihtiyacın var. büyülü sözler herhangi bir nesneyi kutsamanı sağlayabileceği gibi büyü için yardım istediğin varlıkları da çağırmanı sağlayacaktır. yahudi büyücülerinin en fazla kullandığı kutsal sözcük "bosphorus"(doğru mu yazdım emin değilim ama). Sözcük söylenmesi gereken (toprağın, ateşin, rüzgarın ruhuna, Tanrı , şeytan ve ilgili meleklere...) ruha; söylenmesi gereken sayıda söylenmelidir.Ayrıca kutsal sembollerin yazılı olduğu muskalar ve iksirler kullanılabilinir.
Cinlerle yapılan büyüler okültizmin kara büyü olarak adlandırılan kısmında yer alıyor ayrıca;başka bir varlığı iradesi dışında sana hizmet etmeye zorlamış oluyorsun. Ortadoğu'da büyücüler cinleri kendilerine bağlamak için Kral Süleymanın mührünü taşıyan bir yüzük kullanırlarmış. Avrupa ve Asya'da ise içinde semboller olan majik daire şekli kullanılıyor genellikle.
Kem gözden korunmak için taktığımız nazar boncuğu ve hıdırellezde gül ağacının altına figürler çizerek dilekte bulunma da da büyüdür örneğin.Son yıllarda fazlasıyla popüler olan reiki, yoga, bioenerji gibi şeyler de okültikler.
Büyü bir nevi düşünce gücünün dışa vurumudur. Büyü gücünü kendi özünden alırsın.İsteğin şeye ne kadar çok konsantre olursan olmasını o denli hızlandırırsın.

_________________
"Gentlemen,ladies
These are my hands
My knees
I may be skin and bone
I may be Japanese..."
                        S.Plath
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 19 Mar 2007
Mesajlar: 45
Telekinezi ve telepati yüzyıllar boyunca büyü olarak adlandırılmışlar zaten. Büyü düşünce gücünün dışavurumu olarak adlandırıldığına göre neden olmasın. Twisted Evil
Her ne kadar parapsikoloji altında incelenseler de okuduğum kadarıyla telekinezi ve telepati araştırmacılarca insan vücudunun yaydığı elektrik enerjisi (büyücüler de aynı türden bir enerjiyi büyü ritüelleri sırasında kullandıklarını söylüyorlar "mana-akaşa") ile bilimsel bir temele oturtulmaya çalışıyor. Örneğin tek yumurta ikizlerinin telepetik bağlarının olabileceği düşüncesi pek çok çevrede yadırganmıyor.

_________________
"Gentlemen,ladies
These are my hands
My knees
I may be skin and bone
I may be Japanese..."
                        S.Plath
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 02 Mar 2007
Mesajlar: 160
Konum: Ankaranın Dorukları
Bence bunlar tamamen insanın beynini kullanışı ve çevredeki enerjiyi kullanışı ile ilgili sanırım(her yerde öle yazıyor)insanlar %3ünü kullanabiliyormuş bizler 100 de 100 tam kapasite beyin kullansaydık acaba büyü denen şeyi tam anlamıyla yapabilirmiydik acaba

_________________
My might is your despair..
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 19 Mar 2007
Mesajlar: 45
ilginizi çeker belki;
muhtemelen hepiniz felsefe derslerinden şınasınız atomların varlığını M.Ö.500'lü yıllarda öne sürmüş bir filozof var; Demokreitos. Ona göre tüm varolanlar adlarına atom denilen gözle görülemeyen parçacıklardan oluşur. bunlar bölünemez bölünmeleri felaketle sonuçlanır. Ancak bu atomlarla birlikte varolan adına nous ya da logos denilen bir enerji de var. Demokreitos'a göre logos büyüyü olanaklı kılar çünkü atomu yönetebilir. Son yıllarda özellikle sibernetikle ilgilenen fizikçilerin bu söylevden hareketle araştırmalar yaptığı söyleniyor.
Elbette ki pek çoğumuz telekinezi gibi, geleceği görebilmek gibi güçlere sahip olmak istiyoruz. Telekinezi nadir bir yetenek olsa da sanırım pek çoğumuz altıncı his ve rüyalarla bir şekilde gelecek ya da bugünün bilgisine erişebilir olduğuna inanıyordur.Ya da özellikle bayanlar nazara.Bunların tamamı sahip olduğunuz enerjinin yönetimi ile ilgili.
Ancak bu türden yeteneklerin geliştirilebilir olmasını muhtemel bulmadığımı eklemeliyim. Sanırım bir çeşit yetenek bu.Evrim belki gelecek nesillere bahşeder bu türden yetileri. hatta belki de başlamıştır. İndigo çocuklar mevzuunu duymuşsunuzdur sanırım.

Geçmiş yüzyılarda yapılagelmiş büyülerle ilgili pek çok efsane anlatılır.Size şimdi gerçek bir büyü örneği vereceğim. Daha doğrusu enfes bir ilizyon örneği. Hatta hemen hepiniz yapabilirsiniz bunu. Twisted Evil Hz.Musa'nın yılana dönüşen asasını bilirsiniz. Öncelikle bir yılana ihtiyacımız var. Yılanın başının hemen arkasında omurilik soğanına uygulamalısınız. Bu yılanın katatoni geçirmesine neden olacak. Yılan ona artçı bir şok yaşatıncaya kadar düz bir sopa gibi olacak. zira kasları katılmıştır. eğilip bükülmez. Nefer onla hocayı eşek sudan gelene kadar dövebilir.
katılıktan kurtarmak için elinizi basınç merkezinden çekmeniz yeterlidir.
Ne hile ama... Razz

_________________
"Gentlemen,ladies
These are my hands
My knees
I may be skin and bone
I may be Japanese..."
                        S.Plath
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 25 Nis 2007
Mesajlar: 92
Konum: dört duvar arası
İnsan aklının ve ruhunun enerjisine inanmaktayım.
Bu enerjinin de inançtan ve bilgiden geldiğini düşünüyorum. Ama bu konuda pek ayrıntılı konuşamayacağım çünkü düşüncelerimi temellendirmek için daha çok okumam ve öğrenmem lazım.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 11 May 2007
Mesajlar: 1
büyü denilen şey aslında sandığımız gibi doğa üstü şeyler değil. ilk çağlardan beri şamanların ve pek çok ustanın doğada bulunan bitkilerle yaptıkları ilaçların insan üzerinde bıraktığı etki.  Wink yani kimi bitki seni delirtirken kimi sakinleştiriyor. büyünün modern dünyada adı eczacılık lol

_________________
merak etmektir tüm dünya ve onun ardındaki sırları öğrenme isteği. araştırma benim için her şey demek....ve fantastik olanda gerçeği öğrenmenin verdiği hazdır
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 08 Ekm 2007
Mesajlar: 22
Konum: İmkansızlığın sınırlarının çok ötesinde...
Telekineziyle ilgili pek çok kitap var otalıklarda.Ejderböceğinin dediği gibi bir yetenekmiş sanırım bu cry (yani öğrenmeyle yapılabilecek bişey değil!)öyle ki bazı insanlar bunları kendi istekleri dışında da yapabiliyorlarmış.(Mesela evdeki eşyaları düşünmeden hareket ettirebilmek.. öyle ki bazen sorun yaratabiliyormuş bu hayatlarında...ne derece doğru bilemiyorum ama...)Bence öğrenilebilir birşey gibi geliyor sonuçta beyin kullanımı,kapasiteyle ilgili.Bu durumda yapılacak tek şey beyni çalıştırmak oluyor yani   ama ne yönde bilemiyorum Sad  roll  Question  Question

_________________
Anlatamıyorum...Saf tutuyor çünkü harfler...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
Üye
Üye

Kayıt: 02 Mar 2007
Mesajlar: 160
Konum: Ankaranın Dorukları
İnsanlar beyinlerinin tamamını kullanabilseydi tanrı olurdu bence Very Happy

_________________
My might is your despair..
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Üye
Üye

Kayıt: 17 Ağu 2007
Mesajlar: 10
Bu beyin kullanma meselesinde, bilinç ve bilinç-dışı olayı var. Beynin çok yüksek bir kapasitesi var ama bunun çoğu bilinç-dışı bölgede. Freud ve özellikle Jung, bu kullanılmayan(irade doğrultusunda yani) fakat çok etkili olan bölgeyi incelemişler. Freud olayı libido ve cinselliğe, Jung ise mitolojiler veya toplumun  arketiplerine bağlamış.

Büyü konusunda gelinen son nokta ise kuvantum teorisine bağlama. Ben de bir ara araştırmıştım bu konuyu, 3 harfliler adlı öykümde de kullandım bunu zaten.
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 08 Ekm 2007
Mesajlar: 22
Konum: İmkansızlığın sınırlarının çok ötesinde...
dış etkenlerin bu kadar etkili olmasının  sebebi acaba ilgilerimizi ve beynimizi oraya yönlendirmemiz olmasın diye düşünesi geliyor insanın.

_________________
Anlatamıyorum...Saf tutuyor çünkü harfler...
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
Üye
Üye

Kayıt: 16 Ağu 2007
Mesajlar: 26
Konum: izmir
Bilmem duydunuz mu çinde Shaolin tapınklarını hani meditasyon yapıp Chi'lerini kontrol ediyorlar.Chi'de her insan bulunan enerji olduğunu duydum normal insanlarda bu enerji varmış ama kulanmasını bilmiyormuş!... chakra'larda insan vücudundaki energi gölleriymiş bu gölleri açasak enerji vücudumuzd istediği gibi hareket edermiş ve bu sayede enerjiyi dışarı vurabilirmişiz


Denemek lazım Shaolin Tapınaklarına hurrraaaaaaaaaaaa Embarassed  

_________________
Anı Yaşa, Geçmişi Hatırla, Gelecekten Korkma!...Çünkü YOK ve HİÇ olmayacak; Sadece ŞUAN Var!....
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 14 Şub 2007
Mesajlar: 58
arkadaşlar ben size bir şey söyleyeceğim.ben büyücümüyüm ki bilmiyorum.ben de söyle bir davranış var.karşımda duran bir insanın neresine biraz dikkatli ve yogunlaşmış şekilde baksam karşımdakinin orası ağrımaya başlıyor.devam edersem morarmalar oluşuyor.ben şimdi büyücü müyüm????
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 23 Tem 2008
Mesajlar: 18
Konum: kayseri/ildem
bahsettiğin şey vücudundakii enerjiyi (negatif) kontrol edebildiğini gösterir. büyü kısmına gelince büyü ve büyücülüğün bir çok çeşidi var belkide dediğin gibidir

_________________
Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız....Konfüçyüs
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Üye
Üye

Kayıt: 16 Oca 2008
Mesajlar: 22
Bunlari teorik olarak tartisiyorsunuz degil mi? Yani buyu diye bir seyin olmadigini, bunlarin sadece fantastik dunyanin hayal edilmesi zevkli ayrintilari oldugunu biliyoruzdur umarim. Fizigi ogrenmeden fizikotesi, metafizik, kuvantum fizigine sarilmalar... Bunlar yanlis seyler degil mi?
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Resim Yükleme Paneli


Lütfen Yüklemek İsteğiniz Resmi Seçin

Yeniden Boyutlandır?
Resim yüklendikten sonra karşınıza çıkacak ekrandaki Hotlink for forums (1) linkini foruma kopyalarsanız resim forumda gözükecektir.
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Fantastik Edebiyat Forum Forum Ana Sayfa -> MİTOLOJİ VE MASALLAR

 
  
   
   
Copyright © 2006 FANTASTİK EDEBİYAT. Telif Hakları FANTASTİKEDEBİYAT.COM ' a Aittir.
Tasarım & Kodlama : Arttech İnternet Hizmetleri