| Yazar |
Mesaj |
|
Üye
| Kayıt: 26 May 2008 |
| Mesajlar: 299 |
|
|
|
Yüzey Gezgini (1) 01.08.2008, 17:29 |
|
|
Uzun siyah saçlarıyla örtmeye çalıştığı yüzü,bu doğal örtünün altında ne olduğunun daha da merak uyandırmasına neden oluyordu.İlgi çekici,zengin,bilge veya akıllı biri gibi görünmüyordu.Büyük ihtimalle bugün bir iki odun daha atmıştı zebaniler cehennemin midesine onun için.
Sesi titriyor,bazı kelimeler anlık evrimlerle onu sese çeviren kulak mekanizmasının işlevsiz kalmasına neden oluyor oluyordu.Hepimiz ona bakıyorduk,o ise masalardan birinin üzerinde dolaşmakta olan minik ve rengarenk kuşu izliyordu büyük bir dikkatle;sanki bu hayvanı analiz ediyordu aklının,kalbinin,belki de ruhunun bir köşesinde.
Kuş kafesinden çıkarılmıştı ama yine de kaçmıyordu.Aslında uçup gitse bile bu bir kaçış sayılmazdı.Kuşun doğasına uygun bir hareket olurdu.Ancak kafes,kuşun içindeki, hayvanlara özgü o vahşi güdüyü öldürmüştü.Kuş bütün bir dünyayı kafesten ibaret görüyordu sanki artık.Masanın üzerinde dolaşmakta olan minik canlıyı dikkatle izleyen,henüz cinsiyetini anlayamadığımız 'şey' kuşa doğru seğirtti ve onu eline aldı.Gagasını öptü ve ,''bu kuşun sahibi kim?'' diye sordu.Sesi,cinsiyeti ve türü hakkında hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak derecede barizdi;bu 'şey'bir 'Yüzey Gezgini' idi.
Yüzey Gezginleri yeraltında yaşar ve nadiren yerüstüne çıkarlardı.Onu bu denli geç tanımamızın nedeni ise bu gezginlerin fiziksel olarak değişebilmeleriydi.Birer taklit uzmanıydılar.Her eşya ve her canlı onlar için bedenlerinin beyaz sayfalarına çizdikleri resimler gibiydi.Kimliğinin belli olması umurunda değildi.Kuşu omuzuna koydu ve tekrarladı,''bu kuşun sahibi kim?'' İkinci kez sorduğu bu soruya yine yanıt alamayınca,sağ omuzunda duran kuşa gözucuyla birkez baktıktan sonra,'' iyi ya benim kuşum o halde!'' dedi.Ardından az önce kuşun üzerinde dolaştığı masaya geçti.Nihayet konuşabilecek cesareti bulabildiğim ana denk geldi sandalyeye oturuşu.Titreyen sesimi düzgün çıkarmaya çalışarak,''aslında o kuşun sahibi benim...'' dedim.
Bu sözlerimi duyduğuna şüphem yoktu.Ancak beni muhatabı olarak görmüyordu büyük ihtimalle.Sonra,''topal!'' diye seslendi kafasını hafifçe bana doğru çevirerek,''bize biraz solucan bul...'' Kuşun benim olduğuyla ilgili uyarımı ciddiye almadığını göstermiş oluyordu böylece.Oturduğu masayla aramda beş metre kadar bir mesafe vardı.Yine de, korku içinde neredeyse bağırarak,'' nereden bulacağım ki solucanları?..'' dedim.
Bu sorum üzerine -çünkü kalktıktan sonra yalnızca bana hitap etmesi bunu gösteriyordu -şöyle dedi,''öyle ya nereden bulacaksın?''. Sonra masadan kalktı,elini cebine soktu ve bir Kuran-ı Kerim çıkardı ,sonra,''Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla!'' dedi ve ezbere bildiği bu ayeti kitaptan okumaya başladı,
*''Şüphesiz Rabbin, sana verecek ve sen, hoşnut olacaksın.O, seni öksüz bulup ta barındırmadı mı? Seni şaşırmış bulup ta doğru yola eriştirmedi mi? Seni fakir bulup ta zenginleştirmedi mi?''
Ayetleri okumayı bitirdi ve şöyle dedi,'' söyle bakalım şimdi bulabilir misin solucanları?''
Olduğum yerde kalakaldım.Sonra karşı koyamadığım bir istekle ona doğru yürümeye aslında çekilmeye başladım.Bu arada,artık topallamadığımı farkettim.
Onun ise sesi artık titremiyordu.Aklıma gelen bir düşünce,onun sesinin aslında hiç titremediğini,olsa olsa benim kulaklarımın bu ses karşısında ölü et parçalarına dönüşmüş olabileceğini söylüyordu.
*Duha Suresi, 5-8.ayetler
Kur'an-ı Kerim
|
_________________ hayat kötü hayat
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 26 May 2008 |
| Mesajlar: 299 |
|
|
|
ek 02.08.2008, 1:08 |
|
|
''İyi geceler Tanrı'nın rüyasındaki dünya
Yeni doğumların var yarın
Kanlı rahimde bozuk genler
Uyu ve dinlen'' |
_________________ hayat kötü hayat
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 18 Ksm 2007 |
| Mesajlar: 54 |
|
|
|
devam 02.08.2008, 1:56 |
|
|
lütfen bu hikaye devam etsin. Çok iyi başladı.
Amacınız bu muydu bilmem ama ürperdim. |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 25 Hzr 2008 |
| Mesajlar: 668 |
| Konum: Boşluk |
|
|
Fatih Uzuner 'e 02.08.2008, 2:41 |
|
|
Yazılarını okurken ürperdiğimi hissediyorum. Tanımlayamadığım bir çekim gücün var. Karanlığı hissediyorum.
Nasıl bir karanlıktır,ki böylesine büyüleyici bir dille çekip çıkartıyorsun, sıcacık güvenli yatağımdan.
Her sabah güneşe selam vermeye alışık olan ben, peşinsıra geliyorum, usulca, büyülenmişçesine ardından. |
_________________ BAKİ
Kendi bahçesinde dal olamayanın biri
Girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.
ÖZDEMİR ASAF
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 09 May 2008 |
| Mesajlar: 95 |
|
|
|
Tebrikler 05.08.2008, 8:53 |
|
|
Hoş bir hikaye okuyacağım izlenimi bıraktı öykünüz bende. Kaleminiz güçlü. Diğer bölümlerin de yazılmış olduğunu görüyorum. Okuyalım, genel bir değerlendirme yaparız sonra.
Sevgiler... |
_________________ Non semper ea sunt quae videntur!
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 31 Tem 2008 |
| Mesajlar: 17 |
|
|
|
fena değil 05.08.2008, 10:15 |
|
|
bir şey sormak isterim. yüzey gezgini cin mi acaba  :roll |
_________________ Ruh, Tanrı'nın etten oluşan kozasına hapsolmuş bir kelebek
Çok geçmeden hepsi gibi kokacak ve çürüyecek...
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 03 Nis 2008 |
| Mesajlar: 84 |
|
|
|
.. 05.08.2008, 18:42 |
|
|
Devamı var mı ki? Daha açıklayıcı olsa iyi olurdu. Merak ettiğim bikaç şey var. |
_________________ ''Gerçekler ve deneyimler bunu başarmıyorsa, güzelliği hayaller ve yanılsamalarda ara.'' H.P LOVECRAFT
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 26 May 2008 |
| Mesajlar: 299 |
|
|
|
Re: fena değil 07.08.2008, 18:29 |
|
|
| aylinc yazmış: | bir şey sormak isterim. yüzey gezgini cin mi acaba :roll |
Yüzey Gezgini siz onu ne olarak görüyorsanız o olabilir.Ancak cin olması kuvvetle muhtemel |
_________________ hayat kötü hayat
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 26 May 2008 |
| Mesajlar: 299 |
|
|
|
Re: .. 07.08.2008, 18:30 |
|
|
| Lethe yazmış: | | Devamı var mı ki? Daha açıklayıcı olsa iyi olurdu. Merak ettiğim bikaç şey var. |
Merak ettiğiniz şey veya şeyleri sorarsanız sevinirim ve elimden geldiğince cevaplarım |
_________________ hayat kötü hayat
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 18 Ksm 2007 |
| Mesajlar: 54 |
|
|
|
devam etsin 07.08.2008, 18:45 |
|
|
Benim istedigim sey Yuzey Gezgini hikayeleri devam etsin.
Bildigimiz butun olaylar onun cevresinde yeniden yazilsin. Pasta kat kat buyusun
-Babil Kulesi neden yikildi
-Nuh un gemisindeki gizemli yolcu kimdi
-Isa carmihtayken ziyaretine gelen yabanci kimdi |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 26 May 2008 |
| Mesajlar: 299 |
|
|
|
çarmıh 07.08.2008, 19:17 |
|
|
Sevgili Silvana,İsa çarmıhtayken yanına bir ziyaretçi gelmedi.Zaten etrafında kendi ailesinden,Roma'lı askerlerden ve yahudi fundamentalistlerden -yani Ferisi'lerden- oluşan bir kitle vardı.
Babil kulesinin yıkılışı hakkında Kitab-ı Mukaddes(yani tevrat,zebur ve incilden oluşan ve günümüzde genellikle 'kutsal kitap' denen dini metinler bütünü) Tanrı'nın yeryüzüne inip insanların -veya Babil halkının- dillerini karıştırdığını söylüyor,ki Kur'an'ı Kerim'de bunu onaylıyor.Kule,insanların Tanrı'yı unutmaları üzerine yıkıldı.Bu anlamda Babil bir kültür,sanat ve din başkentiydi.Tıpkı bugünün New York'u gibi...
Ve Nuh'un gemisinde olduğu söylenen yabancı hakkında ne incil ne tevrat ne de kuran birşey söylemiyor.Büyük ihtimalle bu bir hayal ürünü.Ama nuh tufanı,incil,kuran,tevrat ve zeburdan binlerce yıl önce mezopotamya uygarlıkları tarafından biliniyordu ve kadim metinlerde yer vermişlerdi bu tufana. |
_________________ hayat kötü hayat
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 25 Hzr 2008 |
| Mesajlar: 668 |
| Konum: Boşluk |
|
|
Bu hikayenin devamını 07.08.2008, 20:21 |
|
|
merakla bekliyorum. Devam etmeyi düşünüyor musunuz. |
_________________ BAKİ
Kendi bahçesinde dal olamayanın biri
Girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.
ÖZDEMİR ASAF
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 26 May 2008 |
| Mesajlar: 299 |
|
|
|
hikaye 07.08.2008, 23:20 |
|
|
Mine foruma bakarsan hikayenin diğer bölümlerini görürsün ve son bölümü de elbette,daha fazla yazmayı düşünmedim bu hikayeyi;hikayeyi uzatmak yerine kaldığı yerden başka bir şekilde devam ettireceğim sanırım |
_________________ hayat kötü hayat
|
|
|
|
 |
|
|
|