| Yazar |
Mesaj |
|
Üye
| Kayıt: 11 Tem 2008 |
| Mesajlar: 163 |
|
|
|
Zırıltı 13.08.2008, 18:53 |
|
|
Gönlümüzün yatağına girmiş yılanlar.
İhanetin figüranı: masum yalanlar.
Başrolünü oynadığın devrik oyunlar,
Kurallı saçmalıklar içeriyorlar. |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 25 Hzr 2008 |
| Mesajlar: 668 |
| Konum: Boşluk |
|
|
çok beğendim 13.08.2008, 22:43 |
|
|
Ödemir Asaf ın şiirlerine alışkın olsamda -ki her kelimesi öyle derin anlamlar yüklüdürki - sizin yazdıklarınız da bir o kadar düşündüyor beni. Okumasıda bir o kadar keyifli.
Ellerinize saglık, |
_________________ BAKİ
Kendi bahçesinde dal olamayanın biri
Girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.
ÖZDEMİR ASAF
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 11 Tem 2008 |
| Mesajlar: 196 |
|
|
|
Kâfiye... 14.08.2008, 13:44 |
|
|
Daha önce küçük bir parçasını gösterip kaçtığınız bu küçük şiirin bir gün bir yerden çıkartılacağını bekliyordum- hafta sonları bir fal kafede beş liraya fincan evirip çeviriyorum!
Her satırı oldukları bütünün içinden çekip okuduğumda sevdim, fakat şiirde ses uyumu için seçilmiş olan araç, bu haliyle şiirin bütününden keyif almamı ne yazık ki engelledi.
Kâfiye çok olmuş Elysion, insanı hem yoruyor hem de şiirin arkaik zamanlarına fırlatıyor. Yazınsal haz sekteye uğruyor, ama şiirinizin olan taraflarını köreltecek kadar da değil. Her satırınız ayrı ayrı hoşuma gitti- ve 'dokundu'.
Fakat sizden daha iyilerini okuyacağımdan eminim.
(Düz yazı da yüklesenize...) |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 11 Tem 2008 |
| Mesajlar: 163 |
|
|
|
Mine , Şûmul 15.08.2008, 13:29 |
|
|
Sağolun Mine. Kendimi Özdemir'le aynı cümle içerisinde bile görmek - ki daha ileri gidebileceğimi sanmıyorum- mükemmel benim için.
Sevgili Şûmul, oturup ben yazmamışım gibi okuduğumda bu mısraları aynı rahatsızlığı ben de yaşadım. Bilinçli bir uyak değildi kalemimden çıkan ama sonuç buymuş. Sevmediğim huyumdur ki bittiyse geri dönemem, dönüp de üzerinde oynayamam.
Daha iyileri için umuyorum.
(Düz yazı mı?...) |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 11 Tem 2008 |
| Mesajlar: 196 |
|
|
|
Düz yazı... 15.08.2008, 17:27 |
|
|
DÜz yazı derken aklımda şu vardı:
"Bizim köyde mi bilmem hangi biryerde... Anlattılar,dinledim. Küçüktüm, okula başlamamış küçük. Kadın havalandırmak için yorganını atmış bahçeye. Yılan girmiş nevresimden içine. Farketmemiş mi aptal kadın? Etmemiş. Gece olmuş, yatmışlar. Kadın debelenip durmuş, bakmamış kocası. Umursamamış ya da ne bileyim. Sabah kalktığında kadının vücudunda morluklar, kadın ölmüş. Gerisini dinlemedim, yılana ne oldu diye sormadım."
(Tabiî siz ne bileceksiniz; öyle dan! diye yazınca iletinin sonuna, haklısınız...)
Sevmiştim yukarıda yaptığınız şeyi, bundan sebep.
Ama kuşkusuz şiir yazmayın demek değildi bu; sadece varsa elinizin altında, düz yazı, ya da ne düz ne 'eğri' bir/bir kaç metin, iyi olabileceği sezgisi ve okumak isteğiydi.
Budur. |
|
|
|
|
 |
|
Üye
| Kayıt: 11 Tem 2008 |
| Mesajlar: 163 |
|
|
|
Teşekkürler 17.08.2008, 0:06 |
|
|
Teşekkürler açıklama için. Anladım. Yamuk birşeyler olması lazım köşenin birinde. Bilgisayar formatına sokup buraya koymak için şuan sadece umabiliyorum, umuyorum, umarım, saygılarımı sunarım. |
|
|
|
|
 |
|
|
|